İran ile nükleer müzakerelerin yeniden başladığı hassas bir süreçte ABD, İsrail’e 12 adet F-22 savaş uçağı konuşlandırarak bölgedeki askeri varlığını en üst seviyeye çıkardı. Radara yakalanmama özelliğiyle bilinen bu stratejik uçakların gelişi, İsrail’de olası bir savaş senaryosuna yönelik hazırlık tartışmalarının alevlendiği bir döneme denk geldi.
Bölgesel savaş senaryolarının yüksek sesle tartışıldığı bugünlerde, ABD’ye ait 12 adet F-22 Raptor tipi savaş uçağı İsrail’in güneyindeki bir askeri üsse iniş yaptı. İsrail devlet televizyonu KAN tarafından duyurulan bu gelişme, sadece bir askeri rotasyon değil; Tahran ve Washington arasındaki gerilimin gölgesinde verilmiş net bir mesaj olarak yorumlanıyor.
CENEVRE ÖNCESİ “GÖRÜNMEZ” CAYDIRICILIK
F-22’lerin İsrail’e iniş yapması, zamanlaması itibarıyla nükleer diplomasi trafiğiyle doğrudan bağlantılı görülüyor. Virginia’daki Joint Base Langley-Eustis Üssü’nden havalanıp İngiltere üzerinden bölgeye ulaşan bu uçaklar, hava savunma sistemlerini ve radarları tamamen etkisiz hale getirme kapasitesine sahip. 26 Şubat’ta Cenevre’de yapılması beklenen kritik görüşmelerin hemen öncesinde atılan bu adım, ABD’nin masadaki elini askeri güçle tahkim etmesi olarak değerlendiriliyor.
İSRAİL’DE “SAVAŞ HAZIRLIĞI” ÇATLAĞI
ABD bölgeye devasa bir hava desteği yığarken, İsrail iç siyaseti de olası bir topyekûn savaşın sivil yansımalarını ve lojistik hazırlıklarını mercek altına alıyor. Kamu Denetçisi Matanyahu Englman tarafından yayımlanan son rapor, hükümetin acil durum yönetimindeki ciddi zafiyetleri gün yüzüne çıkararak adeta bir “uyarı fişeği” yaktı.
Özellikle 2023 sonrası tahliye edilen vatandaşların kayıt ve koordinasyon süreçlerinde büyük hatalar yapıldığına dikkat çeken Englman, on binlerce kişinin güvenli bölgelere nakli konusundaki hazırlıkların yetersizliğini sert bir dille eleştirdi.
Olası bir İran savaşı ihtimaline karşı sivil halkın korunmasına yönelik planların derhal revize edilmesi gerektiğini vurgulayan bu rapora rağmen; İsrail Ordusu ve Savunma Bakanlığı cephesi, süreç boyunca gerekli koordinasyonun sağlandığını savunarak eleştirilere karşı bir savunma hattı oluşturdu.