Demokrat Gündem
Demokrat Gündem
İzmir booked.net
+15°C
  • Demokrat Gündem EURO : 10.1043
  • Demokrat Gündem DOLAR : 8.5128
  • Demokrat Gündem STERLİN : 11.8955
r-208
Haberler / Yerel Politika

CHP'li Yücel'den Torbalı değerlendirmesi: 'Dava açabilirler ama verilmiş bir karar yok'

06.05.2021 14:07:03

AK Parti'nin Torbalı seçimleriyle ilgili mahkemeye yaptığı 'usulsüzlük yapıldığı' gerekçeli itirazın kabul edilmesi kararının ardından AK Parti'nin iddialarının kanıtlarını 7 gün içinde mahkemeye sunması. Mahkemenin de belediyenin savunması ve kanıtları inceledikten sonra seçimlerin yenilenip yenilenmeyeceği hakkında bir karar vermesi bekleniyor. Konuyla ilgili yeni gelişme hakkıda katıldığı bir televizyon programında değerlendirme yapan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, “Torbalı'da yasaya ve mevzuata uygun seçim yapıldı. Dava açma hakkı Anayasal bir hak. Dava açılabilir, henüz karar verilmiş değil. Mahkemenin farklı bir karar vereceğini sanmıyorum” dedi.

DEMOKRAT GÜNDEM-Torbalı kararı, Menemen ve Torbalı'da yaşananlar başta olmak üzere kent ve ülke gündemine dair önemli açıklamalar yapan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Torbalı'da yaşananlara dair AK Parti'nin yaptığı itirazın mahkemece kabul edilmesinin doğal bir hukuki süreç olduğunu belirterek, ortada verilmiş bir mahkeme kararı olmadığını belirterek, “Mahkemenin farklı bir karar vereceğini sanmıyorum” dedi.

Torbalı'da kanunlara ve mevzuata uygun bir seçim yapıldığını, oy pusulalarının fotoğraflarının çekilmesiyle ilgili kendilerinin bir talimatının sözkonusu olmadığını kaydeden CHP İl Başkanı Yücel, “Torbalı'da yasaya ve mevzuata uygun bir seçim yapıldı. Belediye Kanunu'na ve yönetmeliğe uygun seçim yapıldı. Tekin arkadaşımız başkan seçildi. Bunda hiçbir tereddüt yok. Diğer taraftan AKP'nin açtığı bir dava var. haberi okudum. İtiraz kabul edildi demek aslında doğru bir ifade değil. Hukuki ve teknik olarak. Mahkeme karar vermiş değil. Belediyeden savunma ve delil isteyecek. Ardından karar verecek. Dava açma hakkı Anayasal bir hak. Dava açılabilir ama henüz bir karar verilmiş değil. Başlık yanlış olmuş. Diğer taraftan baktığınızda bir belediye başkanı yıllarca Torbalı'ya hizmet veren, bir belediye başkanı görev başında vefat etmiş. 3. dönemi tamamlamaya ömrü yetmemiş. Torbalı halkı CHP'yi tercih etmiş, yüzde 52,5 oy oranıyla seçimi kazanmış” dedi.

SEÇİM İPTALİNİ GEREKTİRMEZ

“Bizim ne il başkanlığı ne de ilçe başkanlığı olarak böyle bir talimatımız söz konusu değli. Hem doğru değil hem etik değil. Ben hukukçuyum, böyle bir şeye izin vermem sözkonusu olamaz. Birileri fotoğraf çektiyse, kendi inisiyatifiyle yapılmıştır” ifadelerini kullanan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, böyle bir durumun kanun ve yönetmelikler gereği seçim iptalini de gerektirmeyeceğini dile getirdi.

BU İPTAL SEBEBİ DEĞİL, BİZİM TALİMATIMIZ-KARARIMIZ YOKTUR

Deniz Yücel, “Kanun ve yönetmeliklere göre iptal sebebi değli. Seçim kanuna gire kayıt cihazıyla giremez hükmü var ama bu da iptal sebebi değil. Para cezası yaptırımı söz konusu olabilir. O da ancak onu yapan kişi için söz konusu olur. Seçim iptalini gerektirmez. CHP olarak bizim böyle bir talimatımız-kararımız-uygulamamız yoktur. Şu olabilir; tevil yoluyla dolaylı olarak yorumlamak istemem ama ilk oylamada 3 kişi CHP'nin adayına oy vermedi. Yani neticede o 3 kişinin oy vermemesi neticesinde CHP'ye oy veren, Allah rahmet eylesin, Uygur başkanın mirasına, onun emanetine sahip çıkan ve CHP'nin emanetine sahip çıkan meclis üyelerimiz kendiliğinden tepki vermiş olabilirler. Üzerinde şüphe kalmaması açısından. Bunu kimse bilemez. Bunu dillendirmek, bunu iptal sebebi ve parti kararı imiş gibi yansıtmak kesinlikle doğru değil” değerlendirmesini yaptı.

BU YÖNTEMLER KİRLİ YÖNTEMLER

“Bu yöntemler kirli yöntemler” diyen İl Başkanı Deniz Yücel, “AKPye şunu tavis adam ayartmak, çalmak, meclis üyelerini ayartma. Bu Menemen'de evet başkanımız tutuklandı, görevden alındı. Neticede Menemen seçmeninin bir tercihi var. Torbalı'da da aynı şekilde. Bir de vefat etmiş bir başkan var. bu tarz siyaset kirli bir siyaset. Bu tarzı bıraksınlar artık. İddialı varsa bir dahaki seçimlere hazırlansınlar. Projelerle vaatlerde bulunarak girerler sandığa. Sandıktan Torbalı Menemen seçmeni kimi tercih ederse saygı duyarız” dedi.

 

ADAY ÇIKARMALARI ETİK VE AHLAKİ DEĞİL

Cumhur İttifakı'nın Torbalı'da aday çıkarmasının etik olmadığını kaydeden İl Başkanı Deniz Yücel, “Belediye başkanımızın vefatından sonra AKP'nin Cumhur İttifakı'nın aday çıkarması etik, ahlaki değil. Sonrasında yaşanan süreç de etik ve ahlaki değil. CHP saflarında meclis üyesi seçilen bir kişi oy vermiyor ve ardından istifa ediyor. Hatta ve hatta seçimden önce fotoğraftaki saate baktığınızda rozet takma töreninin seçimden önce gerçekleştiği öngörülüyor. Etik olmayan durum sözkonusu” ifadelerini kullandı.

AYNANIN KARŞISINA GEÇİP BAKMALARI VE....

DEVA Partili meclis üyesinin de istifa ederek AK Parti saflarına katılmasını değerlendiren Deniz Yücel, “Yine DEVA Partili bir meclis üyesinin hem partisinin açıklaması hem kendisinin açıklaması vra, oy verdiğine dair. Ama birkaç gün geçiyor o da AKP saflarına katılıyor. Burada yaşanan böyle bir süreç var iken, kalkıp da bu seçimi yargıya taşımanın bence bir anlamı yok. Bunu yargıya taşıyanlar aynanın karşısına geçip dönüp aynaya bakmaları ve kendilerini sorgulamaları lazım” dedi.

KABİNE CHP GÖMLEĞİYLE GİRİP OY VERMEMEZ AHLAKSIZLIKTIR

CHP meclis üyesi olmasına karşın kabine girerek CHP adayına oy vermemeyi 'ahlaksızlık' olarak nitelendiren CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, “Burada yasaya aykırı bir durum söz konusu değil. Seçim şeffaf yapıldı. Belediye meclis üyelerimiz gidip oylarını kullandılar. Belediye Kanunu ve yönetmeliği. Mahkemenin farklı bir karar vereceğini düşünmüyorum. Meclis üyelerine bir menfaat sağlanmış mıdır diğer taraftan, ekonomik bir vaatte bulunulmuş mudur bilemiyoruz tabi. Bir takım şeyler konuşuluyor ama bir kere CHP gömleğini giyip de CHP'den seçilen, CHP'li meclis üyesi olarak seçime katılan, kabine girerken CHP gömleğiyle kabine girip orada adaya oy vermemek ahlaksızlıktır en hafif tabiriyle” diye konuştu.

İHANET EDENLER NE YAZIK Kİ OLABİLİYOR 

İstifa eden meclis üyelerine ekonomik anlamda bir menfaat sağlanıp sağlanmadığı sorusuna da yanıt veren İl Başkanı Yücel, soruyu, “Kişilik ve karakter zafiyeti her yerde olabilir. Kendini gizleyen, kendi meclis üyesi seçildiği partiye, ideolojiye, kendisine ve partisine oy veren seçmene ihanet eden insanlar ne yazık ki olabiliyor. Menemen'de de Torbalı'da da bu yaşandı. Tabi bir menfaat sağlandı mı sağlanmadı mı bilemem. Biz ne desek boştur. Tabiki duyumlar bilgiler tabi ki geliyor. Bunu kanıtlamadıktan sonra bizim bu konuda konuşmamız doğru olmaz” şeklinde yanıtladı.

KISITLAMA SONRASI MENEMEN'DE ÇALIŞMALARIMIZI HIZLANDIRACAĞIZ

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Menemen'de görevden alınan ve yerine 5 kişiden oluşan bir yönetim atanan Menemen İlçe Başkanlığı'ndaki ve Menemen'deki süreç hakkında da bilgiler verdi.

MOBBİNG YAPILAN İŞÇİLERİN HAKKINI, HUKUKUNU SONUNA KADAR KORUYACAĞIZ

Yücel, “Menemen'de bir geçici yönetim atandı. Bu geçici yönetim neden? Tüzüğe göre orada da bir kongre yapılacak. 5 kişilik yönetim atandı. Arkadaşlarımız gerekli hazırlıkları yapıyorlar. Menemen'de işçilere, çalışanlara yapılan bir mobbing var. kısıtlamalar olmasaydı, Menemen ziyareti planlıyorduk. Bu arkadaşlarımızın durumunu yakından takip ediyoruz. Üniversite mezunu, öğretmen, hemşire süpürge ya da faraşa verildiğini duyuyoruz. İşçinin rızası olmadan bu uygulamaların yapılması yasal değil. O arkadaşlarımızın hakkını, hukukunu sonuna kadar koruyacağız. Bu tip uygulamalarla işçilerin alın teri üzerinden intikamcı, rövanşist bakış açısıyla bir belediyenin ve Menemen'in yönetilmesi mümkün değil. Geçici yönetim atandı. Meclis üyeleriyle istişare halindeyiz. Ömer güney ile istişare halindeyiz. Kısıtlama sonrası Menemen'deki çalışmalarımızı hızlandıracağız” açıklamalarını yaptı.

BÜYÜKŞEHİR BAŞKANIMIZLA HİÇBİR SORUMUMUZ YOK

İl Başkanı Yücel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile aralarının soğuk olduğu şeklindeki konuşmaların gerçeği yansıtmadığını da vurgulayaraka, konuyla ilgili şunları söyledi: “Büyükşehir belediye başkanımızla hiçbir sorumumuz yok. Ben herşeyden önce görev adamıyım. CHP il başkanlığı görevi neyi gerektiriyorsa onu yaparım. Kişisel sebeplerle bu görevin aksamasına izin vermem. Menemen'de de yaşadık. Bunun kasıtlı, soğukluk ya da başka sebeple açıklanması doğru değli. Bu sendika imza töreninde benim hiçbir zaman fotoğraf karesine girmek çabam olmadı. O anda öyle gelişmiştir. Sendika başkanıyla yan yana oturduk Konak Belediyesi'nde. Kasıtlı Bir şey olduğunu düşünmüyorum. Birilerine yakın, uzak ya da fotoğraf karesine girmek gibi bir çabam olmaz. O anda öyle gelişmiştir. Büyükşehirdeki katılım daha yüksekti. Bir mitinge dönüştü. Katılım fazla olduğundan yakın bir fotoğrafımız olmamıştır. Kötü bir durum olmadığı için iyiye gidişten bahsetmek doğru değil. Büyükşehir belediye başkanımız bizim için değerlidir. Onun başarısı bizim partimizin başarısıdır. Birileri spekülasyonlar yapabilir, bazı görüntüler farklı yorumlanabilir, siyasette çatışmadan yararlanmak isteyenler olabilir, işlerine gelebilir. Öyle bir durum olmadı, olmayacak. Buna ne ben ne de büyükşehir belediye başkanımız izin verir.”

HAKSIZ ELEŞTİRİLER ELBETTE OLUYOR

Görevini yaparken Menemen'de yaşanan süreçte olduğu gibi kendisine yönelik eleştirileri nasıl karşıladığı sorusunu da yanıtlayan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, “Örgüt görevi olumsuzlukları göğüslemeyi gerektiriyor. İl başkanlığı, ilçe başkanlığı, genel merkez düzeyinde genel başkan yarıdım.. bazı şeyleri göğüslememiz gerekiyor. Tamamen bizim dışımızda gelişen olaylar olabiliyor. Bir meclis üyesinin, belediye başkanının yaptığı yanlış hareket, bunları göğüslememiz gerekiyor. Bu görevi yaparken bir taraftan genel başkanımızı temsil ediyoruz, bir taraftan CHP'yi temsil ediyoruz. O yüzden yok o onu, bu bunu yaptı, öyle oldu böyle oldu demek doğru değil. Haksız eleştiriler olmuyor mu? Elbette oluyor. Biz bunlara gözümüzü, kulağımızı kapatıyoruz. Partinin başarısı, iyiliği bizim için herşeyden önemli” dedi.

İL BAŞKANI DENİZ YÜCEL'İN KONUŞMASININ DİĞER SATIR BAŞLARI:

Camiye bira şişeleri ile girildi diyor. Dönemin imamı, müezzini bunu yalanladı, böyle Bir şey olmadı dedi. Adamı sürdüler, başka bir yere verdiler. Kalkıp da chp'ye yalan makineli animasyon filmleri yapmak yalanın ta kendisi. Algı operasyonu, manipülasyon. Bu şekilde bu işi yürütüyorlar. Yakın zamanda FETÖ'nün siyasi ayağı kitapçığı ile ilgili genel bşakan ve MYK üyelerine bir soruşturma açıldı. Fezleke getirildi. Kitapçık zaten genel başkanımızın grup toplantısında yapmış olduğu bir konuşma üzerine hazırlanmış bir kitapçık. FETÖ'nün yargıdaki, bürokrasideki, emniyetteki bağlantıları, hepsi tespit ediliyor. Her nedense siyasi ayak araştırılmıyor. Somut ifadelerle, delillerle bunu açıklıyorlar, bundan dolayı soruşturma başlatılıyor.  Yine o dönemin başbakan yardımcısı Bekir Bozdoğan'ın Fethullah Gülen'e dizmiş olduğu methiyeler var. bunlar meclis tutanaklarında. Kalkıp bunları inkar edip, üzerini örtmeye çalışıp chp'yi yalanla, algı yaratmakla suçlamak kimseye artık inandırıcı gelmiyor. Bu videonun birilerini etkileyebileceğine ben inanmıyorum. Algı üzerine siyaset yapma yönteminin somut bir yansıması. Başka da bir anlam ifade etmiyor.

Hayatlarını ücretle veya günübirlik ikame ettirenlere bir imkan verilmiyor. İntiharlar başlıyor dolayısıyla. Bir ay kadar önce Karabağlar'da bir kahveci esnafı hayatına son verdi. Peker Mahallesi muhtarı. Buca'da da bir kahveci esanfı borçlarını ödeyemediği için hayatına son veriyor. Bir buçuk ay önce yine Torbalı'da bir çiftçi hayatına son verdi. Geçtiğimiz günlerde Muğla'da bir çiftçi hayatına son verdi. Ekonomik nedenlerle intihar haberleri geliyor. Hükümet sosyal, ekonomik destek yapısı hazırlanarak tam kapanma yapsaydı bunlar gerçekleşmezdi. Alınantedbirler tutarsız ve samimiyetsiz. Turizm Bakanı vakalar düşsün sezonu başlatalım diyor. İnsanların psikolojisi bozulmuş durumda. Yapılan uygulamalar tutarsız, samimiyetsiz, planlama dahilinde değil. Gerçekten halkın, toplumun ihtiyaçlarını giderebilecek imkanlar var iken, bu tercihler halktan yana kullanılmıyor.

ÇİZGİ FİLM ANİMASYONU TÜRK TOPLUMUNUN ZEKASINI HAFİFE ALMAK DEMEK 

Pandemi döneminde CHP'li belediyelerin vatandaşı nasıl kucakladığını tüm Türkiye gördü. İzmir ve dışındaki belediyelerimiz bu dönemde göğsümüzü kabarttı. Aşı uygulaması belediyeler tarafından yapılabilir mi? Yerel yönetimler herşeyden önce vatandaşla doğrudan doğruya temas eden en önemli kurum. Kendi hemşehrilerini, ilçesinde ya da ilinde yaşayan vatandaşları en iyi tanıyan, bilen, onlarla temas eden kurumlar belediyeler ve birimleri. CHP'li belediyeler elbette böyle bir yetki verilirse bunu başarılı bir şekilde uygularla. Hatta bunun finansmanını dahi yeter ki irade, niyet olsun, -İzmir'de yaşanan deprem sonrası Başkan Soyer'in öncülüğünde hayata geçirilen dayanışma modeli ülkeye örnek oldu-bu finansmanı dahil CHP'li belediyeler tarafından sağlanabilir. Belediyelerimiz kendi bütçelerinden yasal engel olmadığı sürece, desteklediği sürece bu konuda kaynak da yaratabilirler. Pandemi ile birlikte CHP'li belediyelerin yaptığı sosyal yardımların dahi engellendiğini yaşadık. Ekmek üretmesinden dağıtmasına, aş evlerinin yardım yapmasına, bağış toplanmasına kadar aklınıza ne gelirse gelsin CHP'li belediyelerin engellendiğini görüyoruz. Yakın zamanda bu konuda bir genelge yayınlandı. Yönetmelik hazırlandı ya da. Belediyelerin tek başına yardım yapmasının önüne geçecek. Bunların hepsi muhalefet partilerinin belediyelerin yapmış olduğu hizmet ve belediyelerin görünür olmasını engellemek. İşte kocaman bir yalan; CHP iktidara geldiğinde sosyal yardımları durduracak deniyordu. İstanbul, Ankara ve diğer belediyelere baktığımızda geçmiş dönemin kat be kat üstüne çıkıldı. Genel başkan yardımcımız da yakın zamanda açıklama yaptı. CHP'li belediyelerin yaptığı sosyal yardımlar yaklaşık 2 misline çıkmış durumda. Yani bu yalanlarla artık AKP'nin bu ülkeyi yönetmesi mümkün değil. Bu yalan makinesi çizgi filmine geri dönecek olursak, algı operasyonu, çizgi film vs bunlarla insanları etkilemek Türk toplumunun zekasını hafife almak demek.

PANKARTLARIN KALDIRILMASI TALİMATI HAKKINDA HUKUKİ GİRİŞİM

Pankartların kaldırılmasının hiçbir yasal dayanağı yok. Ne TCK ne Anayasa'ya göre. Biz bunlarla ilgili hukuk dışı işlemi yapan kişilerle ilgili hukuki müracaatları yapacağız. Hazırlığını yapıyoruz. Anayasaya göre düşünce ve ifade özgürlüğü var. il özel idare kanuna göre kamu kurumlarına asmak yasak veya özel kurumlara izinsiz asmak yasak. Biz il başkanlığı, ilçe başkanlığına, ya da sendika binasına pankart asılmasını engelleyen herhangi bir yasal durum yok. Suç teşkil eden Bir şey yok. Ama özellikle valiler kanalıyla hükümet bu toplumun vermiş olduğu bu tepkiye müdahale ediyor. Kolluk güçleri tarafından. Birçok yerde talimatı uygulayan kolluk güçleri de memnuniyetsiz, mutsuz. Çünkü yasal olmayan, adaletsiz bir iş yapılıyor. Ama neticede talimat gereği bunu uyguluyorlar. Ama bu yasa dışı emri verenlere karşı gerekli hukuki başvuruları yapacağız. Bu sorunun cevabını alana kadar bu soruyu sormaya devam edeceğiz.

ALKOL SATIŞI KARARI İDEOLOJİK VE GÜNDEM DEĞİŞTİRME ÇABASI

Bunun da hiçbir hukuki, haklı gerekçesi yok. Neticede bu alkol yasağıyla ilgili başta hiçbir karar yoktu, tamamen şifaen-sözlü bir açıklama vardı. Bunu dikkate almadılar. Neticede bu bir yerde insanların yaşam tarzına müdahale etme. Esnaf satarak bunu para kazanacak. Temel gıda maddelerinin satışına izin verip alkol satışına izin vermiyorsunuz. Bu tamamen ideolojik bir mesele. Hatta bir yerde bir tuzak. Buna ciddi bir tepki verilse, bir gündemi dğeiştirecekler, iki; ramazan ayında alkolu savunuyorlar diye. Kimsenin burada araya girmek, müdahale etmek gibi bir hakkı olamaz. Laik bir toplumda bunların konuşulması dahi yanlıştır. Bayrama kalmış bir hafta, böyle birşeyi ortaya atmalarının nedeni gündem değiştirme gayreti ve ideolojik. Bunun yasal dayanağı yok. Büyükşehir belediye başkanının kararın altında imzası var diye asılsız tartışma ortaya attılar. Başkanımızın bu toplantıya katılmadığı ortaya çıktı. Zaten bu konuda büyükşehir belediyesi de açıklama yaptı.

 

 

 

 

 

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş