İş dünyasıyla yapılan toplantılara katılmak üzere İzmir’de bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İYİ Parti’ye yönelik ‘Altılı masayı terk edin’, ‘Konumunuzu yeniden gözden geçirin’ şeklindeki açıklamalarına yanıt verdi. Akşener, “Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının millilik ve yerlilik üzerinden tanıma ihtiyaç duyan bir parti değiliz. Milletimizin geleceğinin heba edildiği, ortaya sürüldüğü bir kumar masasında hiç olmadık bundan sonra da olmayacağız” dedi.
DEMOKRAT GÜNDEM-HABER MERKEZİ-Kurmaylarıyla birliket Girişimci İş Kadınları Federasyonu (GİFED) ve ESİAD’ın düzenlediği programlara katılan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Akşener’in ve İYİ Parti’nin 6’lı masadan çekilmesi çağrısına dair basın mensuplarının kendisine yönelttiği soruyu yanıtladı.
ESİAD toplantısı öncesi kameraların karşısına geçen İYİ Parti Lideri Meral Akşener, şu açıklamayı yaptı: “Sayın Erdoğan anladığım kadarıyla seçime dair derin ir endişe içinde. Dolayısıyla da her sabah kalktığında bu endişenin çözümü için adımlar atmaya gayret ediyor. Geçen hafta HDP ile son derece neşeli, kakarak ikili bir görüşme yaptılar. Daha sonra tutuklu sanık olan Selahattin Demirtaş hem özel helikopter hem özel jetle ailesini görmeye gitti. Böyle bir resim burada duruyor. Bu sabah uyanmış. Böylebir çözüm bulabilirim diye düşünmüş herhalde bu defa da HDP üzerinden her zaman yaptığı gibi bizi o konuda dürtmeye kalkışmış.

MİLLİLİK VE YERLİLİK ÜZERİNDEN TANIMA İHTİYAÇ DUYAN BİR PARTİ DEĞİLİZ
Ama biz bugüne kadar sayın Erdoğan’ın yaptığı zik zaklara alıştık. Yani masaya oturan kendileri, açılımları yapanlar kendileri, teröriste terörist diyemeyenlerle aynı yerde bulunanlar kendileri. Ama iş zora düşünce yerli ve milli ilan edilen biziz. Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının millilik ve yerlilik üzerinden tanıma ihtiyaç duyan bir parti değiliz. Biz 2017’de yapılan ve bugünkü ucube sistemi getiren ve referandumda çok açık-net tavır gösteren bir siyasi partiyiz. Dolayısıyla çizgisinde hiç kırıklık olmayan, dün neyi savunduysa bugün de aynı şeyi savunan bir siyasi partiyiz. Milletimizin geleceğinin heba edildiği, ortaya sürüldüğü bir kumar masasında hiç olmadık bundan sonra da olmayacağız.”
6’LI MASA DEVAM ETMEK DURUMUNDA, BEN KALKMAYACAĞIM KARDEŞİM
İYİ Parti olarak 6’lı masadan kalkmayacaklarını kaydeden Meral Akşener, seçimi almak için kazanabilecek tek adayla gidilmesine vurgu yaptı: “Bu altılı masa devam etmek durumunda. Ben kalkmayacağım kardeşim. Diyorum ki, birinci turda alabilmek için bir tek adayla gideceğiz.”
MÜMKÜNSE BİRİNCİ TURDA BU İŞİ BAĞLAMALIYIZ
Seçimi Millet İttifakı’nın alabilmesi için aday olmaktan fedakarlık değil feragat ettiğini vurgulayan İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Bir buçuk yıl evvel, ben aday değilim demek fedakarlık değildir. Bu ülkeden aldım ben. Hiçbir şey fedakarlık değil. Ama velakin feragattir. Feragatin anlamı nedir, bir haktan vazgeçmektir. Cumhurbaşkanı adayı olma hakkım var ama vazgeçtim. Sebebi nedir? Tek adayla gitmeyi sağlayabilmektir. 3. siyasi vasıfların dışında biz kazanabilir bir adayla gitmeliyiz. Mümkün ise mutlaka birinci turda bu işi bağlamalıyız. Bu sebeple o 6 kişilik masadan biz kalkmayacağız. İkincisi, o masanın bu şekilde yol yürümesi için elimizden, partimin bana verdiği güç ve yetkiyle, geleni yapmaya çalışacağız. Arıza çıkarmak gibi bir durumumuz yoktur” ifadelerini kullandı.
CUMHUR İTTİFAKI BİZİ HDP İLE TERBİYE ETMEYE ÇALIŞIYOR
İYİ Parti Lideri Meral Akşener, Cumhur İttifakı’nın partisini HDP ile terbiye etmeye çalıştığını savunarak, “Cumhur İttifakı’nın da ilişkilerine karışmıyoruz. Ona da saygımız sonsuz. Konuyu eleştirmek başka sen niye bununla yan yana geldin gelmedin demek başka bir şey. Bir tuhaf dil oluştu Türkiye’de. Cumhur İttifakı bizi HDP ile o masada terbiye etmeye çalışıyor. Ama çok ilginç bir dürtmeyle karşı karşıyayız. Ben HDP’nin PKK ile arasına resmi ve açık bir mesafe koyması gerektiğini söylüyorum” dedi.
AKŞENER’İN PROGRAMLARDAKİ DEĞERLENDİRMELERİ NELER OLDU?
Sabah saatlerinde başlayan yoğun programında iş dünyası ve kadın girişimcilerle buluşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bu toplantılarda önemli değerlendirmelerde bulundu.

AKŞENER’İN YAPTIĞI KONUŞMANIN SATIR BAŞLARI ŞU ŞEKİLDE:
Siyasi partilerin seçmenlerini maraba haline getirmelerini istemiyoruz. AK Parti’ye, yaptıkları işlere ağır eleştiriler getiriyorum, AK Parti’nin 20 milyon Türk ya da Kürt kimden aldığını bilmiyoruz oyları, aldığı oyların, o seçmeni düşman edindiğime dair tek kelime edilmiyor. Yok. Ama HDP’ye dair dürtülmenin neticesinde bir tavır koyduğunuzda, bir cevap verdiğiniz andan itibaren birden bire ben Kürt düşmanı oluyoruz. Bunu en önce bir siyasi partinin marabası olamaz, ister Türk ister Kürt. O seçmene büyük hakaret olarak görüyorum.
BÖYLE BİR ANLAYIŞ PERSPEKTİF ÇARPILMASIDIR
6.5 milyon seçmen. Biz de 5.5 milyon oy aldık. İYİ Parti’ye neden her türlü hakaret edilebiliyor. Niye onun seçmeni bu hakaretlerden pay alır gibi bir durum yok. Şimdi bir dümen dönüyor arkadaşlar. Tekrar söylüyorum bir dümen dönüyor. Maalesef şehirli seçmen buraya düşüyor. Yani HDP eleştirilemez bir siyasi parti olamaz. Biz de eleştirilebiliriz, AK Parti’yi CHP’yi eleştiriliyor. HDP hariç. Böyle bir anlayış perspektif çarpılmasıdır. Psikolojinin en ağır alanıdır. Birincisi bu.
HDP’Yİ İTTİREN MERAL AMA HDP MASAYA OTURDU AK PARTİ İLE ŞEN ŞAKRAK
İkincisi, 10 seçmen var 8’i Türk 2’si Kürt. Kürtleri konuşuyoruz orda problem yok. Yahu Türkler kime oy veriyor? Bu konuşuluyor mu? Seçmene büyük saygısızlık. Bölmek parçalamak büyük saygısızlık. Sonra bir şey oldu. HDP’yi ittiren bir Meral, amma velakin HDP masaya oturdu AK Parti ile şen şakrak, onu oraya ittiren de Meral. A, bu var ya Maslov’u yere çarpar. Çünkü der ki Maslow, ‘Elinde çekiçten başka araç olmayan her problemi çivi olarak görür’. Biz her problemi çivi olarak görmüyoruz. Ama bizim partimize de bizim seçmenimize de tutumundan dolayı, oy vermeyebilir insanlar-eleştirebilir-bunların hepsine saygı duyuyorum, o oyları alabilmek için büyük gayretimiz var, olabilir-ikna edebilirsek alırız. Eleştiri seçmenin sonsuz hakkıdır ama hakaret seçmen adına hakaret edilemez. Dolayısıyla burada bir çarpıklık var, burada bir perspektif çarpılması var.
GELİNEN NOKTA KÜRT EŞİTTİR PKK
Buna yönelik bir yolculuk yapıyoruz biz. Bir taraftan Kürt seçmeni bütün bunların içinden çıkarmak, korumak, diğer taraftan doğru dürüst bir yolculuk yapabilmek. Şimdi asıl mevzu Türkiye’de AK Parti iktidarının ortaya koyduğu bir milliyetçilik dili var ki, bizim milliyetçi ülkücü arkadaşlarımıza, rahmetli Türkeş’in ağzından hayatımda duymadığım bir pis, ayırıcı dil var. Gelinen nokta nedir biliyor musunuz arkadaşlar? Kürt eşittir PKK.
BİZZATİHİ SAYIN ERDOĞAN’IN ŞUUR ALTINDA KÜRTLER EŞİTTİR PKK’LI KANAATİNİ HEP BERABER DUYDUK
Bizzatihi sayın Erdoğan şuur altında Kürtler eşittir PKK’lıdır kanaatini hep beraber duyduk. Bu çerçevede bunu ne zaman fark ettik? 31 Mart’ta. 29 arkadaşımızı o tarihde Yeni Şafak Gazetesi kimlik bilgileriyle yayınladı. Abdullah Uçar kardeşimiz Ben Kürdüm ama PKK’lı değilim. O günden beri uğraşıyorum. Algı gerçektir var ya, bugün onu görüyoruz.
BAŞARABİLİRİZ
Başarabiliriz. Hangi siyasi partiyi destekliyorsanız destekleyin en çok da ak partili varsa aranızda, onların bu seçimde parlamenter sisteme geçiş ile ilgili kararın arkasında durması lazım. Sayın Erdoğan için bu son seçim. Bir daha aday olmayacak. Ondan sonra buraya biraz daha öfkeli insanlar olacak. Artık ekonominin haksızlığı sebebiyle yoksulluğun getirdiği birikecek.
O KADAR GÜÇ İNSANI MANYAK EDER, ARTIK HUZUR İSTİYORUZ
O kadar güç insanı manyak eder. Burdan bir manyak bu taraftan bir manyak çek. Artık huzur istiyoruz. Bu rövanş işinden bıktık kardeş. Gerçekten bıktık. Onun için en çok AK Partililerin bu sistemin yeniden parlamenter sistemin o denge ve denetleme mekanizmalarıyla eksikliklerin giderildiği alana çekilmesi onların sorumluluğu. Bıktık. Benim şu hayatıma bir 60 ihtilali, geldik 80 ihtilaline, sonraki aşama.. ya bitmedi be kardeşim. Dijital demokrasi diye bir kavram var, onu okuyorum, şoka girmiş durumdayım. Dolayısıyla gençler bize manyak mısınız diye bakıyorlar. O çocuklara borcumuz var. Bizim yanlışlıkları onlara yaşatmama borcumuz var. İnşallah birlikte başaracağız.
KADINLARIN NEFES ALMASININ YOLU DEMOKRASİDİR
Biz kadınların nefes almasının yolu demokrasidir. Sönük bir lambadan korkmadan evimize gidebilmeliyiz. Ama bu bir zihniyet meselesi. Eğer bizler Atatürk’ün anasına ‘genelevde çalışıyordu’ dendiğinde yıksaydık ortalığı, yıkaydık biz eğer, gökyüzünü indireydik aşağıya bu olmazdı. Atatürk’ün evlat edindiği kızlarla bilmem ne yaptığını söyleyenlerin arlanmasının önüne geçeydik, bunlar olmazdı. Başı açık kadın perdesiz eve benzer, ya satılıktır ya kiralıktır’ dendiğinde yıkaydık ortalığı olmazdı.
DİK DURMAK ZORUNDAYIZ
Rize İl Başkanı, Belediye Başkanı, ‘Açılıma ne gerek var kardeşim. İkinci eşi Kürt kadını olarak alıp bu meseleyi çözeriz’ dediğinde bana bu kadar dil çıkaran ablalar, o gün yıkaydılar ortalığı. Bu salaktan başka bağıran olmadı. Kadın üzerinden yapılan bu işlere, dönüp geliyoruz demokratik baskı gruplarına. Demokratik kitle örgütleri yerinde durduğu zaman hiçbir siyasetçi cesaret edemez. Bu cesareti kimse alamayacak, Allah şahittdir. Kanunlar var kardeşim esas mesele zihniyet. Burada dik durmak zorundayız. Burada biz kararlı olacağız.
ALTILI MASA DEVAM ETMEK DURUMUNDA, BEN KALKMAYACAĞIM KARDEŞİM
Bu altılı masa devam etmek durumunda. Ben kalkmayacağım kardeşim. 1.5 yıl evvel 2018’deki tecrübem şunu gösterdi ki, biz tek adayla gitmeliyiz. Muhalefet muhalif seçmenin matematiği zayıfmış. Birinci turda alabileceğini sayın İnce’nin hesapladı muhalif seçmen. Çılgınlar gibi olundu. Sonuçta o matematik olmadığı için seçim alınamadı. Ben 7.3 aldığım için suçlayacak adam bulamadınız. Madem bey kaldı. Kimseyi suçlamadan söylüyorum; sorumluluk alacaksınız. Mevzu bu.
BİRİNCİ TURDA ALABİLMEK İÇİN TEK ADAYLA GİDECEĞİZ
Diyorum ki, birinci turda alabilmek için bir tek adayla gideceğiz. Bunu ben söylediğimde sizin bana inanmanız için ne yapmamız lazım. Bir buçuk yıl evvel, ben aday değilim demek fedakarlık değildir. Bu ülkeden aldım ben. Hiçbir şey fedakarlık değil. Ama velakin feragattir. Feragatin anlamı nedir, bir haktan vazgeçmektir. Cumhurbaşkanı adayı olma hakkım var ama vazgeçtim. Sebebi nedir? Tek adayla gitmeyi sağlayabilmektir.
ARIZA ÇIKARMAK GİBİ BİR DURUMUMUZ YOKTUR
3. siyasi vasıfların dışında biz kazanabilir bir adayla gitmeliyiz. Mümkün ise mutlaka birinci turda bu işi bağlamalıyız. Bu sebeple o 6 kişilik masadan biz kalkmayacağız. İkincisi, o masanın bu şekilde yol yürümesi için elimizden, partimin bana verdiği güç ve yetkiyle, geleni yapmaya çalışacağız. Arıza çıkarmak gibi bir durumumuz yoktur.
BU MASAYI KURAN KİMDİR? SAYIN KILIÇDAROĞLU
Ama bir partimiz sosyal demokrat sisteminden geliyor, CHP. Diğer beş siyasi parti sağın çeşitli renkleri. Bu masayı kuran kimdir? Sayın Kılıçdaroğlu. Bu masanın bu davet edilenin diğer siyasi partilerin davetini yapan kimdir? Sayın Kılıçdaroğlu. Ama ne oldu? Güzel bir gidiş oldu. Aldık bitti bu iş halloldu dendi. CHP’ye ayar veren, onu yönettiğini idida eden bir muhalif görünümlü, gazetecidir işte kanaat önderidir, bir sürü sayabilirim sıfat itibariyle. Onlarda bir şey oldu; mal elden gidiyor, paylaştırmayalım. Gerçekleri konuşmazsak olmaz. Dolayısıyla birden bire sağcılık üzerinde kavga gürültü çıktı. Kendi aralarında. Masada bir şey yok ha. Çeşitli dayatmalar ve şımarıklıklar söz konusu oldu. Tayyip bey ve arkadaşları da bu şımarıklıkları gördüler. Her siyasi partinin de bir tabanı var. O tabanlarda da bir mutsuzluk oluştu. Bu çözülebilir mi? Çözülür. Farklılıklara saygı duyulan ama müştereklerin öne çıkarıldığı bir masa bu.
BİZ BU İŞİ BAŞARACAĞIZ BU ARADA, 6’LI MASA BAŞARACAK
Gelelim HDP ile ilgili mevzuya. Biz bu işi başaracağız bu arada. 6’lı masa başaracak. Çünkü parlamenter sistemin konuşulduğu son seçim. Bir daha parlamenter sistemi konuşarak bir seçim yapmayacağız. Bu başkanlık sistemi değil, yarı başkanlık değil, denge ve denetleme mekanizmaları da yok. Tek adam sistemi, partili cumhurbaşkanı. Böyle bir sistem yok, aramızda hukukçular var.
NE YAPMAMIZ LAZIM?
Ne yapmamız lazım? Demokrasiyle sandıkta, müştereklerimizin öne çıktığı, seçmenimizi asla hayal kırıklığına uğratmayacak bir düzenek içinde sandığa gidip bu işi başarmamız lazım. Seçim bitip parlamenter sisteme geçip demokrasi uygulanır hale geldikten sonra kendi aramızda rekabete başlayabiliriz. Bizim masada HDP ile iletişimi, başka siyasi partilerle olan ilişkilerine kimse karışılmıyor. 6’lı masada A B C Y partisinin iletişim biçimine kimse karışmıyor. Çünkü İYİ Parti olarak biz bunu saygısızlık olarak görüyoruz. Sen öyle parmağını sallayarak, onunla görüşemezsin, şununla görüşemezsin gibi bir saygısızlığımız yok.
CUMHUR İTTİFAKI BİZİ HDP İLE TERBİYE ETMEYE ÇALIŞIYOR
Cumhur İttifakı’nın da ilişkilerine karışmıyoruz. Ona da saygımız sonsuz. Konuyu eleştirmek başka sen niye bununla yan yana geldin gelmedin demek başka bir şey. Bir tuhaf dil oluştu Türkiye’de. Cumhur İttifakı bizi HDP ile o masada terbiye etmeye çalışıyor. Ama çok ilginç bir dürtmeyle karşı karşıyayız. Ben HDP’nin PKK ile arasına resmi ve açık bir mesafe koyması gerektiğini söylüyorum.