Aklım fikrim CHP’de

Merhaba değerli okurlar, Sizler gibi benim de aklım, fikrim CHP’de. Yıllarca gece gündüz emek verdiğimiz, yanında durduğumuz Kemal Kılıçdaroğlu Kurultay’da sırtından bıçaklandığı söylemiyle hepimizi şoke eden bir yola girdi. Peki sayın Kılıçdaroğlu; kaset günlerinde sayın Baykal’ı evinde ziyaret edip bir gün sonra Genel Başkanlığa aday olmak neydi? Unutmayalım ki ülkenin kuruluşunda; Kurtuluş Savaşında cephede, ardından […]

Aklım fikrim CHP'de

Merhaba değerli okurlar,

Sizler gibi benim de aklım, fikrim CHP’de.

Yıllarca gece gündüz emek verdiğimiz, yanında durduğumuz Kemal Kılıçdaroğlu Kurultay’da sırtından bıçaklandığı söylemiyle hepimizi şoke eden bir yola girdi. Peki sayın Kılıçdaroğlu; kaset günlerinde sayın Baykal’ı evinde ziyaret edip bir gün sonra Genel Başkanlığa aday olmak neydi? Unutmayalım ki ülkenin kuruluşunda; Kurtuluş Savaşında cephede, ardından siyasette Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra ikinci adam olan İsmet İnönü de Kurultay’da Genel Başkanlığı kaybetmiştir.

“Miş” gibi davranmak nedir, demokrasiyi içselleştirmek nedir sorusunun yanıtını; Kılıçdaroğlu ve İnönü’nün Kurultayı kaybettikten sonra yaptıklarında görüyoruz. Geçenlerde Cumhuriyet gazetesinde Bedri Baykam dürüstlüğü anlattı. ”Dürüstlük yalnızca para çalmamak değil, umutları da çalmamaktır.” yazdı.

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Nisan ayındaki Antalya Diplomasi Forumu’nda Ortadoğu’da demokrasilerin başarısız olduğunu iddia etti. “Ya müşfik monarşiler ya da bir çeşit monarşik cumhuriyetler başarılı oldu, kalan her şey soldu ve buhar oldu” dedi. Amerika Ortadoğu’da halkların karar mekanizmalarında sözü olacağı demokrasiyi değil monarşiyi istiyor. Trump, en son damadının Arnavutluk’la ilgili hayallerinin, Arnavutluk halkının karşı duruşuyla nasıl kabusa döndüğünü yaşadı ve gördü.

Demokraside halk ne yapar, monarşide başına ne gelir biz de öğrendik. Monarşinin halka pazarlanması için tabii tatlı bir sosla kaplanması gerekir. Osmanlı coğrafyası gibi. Tom Barrack, Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’nun bu konuda aynı cümleleri kurması size de aynı başlıkla çıkan yandaş basını hatırlatıyor mu?

Bu aralar aklım fikrim ABD’de Halk Bankası davasının sonlandırılmasında. ABD davayı acaba ne karşılığı sonlandırdı?…

‘E, Özgün güzel güzel CHP’yi anlatıyordun, nereden girdin bu dünya siyasetine?’ diye düşünen sevgili okurlar; CHP’de olup bitenler bu fotoğrafın dışında değil ki. İşte bu Ortadoğu senaryosunun tutması için ülkeyi kuran partinin de rol alması, halkın kabulünü kolaylaştıracaktır. Geçenlerde bir tartışma programında duydum; konuşmacı Ekrem İmamoğlu’nun yaşadığı süreci Terminatör filmine benzetti.

Terminatör olayları yaratanı bulup, olmadan çözmek için tarihte geri dönüyor ve kahramanı ilk gençlik günlerinde öldürmeye çalışıyordu, izleyenler anımsar. Ekrem İmamoğlu’nun da adaylığı 35 yıl önce aldığı diploma iptal edilerek engellenmeye çalışılıyor. Hiçbir kanıtı olmayan dosyalarla seçilmiş Belediye Başkanları tutuklanıyor, toplum ikna edilemiyor. Demokrasiyi savunanların güçlü direnci sürüyor, diploma iptal ediliyor olmuyor.

E o zaman ‘Butlan’ verelim. Yeter ki demokrasi gitsin. Başkanlığını ne olursa olsun sürdürme arzusu, bu konuda her şeyi vermeye razı yaklaşım ile dünya coğrafyasını şekillendirme arzusu tarihin bir döneminde birbirini buluyor. Çinlilerin dediği gibi “ilginç zamanlarda yaşıyoruz.”

Bu süreçte en üzücü olan Kılıçdaroğlu’nu destekleyenlerle Özgür Özel’i destekleyenlerin birbirini hiç duymaması. Gençler arasında çok yaygın olan ‘hayalet ekran’ gibi. Cep telefonunun ekranına yapıştırılan camla, ışık yalnızca 90 derecelik açıyı yansıtıyor.

Yanındakiler telefonun ekranını görmüyor, göremiyor. Oysa bizler düne kadar bir lokmayı paylaşanlarız, yol arkadaşlarıyız, gece gündüz alanlarda yan yana, omuz omuza duranlarız.

Son günlerde Sliding Doors filmini düşünüyorum. Filmde başrol oyuncusunun metroyu kaçırınca hayatının ondan sonraki bölümünün şekillenmesi ve metroyu yakalayınca hayatını nasıl yaşayacağı işlenmiş. Ah o film gerçek olsa da Kılıçdaroğlu’nu samimi duygularla destekleyenler o yolun ülkeyi nereye götüreceğini yaşamadan, görebilseler.

Benden şimdilik bu kadar dostlar. İl Başkanlığındaki nöbet beni bekler, kalın sağlıcakla…

YAZARIN ÖNCEKİ YAZISI: MAYIS’TA

Aklım fikrim CHP'de
Özgün Utku

Exit mobile version