Demokrat Gündem Demokrat Gündem
Demokrat Gündem
İzmir booked.net
+15°C
  • Demokrat Gündem EURO : 18.5020
  • Demokrat Gündem DOLAR : 17.9689
  • Demokrat Gündem STERLİN : 21.8895
Haberler / Röportajlar

CHP'li Salıcı'dan çarpıcı açıklamalar: '6'lı Masa Türkiye'nin geleceğini kuracak'

02.07.2022 14:46:20

İzmir’de CHP İzmir İl Başkanlığı’nın organizasyonuyla düzenlenen ve bin 500 kişinin katıldığı üye katılım törenine katılan CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı ile Türkiye gündemi, CHP’nin az oy alınan yerlerdeki özel çalışmaları, yeni üye katılımları, ekonomi gündemi, 6’lı Masa’nın ve Millet İttifakı’nın çalışmaları başta olmak üzere bir dizi başlık hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.

DEMOKRAT GÜNDEM-RÖPORTAJ HABER- Seçim güvenliğinin sağlanmasının hem kendilerinin hem ittifak ortağı diğer partilerin birinci sıradaki önceliği olduğunu kaydeden CHP Genel Başkan Yardımcısı Salıcı, güvenliği ihlal edecek hiçbir davranış ve provokasyona imkan vermeyeceklerini söyledi.

AYAKLARINI DENK ALSINLAR, BURASI MUZ CUMHURİYETİ DEĞİL

CHP Örgüt ve Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, “Birileri bir yerde Türkiye’yi demokratik muhalefet ve iktidar değişiminden uzak tutacak çabalar içinde olabilirler. Ayaklarını denk alsınlar. Türkiye bir muz cumhuriyeti değil. Yeni kurulmuş bir ülke değil. Türkiye sandıkta iktidarları değiştirdiğini bilen bir halkın yaşadığı bir ülke. Dolayısıyla herkes müsterih olsun. Ne yapılırsa yapılsın biz demokratik siyaset yapma yolundan sapmayacağız. İktidarı değiştirme amacından da sapmayacağız” dedi.

ERDOĞAN’IN İÇ SİYASETTE BİR BAŞARI HİKAYESİNE İHTİYACI VAR OLDUĞU İÇİN…

Türkiye’nin NATO üyeliğine kabul edilen İsveç ve Finlandiya ile ilgili yönettiği süreci ve sonucu değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, “Finlandiya ile İsveç’in NATO’ya katılımıyla ilgili de aslında benzer bir süreç yaşandı. Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü bu dış politikayla Türkiye aslında ne bir zafer elde ediyor ne de başka bir şey oluyor. Söylenen sözlerin karşılığı İsveç, Finlandiya ve ABD tarafından farklı şekillerde ifade ediliyor. Ortada bir mutabakat metni var. Mutabakat metninde yazanlar var ama Tayyip Erdoğan’ın iç siyasette bir başarı hikayesine ihtiyacı var. Türkiye’nin ekonomik koşullarını iyileştiremediği için dış politikada bir başarı hikayesi yazdığını ifade edip, makbul bir siyasi parti lideri olmaya ihtiyacı var. Dış politika meseleleri Türkiye’nin iç siyasetine alet edildiği sürece Türkiye’nin başı sıkıntıdan kurtulmaz” diye konuştu.

6'LI MASA TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNİ KURACAK

İktidar partisinin yetkililerinin Millet İttifakı ve 6’lı masaya yönelik ithamlarının bir sonuç vermeyeceğini belirten CHP Örgüt ve Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, “Türkiye’yi yönetemedikçe dönüp 6’lı masaya yönelik ithamlarda bulunacaklar, 6’lı masayı kendi içinde kavga ettirmeye çalışacaklar. Tartıştırmaya çalışan bir çaba içinde olacaklar. Bizim karnımız onların yöntemlerine tok. Biz bildiğimiz yolda devam edeceğiz. 6’li masa Türkiye’nin geleceğini kuracak” dedi.

CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, düşük oy alınan yerlerle ilgili kurdukları masaların yürüttüğü çalışmaların sadece seçim çalışması olarak algılanmaması gerektiğini söyledi.

GÜÇLENEREK İKTİDAR OLMAK İSTİYORUZ

Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, “CHP’ye yönelmeyi biliyoruz. İktidar olacağız ama biz Türkiye’nin farklı yerlerinde bir önceki seçimde daha düşük oy aldığımız yerlerde güçlenerek iktidar olmak istiyoruz. Gücümüzü arttırmadan, oralardan temsiliyeti arttırmadan iktidar olursak, bunun bir eksiklik olacağını düşünüyoruz. Onun için de sadece seçim çalışması yapıyor değiliz, tabi ki seçime de katkısı var, olacak. Ama önümüzdeki dönemde CHP’yi güçlendiren bir iş yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

HDP 3. İTTİFAK OLUŞTURACAĞIZ DİYOR, ANLAŞILIR VE SAYGIDEĞER BİR DAVRANIŞ

HDP üzerinden Millet İttifakı’na yönelik ithamları da değerlendiren Oğuz Kaan Salıcı, bu söylemlerin halkta karşılık bulmadığını vurgulayarak, “Halkta karşılık görmüyor bu söylemler. Çünkü biz Tayyip Bey doğmadan önce var olan bir siyasi partiyiz. İnsanlar CHP’nin nasıl bir siyasi parti olduğunu biliyorlar. Bu iktidarın CHP’ye yaftalamaya çalıştığı bazı sıfatlar ya da bazı olumsuz kelimeler karşılık bulmuyor. Bu sadece onları daha da dibe batırıyor. HDP başka bir ittifak sürecinde. ‘Biz 3. Bir ittifak oluşturacağız’ diyorlar. Partinin yetkili ağızlarından bu açıklıkla ifade ediliyor.  Aynı zamanda diyorlar ki, biz 6’lı masada bulunmak gibi bir talebimiz yok. HDP’nin 6’lı masada bulunmamak gibi bir talebi saygıdeğer, anlaşılabilir bir davranıştır. Kendilerinin başka bir ittifak süreci içinde bulunuyor olmaları da anlaşılır ve saygıdeğer bir davranıştır. Biz başka siyasi partilerin kararlarına karışan bir siyasi parti değiliz. Her siyasi parti kendi kararlarını kendi kurullarında oluşturabilir. Adalet ve Kalkınma Partisi bize bir kıyafet dayatmaya çalışıyor. Biz o kıyafetin içinde değiliz. Bizim neyin içinde olduğumuz ayan beyan ortada. Onlar ellerindeki medya gücünü ve propaganda mekanizmasını kullanarak, biz yandaş medya diyoruz, 5’li çetenin aktarmış olduğu kaynaklarla oluşturmuş oldukları medya gücünü kullanarak, vatandaşa başka bir Türkiye’nin olduğunu, başka bir CHP olduğunu anlatmaya çalışıyorlar. Beyhude. Beyhude olmasaydı 31 Mart seçimlerinde vatandaşımız Cumhuriyet Halk Partisi’ne teveccüh göstermezdi” değerlendirmesinde bulundu.

SAYIN OĞUZ KAAN SALICI İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ SÖYLEŞİNİN AYRINTILARI:

DEMOKRAT GÜNDEM: İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği sürecinde Türkiye’nin gösterdiği tavrı ve sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Bu bir davet süreci, biz davete evet dedik. Sözler tutulmasa gereğini de yaparız şeklinde açıklamada bulundu.

OĞUZ KAAN SALICI: Türkiye bir süredir öyle bir dış politika yürütüyor ki çok da güvenli olmayan bir dış politika yürütüyor. Büyük büyük sözler ediliyor. ‘Ben bu koltukta oturduğum sürece onlar buraya giremez’ dedi. En son İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya dahil olmasıyla ilgili bu cümleler söylendi. Ya da Cemal Kaşıkçı davasında olduğu gibi Türkiye Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’da konsoloslukta katledilmesine itiraz ediyor. Doğru yapıyor. Böyle bir şey yapamazsınız diyor, sonra götürüyor dosyayı Suudi Arabistan’a veriyor. Rahip Brunson da da bunu yaptı, iade etmeyiz dedi. Bu can bu tende olduğu sürece dedi, sonra Brunson gitti. Gazeteci Deniz Yücel konusunda böyle oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin başındaki kişi, Tayyip Erdoğan sürekli bir zikzaklar içinde siyaset yürüten birisi.

BAŞARI HİKAYESİNE İHTİYACI VAR

Finlandiya ile İsveç’in NATO’ya katılımıyla ilgili de aslında benzer bir süreç yaşandı. Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü bu dış politikayla Türkiye aslında ne bir zafer elde ediyor ne de başka bir şey oluyor. Söylenen sözlerin karşılığı İsveç, Finlandiya ve ABD tarafından farklı şekillerde ifade ediliyor. Ortada bir mutabakat metni var. Mutabakat metninde yazanlar var ama Tayyip Erdoğan’ın iç siyasette bir başarı hikayesine ihtiyacı var. Türkiye’nin ekonomik koşullarını iyileştiremediği için, Türkiye’de milli eğitimi daha iyi noktaya getiremediği için dış politikada bir başarı hikayesi yazdığını ifade edip makbul bir siyasi parti lideri olmaya ihtiyacı var. Dış politika meseleleri Türkiye’nin iç siyasetine alet edildiği sürece Türkiye’nin başı sıkıntıdan kurtulmaz.

6’LI MASAYI KAVGA ETTİRMEYE, TARTIŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR AMA BİZİM KARNIMIZ TOK

D.G: Altılı masanın çözüm önerilerinin toplumda heyecan uyandırmadığı ve halkta karşılık bulmadığını söyledi Bekir Bozdağ.

O.K.S: Bekir Bozdağ, kendisi bir heyecan timsali ya! Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı bir heyecan mı yaratıyor Türkiye’de? Daha dün zam yaptılar asgari ücrete. 5 bin 500 liraya çıkardılar. Ondan önceki zammı tarihin gördüğü en büyük zam diye lanse ettiler. Mart’a gelmeden bırakın zammı, daha önceki rakam bile erimeye başladı. Türkiye’yi yönetemedikçe dönüp 6’lı masaya yönelik ithamlarda bulunacaklar, 6’lı masayı kendi içinde kavga ettirmeye çalışacaklar. Tartıştırmaya çalışan bir çaba içinde olacaklar. Bizim karnımız onların yöntemlerine toklar. Biz bildiğimiz yolda devam edeceğiz. 6’li masa Türkiye’nin geleceğini kuracak.

DOĞU MASASI’NDA İŞLER CHP ADINA İYİ GİDİYOR

D.G: Cumhuriyet Halk Partisi’nin en düşük oy aldığı yerlerle ilgili Doğu, Karadeniz, İç Anadolu masaları kurdunut. Çalışmalar nasıl gidiyor? Bu bölgelerde CHP’ye yönelik algı nasıl ve ne kadar değişti? Seçime etkisi ne kadar olacak.   

O.K.S: Biz önce Doğu Masası’nı kurduk. Onun bir hazırlık, mutfak aşaması vardı. Şu anda 2 yıllık bir çalışmanın sonunda Doğu Masası’ndaki işlerin CHP adına iyi gittiğini, partiye katılımların çok arttığını, özellikle Doğu Masası’ndaki 24 ilde katılımların çok arttığını, CHP örgütlerinin oralarda daha da güçlendiğini, CHP’nin oy oranlarının da yükseldiğini görüyoruz. Vatandaşımız kalbini Cumhuriyet Halk Partisi’ne açtı. Yeterli mi? Değil. Biz çalışmaya devam ediyoruz. Daha ileri sonuçlar almak için çalışacağız.

KÜRT SORUNUNUN PARLAMENTODA ÇÖZÜMÜ AÇIKLAMALARI BÖLGEDE VE HALKTA KARŞILIK BULUYOR

D.G: CHP Genel Başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun helalleşme çağrısı, eleştiri-özeleştiri mekanizmasını yürütmesi ve bunları kamuoyuyla paylaşması halkta karşılık buluyor mu? En son Kürt sorunu ile ilgili de çözüm yerinin parlamento olduğunu işaret eden açıklamaları olmuştu. Bölgede de karşılık buluyor mu tüm bu açıklamalar?

O.K.S: Hem helalleşme hem Kürt Sorununun demokratik yollardan parlamento zemininde çözülmesi söylemi karşılık buluyor. Bir diğer konu daha fazla CHP’li arkadaşımız, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız; işte en son belediye başkanlarımızla Van’da toplantı yaptık. Bölgeye gittik, vatandaşla kucaklaştık. Tabi Kürt seçmen ya da Arap seçmen sadece Doğu’da yaşamıyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayan kim varsa, Kürt-Türk-Arap onlar aynı zamanda büyükşehirlerde akrabaları var. Göçle gelenler kentlerde yaşıyor. Bugün İzmir’de yaptığımız katılımda, İzmir’e ülkenin birçok farklı yerinden gelen yurttaşlarımız katıldı. Geçen hafta Mardin’de ve Viranşehir’de katılım yaptık. Biz mesafe aldığımız kanaatindeyiz. Yeterli mi? Değil. Genel başkanımızın söylemleri de partinin çalışması da bu yönde.

İKTİDAR OLACAĞIZ AMA DÜŞÜK OY ALDIĞIMIZ YERLERDE GÜÇLENEREK İKTİDAR OLALIM İSTİYORUZ

D.G: Bölgelere, illere ve ilçelere göre özel çalışmalarınız olacak mı?
O.K.S:
Her ilin koşulları farklı, her ilin ilçelerinin ve mahallelerinin bile koşulları farklı. Dolayısıyla biz bu konuda il başkanlarımıza bu Doğu Masası kurulmadan önce de çalışma sırasında da gerekli talimatları verdik. Şu anda ona göre çalışıyor arkadaşlarımız. Bir diğeri Karadeniz Masası’nı kurduk. Sonra da İç Anadolu Masası’nı kurduk. Bizim bakış açımız şu; biz iktidar olacağız, buna inanıyoruz. Vatandaşımızda da bu güveni görüyoruz. CHP’ye yönelmeyi biliyoruz. İktidar olacağız ama biz Türkiye’nin farklı yerlerinde bir önceki seçimde daha düşük oy aldığımız yerlerde güçlenerek iktidar olmak istiyoruz. Gücümüzü arttırmadan, oralardan temsiliyeti arttırmadan iktidar olursak, bunun bir eksiklik olacağını düşünüyoruz. Onun için de sadece seçim çalışması yapıyor değiliz, tabi ki seçime de katkısı var, olacak. Ama önümüzdeki dönemde CHP’yi güçlendiren bir iş yapıyoruz.

İKTİDARIN CHP’YE YAFTALAMAYA ÇALIŞTIĞI BAZI SIFATLAR KARŞILIK BULMUYOR, ONLARI DAHA DA DİBE BATIRIYOR

D.G: Millet İttifakı’na yönelik en önemli eleştirilerden, ithamlardan biri de HDP ile ilgili. İttifakın gizli ortağının HDP olduğuyla ilgili. CHP’ye yönelik bu ithamlar vatandaşlarda karşılığı var mı sizce?

O.K.S: Halkta karşılık görmüyor bu söylemler. Çünkü biz Tayyip Bey doğmadan önce var olan bir siyasi partiyiz. İnsanlar CHP’nin nasıl bir siyasi parti olduğunu biliyorlar. Komşuları var CHP’ye oy veren. Komşuları var CHP’de yıllarca siyaset yapan. Bizim babamız, annemiz, dedemiz CHP içinde bulunup çalışmış ve oy vermiş insanlar. Dolayısıyla insanlar nasıl bir parti olduğunu gayet iyi biliyor. Bu iktidarın CHP’ye yaftalamaya çalıştığı bazı sıfatlar ya da bazı olumsuz kelimeler karşılık bulmuyor. Bu sadece onları daha da dibe batırıyor. En son yerel seçimlerden önce ‘Bu seçimler bir bekaa meselesi’ diyorlardı. Artık bir bekaa meselesi sözünü duyuyor musunuz? Ne oldu? Ne oldu? Bir yerel seçimi kaybedince Türkiye battı mı? Türkiye batıyorsa onların politikalarının sayesinde batıyor. Bizim belediye başkanlarımız yapmış oldukları hizmetlerin sonunda Türkiye daha fazla iyiye gidiyor, gidecek.

HDP'NİN ÜÇÜNCÜ BİR İTTİFAK SÜRECİNDE OLMASI ANLAŞILIR VE SAYGIDEĞER BİR DAVRANIŞ

D.G: Seçim matematik sonuç olacak aynı zamanda. HDP’ye oy verenlerin desteği önemli mi, sonucu nasıl etkileyecek peki? Siz de bir süre önce, onların desteğinin olup olmamasının CHP’yi zorlamayacağını belirtmiştiniz.

O.K.S: Zorlanmıyoruz. Biz altı parti bir altılı masa oluşturduk. Sayın genel başkanlar burada önemli bir süreç yönetiyorlar. Bir mutabakat metni imzaladılar. Türkiye siyasi tarihi için önemli bir metin. Ülkenin geleceğine dair, güçlendirilmiş parlamenter sistemi tarif eden, bizim iktidarımızda nasıl bir Türkiye olacağına dair bir metin imzaladılar.

HDP başka bir ittifak sürecinde. Biz 3. Bir ittifak oluşturacağız diyorlar. Partinin yetkili ağızlarından bu açıklıkla ifade ediliyor.  Aynı zamanda diyorlar ki, biz 6’lı masada bulunmak gibi bir talebimiz yok. HDP’nin 6’lı masada bulunmamak gibi bir talebi saygıdeğer, anlaşılabilir bir davranıştır. Kendilerinin başka bir ittifak süreci içinde bulunuyor olmaları da anlaşılır ve saygıdeğer bir davranıştır. Biz başka siyasi partilerin kararlarına karışan bir siyasi parti değiliz. Her siyasi parti kendi kararlarını kendi kurullarında oluşturabilir. Adalet ve Kalkınma Partisi bize bir kıyafet dayatmaya çalışıyor. Biz o kıyafetin içinde değiliz. Bizim neyin içinde olduğumuz ayan beyan ortada. Onlar ellerindeki medya gücünü ve propaganda mekanizmasını kullanarak, biz yandaş medya diyoruz, 5’li çetenin aktarmış olduğu kaynaklarla oluşturmuş oldukları medya gücünü kullanarak, vatandaşa başka bir Türkiye’nin olduğunu, başka bir CHP olduğunu anlatmaya çalışıyorlar. Beyhude. Beyhude olmasaydı 31 Mart seçimlerinde vatandaşımız Cumhuriyet Halk Partisi’ne teveccüh göstermezdi.

EKSİKLERİMİZ OLABİLİR, EKSİKLERİMİZİ BİLİYORUZ VE TAMAMLIYORUZ

D.G: Genel başkan helalleşme süreci başlattı. En son İzmir’de, ‘Vatandaşın sofrasına oturdun mu, kahvesini-çayını içtin mi, dertlerini dinledin mi?’ şeklinde özeleştiri yaptı.

O.K.S: Biz eleştiri özeleştiri yapabilen bir siyasi yapıdan geliyoruz. Aynaya baktığımızda doğru yaptığımız işleri de görüyoruz, eksik yaptığımız işleri de görüyoruz. Bu konuları kendi içimizde konuşuyoruz, tartışıyoruz. Eksiklerimizi giderme yönünde bir çaba gösteriyoruz. Dolayısıyla biz vatandaşımıza gidip, ‘Herşey dörtlük, bize oy verin’ demiyoruz. Politikalarımızı anlatıyoruz, kadrolarımızı vatandaşla buluşturuyoruz. Vatandaşta güven oluşuyor, ‘CHP yönetebilir’ algısı oluşuyor. Çünkü 31 Mart seçimlerinde 11 büyükşehiri kazandık. Biz şu anda Türkiye’de her 2 seçmenden birine hizmet veriyoruz. CHP’li belediye başkanlarımızın vermiş olduğu hizmetlerden şu anda memnuniyet, CHP’nin genelde iktidarda olduğunda da ülkeyi yönetebileceğini gösteriyor zaten. Eksiklerimiz olabilir, eksiklerimizi biliyoruz, tamamlıyoruz.

Seçime kadar tüm eksiklerimizi toparlamış, tamamlamış ve vatandaşın karşısına Türkiye’yi layıkıyla yönetecek bir CHP hazırlamış olacağız.

UZUN BİR YOLUMUZ, ROTAMIZ VAR

D.G: Bugün katılım töreni sonrasında istişarelerde bulundunuz. Neler konuşuldu? Özel talepleriniz oldu mu?

O.K.S:  Uzun bir yolumuz, rotamız var. Bu rotaya dair, neler yapılması gerektiğini biz istişare ettik. Şu ana kadar örgütümüzle, belediye başkanlarımızla. O minvalde yürüyoruz.

HALKIN GÜNDEMİ SEÇİM SONUCUNU BELİRLEYECEK

D.G: Halkın gündemi ekonomi. Seçim sonuçlarını da genelde böyle durumlarda genelde ekonomi belirler deniyor. Ekonomik krizin seçim sonucuna etkisi ne olacak?

O.K.S: Halkın gündemi seçim sonucunu belirleyecek. Biz aslında 4 yıldır krizdeyiz. Ağustos 2019’da kur şokuyla başladı. O zaman dediler ki, Rahip Brunson’dan dolayı dış güçler bize müdahale ediyorlar, dediler. Rahip Brunson gitti, 4sene geçti. Kriz kaldı. 4 yıldan beri kriz devam ediyor, pandemiyle beraber buhrana dönüştü. Biz açıklıkla bu buhrandan çıkış için önerilerimizi kamuoyuyla paylaştık. Sayın genel başkanımız dedi ki, bu önerilerin parlamentoda yasalaşması için desteğe ihtiyaç var, o desteği de vermeye hazırız dedi. Adalet ve Kalkınma Partisi elindeki kadrolarla, bu bakış açısıyla, kendisi varolduğu sürece, bu krizden Türkiye’yi çıkarmaları mümkün değil. Onlar sadece pansuman işlerle uğraşıyorlar.

VATANDAŞ KIRMIZI KARTI GÖSTERECEK

D.G: Sayın Bakan Nebati, bugün yüksek enflasyonla ilgili, ‘Cumhurbaşkanıma söz veriyorum, Aralık ayından itibaren hissede hissede göreceğiz’ ifadelerini kullandı.

O.K.S: En son Nisan’da 6 ay sonra uyandığınızda problemlerin çözüldüğünü göreceksiniz diyordu. Sonra Aralık’a döndü. Tayyip Bey’e sorarsanız Şubat-Mart’ta iyileşme olacak. Vatandaş iyileşme falan görmüyor. Vatandaş açlık görüyor, vatandaş çarşı pazara gidemez halde, vatandaş işsiz. Hayat pahalılığı almış başını gitmiş durumda. Dolayısıyla Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bir kırmızı kart gösterecek. O da sandıkta iktidarı bıraktıracak ve Türkiye’nin önünü açacak.

BİRİLERİ ÜLKEYİ DEMOKRATİK MUHALEFET VE İKTİDAR DEĞİŞİMİNDEN UZAK TUTACAK ÇABALAR İÇİNDE OLABİLİR AMA…

Toplantı bitiminde  de gazetecilere bir demeç veren Oğuz Kaan Salıcı, seçim güvenliğinin sağlanmasının birinci gündem maddelerinden biri olduğunu belirtti.

Biz SADAT’ın önünü gittik. Vatandaşımız seçim sürecine girildiğinde güven içinde sandığa gitsin, sandığa giden oy neyse onun çıkacağından emin olsun. Yani seçim güvenliği konusunda bir sıkıntı yaşanmayacağından emin olsun. Bunun için 6’lı Masa bir Seçim Güvenliği Komisyonu oluşturdu. Ben de o komisyonun içindeyim. Birileri bir yerde Türkiye’yi demokratik muhalefet ve iktidar değişiminden uzak tutacak çabalar içinde olabilirler.

AYAKLARINI DENK ALSINLAR  

Ayaklarını denk alsınlar. Türkiye bir muz cumhuriyeti değil. Yeni kurulmuş bir ülke değil. Türkiye sandıkta iktidarları değiştirdiğini bilen bir halkın yaşadığı bir ülke. Dolayısıyla herkes müsterih olsun. Ne yapılırsa yapılsın biz demokratik siyaset yapma yolundan sapmayacağız. İktidarı değiştirme amacından da sapmayacağız.

ÖRGÜTLERİMİZİN PERFORMANSLARINI SIKÇA DEĞERLENDİRİYORUZ

İl başkanlarımız, örgütlerimiz adına kamuoyuna konuşmam. Bunu doğru bulmam. Biz örgütlerimizle ilgili değerlendirmeleri parti kurullarında yaparız.

Örgütlerimizin performanslarına bakarız. İl ve ilçe örgütlerimizin performansına bakar, bunu kendi içimizde değerlendiririz. Eğer olumsuzluk görüyorsak, o olumsuzlukla ilgili gerekli adımları atarız. Çünkü tarihi bir sürece giriyoruz. Bir dönüşüm sürecine giriyoruz. Bu sürece katkı sunacak bir yapıya ihtiyaç var parti örgütlerinde, belediyelerimizde, il başkanlıklarımızda. Dolayısıyla biz örgütlerimizi de bu şekilde organize etmeye çalışıyoruz. İzmir örgütü güçlü olduğumuz örgütlerden bir tanesi. Birçok ilçe belediyesi ve büyükşehir belediyesi bizde. Beraber bir şekilde değişim sürecini hep beraber organize edeceğiz. Kimse ayrılık gayrılık beklemesin.

HERKESİN HAYAL KURMA HAKKI VAR

CHP Genel Başkan Yardımcısı Salıcı, AK Partili yöneticilerin İzmir’de birinci parti olacakları şeklindeki açıklamalarının sorulması üzerine, “Herkesin hayal kurma hakkı var” yanıtını verdi.

(Fotoğraflar: Aydın ÇETİNKAYA)

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş

E-Bültenimize abone olmak için email adresinizi kaydedebilirsiniz.