Avrupa Birliği (AB), Orta Doğu’da tırmanan şiddete karşı diplomatik tıkanıklığı “somut yaptırım” adımıyla kırdı.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Brüksel’deki Dışişleri Bakanları Toplantısı sürerken yaptığı açıklamada, Filistinlilere yönelik şiddet uygulayan radikal İsrailli yerleşimcilere ve Hamas’ın üst düzey isimlerine yönelik yeni yaptırımların onaylandığını duyurdu.
“TIKANIKLIK DÖNEMİ BİTTİ SOMUT ADIM DÖNEMİ BAŞLADI”
Kallas, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, AB’nin artık izleyici konumundan çıktığı mesajını verdi. “Aşırıcılık ve şiddetin sonuçları vardır” diyen Kallas, alınan kararın hem yerleşimci şiddetini hem de Hamas’ın faaliyetlerini hedef aldığını belirtti. Kallas, AB’nin bu adımla bölgesel barışı tehdit eden unsurlara karşı net bir duruş sergilediğinin altını çizdi.
YERLEŞİMCİLER VE HAMAS
Brüksel’de varılan mutabakat, bölgedeki şiddet sarmalını durdurmaya yönelik iki temel ayağa dayanıyor. Karar kapsamında ilk olarak, Filistin topraklarını gasbeden ve sivil halka karşı fiziksel şiddet eylemlerine karıştığı tespit edilen radikal İsrailli yerleşimciler Avrupa Birliği’nin yaptırım listesine dahil edildi.
Bu kişilere yönelik varlık dondurma ve seyahat yasağı gibi ağır kısıtlamaların hızla hayata geçirilmesi bekleniyor.
Mutabakatın diğer ayağını ise Hamas’ın yönetim kademesine yönelik hamleler oluşturuyor. Alınan kararla birlikte, Hamas’ın operasyonel kabiliyetini sağlayan ve finansal ağında kilit rol üstlenen isimlere yönelik yaptırım ağının genişletilmesi kararlaştırıldı.
AB, bu çift taraflı yaptırım mekanizmasıyla hem yerleşimci şiddetine hem de örgüt yapılanmalarına karşı dengeleyici ve caydırıcı bir diplomatik tutum sergilemeyi hedefliyor.
BRÜKSEL’DE DİPLOMASİ TRAFİĞİ
Kaja Kallas’ın liderliğinde toplanan bakanlar, bölgedeki insani kriz ve güvenlik çıkmazına karşı yaptırımların bir “uyarı mekanizması” olarak kullanılmasında uzlaştı.
Uzmanlar, bu kararın özellikle İsrail hükümeti üzerindeki uluslararası baskıyı artıracağı ve AB’nin bölgedeki arabuluculuk rolünü sert güç unsurlarıyla desteklediği yorumunda bulunuyor.
İlginizi çekebilir: Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ‘sivil anayasa’ çıkışı: “Bu demokratik ayıbı gidermek boynumuzun borcu!”