Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Başkanı Jak Eskinazi, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemini Demokrat Gündem'e değerlendirdi. Ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan çıkmasının güçlü demokrasi-adalet-şeffaflık ve doğru ekonomi yönetimiyle mümkün olduğunu vurgulayan Başkan Eskinazi, “Ülkede her zaman bir ışık var. Tünelin başındasınız girip çıkıyorsunuz, biz şu anda yürüyoruz, arabaya binip hemen çıkabiliriz. Yeter ki o taşıtı tünele getirebilelim. Ülke batmaz biz her zaman bir çıkar yolunu buluruz. Zararı mümkün olduğunca çabuk çözmek önemli” dedi. EİB Başkanı Eskinazi, Türkiye için seçimin bir ihtiyaç haline geldiğini de kaydederek, "Türkiye’nin acilen seçime ihtiyacı var. Mevcut hükümetin bunu acilen uygulaması gerekiyor. İçerdekilerin bunu görmeme imkanları yok. Mutlaka bunu bir şekilde görüyorlardır" ifadelerini kullandı.
DEMOKRAT GÜNDEM-RÖPORTAJ HABER-BİRİNCİ BÖLÜM-Yüksek elektrik,doğalgaz faturaları, enflasyonun dizginlenememesi, ardı ardına gelen zamlar karşısında başta vatandaşlar olmak üzere tüm ekonomi sektörlerinin yaşadığı sıkıntılar, muhalefet kanadından gelen 'erken seçim' çağrıları gibi gündeme dair birçok konuyu değerlendiren EİB Başkanı Eskinazi, seçime gidilmesinin bir aciliyet olduğunu belirtti.
TÜRKİYE'NİN ACİLEN SEÇİME İHTİYACI VAR ÇÜNKÜ
EİB Başkanı Jak Eskinazi, “Seçim bir çözüm olabilir ama mevcut iktidarın yön değiştirip bu kararı alması da bir çözümdür. İlla seçimin olması gerekmiyor. Seçim zamanında yapılırsa çok iyi, sık sık seçim yapılması da iyi değil. Demokrasiyi temelinden sarsmak doğru bir şey değil. Çünkü seçim de demokrasi ürünü, süresinde kullanılması lazım. Belki de süresinde bir netice alacak. Bildikleri bir şey vardır herhalde. Ama Türkiye’nin acilen seçime ihtiyacı var. Mevcut hükümetin bunu acilen uygulaması gerekiyor. İçerdekilerin bunu görmeme imkanları yok. Mutlaka bunu bir şekilde görüyorlardır” dedi.

İHRACATÇI KURDA SAĞLANAN STABİLİTEDEN MEMNUN ANCAK..
İhracatçıların döviz kuru dalgalanmasından nasıl etkilendiğini sorduğumuz EİB Başkanı Eskinazi, kurda kısmen sağlanan stabiliteden şimdilik memnun olduklarını ancak kredi erişiminde yaşanan aksaklıkların sürdüğünü ve bunun çözüme kavuşturulması gerektiğini söyledi.
KREDİYE ULAŞIMDA HALA BÜYÜK SORUNLAR VAR VE…
Eskinazi, “İhracatçılar kurdan memnun. Stabilite sağlandı. Şu anda böyle olması lazım daha düşmesi lazım demiyoruz. Bu kurla iş yapma alışkanlığına da çok çabuk adapte oldu. Kur problemi büyük miktarda hallolmuş görünüyor. Ama kredi kısmında hala büyük sorunlar var. Maalesef kredi kaynağımız boş. Türkiye’de ihracatçının kredi kaynağı BM idi. Kasaları boş. MB başkanları kasalara aktarım yapmaya çalışıyor ama dönüp başa geliyoruz, konjoktür müsait değil. İhracatın önünü daha çok açabilmek için çalışma gerekli. Bazı önceliklerden taviz verilmemeli. Tavizin ona zarar vereceğini düşünüyorsa mutlaka o riski alıyordur. Hükümet yaptığı hareketlerle lokaldeki sermayeye yönelmek istiyor. Türkiye’nin bir gerçeği vardır ki, tasarrufları en az olan ülkelerden bir tanesi. Ama sanayisi gelişmiş ülkelerin yaklaşan bir seviyede. İhracatı da öyle. Bunları döndürebilmek için mevcut birikimlerin yetmeyeceği bir gerçek. Onun için mutlaka yurtdışından gelecek bu tür desteklere ihtiyaç var. Kaldı ki genç nüfus var, istihdama kazandırılması lazım. Bunun için de gerçek yatırımların yapılması lazım. Sosyal barış için bir an evvel iş sahalarına alınması lazım” yanıtını verdi.

ŞEFFAFLIK OLMAZSA HALKIN BİRİKİMİNİ DE DÜNYADAKİ BİRİKİMİ DE ÇEKEMEZSİNİZ
Türkiye'nin yaşadığı zorlu süreçten şeffaflık-güçlü demokrasi-adalet mekanizmasının sağlıklı işlemesi yoluyla daha rahat çıkabileceği değerlendirmesini yapan EİB Başkanı Jak Eskinazi, “Paranın nasıl gideceği belli. Aracı belli. En önemlisi para gelmez. Türkiye’de bu eksikliği tamamlayamadığınız sürece, şeffaflığı yaratamadığınız sürece bu parayı buraya getiremezsiniz. Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) ne şartlarda buraya geldiğini kimse bilmiyor. Alınan paraların ne şartlarda alındığını, swapların ne şartlarda yapıldığını çok az insan biliyor. Neye mal olacağını kimse bilmiyor. Politik tavizler var mı onlar da bilinmiyor. Onun için, şeffaf olamadığınız sürece hem halkın birikimlerini hem dünyadaki birikimleri çekemezsiniz. Ülkenin ikisine birden ihtiyacı var. Hem dünyadaki fazla paranın bir an önce gelip işsizliğe derman olmasını, yatırıma dönüşmesini bekliyoruz. Böyle bir iştah var ama bu iştah her zaman önümüzde hukuk sorunlarının perdesinde kalıyor. Türkiye onları maalesef çekemiyor. Sıkıntıların en büyüğü bu. Bunda artık hemfikir ve sağır sultan bile biliyor. Ama maalesef kimse de yapması gerekenlerle ilgili bir şey yapmıyor. Bunu bir an evvel yapmalı” diye konuştu.
Egeli İhracatçıların Başkanı Jak Eskinazi, hükümetin aldığı tedbirlerin olumlu olduğunu ancak yeterli olmadığına dikkat çekerek, Türkiye'nin durumunun mevcutta Latin Amerika ülkelerinden bile daha kötü durumda olduğu vurgusunu yaptı.
KASADA PARA YOK YAHU!
Muhalefet kanadı temsilcilerinin sık sık gündeme getirdiği 'kayıp 128 milyar dolar' tartışmasına da değinen EİB Başkanı Jak Eskinazi'nin tespit ve değerlendirmeleri şu şekilde oldu: “Tabi ki hükümet tedbirler almak mecburiyetinde. Alınması gereken tedbirler çok daha büyük. Geçiştirmek yönünde ise olmaz. Yapılanlar yanlış işler değil. Ama yetmez. Daha büyük imkanlara ihtiyaç var. Eldeki mevcut olanak bu kadar. Herkesin daha büyük şeyler beklemesi yanlış olur. Bunu yapabilecek hiçbir şey yok. Kasayı boşalttık. 'Kefen parasını bile yedik' derler ya doğru. Bunlara bugünlere lazımdı. 128 milyar dolar bir rakam olarak çıktı. Ekonomistlerin kimine göre 60, 140 milyar dolar üstelik. Şeffaflık eksik olunca hangisinin doğru olduğunu bilmenin imkanı olmuyor. Bütün mesele şeffaf olabilmekte. Kasamızda 130 milyar var deniyor, kasanda yok yahu. IMF’nin Türkiye'de 6.3 milyar gelebilme ihtimali olan para bile kasaya yazıldı. Dünyada verecek adam var mı sana bakayım. Gerçeklerle gösterilenler arasındaki fark. Hiçbir zaman ülke riskimiz bu kadar yüksek olmamalıydı. Bu bir ikazdır. Sen Latin Amerika’dan da kötüsün. Verdiğiniz görüntü, aldığınız kararlar bunları gösteriyor. Değerlendirme kuruluşları için böyle görünüyor.”
KUR KORUMALI MEVDUAT DENENMİŞ VE ÇOK ZARAR VERMİŞTİR
EİB Başkanı Jak Eskinazi, hükümetin uygulamaya geçirdiği kur korumalı TL mevduat hesabı uygulaması ile yastık altı altınların ekonomiye kazandırılması yönünde atılan adımları da değerlendirdi. Eskinazi, mevduat hesabının denenmiş ve çok zarar vermiş bir yöntem olduğu uyarısında bulundu, yastık altı altınların tamamının ekonomiye kazandırılmasının ise 'aile ve Türk gelenek-göreneklerine aykırı' olduğu için mümkün olmayabileceği tespitinde bulundu.
YASTIK ALTI ALTIN KONUSU AİLE YAPIMIZA TERS BİR KONU VE…
Eskinazi'nin iki uygulama hakkındaki değerlendirmesi şu şekilde oldu: “Kur korumalı mevduat bence maliye politikaları için bir zarardır. Demek ki acil paraya ihtiyaç var ki bu karar alınabiliyor. Denenmiş bir sistemdir, çok zarar vermiştir. Yine de ihtiyaç var ki, mecburiyetten bu yönteme gidiliyor. Türkiye yurtdışından borçlandığı zaman da normal borçlananların on katı faizle borçlanıyor. Aile yapımıza ters bir konu. Hiç kimse altınını kalkıp vermez. Kadının bir güvencesidir. Kadının zinnetidir, zenginliğidir. Kendini güvende hissetmek ister. Onu oradan çok zor hareket ettirirsin. Tasarruf amaçlı altın alanlar için olabilir. Saklayacağıma buraya vereyim diyen olabilir. Yastık altı mevzu çok daha farklı. Bireysel tasarruftur bu. Kefen parası vardır geleneğimizde, mutlaka böyle bir birikimin bulunması şarttır. Aile büyüğü çıkarır üç altın, beş altın 'Al şunu kullan' der zor durumda. Değiştiremeyiz. Değiştirdiğimizde zaten yapıyı da değiştiririz. Çok fazla bunun üzerine gidilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun için birikim yapanların bu uygulamayı kullanabileceğini ama bireysellerde bunların olamayacağını ve fazla zorlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Zamanında bu ülke alyanslarını çıkarıp devletin kasasına vermiş bir ülke. Ülkede bu ortamı yaratmak lazım. Önce bu ortamı yaratın, kendi kendine o zaman herşey olur.”
ÜLKEDE SOSYAL BARIŞIN KORUNMASI ÇOK ÖNEMLİ
Sosyal barışın bozulma riski taşıdığı uyarısında bulunan EİB Başkanı Jak Eskinazi, tehlikeye, “Biz ülkede sosyal barışın korunmasını, devam etmesini isteriz. Bozulması kimseyi mutlu etmez. Mutlu edeceği bazı kesimler olabilir ama onlar zaten kimsenin beğenmediği bölümler. Dünyada da ne ekonomi ilerler ne halkın mutluluğu ortaya çıkar. Bunu düşünmek bile istemiyoruz. Tehdit ediyor. Son zamanlarda çok değişik şeyler olmaya başladı. Kira problemleri vardı bir ara. Şu anda diğer masraflar kiraları geçti. Meskenlerde elektrik, doğalgaz kiranın katlanmış üstüne çıkmaya başladı. Burada hane halkı bütçesini yapamaz hale geldiler. Hane halkı bütçesinde kira, elektrik, diğer masraflar bölümü, giyecek, yiyecek bölümü vardı. Şu anda elden gitmemesi için bütün gelir elektrik, doğalgaza verilince ne kira ödenebiliyor ne market alışverişi yapılabiliyor. Sosyal barış buradan bozulmaya başlıyor. Bütün mesele burada dengeli bir şey yapabilmek” sözleriyle dikkat çekti.

ASLINDA TÜRKİYE'NİN İHRACAT POTANSİYELİ 300 MİLYAR DOLAR ANCAK..
2021'de başlayan ve süren kur dalgalanmaları, yüksek enflasyon ve zamların gölgesindeki ülkede ihracatçıların 2022'deki 250 milyar dolarlık ihracat hedefinin mümkün olup olmadığı sorusunu yanıtlayan EİB Başkanı Jak Eskinazi, “Sermayeler eridi. Karlılık değil de. Özellikle ihracatçılarda şöyle bir durum var; biz ihracatımızı yapıyorduk belirli bir sermaye ile götürüyorduk, ama ihracat yaptığınız için döviz kuru iki misli artınca o sermayeniz de iki misli artan ihracatı sermayeyi arttıramayınca ihracatınız azalıyor. Bunu ancak kredilerle takviye edebilirsiniz. Krediye erişim de zorlaşınca ihracatın artmasındaki riskler burada başlıyor. 'Önümüzdeki aylarda bu risklerle karşılaşacağız' derken bunu kast etmiştim. Türkiye’nin potansiyeli aslında 300 milyar dolar. 250 milyara çektiğimizde çekinceyi alarak koyduk korkum bu 250 milyarı da yapamamak. 300 milyarın çok üzerinde potansiyeli var Türkiye’nin. İşgücü de bilgi birikimi de var ülkenin. Bizim en büyük amacımız yurtdışına giden beyinleri ülkeye çekebilmek. Mecburen bu yatırımları yapıp onların yurtdışındaki refah seviyesindeki ortamı hazırlayabilmek. Ülkede bu ortam zamanında olmuştu, bunu kaybettik. Tekrar kazanmak çok zor bir şey değil. Biz bunu mümkün olduğunca çabuk yapmaya çalışmamız lazım” değerlendirmesini yaptı.

