Demokrat Gündem
Demokrat Gündem
İzmir booked.net
+15°C
  • Demokrat Gündem EURO : 10.3542
  • Demokrat Gündem DOLAR : 8.6749
  • Demokrat Gündem STERLİN : 12.1270

SORUN DEĞİL!

14.05.2021 11:55

Turizm Sezonu öncesinde pandemi nedeniyle ‘tam kapanma’ dönemine girdik.

Resmi kayıtlara, yani Sağlık Bakanlı’nın açıklamalarına göre işler yolunda.

‘Kısıtlamaların kademeli olarak kalkacağı günlere yaklaşıyoruz!’

Ama yabancılar böyle mi, düşünüyor?

Baksanıza;

‘Seyircili oynatmaya hazırız’ diye yöneticiler konuşurken, şu açıklama geldi.

‘Manchester City ile Chelsea'yi 29 Mayıs'ta karşı karşıya getirecek olan Şampiyonlar Ligi Finali, Atatürk Olimpiyat Stadı yerine Portekiz'in Porto şehrindeki Estadio Do Dragao Stadı'nda oynanacak.’

Hâlbuki kaç zamandır tüm hazırlıklarımızı yapmıştık.

Bu arada;

Ege Bölgesi’ndeki turizm ilçelerinin belediyelerine çağrıda bulunan Destination İzmir başkanı Bülent Tercan, ‘Belediyeler bayramdan sonra ilk iş gereken önlemleri almalı. Zaten geçen yıl turizmden umduğumuzu bulamadık. Turizm potansiyeli yüksek ve turizm ekonomisinden geçimini sağlayan ilçelerin belediyeleri sezona hazırlıksız yakalanmamalı.

İlçelerin gelişmesi, buralarda yaşayan  halkın refahı ve ilçelere önemli katma değer sağlayan tesislerin beklentileri bu yönde. Ayrıca 5393 sayılı yasa da bunu emrediyor.’ dedi.

Yani:

Turizm gelirleriyle geçinen ilçelerin belediyelerinin başka şansı veya ihmal etme lüksü yok.

Özellikle Çeşme, Foça, Kuşadası, Bodrum, Marmaris gibi turizm gözdesi beldelerin yerel yönetimlerinin bu hazırlık sürecinde daha etkin olmaları gerekir!

Bülent Tercan açıkça ‘ağlamayı bırakın!’ diyor…

Ve devam ediyor:

‘Elbetteki hükümetin çizdiği sınırlar, belirlediği kurallar çerçevesinde turizm yapılacak ve devletten de destek beklenecek.

Ama bu boş oturmak, sezonu verimli geçirmek adına hazırlık yapmamak anlamına gelmiyor.

Denizi ile turistleri büyüleyen beldelerde, plajları mesafeli hale getirmek, şenzlonglar arası mesafe hazırlıkları yapmak, ilçe merkezlerinde Hijyen alarmı vermek, zabıtalar vasıtası ile ilçelerin pandemi ile doğru orantılı turizm hazırlıklarını organize etmek gerekiyor.’

Özetle
Tren daha sefere çıkmadan, makas değiştireceğe benziyor.

İddiaya göre belediyeler de hazırlıklarını yapmıyor.

Olabilir…

Ama;

Bülent Beyin,

‘Oteller güvenli turizm sertifikasının gereğini yapıyor kurallara uyuyor. Çeşme, Bodrum, Foça, Kuşadası gibi kıyı belediyeleri de aynı otellerinkine benzer Güvenli Turizm İlçesi Sertifika Kuralları’nı uygulamalıdır.’ Sözü tartışma götürecek cinsten…

Yine söylediğine göre;

‘5393 sayılı Belediye Yasasına göre; turizm belediyelerin kanunen asli görevi.’

Bu da tartışılacak bir konu…

Sonuç şimdiden belirlenmeye çalışılıyor:

CHP’li belediyeler ile iktidardakiler arasında ‘sen- ben mücadelesi’ şimdiden başlıyor…

Bu da bizi sıkıntılı günlerin beklediğini gösteriyor…

Umarım bunlar olmaz, herkes aklını başına alır, görevini yapar…

Daha geçen gün bir belediye başkanımız, ‘alacaklarımızı alamıyoruz!’ diye dert yanıyordu…

Kimden mi?

Artık bunu da siz bulun…

Çünkü belediyelerin gelirleri pandemi nedeniyle yarı yarıya düştüğü gibi ihtiyaç sahiplerine ve esnafa yardımlar da elde avuçta bir şey bırakmıyor.

Yoksa, masaların arasını ya da plajları mesafeli hale getirmek bir günü değil, bir saati alır…

 

*- 4 GÜNDE NE OLDU?

Bayram öncesi yazdım.

‘Çin’in Şincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Müslüman Uygurlar’a yönelik baskıcı politikaları, ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nda tartışıldı.’ diye…

Oturumda Türkiye ve diğer Müslüman ülkelerin duruşları da gündeme geldi.

Neden Arap ülkeleri ‘Müslüman Türk Uygurların haklarına sahip çıkmıyorlar’ tartışmanın ana konusuydu…

Dikkatimi çeken, okuyucularımla paylaştığım nokta şuydu:

‘Şincan’daki kamplardan kurtulmayı başaranlardan bazılarının daha önce bu kamplarda kadınların zorla kısırlaştırıldıklarını iddia etmesiydi.’

Çin ise Şincan Uygur Özerk Bölgesi’nde soykırım iddialarını reddediyor, bu bölgede yoksulluğun ortadan kaldırıldığını ve atılan bazı adımların terörle mücadele amacı taşıdığını iddia ediyor.

Hatta bazı Türk gazetecileri de, (İzmir dahil) davet ederek götürdüler, gezdirdiler, hediyelerini verdiler ve ağızlarından beyanatlar da aldılar.

Nedense bunu bizimkiler gizledi…

Çin’in atağı hemen geldi.

Nasıl mı?

 

*-  POLİTİKA BÖYLE OLUR

13 Mayıs 2021 Perşembe günü Çin’den gelen ilk haber ve açıklama şöyle idi:

‘Çin, Filistin’e omuz verdi: Destekliyoruz!..’

Ne alaka değil mi?

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chungying, yaptığı açıklamada başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletlinin kurulmasını desteklerken, ülkenin BM Daimi Temsilcisi Zhang Hun ise İsrail’in bir an önce zorla tahliye ve yıkımları durdurması gerektiğinin altını çizdi.

İsrail’in Kudüs’te yer alan Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki Filistinlileri zorla tahliye etme girişimleri ve Mescid-i Aksa’ya dönük provokasyonları çatışmaları beraberinde getirdi.

Filistin’den ateşlenen füzeleri İsrail’in saldırı izlerken, her iki tarafın kayıpları artmaya devam ediyor.

Süreci endişeyle izlemekle yetinmeyerek açıklama yapan ülkelerin başında ise Çin Halk Cumhuriyeti geliyor.

Çin’in hesabı belli…

Birleşmiş Milletlerde Arap ve 3. Dünya ülkelerinin desteğini sağlamak Amerika’ya karşı…

Bu ülkelerle ticaretini arttırmak…

Çünkü bu arada bir başka açıklama yaptılar:

‘Biz Amerika’yı geçmek niyetinde değiliz. Ama ticarette en büyük rakibiyiz’ diye…

İşte fırsatçı atılımlardan biri…

Bir yandan da Türkiye’ye ‘senin gibi düşünüyoruz!’ mesajını verdiler…

Aşılar da bugün geldi…

Bir noktada bizim de sözcümüz gibi konuştular:

Çinli diplomat İsrail’in atması gereken adımları şu şekilde sıraladı:

‘İsrailli yetkililer, Müslümanlara dönük şiddet, tehdit ve provokasyonları önlemek için gerekli tedbirleri almalıdır.

Kudüs’ün Eski Şehir bölümündeki kutsal yerlerin tarihi statükosu her zaman korunmalı ve ona saygı gösterilmelidir.

Çin, Doğu Kudüs’teki Şeyh Cerrah ve Silwan Mahalleleri’ndeki Filistinli ailelerin gittikçe artan bir şekilde tahliye edilmesinden derin endişe duyuyor.

Çin, İsrail’i yıkımları, tahliyeleri ve tüm yerleşim faaliyetlerini durdurmaya çağırıyor. Durumun değişkenliği ve tırmanma potansiyeli dikkate alındığında, Güvenlik Konseyi’nin iki devletli çözüme bağlılığını yinelemesi gerekiyor.’

 

*- BAK SEN ŞU ÇİNLİLERE

Amerikalılar ve Uygurlular üç gün önce ne demişlerdi?

‘Uygurlu kadınlar kısırlaştırılıyor!’

Bu kez Çinliler değişik bir taktik denediler…

‘Bağırıp çağırıp yok böyle bir şey!’ demediler.

Nasıl hareket ettiler…

Bayram günü öğleden sonra şu açıklamayı gönderdiler:

‘Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin nüfusu 4 kat arttı!’

 Gönderiyi birlikte okuyalım:

Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde nüfusun 68 yıl boyunca dört kattan fazla arttığı bildirildi.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu tarafından yayımlanan 7. Ulusal Nüfus Sayımı Raporu’nda,  1953-2020 yıllarını kapsayan 68 yıl boyunca, Xinjiang’da nüfusun dört kattan fazla artarak, 25 milyon 850 bini aştığı kaydedildi.

Xinjiang’da yıllara göre nüfus artışı ise şu şekilde:

-1953’te 4 milyon 873 bin 608

-1964’te 7 milyon 270 bin 67

-1982’de 13 milyon 81 bin 681

-1990’da 15 milyon 155 bin 778

-2000’de 19 milyon 250 bin

-2010’da 21 milyon 813 bin 334

-2020’de 25 milyon 852 bin 345

Xinjiang’da yıllara göre nüfus artışı (milyon kişi)…

Aynen ‘siyasi’ ya da ‘ülkeler arası satranç’ gibi değil mi?

Herhalde hiç biri sonunda ‘şah’ ya da ‘mat’ diyemeyecek…

Bekleyip göreceğiz…

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş