DEMOKRAT GÜNDEM-HABER MERKEZİ-İzmir’e gelen DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, kentin ve ülkenin sıcak gündemini değerlendirdi.
Ekonomi ve adalet sorunlarının toplumda ilk iki sırada yer aldığını vurgulayan Babacan, yerel yönetimlerdeki işleyişe dair sert eleştiriler getirdi.
“BELEDİYE OPERASYONLARI SİYASİ ANCAK..”
Son günlerde belediye başkanlarına yönelik artan operasyonları değerlendiren DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bu süreçlerin siyasi bir boyutu olduğunu ancak belediye başkanlarının da tamamen kusursuz görülmemesi gerektiğini belirtti.
DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, “Operasyonların siyasi olduğunu düşünüyoruz ancak konuları tam bilmiyoruz. İçlerinde yanlış işlere bulaşmış olanlar da vardır; bunun iddianamelerle incelenmesi lazım.”
Ali Babacan, en sert çıkışını rant konusunda yaptı: “Birçok belediye iktidarla rantta anlaşıyor. Rant ittifakları oluşuyor, muhalefet ve iktidar anlaşıveriyor. İzmir’de de bunu görüyorsunuzdur. Biz buna karşıyız.”
“BEN TÜM BELEDİYELERE EŞİT DAVRANDIM”
Bakanlık yaptığı dönemden örnekler veren Babacan, İzmir’in “engelleniyoruz” tartışmalarına kendi penceresinden yanıt verdi. Ali Babacan, “Hazine’nin başında olduğum dönemde tüm belediyelere eşit davrandım. Piriştina döneminde ‘Hazine engelledi’ diye bir şey duymadınız. İktidar, halk desteğini kaybettikçe ‘bana kim destek verirse ona hizmet ederim’ demeye başladı” ifadelerini kullandı.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, iktidarın İzmir’de tutunamadığı için yapıcı projelere sıcak bakmamasını “üzücü” olarak nitelendirdi.
“BUCA TAMAMEN BETON YIĞININA DÖNÜŞTÜ”
Buca Cezaevi arazisinin planlanmasına ilişkin süreci de eleştiren Babacan, projenin ranta kurban edildiğini savunarak, “Buca tamamen beton yığınına dönüştü. İnsanların nefes alabileceği yer yok. Bu projeyi doğru bulmuyoruz ve yakından takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“ELEKTRİK FABRİKASI RESTORE EDİLMELİDİR”
Şehirlerin tarihlerinden koparılamayacağını vurgulayan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir’in ruhunu kaybetme endişesi taşıdığını dile getirdi.
Özellikle tarihi Elektrik Fabrikası arazisindeki imar planı değişikliklerine değinen Babacan, şu ifadeleri kullandı: “Bir şehrin kültür mirasını Ankara’dan gelen talimatlarla değiştirmek yanlıştır. Havagazı Fabrikası bugün ayakta ve yaşıyor; Elektrik Fabrikası da aynı şekilde restore edilmelidir. Ancak buradaki kullanım amacı rantı değil, kültürü önceleyen bir anlayışla tanımlanmalıdır. Yerelle ilgili kararlar, bizzat yerinde ve vatandaşın iradesiyle alınmalıdır.”
“İZMİR LİMANI’NIN YARIŞMASIZ DEVRİ KABUL EDİLEMEZ”
İzmir Limanı işletmesinin Albayrak Grubu’na devredilmesini de sert bir dille eleştiren DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sürecin şeffaf yürütülmediğini savundu.
Varlık Fonu’nun yapısına en başından beri karşı olduğunu hatırlatan Ali Babacan, liman devrindeki “ihalesiz” sürece dikkat çekerek, şunları söyledi: “İzmir Limanı’nın yarışmasız bir şekilde özel sektöre devri kabul edilemez. Rekabete açık sektörlerde ihale, halkın daha kaliteli hizmet alması için şarttır. Bizim dönemimizde özelleştirme gelirleri borç ödemek için kullanılırdı, şimdiki paraların nereye gittiği ise karanlık. Varlık Fonu yasası gereği kimse denetleyemiyor, ihale yapma zorunluluğu bulunmuyor. ‘Keyfim istedi aldım, sattım’ mantığı hakim ve bu tamamen yanlıştır.”