TÜFE İHRACATÇIYA ETKİ EDEMİYOR ANCAK İÇ PİYASAYA İŞ YAPANLARI OLUMSUZ ETKİLİYOR
TÜFE'Yİ döviz kurundaki farktan sübvanse edebildiklerini kaydeden Jak Eskinazi, “İhracatta bu fonksiyonlar çok önemli değil. TÜFE'yi döviz kurundaki farktan sübvanse edebiliyoruz. Geçen yıl 7 şimdi 14 lira ise, aradaki yüzde yüzlük farkla TÜFE ihracatçıya fazla etki edemiyor. Ama iç piyasaya iş yapanları etkiliyor. Satamıyorlar ya kalitesini düşürüyor. İç piyasadaki kötü gidişatın örneklerinden bir tanesi. Bundan her kesim zarar görüyor. Ama ihracatçıda bu yok. İhracatçı dünyadaki konjoktörle sanayisini yönlendiriyor” dedi.
ASGARİ ÜCRET BUGÜN TESPİT EDİLİYOR OLSAYDI ARTIŞ ORANI YÜZDE 80'LERDE OLURDU ÇÜNKÜ..
EİB Başkanı Eskinazi, 'Asgari ücretteki artışı nasıl değerlendirdiği' sorumuzu da yanıtladı. Eskinazi, “İş yerlerimizde asgari ücretten çok daha fazla zam verdik. Hatta açıklanmadan önce çalışanlarımızı hayat pahalılığına ezdirmemek için primler verdik. İşyerindeki huzur işinize yansır. Eğer bu asgari ücret bugün tespit ediliyor olsaydı bence bu yüzde 80’lerde olurdu. O günlerde bazı zamların ertelenmiş olması bu asgari ücretin o gün alınırken doğru ücret alınıyormuş gibi gösterilmesi. Bilinçli mi bir şey söyleyemem. Ücretli kesim bu ekonomik problemden etkileniyor. Bu ülkede yaşıyor, bu ülkede hayat pahalanıyor. Dünyada ham madde fiyatları, enerji fiyatları artıyor, etkileri olacak. Ne kadar artıyor ki varil fiyatı, yüzde 25. Biz onu o kadar bastırmışız ki, iki üç misliy yüzde 150 seviyesi. Tamam iki sene evvel 30 dolara düşmüş petrolle bugün 90 doları biliyoruz. Biz ayarlamayı sona bıraktık” diye konuştu.
CUMHURBAŞKANI DÜNYADAN ÖRNEK VERDİ AMA HATA YAPTI
EİB Başkanı Jak Eskinazi, yüksek elektrik faturalarının halkın yanısıra sanayiciyi, esnafı da zor durumda bıraktığına dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı fatura karşılaştırmasının ise Türkiye şartlarına uygun olmadığını söyledi.
DEVLETİN SÜBVANSİYONU HALKIN GELİRİYLE ORANTILI YAPMASI LAZIM
Eskinazi, “Cumhurbaşkanı son konuşmasında, dünyadan örnekler verdi. Orada bir hata yaptı bence. Şahsi kanaatimce. Bu, bir gelirle doğru orantılı olması gereken bir şey. Devletin de sübvansiyonlarını halkın geliriyle orantılı olarak sağlaması lazım. Bir Avrupa’daki herhangi bir ülkenin elektrik harcamalarıyla birbirine yakınsa o zaman gelirin de aynı olması lazım. Aralarında beş altı on misli fark varsa bu örneğin doğru olmadığı ortaya çıkıyor. Halkınızın seviyesine göre bir sistem oluşturulması lazım. Tamam petrol, doğalgaz ülkede ucuz ama ücretler de çok ucuz. Bu dengeyi iyi sağlamak lazım. Zaten ekonomi yönetimi de budur. Ekonomiyi bunun paralelinde yönetemiyorsanız başarılı olamazsınız” ifadelerini kullandı.
Sayın Eskinazi ile gerçekleştirdiğimiz röportaj haberin 2. bölümü yarın yayında olacak…