Açlık sınırı 38 bin lirayı aştı: “Bir avuç kesim zenginleşirken…”

Türk-İş’in açıkladığı Ekim 2026 açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının hemen ardından ana muhalefet partisinden ekonomi yönetimine yönelik sert tepki geldi.

Açlık sınırı 38 bin lirayı aştı: "Bir avuç kesim zenginleşirken…”

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasını kapsayan açlık sınırının 38 bin 24 TL’ye, tüm zorunlu harcamaların yer aldığı yoksulluk sınırının ise 123 bin 856 TL’ye yükselmesi üzerine CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer yazılı bir açıklama yayımladı.

Açıklanan rakamların Türkiye’deki ağır ekonomik şartları gözler önüne serdiğini vurgulayan Dinçer, gelir adaletsizliğine ve kamu kaynaklarının kullanımına sert ifadelerle tepki göstererek, “Türkiye’de yaşamanın bedeli her geçen gün ağırlaşmaktadır. Bir kesim ayrıcalıklardan yararlanırken milyonlarca yurttaşımız en temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaktadır” dedi.

Açlık sınırı 38 bin lirayı aştı: "Bir avuç kesim zenginleşirken…”

BİR YILDA YOKSULLUK SINIRI 31 BİN LİRA ARTTI

Türk-İş tarafından paylaşılan Ekim 2026 verilerinin detaylarını hatırlatan CHP’li Semra Dinçer, son bir yıldaki fahiş fiyat artışlarına dikkat çekti.

Ekim 2025’te 28 bin 411 TL düzeyinde bulunan açlık sınırının bir yıllık süreçte 9 bin 613 TL artış gösterdiğini kaydeden Dinçer, 92 bin 547 TL olan yoksulluk sınırındaki yıllık artışın ise 31 bin 309 TL’ye ulaştığını belirtti. Mutfak enflasyonundaki yükselişi rakamlarla açıklayan Dinçer, gıda harcamalarındaki son 12 aylık artışın yüzde 33,83 olarak gerçekleştiğini, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyetinin ise 49 bin 124 TL’ye fırladığını ifade etti.

“VATANDAŞIN SOFRASINDAKİ EKMEK HER GEÇEN GÜN KÜÇÜLÜYOR”

Ekonomi yönetiminin “büyüme ve istikrar” söylemlerinin saha gerçekleriyle bağdaşmadığını savunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer, dar gelirli grupların kriz altında ezildiğini dile getirdi.

Dinçer, açıklamasında “Türkiye’de ekonomik büyümeden, istikrardan ve refahtan söz edilmektedir. Ancak vatandaşlarımızın gündelik yaşamında bu söylemlerin karşılığını görememektedir. Emeklimiz ay sonunu getirememekte, asgari ücretlimiz temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmakta, gençlerimiz gelecek kurma umudunu kaybetmektedir” şeklinde konuştu.

“BİR TARAFTA AYRICALIKLI SERVETLER, DİĞER TARAFTA ÇOCUĞUNUN BESLENMESİNİ DOLDURAMAYAN AİLELER”

Kamu kaynaklarının dağılımı ve şeffaflık konusunda hükümete eleştiriler yönelten Dinçer, toplumsal tabakalar arasındaki uçuruma parantez açtı. Denetim çağrısında bulunan Semra Dinçer, “AKP iktidarı döneminde kamu kaynaklarının ve teşviklerin nasıl kullanıldığına ilişkin ciddi bir şeffaflık ve denetim ihtiyacı bulunmaktadır. AKP iktidarına yakınlığıyla bilinen siyasetçiler, bürokratlar ve iş insanlarının ekonomik ayrıcalıklardan yararlandığı yönündeki tartışmalar sürerken, vatandaşlarımız kira, fatura ve mutfak masrafları arasında yaşam mücadelesi vermektedir. Bir avuç kesime tanınan ayrıcalıklarla büyüyen servetler tartışılırken, diğer tarafta çocuğunun beslenme çantasını doldurmakta zorlanan aileler var” değerlendirmesini yaptı.

“TÜRKİYE’NİN İHTİYACI YOKSULLUĞU YÖNETMEK DEĞİL ORTADAN KALDIRMAKTIR”

Ekonomik başarının büyüme rakamlarıyla değil halkın alım gücüyle ölçülebileceğini ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer, konuşmasını adil düzen talebiyle noktaladı.

Yoksulluğu kalıcı olarak bitirecek ekonomi politikalarına ihtiyaç duyulduğunu belirten Dinçer, “Bir ülkede ekonomik başarının ölçüsü yalnızca büyüme rakamları değildir. Asıl ölçü, vatandaşın sofrasına koyabildiği ekmek, emeğinin karşılığında elde ettiği gelir ve geleceğe güvenle bakabilmesidir. Türkiye’nin ihtiyacı, yoksulluğu yönetmek değil; adil gelir dağılımını, güvenceli çalışma koşullarını ve insanca yaşamı sağlayacak ekonomi politikalarıdır. Vatandaşı açlık ve yoksullukla karşı karşıya bırakan, emeğin karşılığını bulamadığı bu ekonomik düzeni kabul etmiyoruz” dedi.

Açlık sınırı 38 bin lirayı aştı: "Bir avuç kesim zenginleşirken…”
Demokrat Gündem

Exit mobile version