Demokrat Gündem Demokrat Gündem
Demokrat Gündem Demokrat Gündem
İzmir booked.net
+15°C
  • Demokrat Gündem EURO : 10.1103
  • Demokrat Gündem DOLAR : 8.5832
  • Demokrat Gündem STERLİN : 11.8592
Haberler / Güncel

Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği: 'Sayın Soyer'den isteğimiz...'

28.07.2021 15:45:14

Türkiye'de bugünlerde Suriyeli ve Afgan göçmenlerin sayısının artmasının bekaa sorunu haline geldiği, ülkelerine geri gitmeleri gerektiği, işsizlik sorununu arttırdıkları şeklindeki sert söylemlerin artmasını değerlendiren Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih Ali, Suriyeli sığınmacıların yüzde 80'inin ülkelerindeki can güvenliği sorununun ortadan kalkması durumunda ülkelerine geri döneceklerini söyledi. Dernek Başkanı Ali, “On sene geçti hala yüzde 80’i savaş bitsin, süreç normalleşsin ve evimize dönelim diye düşünüyor” dedi.

DEMOKRAT GÜNDEM-RÖPORTAJ HABER- Suriye'de yaşanan iç savaşın ardından büyük çoğunluğu Türkiye'ye gelen Suriyeli sığınmacıların sayısının 5.3 milyona ulaştığını belirterek sosyal medya üzerinden bir anket başlatan Ayyıldız Hareketi Lideri Ümit Özdağ, 'Vatandaşlık verilsin' ve 'Ülkelerine geri gönderilsin' sorularını yöneltti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Özdağ'ın paylaşımına tepki gösterdi ve “Suriye’den gelenlere sordum. Diyorlar ki: ‘İlk olarak bizden önce gelenler geldikleri yere gitseler, biz de yol yordam öğrensek, sonra biz gitsek” ifadelerini kullandı.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ise tartışma yaratan bir açıklama yaparak, yabancı uyrukluların su faturası ve katı atık vergilerine on kat zam yapacağını dile getirdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Özcan'ın açıklamalarının kendisini bağladığını, partilerinin böyle bir yaklaşımı olmadığını belirtti.

Öte yandan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ise yine sosyal medya hesabından bir video yayınlayarak, "Bunlar çözemediler, çözme güçleri de yok, kapasiteleri de yok. Ama biz çözeceğiz. İnsani boyutuyla ele alacağız sorunu ve çözeceğiz. Allah'ın izniyle iktidar olduğumuzda Suriye konusunu, Suriye sorununu, Suriyelilerin sorununu da iki yıl içinde çözeceğim" ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de Türkiye'nin Suriye politikasının yanlış olduğunu vurgulayarak, Suriyeli mültecilerin gönderilmesi yönünde çözüm üretecekleri yönünde açıklamalar yaptı.

Suriyeli sığınmacılar başta olmak üzere son zamanlarda ülkeye gidişi giderek artan Afgan göçmenlerin sayısının da hızla artması Türk halkında kaygılara neden oluyor. Yapılan anket ve araştırmaların çoğunda da Türklerin çoğunun Suriyeli mültecilerin geri dönmelerini istediği, işsizliğin artmasında Suriye kökenli sığınmacıların ucuz iş gücü olarak çalışmasının/çalıştırılmasının büyük rol oynadığı şeklinde sonuçlar çıkıyor. Öte yandan su faturası üzerinden başlayan ve süren Suriyeli mülteciler konusundaki farklı açıklamalar kamuoyunda ve medya organlarında da geniş yer buluyor.

İzmir'de de sayıları 200 bini aşkın Suriyeli sığınmacının yer aldığı belirtiliyor. Sığınmacılarla dayanışma anlamında ulusal ve Uluslar arası birçok sivil toplum kuruluşu ve dernek faaliyet gösteriyor. Bunlardan biri de başkanı ve yönetim kurulunun tamamı Suriyelilerden oluşan ilk dernek olmasıyla dikkat çeken Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Muhammed Salih Ali, Suriyelilerin savaş koşullarından kaçtığını, can güvenliklerinin sağlanması durumunda yüzde 80'inin hiç düşünmeden Suriye'ye geri dönmeyi istediğini belirtti.

İzmir'e gelen Suriyeli sığınmacıların sorun ve taleplerinin çözülmesi için yoğun çalışmalar sürdüren, İzmir Kent Konseyi'ne de üye olan Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Muhammed Salih Ali, “Böyle bir oranı kimse beklemiyordu. Bazı aileler çantalarını bile açmadı, geri döneriz umuduyla. Iltica etmeyi düşünmediler. Savaş bitecek biz ülkemize geri döneceğiz diye baktılar. On sene geçti hala yüzde 80’i savaş bitsin, süreç normalleşsin ve evimize dönelim diye düşünüyor” diye konuştu.

KAFASINDA BİR SIKINTI MI VAR?

Basmane'deki dernek merkezinde biraraya geldiğimiz Dernek Başkanı Muhammed Salih Ali, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın yaptığı açıklamayı hayretle karşıladığını dile getirerek, “Bolu’da o kadar mülteci de yok. Şöhret için mi konuştu? Anlamadık bu açıklamayı. Kendisini tanımıyorum ama fikir olarak sakat. On kat fazla fatura ödesinler ne demek. Benim üzerime değil mesela su. Pratikte nasıl uygularsın? Kafasında bir sıkıntı mı var?” dedi.

SAYIN SOYER'İN DİL KURSU VE MESLEK EDİNDİRME KURSU AÇILMASI TALİMATI VERMESİNİ RİCA EDİYORUZ

İzmir'de belediyelerin destek konusunda yetersiz kaldığını belirten Muhammed Salih Ali, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer'den Suriyeli sığınmacılar için dil ve meslek edindirme kursları açması talebinde de bulundu. Dernek Başkanı Muhammed Salih Ali, talebini, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tunç Soyer'den sığınmacılar için dil kursu ve meslek edindirme kursu açılması talimatı verilmesini rica ediyoruz” sözleriyle dile getirdi.

Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih Ali ile gerçekleştirdiğimiz söyleşinin başlıklarını ise aşağıda bulabilirsiniz.

DEMOKRAT GÜNDEM- Kendiniz ve derneğin kuruluş hikayesinden bahsedebilir misiniz?

MUHAMMED SALİH ALİ-Hafız Esad döneminde Türkiye’ye geldim. Suriye vatandaşıyım. 1999 yılında geldim. Suriye’den kaçtım. Beşar Esad’ın babasının politikalarına da karşıyım. Ailem sonra geldi. Eşim zaten Türk vatandaşı zaten. Suriye ve Türkiye arasında aileler biliyorsunuz. Babam Türk vatandaşıydı. Pasaportum yoktu, evlendim burada. 22 yıldır İzmir’deyim. Tek başıma geldim. Neden İzmir’e geldim, burada akrabam vardı. Ailemiz büyüktür. İltica edince buraya geldim. Türkçe bilmiyordum. Sokakta Türkçe öğrendim. Sınıf öğretmeniydim. 1977’de beni öğretmenlikten attılar siyasi düşüncelerim nedeniyle. Burada mesleğimi yapma şansım olmadı. Esnaflık yaptım. Kemeraltı’nda spor ayakkabı satıyorum. Perakende ve toptan satıyorum. 6 çocuk var.

SURİYELİLERİN KURDUĞU İLK DERNEĞİZ

D.G: Suriye'den gelen sığınmacıların ilk zamanları ile şu andaki durumlarını karşılaştırır mısınız?

M.S.A: On sene önce Suriyeli sığınmacılar Türkiye’ye geldi. Suriye’de bu olaylar başladıktan sonra sınırlardan yüzbinlerce Suriyeli geldi. Türkiye’ye ilk gelenler. Onları duygu olarak kucakladım. Onlara rehberlik yaptım bireysel olarak önce. Baktık ki bireysel çabalar yetmiyor. Yabancılarn Şubesi vardı önce. Müdürlüğü ‘Böyle olmaz Muhammed Bey, sen dernek kurarsan daha fazla yardımcı olabilirsin’ dediler. Biz de dernek kurmaya karar verdik. Yönetimimizin tamamı 7 kişiden oluşuyor. Suriyelilerin kurduğu ilk dernek olduk. 2013’te resmen onaylandık. Ama önce de aktiftik.

İLK ZAMANLARDA SURİYELİ SIĞINMACILARA BÜYÜK DESTEK VERİLDİ

Önceleri dediğim gibi rehberlik yapıyorduk. Hangi mahallede oturalım diye soruyorlardı. Durumu olmayanlara Basmane’de, zenginler daha iyi. Suriyelilere çok yardım vardı. Kızılay, iş adamları, Türk vatandaşları çok yardım etti. O konuda bize çok yardımcı olundu. Kartopu misali büyüdük. Gelenler derneğimize ulaştı. Biz de onlara yardımcı olduk. Biz kahraman değiliz yani.

D.G: Suriyeliler evlerine geri dönmek istiyor mu?

M.S.A: Medya, işadamları, siyasetçiler hep destek oldular. Bu krize nasıl çözüm bulabiliriz diye birlikte çalıştık. Bazı günlerde üç dört tane toplantı yapıyorduk. Bu kriz normal bir kriz değil. 2016 yılında AB 17 büyükelçinin katılımıyla İzmir’de bir toplantı düzenledi. Beni de çağırdılar. İzmir’de kaldırımlarda bile insanlar yatıyordu. Bu yolu nasıl kapatabiliriz diye kafa yorduk. Denizde binlerce Suriyeli can verdi oradan kurtulmak için. İzmir Avrupa kapısıydı gelenler için. Yük bayağı ağırdı. Türkiye de hazır değildi. Tek bir günde 300 bin kişi kaçtı mesela. Böyle bir oranı kimse beklemiyordu. Bazı aileler çantalarını bile açmadı, geri döneriz umuduyla. Iltica etmeyi düşünmediler. Savaş bitecek biz ülkemize geri döneceğiz diye baktılar. On sene geçti hala yüzde 80’i savaş bitsin, süreç normalleşsin ve evimize dönelim diye düşünüyor.

SURİYELİLER BAYRAMLAŞMAYA GİTMİYOR, GİDİP....

D.G: Suriyeliler, her bayramda ülkelerine gidiyorsa güvenlik sorunu yok demek ki' şeklinde eleştiriler var?

M.S.A: Mülteciler çoğunlukla kuzeyden geldi. Halep, Rakka, Deyr'ul Zor, İdlib’den. Bu vilayetler çiftçilikle uğraşıyor. İşçi değiller. Herkes göçebilir ama arazi sahibinin göçmesi zordur. Onları topraktan, çiftçilikten kopmaları çok zor. Acaba benim köyde elektrik, su, altyapı hala var mı diye merak ediyorlar. Suriyeliler bayramlaşmaya, gezmeye gidiyorlar diye eleştiriler var. Onlar gezmeye değil köylerine, arazilerine bakıyorlar. Bakıyorlar akraba varsa, köy varsa, yaşama imkanı varsa bir kısmı geri dönüyor. Geçen sene, ondan önce bayrama gidenlerden bir bölümü geri dönemdi. Bir kısmı harabe halinde gördü köyünü, sağlık, eğitim, altyapı ve can güvenliği yok. O nedenle tekrar Türkiye’ye geri geldi. Kim kaldı ki bayramlaşmaya gitsinler. Bu eleştiriler haksız. Hala güvenli bir bölge yok. Bana da soruyorlar, iltica yasasını bilmiyorlar. Kabul etmiyorlar. Sanki Suriyeliler onlara ortak olmuş ve rekabet ediyorlar diyorlar.

ALMANYA'DA DA 3 MİLYONU AŞKIN TÜRK VATANDAŞI VAR VE HER YIL TATİLE GELİYORLAR

Sadece Almanya’daki 3 milyon Türk vatandaşı iş bulmak dolayısıyla oraya gitti. Türk ve Alman vatandaşı olmuş. Her yıl da tatile geliyorlar. Akdeniz ve Ege’ye geliyorlar. Bunu görmezden geliyorlar.

'MİSAFİRE İKİ GÜN ET VEREBİLİRSİN AMA BİR AY KALDI MI ÇORBA BİLE AĞIR OLUR'

Ilk geldiklerinde çok yardımcı olundu. Hem Türkiye hem Türk halkı. İsmimiz misafir, muhacir, mülteci idi. kucakladılar bizi. Unutmayacağız ve teşekkür ediyoruz. Hem halk hem devletin bir hazırlığı yoktu Suriyelilere karşı hem de yük ağır tabiki. Büyükelçilere de söyledim. Türkiye’ye de bayağı bir yük yüklendi. Alman büyükelçisine de söyledim. Size yüz bin gelmiş kıyameti kopartıyorsunuz, Türkiye’ye 3 milyon gelmiş, yardım etmiyorsunuz. 'Almanya’da sen bir mülteci için kişi başına 100 dolar harcıyorsan, 25 dolar ver Türkiye’dekilere. Kimse sizin ülkenize gelmez' dedim. Bizim ahlakımız, sosyal davranışımız, dinimiz farklı. Doğru söylüyorsun dediler. Sonra anlaşma yapıldı Türkiye’ye yardım sözü verildi. Türkiye halkı bayağı yardımcı oldu. Misafir sana geliyor, bir iki gün et verebilirsin ama bir ay kaldı mı çorba bile ağır olur. Suriyeliler mecburiyetten çok düşük miktarlara, sigortasız çalıştı. Çalışıyor. Fazla mesai yapıyorlar. Önceden zaten işsizlik vardı, suriyeliler geldi işsizlik arttı.

İMKANLARI, İŞLERİ YOK AMA ÇALIŞMAK ZORUNDALAR, SUÇ MU İŞLESİNLER

D.G: Suriyeli sığınmacılar işimizi elimizden alıyor eleştirilerine ne diyorsunuz?

M.S.A: Ayakkabıcılar sitesinde yürüyüş oldu. Oraya gidip konuşma yaptım. 'Imkanları yok, işleri yok, kimse yardımcı olmuyor, çalışmak zorundalar, siz de onlara yardımcı olun. Suç mu işlesinler?'dedim. Suriyeliler ev kirası vermiyor, telefon kontörleri bile bedava, hastaneden bedava yararlanıyorlar, parklarda nargile içiyorlar, bizim askerimiz savaşa gidiyor onlar denize, tatile gidiyorlar diye medyada da çok haber oldu. Bir Suriyeli hırsızlık yapmış diyelim, demiyorlar ki bir kişi yapmış, tüm Suriyeliler böyle diye bir algı oluşuyor. Bütün mültecilere aynı gözle bakıyorlar.

'BİZ MİSAFİRİZ, HAREKETLERİMİZE DİKKAT EDELİM, TAHRİKLERE KAPILMAYALIM' DEDİM

D.G: İzmirlilerin bakışı nasıl size? Zaman zaman İzmir'de de gerginlikler oldu?

M.S.A: İzmirliler başka kentlerden daha farklı. İlk derneği kurduk. Bütün mahallelerde üyemiz. Bize bağlı 8 bin üyemiz var. Bütün mahallerde temsilcilerimiz var. Bütün sorunlar bize anında whatsapp ve facebook üzerinden geliyor. Biz misafiriz, hareketlerimize dikkat edelim, tahriklere kapılmayın, size bir şey söylendiğinde duymayın, iki genç parkta ters baktılar siz ordan uzaklaşın, tartışmalara girmeyin diye çok görüşmeler yaptık. Mesela Pınarbaşı’nda gerginlik oldu. Biz ve diğer dernekler müdahale ettik. Mahallelilerle ve Suriyeli mültecilerle görüştük. Onlara söyledim, birkaç gün evden çıkmayın. Gerginlik bitinceye kadar evden çıkmayın dedim, bir hafta. İzmir’de öyle bir kavga, gerginlik hala bu saatte de yok. Laflar sözler var ama tam gerginlik olmadı.

PANDEMİ GELDİ, ATÖLYELER-FABRİKALAR DURDU, BAŞKA GELİRLERİ YOK, YARDIM DA YOK

Şikayetleri bir kenara bırakıyoruz. Yaklaşık 200 bin Suriyeli var. 150 bini kayıtlı sanırım. 50 binin ya adresi değişmiş ya da kayıt yapılmamış. 3 senede bir projemiz var. Fransız bir kuruluş var, WAHAB, 650 kadına burada Türkçe kursu verdik. Bir kısmı şu anda hastanelerde çalışıyorlar. Kadın kollarımız var. Kent Konseyi’ne üyeyiz. Bir kısmı burada olmaktan memnun. Işsizlik var, iş bulmakta zorlanıyorlar. Üzerine pandemi geldi. Işler durdu. Atölyeler, fabrikalar durdu, o da etkiledi. Başka bir gelirleri yok. Yardım da yok. Kızılay üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere, kişi başı 150 lira veriyor. O da kiralarını ancak karşılıyor.

BELEDİYELER YARDIMDA YETERSİZ

D.G: Pandemi sizi de çok etkiledi. Sivil toplum kuruluşları, belediyeler, hükümet kurumlarının yardımları yeterli mi?

M.S.A: Belediyeler yardım etmiyor. Bir koli gıda gelirse bize de veriyorlar. Üç dört ay önce 400 koli verdiler. Kime vereceğiz kime kalacak. Bazı işadamları bize yardımcı oluyorlar. bayram zamanlarında. Iki dana gönderdiler mesela geçen bayramda. Kışın bazen kömür gönderiyorlar. Özellikle yetim ailelerine veriyoruz. 250 aile var babasız çocukları olan. Onlara yardım ediyoruz. Elimizde listeler var. AB Kızılay üzerinden yardım ediyor. Iş bulmakta çok zorlanıyorlar şu anda. Biz dernek olarak birkaç tane projede AB yardımcı oldular. İşitme cihazları aldık İsviçre’den büyükelçiliğinden, 60 işitme cihazı verdik. Göz ve gözlük muayeneleri için Avusturalya’dan yardım aldık. Mülteci engelliler ile ilgili şu anda bir projemiz var.

BOLU'DA O KADAR MÜLTECİ YOK Kİ...

D.G: Bolu Belediye Başkanının son açıklamalarından haberiniz vardır sanırım. Nasıl karşıladınız bu açıklamayı?

M.S.A: Bolu’da o kadar mülteci de yok. Şöhret için mi konuştu? Anlamadık bu açıklamayı. Kendisini tanımıyorum ama fikir olarak sakat. On kat fazla fatura ödesinler ne demek. Benim üzerime değil mesela su. Pratikte nasıl uygularsın? Kafasında bir sıkıntı mı var?

CHP BURADA DA İKTİDAR VE BİZE YARDIMCI OLUYORLAR

D.G: İzmir'de de CHP'li yerel yönetimler iktidar. Memnun musunuz? Sorun yaşıyor musunuz?

M.S.A: CHP burada da iktidar. Kent Konseyi ile aramız çok iyi. Bize yardımcı oluyorlar. 200 bin mülteci İzmir’de var. Belediyesi CHP. Sevmeyen var ama kimse böyle açıklama yapmıyor. Iltica haktır. Acaba bilmiyor mu? Yarın Bolu Belediye Başkanı bir yere göç etmek zorunda kalırsa, ona nasıl davranılmasını ister? Onun da yakınları vardır yurtdışında yaşayan, mülteci olan.

KILIÇDAROĞLU VE BAŞKA SİYASİLER GÜVENLİK SORUNUNU ÇÖZER İSE ....

D.G: Sayın CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener gibi muhalefetteki siyasi parti temsilcileri iktidar olmaları durumunda 2 yıl içinde sorunu çözeceklerini söylüyorlar?

M.S.A: Eğer sayın Kılıçdaroğlu veya başka bir siyasi Suriye’de güvenlik sorununu çözer, can güvenliği ortamını sağlarsa biz de onun yanında oluruz. Suriyeliler de sağol der ve ülkemize geri dönmek istiyoruz der. Biri can güvenliği için kaçmış gelmiş. Can güvenliği olsa neden gelsin, neden ülkesini terk etsin? on yaşında gelmiş şu anda 20 yaşında, bir kızı sevmiş evlenmiş o gitmez. Biri iş bulmuş, burada okumuş, artık gitmez. Üniversite öğrencileri var. Okuyanlar da var burada. Yetenekli olanlar var. Ama çoğunluğu gidecek.

D.G: Suriyelilere Türk ekonomisine yük mü yoksa katkı mı sunuyor size göre?

M.S.A: Durumu iyi olanlar da var, iş kuranlar. Ama oranları yüzde bir. Türkiye'ye sermayesini getirmiş insanlar var. Büyük fabrikalar kurdular. Tabi sayısı az. Ölümden kaçanlar yurtdışına kaçtı. Biz ölüyoruz, ya kurtaracağız ya öleceğiz diye kaçtılar. Öyle cevap verdiler. Insan ticareti kaçakçıları onları uyardığım için, seni vuracaklar diye beni uyardılar.

SURİYELİLERİN TÜRK EKONOMİSİNE KATKISI VAR

Suriyeliler geldikten sonra ekonomiye katkıları da oldu. Mesela ben esnafım burada. Kime-hangi işverene sorsanız, mülteci geldikten sonra biz kazanmaya başladık diyor ayakkabıcı işverenleri. Bu sokakta Anafartalar Caddesi, ölüydü. Suriyeliler geldikten sonra bütün dükkanlar açıldı, canlandı. Bir kısmı Halep’teki fabrikalarını Antep’e getirdiler. Katkısı var. Türkiye'ye zararı yok. Iltica haktır. Bunu bilmemiz gerekiyor. Herkesin başına gelebilir. Gelmiş de. Türkiye bu konuda acemi bir ülke değil.

ATATÜRK DE GÖÇMEN KÖKENLİ DEĞİL Mİ?

D.G: Göçmen olmak, sığınmacı olmak nasıl bir duygu? Sizi üzüyor mu tüm bu açıklamalar ya da size yönelik sert söylemler?

M.S.A: Atatürk Cumhuriyet'i kurdu. O da göçmen. Selanikli. Her göçmenin zararı yok, tersine faydası var. Kültür de zenginleşecek. Bir bahçede tek bir çiçek olursa, tek renk olursa güzel mi? Ne kadar çok renk, ses o kadar zenginleşme. Suriyeliler kimseye rakip değil. Örnekleri çok.

BÜTÜN SÜRİYELİLERE MAL ETMEYİN LÜTFEN

Bir suriyeli karton topluyor, para görmüş. O cüzdanı karakola götürüp veriyor. Ya da altın görmüş gidip sahibine vermiş. Her millet de olumsuz davrananlar olabilir. Her evde bir kanalizasyon vardır. Ama bunu tüm Suriyelilere mal etmeyin lütfen. Çete de var, iyisi de var kötüsü de var her milletin. Toplantılara biz katılıyoruz. Entegrasyon tek taraflı olmaz. Türk vatandaşı da yardım etmezse olmaz. Siz de bir adım atın.

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ DİL VE MESLEK EĞİTİM KURSU VEREBİLİR

D.G: İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilişkileriniz nasıl? Talebiniz oldu mu onlardan hiç?

M.S.A: Bütün etkinliklere Suriyelileri de çağırsın büyükşehir belediyesi. Dünya Kadınlar Günü’nde her sene fuarda bize stant veriyorlar, onlara teşekkür ediyoruz. Bisikletli yürüyüşe de katılıyoruz. Kent konseyi ile 20 Haziran’da konser yapıyoruz. Yeterli değil. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tunç Soyer'den sığınmacılar için dil kursu ve meslek edindirme kursu açılması talimatı verilmesini rica ediyoruz. Bir nesil kaybolmuş. Suriye'de 6 sene okumuş, buraya gelmiş Türkçe bilmiyor, okul hayatından uzaklaştı. Onlar kayıp nesil. Yerine mesleki eğitim verilsin. Halk eğitim dil kursu açıyor ama sabah öğlen arası. Çalışıyorum. Zamanları iyi ayarlanmalı. Veya imkan var ise, kursa-okula gidebilir, eğitim boyunca yaşamaları için maddi destek gerekiyor.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş