EİB Başkanı Eskinazi: 'Seviyeli eleştiri ve esprili yaklaşım gerginliği ortadan kaldırır'

Ege İhracatçıları Birliği (EİB) Başkanı sayın Jak Eskinazi ile gerçekleştirdiğimiz söyleşinin ikinci bölümünde ekonomi, kent ve ülke gündemine dair önemli tespit ve değerlendirmeler yer aldı. Güçlü demokrasi ve kurumlar, adalet mekanizması şeffaflığın ülkenin içinde bulunduğu zor durumdan çıkmasında en önemli enstrümanlar olduğunu bir kez daha vurgulayan EİB Başkanı Jak Eskinazi, "Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde hiçbir […]

Ege İhracatçıları Birliği (EİB) Başkanı sayın Jak Eskinazi ile gerçekleştirdiğimiz söyleşinin ikinci bölümünde ekonomi, kent ve ülke gündemine dair önemli tespit ve değerlendirmeler yer aldı. Güçlü demokrasi ve kurumlar, adalet mekanizması şeffaflığın ülkenin içinde bulunduğu zor durumdan çıkmasında en önemli enstrümanlar olduğunu bir kez daha vurgulayan EİB Başkanı Jak Eskinazi, "Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde hiçbir basın mensubu yüz kızartıcı suç işlemediği sürece hapsedilmez. Sert eleştiriler bile espriyle karşılanırdı geçmişte. Tüm mesele buradan kaynaklanıyor. Herkesin düşüncesine ve yaşam tarzına saygılı olmak gerekiyor. Bunlar olmaması gereken şeyler. Görüntümüzü zedeliyor. Herkesin birazcık toleranslı olması gerekiyor ama herkesin. Söylemi yapanın da dikkat etmesi lazım. Sayın Cumhurbaşkanı da bazen önünde prompter olmadığı zaman olmadık laflar ediyor ama saygıdan dolayı ona hiç kimse bir şey demiyor. Onun da konuşurken bazı şeylere çok dikkat etmesi lazım. Rakiplerine konuşurken daha kibar, üsluba uygun cevap vermesi gerekiyor. Bence politika bunu gerektiriyor. Bu tür gündemler işte ülkeyi biraz rahatlatır, ferahlatır, gerginliği ortadan kaldırır. Ortalığı gerecek yerde yumuşatıcı söylemler kullanılmalı” dedi. 

DEMOKRAT GÜNDEM-Egeli ihracatçıların başkanı sayın Jak Eskinazi ile İzmir'in yatırımlardan ve bütçeden yeterli payı alıp almadığından, Ankara ziyaretine büyükşehir belediye başkanı Tunç Soyer'in neden davet edilmediğine; sanayicinin ihtiyacı olan kaliteli mesleki eğitim almış ara eleman ihtiyacının karşılanmasının öneminden İzmir'in turizmden aldığı payın arttırılması için neler yapılması gerektiğine kadar bir dizi gündemi konuştuk.

""

ELEŞTİRMEK SUÇ OLMAMALI

Güçlü demokrasi ve kurumlar, şeffaflık, adalet mekanizmasının bağımsız ve güçlü olmasının yatırımların gelmesi açısından son derece önemli olduğunu bir kez daha vurgulayan EİB Başkanı Jak Eskinazi, eleştirilere toleranslı yaklaşılması gerektiğinin altını çizdi.

GEÇMİŞTE SERT ELEŞTİRİLER BİLE ESPRİYLE KARŞILANIRDI

EİB Başkanı Eskinazi, “Konuştuğumuz şeylerin neticesi bu. Dünya bunu görüyor. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde hiçbir basın mensubu yüz kızartıcı suç işlemediği sürece hapsedilmez. Sert eleştiriler bile espriyle karşılanırdı geçmişte. Tüm mesele buradan kaynaklanıyor. Herkesin düşüncesine ve yaşam tarzına saygılı olmak gerekiyor. Bunlar olmaması gereken şeyler. Görüntümüzü zedeliyor. Herkesin birazcık toleranslı olması gerekiyor ama herkesin. Söylemi yapanın da dikkat etmesi lazım. Söylemek icra etmek değildir. Bazı şeyler söylenir bazı şeyler de iyi olsun diye söylenir. Bence bir suç değil. Ama herkesin her vatandaşın bireysel hakkı. Hem seçim zamanı hem sandıkta söyleyecek. Bunların her zaman söylenmesi gerekiyor. Seviye ve üslup önemli. Ama herkesin bu eleştirileri nezaketle takip etmesi lazım” diye konuştu.

SAYIN CUMHURBAŞKANI DA BAZEN OLMADIK LAFLAR EDİYOR AMA…

EİB Başkanı Jak Eskinazi, siyasette eleştirilerin esprilerle yanıtlandığı dönemi Türkiye'nin yaşadığını dile getirerek, “Sayın Cumhurbaşkanı da bazen önünde prompter olmadığı zaman olmadık laflar ediyor ama saygıdan dolayı ona hiç kimse bir şey demiyor. Onun da konuşurken bazı şeylere çok dikkat etmesi lazım. Rakiplerine de konuşurken daha kibar, üsluba uygun cevap vermesi gerekiyor. Bence politika bunu gerektiriyor. Yani aşağılayarak değil. Birbirine sesini yükselterek değil. Bunlar bazı insanların hoşuna gidiyor olabilir. Biz çok nazik politikacılar gördük. Rahmetli Süleyman Demirel'in eleştirilere nasıl esprilerle cevap verdiğini hala herkes hatırlar. Turgut Özal'ın da nasıl cevap verdiğini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Halkın içinden geldikleri için herkesin hoşuna gidiyordu bu tür cevaplar. Cevapları da günün gündemi oluyordu. Bu tür gündemler işte ülkeyi biraz rahatlatır, ferahlatır, gerginliği ortadan kaldırır. Ortalığı gerecek yerde yumuşatıcı söylemler kullanılmalı” ifadelerini kullandı.

MERKEZ BANKALARI DÜNYADA DA BAĞIMSIZDIR

Merkez Bankası'nın (MB) özerk ve bağımsız bir kurum olması gerektiğini, bu durumun dünyada da böyle olduğunu kaydeden EİB Başkanı Jak Eskinazi, Türkiye'de iktidar eliyle birden fazla değişen MB başkanı gerçeğinin doğru olmadığını söyledi. Eskinazi, “Hiç doğru bir iş değil. Dünyada da çok tepki aldı. Bağımsızdır MB’ler. Maalesef Merkez Bankası'nı sayın Cumhurbaşkanının yönettiği başka bir ülke yoktur tahminimce” dedi.

İzmir'in kalkınmasının kentsel dönüşüm başta olmak üzere birçok konuda merkezi ve yerel iktidarın birlikte hareket etmesiyle mümkün olabileceğini vurgulayan EİB Başkanı Jak Eskinazi, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin İzmir konusunda daha hassas davranarak İzmir'e daha fazla yatırım yapmasının önemine dikkat çekti.

""

İZMİR İKTİDARDAN BAZI DESTEKLERİ ALAMIYOR OLABİLİR, BÖYLE Mİ OLMASI LAZIM?

İzmir'in iktidar partisi lehine oy k ullanmadığı için bazı destekleri almadığını ancak hükümetin burada yanlış bir politika uyguladığını kaydeden Ege İhracatçıları Birliği (EİB) Başkanı Jak Eskinazi, “Bizler politika uzak sivil toplum kuruluşlarıyız. Bizim için iktidarlar fark etmez. İyi geçinmek durumundayız. Kısmen Bakanlığa bağlıyız. Hangi bakanlık gelirse gelsin bağlı olduğumuz yer bellidir. Bizim işimiz ihracatçıyı desteklemek, daha kolay ihracat yapmasını problemsiz çalışmasını, diğer konularda da bizden yardım istendiğinde destek vermemizi sağlamamızı ister. Bu konuda ağırlıklı olarak çalışma yapıyoruz. İzmir seçim zamanı hükümetle aynı paralelde oy kullanmadığı için bazı destekleri alamıyor olabilir. Normaldir de bence. Böyle mi olması lazım? Ülke bir, herşeyimiz bir. Herşeyin desteklenmesi lazım. İktidardaki hükümet buradan fazla oy almak istiyorsak kendini burada göstermesi lazım. Daha çok yatırım yapması lazım. Bunu yapmıyorsa kendi hatasıdır. İzmir bunu haketmiyor. İzmir bir yerden kaybediyorken bir yerden de kazanıyor. Ülkenin en yaşanabilir şehri. Herkesin yaşamakta istediği bir şehir. İktidarların destekleri artarsa daha konforlu yaşarız. Belediyeler eliyle tiyatrolar, kültür sarayı, opera binası yapılıyor. İzmir ne yaparsanız yapın yine de ülkenin en rahat en güzel yaşanabilecek şehirlerinden birisi” değerlendirmesinde bulundu.

İZMİR'İN TURİZM FAKİRİ OLDUĞU BİR GERÇEK VE..

İzmir'in turizm altyapısının güçlendirilmesinin daha fazla turistin gelmesini olanaklı kılacağını dile getiren EİB Başkanı Jak Eskinazi, kentin merkezindeki kentsel dönüşüm çalışmalarının yerel ve merkezi iktidarın işbirliğiyle gerçekleştirilmesi gerektiğinin de altını çizdi.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE YEREL VE MERKEZİ İKTİDAR BİRLİKTE ÇALIŞMALI

Jak Eskinazi, “İzmir’in turizm fakiri olduğu bir gerçek. İzmir’deki otel yapısı da bu kadar. Buna müsait değil. Otellerde yer bulamıyoruz. Misafirlerimizi civar ilçelerde ağırlamak durumunda kalıyoruz. Ama ortada bir gerçek var. 8 bin yıllık bir kentte gösterecek maalesef çok az yerimiz var. Son beş yılda ancak bunlar birazcık daha meydana çıkmaya başladı. İzmir’de maalesef gecekondu yayılması dolayısıyla, göç nedeniyle yanlış yayılma, görüntüyü bozdu. Yerel yönetimler düzeltmeleri yapabilmek, kentsel dönüşüm için uğraşıyor. Dünyadan krediler alıp gerçekleştirmeleri gerekiyor. Burada en önemli mesele yerel ve merkezi iktidarın birlikte çalışması lazım. Gerçekleştirilemiyor” değerlendirmesinde bulundu.

ARTIK İYİ MESLEKİ EĞİTİM ALMIŞ OLANLAR MÜHENDİSLERDEN DAHA KIYMETLİ

Kaliteli mesleki eğitim almış ara elaman ihtiyacının önemine de dikkat çeken EİB Başkanı Jak Eskinazi, iyi eğitimli ara elamanların mühendislerden daha kıymetli durumda olduğunu vurguladı. Eskinazi, EİB aracılığıyla İzmir Ticaret Lisesi'nde gerçekleştirdikleri çalışmaları örnekleyerek, şunları söyledi: “Bir gerçek bu. Türkiye gerçeği. Ara elaman ve meslek okullarının maalesef gerektiği kalitede olmaması. Bunun içinde çok doğru adımlar atılmalı. Son bir iki yılda MEB bunun çözümü için sivil toplum kuruluşlarıyla bazı projeler yapmaya başladı. Bunların geleceğini hep beraber göreceğiz. Meslek fabrikası kursu. İzmir Ticaret Lisesi’nin dış ticaret lisesine çevrilip bize verilmesi, bizim orda kalifiye elaman yetiştirmek için çalışmamızın meyvalarını görmeye başlayacağız. Türkiyede Çince eğitim veren kurum yok. Herkesin girmek istediği okullardan bir tanesi oldu. Atatürk Organize’de kaliteli bir meslek lisesi var. Bizde bu okulları daha kaliteli yapmak için uğraşıyoruz. 150 öğrencimiz var şu anda orada. Bu sene de 90 öğrenci alacağız. Çok tercih edilen bölüm haline geldi. Öğrencilerin bir senelerini işyerlerimizde geçirmelerini sağlayacağız. Böyle bir eğitimin neticelerini görmüş olacağız. Kalitenin ne kadar arttığını o zaman göreceğiz. Düşüncelerimiz doğru mu değil mi göreceğiz. Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'ndeki (AOSB) öğrenciler şu anda mühendislerden daha kıymetli. Bu, aradığımız sonuç. Hem ordan hem mühendislikten mezun bir gneci işyerleri kapıyor. Önceden anlaşıyor. Denemelerini yapıyoruz bunun. Söylemlerimizin ne kadar doğru olduğunu biz de göreceğiz.”

""

SANAYİYE UYGUN HAMMADDENİN ÜRETİLMESİNİ SAĞLAMAMIZ LAZIM

İhracat oranının artmasına karşın yurtdışından ithal edilen hammadde nedeniyle sıkıntı yaşanabileceği açıklamalarını değerlendiren EİB Başkanı Eskinazi'nin bu konuya dair değerlendirmesi ise şu şekilde oldu: “Herşeyi de siz yapamazsınız. Kimya sanayinin ana hammaddesi petrol. Bizde yok. Herşeyi kendimiz üretemeyiz. Tüm hammaddenin ülkemizde bulunması diye bir şey yok. Ama mevcut hammaddemimizi çok hamken yurtdışına gönderip yarı mamul olabilmeye mani olduğumuz sürece o zaman kendi sanayimizi daha çok millileştirip daha çok yönlendirebiliriz. Tek amacımız da o olması lazım. Yapabileceğimiz hammaddelerin sanayiye uygun hammaddenin üretilmesini sağlamamız lazım. Senelerdir tekstil sektörü için gerekli viscon ipliği üretimi yapılamıyor. Devamlı erteleniyor. Yok şu yok bu raporu. Bulgaristan’da, Avusturya'da var. Daha vahim şeyler de var.”

BİZ ANKARA'YA HER ZAMAN GİDİYORUZ

EİB Başkanı Jak Eskinazi, bir süre önce Adalet ve Kalkınma Partili milletvekilleri ile EBSO, EİB gibi iş dünyasının temsilcilerinin Vali Yavuz Selim Köşger ile yaptığı Ankara ziyaretini eleştiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in yanlış bilgilendirildiğini düşündüğünü belirtti.

İZMİR'İN SORUNU OLDUĞUNDA BERABER DE GİDİYORUZ

Eskinazi, o sürece dair şu açıklamayı yaptı: “Orada büyükşehir belediyesinin yanlış bilgilendirmesi var. Biz her zaman Ankara’ya gidiyoruz. Ben çoğuna da katılıyorum. Bizim sadece yerel yönetimler nedeniyle Ankara’ya gittiğimiz olmuyor. İzmir’in sorunları mutlaka konuşulur. Asıl gidiş amacı o değildi. Büyük bir proje kazandırmaya çalışıyoruz. Lojistik merkezini yapmaya çalışıyoruz. 3 milyon metrekareye yakın bir yer var. Buraya İzmir’in ihracatını, lojistiğini, problemlerini, liman problemini ortadan kaldırdacak bir yatırımı sivil toplum kuruluşları olarak biz elimizi taşın altına koyarak bir an evvel ortadan kaldırmaya ve hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bir belediye başkanının böyle bir seyahatte bulunması, tabi ki bulunsa iyi olurdu, ama onun da yeterince işi var, herşeye de 'ben de olmam lazım' diye bir şey yaratmak gerekmiyor. O çağırdığı zaman da gidiyoruz. İzmir’in sorunu olduğunda beraber de gidiyoruz. Bu tamamen bizim projemizle alakalı bir şey.”

Demokrat Gündem

Exit mobile version