Demokrat Gündem Demokrat Gündem
Demokrat Gündem
İzmir booked.net
+15°C
  • Demokrat Gündem EURO : 18.5020
  • Demokrat Gündem DOLAR : 17.9689
  • Demokrat Gündem STERLİN : 21.8895

Z

27.06.2022 10:26

10-19 Haziran 2022 tarihlerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi  2. Film ve Müzik Festivali düzenledi. Covid günlerinde iki yıl boyunca evlerdeydik. Zamanla yasaklar teker teker kalktı, son olarak da maskelere veda ettik. Etkinlikler yasakların kalkmasıyla uyumlu yavaş yavaş başladı ve film festivalleriyle taçlandı. Salonda maske taksak mı takmasak mı, kafalar karışıktı. Maskelilerle, maskesizler birlikte, film izleme keyfini yaşadık. Festivalde birkaç film izleme fırsatım oldu.

‘Z’ filmini sizinle paylaşmak isterim.

Z, yıllardır izlemek istediğim bir filmdi. 1969; Cezayir, Fransa ortak yapımı. Hakkında yazılmış onlarca eleştiri okudum. Filmde ülke adı hiç geçmese de eleştirmenler filmin 1967-1974 yıllarında Yunanistan’da hüküm süren askeri yönetimi eleştirdiğini yazar. Solcu milletvekili Gregoris Lambrakis’in Yunanistan’da 1963 yılında öldürülmesiyle gelişen olaylardan esinlenerek kurgulandığı düşünülür. 17 Haziran Çarşamba akşamı saat 21:00’e konmuş ‘Z’nin gösterimi. Salonun neredeyse beşte biri doluydu. Hafta içi 21:00’de başlayıp 127 dakika sürecek bir film için izleyici ilgisi dikkate değerdi.

Film başladığı anda ekrana bir yazı ve altına da Türkçesi geldi. “Filmde gördüğünüz olaylar ve kişilerin sizin yaşadığınız olaylar ve kişilerle benzeşmesi vardır, doğrudur. Kasıtlıdır.” Haydaaa….

‘Z’nin konusu şöyle; Dr Lamnrakis ve dostları  Saray’a karşı siyaset yapan politikacılardır. Devrimci-sosyalist bir politikacı olan Dr Lamnrakis ve ekibi  barışı savunmak için bir Söyleşi düzenlemek isterler. Söyleşi’nin düzenlenmemesi için; kapalı kapılar arkasında; “bizim yaşadığımız olaylara benzer” olaylar yaşanır. Uzun uğraşlardan sonra Söyleşi için küçücük bir salona razı olunur. Salonun dışına hoparlörler koyar içeriye giremeyenlere ulaşmaya çalışırlar. Cadde olay çıkarmak amacıyla oraya gelmiş/getirilmiş kişiler ve polisle doludur. Dr Lamnrakis; söyleşi bitince salonun hemen karşısında olan oteline yürürken,  derin devletin organize ettiği bir suikastla öldürülür. Cinayetten sonra devlet ve ordu olayı örtbas etmek için katillerin yanında olur, delilleri ortadan kaldırır. Sırf cinayet şeklen araştırılmış olsun diye davaya bir savcı atanır. Savcının tüm çabası olayın aydınlatılmasıdır. Araştırma yaparken polis ve askerin suikastın arkasındaki varlıklarının delillerine ulaşır. Derken bir tanık ortaya çıkar. İfade vermeye giderken, yolda, o da saldırıya uğrar. Hastaneye kaldırılır. Hastanede, Dr Lamnrakis katili, onu da öldürmeyi denerken elinde koca bir sopayla yakalanır. Sanığın orada olmasına gerekçe hazırlayan evraklar devlet tarafından hazır edilir. Bu arada Dr Lamnrakis’in sempatizanları yerlere kireçle ‘Z’ yazar. ‘Z’ Yunanca’da ölümsüz demekmiş, bunu öğreniriz. Olayın derinine indikçe katille ve provokatörlerle generallerin  teması/birliktelikleri ortaya çıkar. Savcı devletin üst kademelerindekiler tarafından açıkça uyarılır ama geri adım atmaz, araştırmasını sürdürür. Cinayete azmettiren, süreci yürüten, yöneten, delilleri, tanıkları yok eden en tepeden aşağıya kim var kim yoksa ifadeye çağırır. Suçlamalarını yöneltir.

Derken masmavi bir denizin kıyısında beyaz bir araba durur. Hava nefistir; bulutsuz bebek mavisi bir gökyüzü. Güzel bir mayıs sonu havasını neredeyse siz de yaşar gibi oluyorsunuz. Araçtan Dr Lamnrakis’in ekibinden avukat dostu iner. Deniz kenarında, arkadaşlarıyla piknik yapan Dr Lamnrakis’in eşine cinayetle ilgisi olan herkesin cezaya çarptırıldığını ve hapse atıldığını söyler. Sanki sizin de gönlünüze bahar gelir. Ekranda yazılar belirmeye başlar. Şu kişi şu cezayı aldı, bu kişi bu cezayı aldı diye. Yazar, yazar. Sonra muhalefet seçimler için uzlaştı yazısı, sanki kalbiniz duracak. ‘Oh diyorsunuz, oh..’ sonra ekrana yeni bir cümle gelir: ”Seçimlerden önce darbe oldu.” Yazılar akmaya devam ediyor; “Suikastın şu tanığı kalp krizinden öldü, bu siyasetçi trafik kazasında öldü…” Dr Lamnrakis’in o avukat dostunun adı görünür ekranda. “İfadesini verdiği sırada, Adliye Binasının 7. katından atlayarak öldü.”

Film bitti.

Yönetmenin, oyuncuların isimleri; yazdı... Ekran karardı. Işıklar yandı. Salonda çıt yok. Kimse yerinden kıpırdayamıyor. Görevli geldi, kapıları açtı. Derin bir sessizlik. Belki iki üç dakika herkes öylece oturdu. Sonra bir şekilde yerimizden kalktık ve salonu boşalttık.

Bu filmdeki gibi; Saray’a, derin devlete karşı olanlar oturdukları yerden, içlerinden muhalefeti destekleyerek  filmin sonunu değiştiremiyor. Filmin sonunu değiştirebilmek için, sizce oturup seyretmekten başka ne yapabiliriz?

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
Canan Sandal | 27.06.2022
Z bize hiç yabancı değil .

E-Bültenimize abone olmak için email adresinizi kaydedebilirsiniz.