Demokrat Gündem
Demokrat Gündem
İzmir booked.net
+15°C
  • Demokrat Gündem EURO : 10.3542
  • Demokrat Gündem DOLAR : 8.6749
  • Demokrat Gündem STERLİN : 12.1270
Haberler / Yerel Politika

CHP'den KHK mağdurları için çağrı: 'OHAL komisyonu derhal lav edilmeli'

10.06.2021 12:51:42

Cumhuriyet Halk Partisi( CHP) Genel Merkez tarafından düzenlenen KHK mağdurlarıyla buluşmalarının ilk toplantısı İzmir'de gerçekleşti. CHP İzmir İl Başkanlığı'nın evsahipliğinde, Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası'nda gerçekleşen toplantıya CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Taşkın, CHP PM üyesi Gizem Özcan, CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, il yönetim kurulu üyeleri İile KHK mağdurları katıldı. Toplantıda konuşan CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, OHAL uygulamasının sona ermesine karşın OHAL komisyonunun feshedilmemesini eleştirerek, komisyonun derhal lav edilmesi gerektiğini söyledi. 

DEMOKRAT GÜNDEM-15 Temmuz Darbe Girişimi'nin ardından Cumhurbaşkanlığı'nca çıkarılan Kanun Hükmünde Kararneme (KHK) ile 100 binden fazla çalışan ihraç edildi. KHK mağdurları ise seslerini duyurmak için İzmir KHK Platformu'nu kurdu. 

KHK mağdurlarıyla toplantı yapan CHP genel başkan yardımcıları ise konunun yeniden gündeme getirilmesinin önemine işaret ederek, sorunun çözülmesi gerektiğini belirtti. 

GÜLİZAR BİÇER KARACA: OHAL KOMİSYONU DERHAL LAV EDİLMELİ 

OHAL Komisyonu kararlarının mahkeme kararlarının üzerinde olmaya devam etmesi durumunda KHK mağdurlarının mağduriyetlerinin süreceğini belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, "Devletin mahkemelerinde aklanan ya da aklanacakları kesinleşen arkadaşlarımız neden OHAL Komisyonu’nun insafına terk edilmiştir. OHAL komisyonu derhal lav edilmelidir” dedi.

KARACA: HUKUKSUZLUĞA KARŞI MÜCADELE İÇİN YOLA ÇIKTIK 

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, KHK mağdurlarının sesini duyurmak için toplantılar yapacaklarını belirterek, "Daha önce bir video konferans toplantısıyla Türkiye’nin dört bir yanındaki KHK mağdurlarıyla yaptığımız toplantılarda KHK ihraçlarının ve KHK’ların ülkemizde yarattığı toplumsal travmayı ve sivil ölüme terk edilen yurttaşlarımızın ailecek yaşadıkları bu süreci dinlemek, hak ihlalleri konusunda her toplantıda kamuoyuna bilgi sunarak farkındalık yaratmak, hukuksuzluğun ve adaletsizliğin zirveye ulaştığı bu süreci raporlandırarak tarihe not düşmek amacıyla her ilde toplantılar düzenlenmesi talebi geldi. Biz siz değerli dostlarımızın sesi olmak için ilk toplantımı İzmir’de gerçekleştiriyoruz. Bundan sonra da bu arkadaşlarımızın sesini duyurmak için yollarda olacağız. Biz bu toplantılarda ilk seçimlerde iktidara gelecek parti olarak sizler için neler yapabileceğimiz anlatacağız. Bunu seçim vaadi olarak algılamayın. Biz, bunu bir seçim vaadi değil; anayasaya, adalete, hukuka, bağımsız yargıya ve Cumhuriyet’in 100. Yılında cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma amacı olan 84 milyonun partisi olarak hukuksuzluğa karşı verilecek bir mücadele için bu yola çıktık” dedi. 

KARACA: HUKUKSUZ BİR SÜRECİ YAŞIYORUZ 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Karaca, parti olarak KHK mağdurlarının ilk günden bu yana yanında olduklarını vurgulayarak, "Hepimizin yaşadığı ve yaşananlara tanıklık ettiği, hukuksuzluğu ve adalete olan inancının yok olmaya yüz tuttuğu olaylar yaşıyoruz. Öncelikle 20 Temmuz sivil darbesinin ardından sonra art arda KHK’larla ihraçların gündeme geldi. İnsanların akşam işten çıkıp eve gitti ve sabah birden bire işten ihraç edilmesini şokunu yaşadığı ve ne yaptığına dair bilgi sahibi bile olmadığı hukuksuz bir süreci yaşıyoruz. Oysa ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, insanların neye suçlandığının kendisine bildirilmesi gerektiğini söyler. Ama ben biliyorum ki binlerce vatandaşımız neyle suçlandığını bilmeden o girdabın içerisinde hem psikolojik hem maddi hem de toplumsal ve sosyal anlamda ciddi bir travmayla baş etmek zorunda kalıyor. İnsanların lekelenmeme hakkı vardır Bunun yanında adil yargılanma hakkı vardır. Yine yasaların geçmişe uygulanmaması yani uygulama yasağı vardır. Ama size dendi ki; ‘Yeşil ışık yanıyor, geçebilirsiniz’ ama günü geldi ki size ‘O yeşildi ama kırmızımsı yeşildi’ gibi bir ucube bir anlayışla sizleri işlerinden ettiler. Bu arkadaşlarımız sadece işlerini ve aşlarını talep etme mücadelesi vermiyor. Ayrıca ülkemizde yok edilmiş olan, Saray’daki bir kişinin iki dudağı arasına bırakılmış bağımsız hukukun, adaletin ve demokratik Türkiye mücadelesi veriyorsunuz. CHP olarak bu mücadelenizde ilk günden beri yanınızda olmaya gayret gösterdik ve bugünden itibaren 4,5 yıldır yaşanan bu hukuksuzluğa karşı mücadelemizi güçlendirerek sürdüreceğiz" diye konuştu. 

KARACA: ADALETSİZLİKLERİN HESABINI SORACAĞIMIZ GÜNLER YAKINDIR 

İhraç edilenlerin görevlerine iade edilmesi çağrısında da bulunan Gülizar Biçer Karaca, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "OHAL Komisyonu’nun elinde hala 11 bin 500’e yakın dosya var. O vatandaşlarımız belki 3 yıl daha sivil ölüme terk edilmiş olacak. Ben şunu sormak istiyorum Yargıda, hakkında terör örgütüyle hakkında bağlantı bulunamadığı için beraat kararı alan ya da haksızlığa uğradıkları mahkeme kararıyla belirlenmiş olan Barış Akademisyenleri OHAL Komisyonu kapılarında bekletilmemeli. OHAL’i 2018’de kalırdık dediler O halde o komisyon da olmamalı. Devletin mahkemelerinde aklanan ya da aklanacakları kesinleşen arkadaşlarımız neden OHAL Komisyonu’nun insafına terk edilmiştir. OHAL komisyonu derhal lav edilmelidir. Kendisini Anayasa Mahkemesinden üstünde gören bir kişiyi kabul etmemiz mümkün değildir. OHAL Komisyonunun verdiği hukuksuz kararların derhal yok sayılması gerekmektedir. Biz hak ve hukuk mücadelenizde sizlerle birlikte yürüyeceğiz.  Hakkında takipsizlik kararı verilen bütün arkadaşlarımızı işlerine iade edeceğiz. İktidar eleştirilmeyi göze almalı, eleştirilere objektif yaklaşmalıdır. Barış Bildirisi’ne imza atan tüm birim inşaların görevlerine iadesi mutlaka gerçekleştirilecek. Hepimizin tek bir talebi var. Hepimiz bir kişinin iki dudağı arasındaki yönetim şeklinde ‘hayır’ diyoruz. Hepimiz demokrasinin tüm kurum ve kuruluşlarıyla iktidarda olduğu, tüm insan haklarından eşit ve adil faydalanılabilen bir ülkede yaşamak istiyoruz. Halkımızın önüne sandık konulduğunda tüm adaletsizliklerin hesabını soracağımız günler yakındır."

YÜKSEL TAŞKIN: OHAL KOMİSYONU ANAYASAL DAYANAĞI OLMAYAN BİR KOMİSYONDUR 

Kendisi de Barış Bildirgesi'ne imza attığı için işini kaybeden KHK mağdurlarından olan CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Taşkın da bir konuşma yaptı. Taşkın, "Ben Barış Bildirisi’ne imza attım hayatım değişti. Biraz adrenalin iyidir ama bizim yaşadığımız süreçler çok fazla heyecan, endişe ve kaygının olduğu süreçler. Ben üstüne para verdikleri hobimi yapıyordum. Burada böyle çok fala inan olduğunu biliyorum. Hepimiz, demokrasinin ekmek ve su kadar gerekli olduğunu kavradık. Ben kimseyi düşman olarak tanımlamıyorum. Ben bana karşı zulümle yaklaşanlara adaletle yaklaşacağım. Bize karşı olanlara benzememek onlara en büyük cezadır Çok büyük bir toplumsal sorunla karşı karşıyayız. Bu sorunu görmezlikten gelmek sorunu çözmüyor. Sorunları çözmek için faal olmak zorundayız. Demokrasi sabırlı karıncaların rejimidir. Dünyada bu tür bir siyasal tasfiye yok. İran devriminde kendileri kaçan insanlar var, tasfiye yok. Bu utanç verici. Bunun gündeme gelmemesi de utanç verici. Demokrasi ancak insanların faal olarak harekete geçmesiyle oluyor. Bir de iktidarı denetlemeyi öğrenmemiz gerekiyor. Seçim bildirgemize bakın, arkasında duruyoruz. Tahlillerimiz ve önerilerimiz var. OHAL komisyonu anayasal dayanağı olmayan bir komisyondur. Birgün hesaplaşacağız demek istemiyorum, bugünden başlamalıyız. Böyle acayip bir yapı ve hukuki zemini yok. 11 bin dosya var. Anayasa Mahkemesi’nin üzerinde kim var şu anda Türkiye’de. Aydınların kendi alanları dışında da konuşabilme hakkı olduğunu belirtiyor Anayasa mahkemesi. Bu sadece barış bildirgesine imza atanları değil tüm KHK’lıları kapsıyor. Birisini süründüroyursunuz, ailesini köyünü kasabasını süründürüyorsunuz. Masumiyet karinesi var.  Gecikmeler var. Gecikmiş adalet adalet değil zaten" diye konuştu. 

TAŞKIN: BU SÜREÇLERDEN DERS ÇIKARALIM 

"10 bin dosyada KESK ve Barış akademisyenlerin dosyaları en sona bırakılıyor. Siyasi rüzgara göre karar verilecek. Şunu da ekleyeyim. OHAL komisyonu zar atarak da karar verebilirdi. Masumiyet karinesi hiçe sayılıyor" diyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Taşkın, "Dolayısıyla gecikmiş adalet adalet değildir. Barış akademisyenlerinden bahsetmiştim. Ortada bir belirsizlik var ve ben de bunu kemiklerime kadar hissediyorum. Bunu bir insana nasıl yaşatırsınız. Barış Bildirisi ya! Zaten Anayasa Mahkemesi, kararını vermiş. Tek kararı bütün dosyaya uygulayacaksın. Neyi bekliyorsun? Bir de şöyle bir durum var. Ben bugün iade edildim diyelim. Ama bana diyor ki seni eski kurumuna göndermiyorum. Neden dönemiyorum? İade edilenler cennete gidiyor gibi bir algı var. O yok. Bizim hak etmediğimiz bu süreçlerden ders çıkaralım ve yozlaşmadan uzlaşmayı öğrenelim" şeklinde sonlandırdı konuşmasını. 

DENİZ YÜCEL: ADALET SAĞLANINCAYA KADAR SESİNİZİ DUYURMAYA DEVAM EDECEĞİZ 

Açılış konuşmasını yapan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ise KHK kararıyla gerçekleştirilen ihraç uygulamalarını cadı avına benzetti. İl Başkanı Yücel, "Türkiye’nin üstüne hukuksuzluk, adaletsizlik, intikam alma ve şeytanlaştırma dönemi olarak çöken OHAL döneminde temel hak ve hürriyetler askıya alınıp ortadan kaldırılmıştır. Sorgusuz sualsiz tutuklamaların yapıldığı karanlık bir dönem. Bir tek adamın sadece onun gibi düşünmüyorlar diye kendisi, ülkesi ve ailesi için adalet isteyenleri, hak arayanları yok sayması sebebiyle sebebiyle başlatılan tabir i caizse cadı avı süreci OHAL’in üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen hala devam ediyor. Bugün KHK ile hedef gösterilen ve itibarsızlaştırılan on binlerce insanın ahı AKP’nin üzerindedir. Mahkemelerin işe dönüş kararlarını uygulamayan, kurulan komisyonları mahkemelerden üstün gören bu anlayışın gözü öylesine kör olmuş ki insanların mağduriyetlerini görmez haldeler. Kendi büyüttükleri, besledikleri ve devletin bütün imkanlarını sundukları bir terör örgütüyle çıkarları çatıştığı için ülkenin geldiği durumdan kendisi dışında herkesi sorumlu tutan günümüz iktidarının sonu gelmiştir. Ancak KHK ile işlerinden uzaklaştırılan KHK mağdurlarının sorunu yarını beklemeyecek kadar acildir. Bozuk saat gibi günde iki kez doğruyu gösterir umuduyla AKP iktidarına sizler adına bir kez daha çağrı yapmak için buradayız. Adalet sağlanıncaya, KHK ile yaratılan mağduriyetleriniz giderilinceye kadar yanınızda olmaya ve sesinizi duyurmaya devam edeceğiz” diye konuştu. 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş