Menemen Devlet Hastanesi'nde gerçekleşen olayda sağlık çalışanı hasta tarafından muayene odasında darp edildi. Saldırgan daha sonra yanında getirdiği bıçak ile tehditler savurdu. Koridorda bulunanlar tarafından olaya müdahale edilmesi üzerine saldırgan olay yerinden kaçtı. İzmir Tabip Odası duruma tepki gösterdi. İzmir Tabip Odası Başkanı Çamlı, "Sağlıkta şiddetin sona ermesi, yöneticilerin bu konuda bir irade ortaya koyması ile mümkündür" dedi.
Menemen Devlet Hastanesi'nde gerçekleşen olayda görevli psikiyatri uzmanı bir hasta tarafından muayene odasında darp edildi. Sağlık çalışanını darp eden kişi ardından ardından yanında getirdiği bıçak ile tehditler savurdu. Koridorda bulunanlar tarafından olaya müdahale edilmesi üzerine saldırgan olay yerinden kaçtı. Saldırganın polis tarafından yakalanması için çalışma başlatıldı. İzmir Tabip Odası duruma tepki gösterdi ve Başkan Çamlı açıklama yaptı.

İzmir Tabip Odası Başkanı Op. Dr. Lütfi Çamlı, "Bunun yanında sağlık kuruluşları, hasta veya hasta yakınlarının yanlarında bıçak ve silahlarla elini kolunu sallayarak dolaştığı sürekli risk barındıran işyerleri haline gelmiştir. Bugün, meslektaşımız darp edilmekten kurtulamadı ancak şans eseri bıçakla yaralanmaktan veya ölmekten kurtuldu. Sağlıkta şiddetin sona ermesi, yöneticilerin bu konuda bir irade ortaya koyması ile mümkündür" dedi.
İzmir Tabip Odası Başkanı Op. Dr. Lütfi Çamlı gazetemize yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Oda olarak hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirterek, "Sağlıkta şiddet, pandemi döneminde de hiç durmadan devam etmekte.Şiddetin nedenlerine baktığımızda sağlık sistemindeki bir takım yapısal sorular bunu körüklüyor. Özellikle bu sağlıkta dönüşüm politikalarının getirdiği hasta beklentilerinin yüksek olması, kışkırtılmış bir hasta talebinin yaratılması, bunun karşılığında da bu taleplerin karşılanamaması, zaten mümkün değil, şiddette en önemli etken. Örneğin vatandaş istediği gün istediği saate bir sağlık kuruluşuna gidip randevu almadan, hiç sıra almadan muayene olmasını, tomografinin çekilmesini istiyor, hatta aynı gün ameliyat olmak istiyor. Bunun karşın reçetelerin kendi isteği doğrultusunda yazılmasını istiyor, orada olmamasına rağmen ağrı kesici ve antibiyotiğin eklenmesini istiyor ya da çalışansa rapor talebinin karşılanmasını istiyor. Bu talepleri hukuğa ve mevzuata uygun olup olmaması sorgulanmıyor, talepler karşılanmayınca şiddet ortaya çıkıyor.
Bunun yanında sağlık kuruluşları, hasta veya hasta yakınlarının yanlarında bıçak ve silahlarla elini kolunu sallayarak dolaştığı sürekli risk barındıran işyerleri haline gelmiştir. Güvenlik önlemlerinin hiç olmadığı veya esnek olduğu sağlık kuruluşlarında, sağlık çalışanları hayati risk altında çalışmaktadır. Bugün, meslektaşımız darp edilmekten kurtulamadı ancak şans eseri bıçakla yaralanmaktan veya ölmekten kurtuldu.
Sağlıkta şiddetin sona ermesi, yöneticilerin bu konuda bir irade ortaya koyması ile mümkündür. Sağlıkta şiddetin önlenmesi konusunda caydırı önlemler almaktan kaçınan yöneticiler şiddeti doğuran nedenleri ortadan kaldırmak yerine gerçekleri örtmeye çalışmaktadır.
TTB ve Tabip Odaları olarak yıllardır ısrarla vurguladığımız ve talep ettiğimiz önlemlerin hızlı bir şekilde alınmasını ve yasal düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz "