Türkiye, 2028 yılında yapılması planlanan genel seçimlerin takvimini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olup olamayacağı tartışmalarını konuşurken Saray’dan süreci tamamen yeni bir hukuki zemine oturtan çok kritik bir açıklama geldi.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, daha önce gündeme getirdiği 16 Nisan 2028 seçim tarihi önerisine yönelik eleştirilere ve “anayasal hile” suçlamalarına sert bir dille yanıt verdi. Kamuoyundaki bilgi kirliliğini gidermek amacıyla kaleme aldığı kapsamlı yazıda Uçum, mevcut mevzuata göre seçimlerin olağan tarihinin sanıldığı gibi 14 Mayıs değil, 7 Mayıs 2028 Pazar günü olduğunu belirterek, önerdiği tarihin siyasi ve sosyal açıdan bir erken seçim olarak nitelendirilemeyeceğini ifade etti.
“Erken Değil, Döneminde Ama Öne Alınmış Seçim”
Mevcut sistemi parlamenter dönemin ezberleriyle okuyanların yanıldığını dile getiren Uçum, önerilen formülün hukuki niteliğini net cümlelerle savundu.
Ortaya konulan takvimin sadece üç haftalık bir zaman kaydırmasından ibaret olduğunu belirten Başdanışman Mehmet Uçum, “Önümüzdeki genel seçimler için önerdiğimiz 16 Nisan 2028 tarihi siyasi ve sosyal manasıyla bir ‘erken seçim’ tarihi değildir. Zamanında yapılacak seçimin sadece üç hafta öne alınmasıdır. Bu öne alma TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi kararıyla olur. Bu karar sanıldığı gibi olağan seçim gününden üç hafta önce alınmayacaktır. TBMM buna karar verirse 2028 yılında 9 ila 15 Şubat günlerinden birinde bu kararı alabilir” diyerek sürecin meclis iradesiyle ve aylar öncesinden ilan edilerek yürütüleceğini vurguladı.
2023 seçimlerinin de benzer şekilde bayram ve mevsim koşulları nedeniyle 34 gün öne çekilerek yapıldığını hatırlatan Uçum, olağan gününden kısa süre önce yapılan bu tarz hamlelerin dünya literatüründe de “erken seçim” değil, “döneminde ama öne alınmış seçim” olarak adlandırıldığının altını çizdi.
Bahçeli’den Tam Destek: “Aramızda Saat Farkı Bile Yok”
Seçim tarihi tartışmalarında Cumhur İttifakı’nın diğer güçlü ortağı Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) duruşuna da değinen Uçum, takvime yönelik tam bir mutabakat içinde hareket ettiklerinin mesajını verdi.
MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin konuya ilişkin yaptığı değerlendirmenin tartışmaları bitiren bir ağırlığa sahip olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, “Sayın Bahçeli’nin genel seçimler için önerdiğimiz 16 Nisan 2028 tarihine ilişkin derin manalar içeren destekleyici görüşünün kıymeti tartışılamaz. ‘Seçimin zamanında yapılmasıyla önerilen 16 Nisan 2028 tarihi arasında saat farkı bile yoktur’ mealindeki kararlı cevabı konuya son noktayı koyan bir yaklaşımdır” ifadelerini kullanarak, ittifak içi çatlak iddialarının önünü kesti.
“Anayasal Hile Demek Tam Bir Demagojidir”
Muhalefet kulislerinden yükselen “Erdoğan’ın önünü açmak için anayasaya karşı hile yapılıyor” argümanlarına karşı anayasa maddelerini doğrudan masaya koyarak yanıt veren Mehmet Uçum, getirilen eleştirileri “kara propaganda” olarak nitelendirdi.
Anayasa’da yer alan “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir” hükmünün hiçbir dış şarta veya krize bağlı olmadığını hatırlatan Uçum, bu hakka “istisnai adaylık” denmesinin sosyolojik değil, tamamen hukuksal bir istisna tanımından kaynaklandığını savundu. Meclisin bu kararı alması için ekonomik veya siyasi bir çatışma ortamına ihtiyaç duymadığını belirten Uçum, “Anayasa’da açıkça bu hükmün devreye girmesi hiçbir şarta veya hiçbir dış sebebe bağlanmamıştır. Sadece TBMM’nin iradesi gerekli ve yeterlidir. Anayasal durum bu kadar açıkken anayasal hileden söz etmek tam bir demagojidir” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Muhalefete 2028 Resti: “Yarıştan Kaçacak Mısınız?”
Açıklamalarının son bölümünde hedefin sadece bir takvim değişikliği olmadığını, Türkiye’nin tam bağımsızlık vizyonunun ve yönetim istikrarının devamlılığı olduğunu belirten Mehmet Uçum, Cumhur İttifakı’nın 2028 adayının net olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu yineleyerek topu muhalefet bloğuna attı. Türk seçmeninin, Erdoğan’ın sandıkta karşısına çıkmasını engellemeye çalışan siyasi aktörleri asla affetmeyeceğini ileri süren Uçum, mecliste grubu bulunan muhalefet partilerine şu sözlerle meydan okudu:
“Muhalefetin netleştirmesi gereken konu bellidir. Muhalefet 2028 yılında zamanında yani döneminde yapılacak ama kısa bir süre öne alınacak seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir kez daha demokratik yarışa girecek mi yoksa demokratik rekabetten kaçacak mı? Madem muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sandıkta yenme hedefi var veya bu hedefi koydular, o zaman demokrat davranmaları ve demokratik rekabete alan açmaları gerekir.”