Deva Partisi’nin İzmir 1. Olağan İl Kongresi’ne katılan Genel Başkan Ali Babacan, Cumhur İttifakı ortaklarının partisine yönelik tüm entrikalarını boşa çıkaracaklarını söyledi.
DEMOKRAT GÜNDEM- İzmir’den iktidara ve ittifak ortağına adeta meydan okuyan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Deva partisini engellemek için ürettiği tüm entrikaları da boşa çıkaracağı iktidar partisinin. Korkuyorlar arkadaşlar korkuyorlar. Hiçbir matematik hesap hiçbir masa başında üretilen entrika, hiçbir dalavere DEVA Partisi’nin yükselişini durduramayacaktır. Biz damla damla büyümeye devam edeceğiz. Biriken deva damlaları bütün barajları yıkıp geçecek” dedi.
DEVA Partisi İzmir İl Başkanlığı 1. Olağan İzmir İl Kongresi, Kültürpark Celal Atik Spor Salonu’nda gerçekleşti. Kongreye DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’da katılacak. Kongreye partililerin yanısıra CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü, Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin, Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç, Saadet Partisi İzmir İl Başkanı Mustafa Erduran, Gelecek Partisi İzmir İl Başkanı Onur Sivaslı, CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Ahmet Yıldız, CHP Gaziemir İlçe Başkanı Kasım Özkan ve İZDEDA Başkanı Haydar Özkan da katıldı.
Divan Başkanlığı görevine ise DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcı İdris Şahin'in getirilidği kongrede, DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Seda Kaya Ösen, başkanlık için tek aday oldu.
ONLARA HODRİ MEYDAN DİYORUM, ÇIKIN MEYDANA
Kongrede konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “İktidarın ortakları çabalarına bir yenisini daha eklemeye çalıştı. Sayın Erdoğan ve Bahçeli önlerine harita koymuşlar. Masa başı formüllerle jübile maçına nasıl gireceklerini konuşuyorlar. İkisinin de jübilesi olacak. Göreceğiz inşallah. Nafile, beyhude, boşa kürek çekiyorlar boşa. Otoriter ittifakın büyük ve küçük ortağı sayın Bahçeli ve Erdoğan’a sesleniyorum; sizin entrikalarınız bize vız gelir vız” diye seslenerek, “Diyorum ki onlara. Elinizden geleni ardınıza koymayın, ne biliyorsanız yapın diyorum. İstediğiniz dalavereyi çevirin, masa başına üretilen matematik formülleriyle seçim kazanılmaz. Seçim meydanda kazanılır meydanda. Onlara hodri meydan diyorum. Çıkın meydana. Sizin gücünüz Türkiye’nin köklü demokrasisiniz yok etmeye yetmeyecek. Türkiye’yi daha fazla aşağı çekmenize izin vermeyeceğiz. İlk seçimden hemen sonra güçlendirilmiş parlamenter sistemi inşa edeceğiz. Ülkemizi zenginlik, adaletle buluşturacağız. Bunu hızla yapacağız” ifadelerini kullandı.
.jpeg%22)
ANKARA’NIN İZMİR’E ÜVEY EVLAT MUAMELESİ YAPMASINA SON VERECEĞİZ
Ankara’nın İzmir’e üvey evlat muamelesi yaptığını da kaydeden DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, “. Merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki uyumsuzluk, kısır kavgaların, birbirine engel olmanın en ağır sonuçlarını İzmir yaşıyor. Hak ettiği yatırımları alamamasını sağlıyor. Biz bunu kesin olarak reddediyoruz. Partiler arası çekişmeye asla izin verilmemeli. İktidarın yerelde kaybettiği şehirleri farklı cezalandırmasını ve Ankara’nın İzmir’e üvey evlat muamelesi yapmasına da son vereceğiz” dedi.
İZMİR DEPREMİNİN ARDINDAN 1,5 YIL GEÇTİ, SÜREÇ SAĞLIKLI YÜRÜTÜLEMEDİ
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir depremi sonrası sürecin sağlıklı yönetilmediğini de kaydederek, şöyle konuştu: “ İzmir depreminde 116 vatandaşımız hayatını kaybetti. Aradan 1,5 yıl geçti. Depremden sonra yaşanan süreç sağlıklı yürütülemedi. Bu tür afet zamanlarında hasar tespit çalışması çok önemlidir. Bunun doğru yapılması lazım. Şeffaf, kurallı, konunun uzmanlarınca yapılmalı. Meslek odalarının mutlaka rol alması lazım. Emir komuta zincirindeki hasar tespit çalışmalarının nasıl yönlendirilebileceğini İzmir’de herkes gördü. Bu tür çalışmalar mutlaka bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleriyle yürütülmek zorunda. Hasar tespit raporlarına erişim sağlanmalı, şeffaf olunmalı. Gizli saklı çalışmaya alıştı bunlar. Yıkılan ya da ağır hasarlı binalarla ilgili mülkiyet ilişkileri mutlaka yeniden gözden geçirilmeli. Yani hak sahibi kavramının da mutlaka yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Hak sahibi kabul edilmeyen afetzedelerin konut ve işyeri edinmesi mutlaka kolaylaştırılmalı.”
UYGUN KOŞULLU ULUSLARARASI KREDİLERNDEN MUTLAKA İSTİFA EDİLMELİ
Uluslararası kaynaklara erişmek de önemlidir. Finans koşullarının uygun koşullar kredi programlarından mutlaka istifa edilmeli. Ama tabiki iş bilenin kılıç kuşananın. Bilmezseniz erişemezsiniz.
KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI:
OTORİTER İTTİFAKI SON GÜNLERİNİ YAŞIYOR
Ya Türkiye’yi demokrasi rotasına sokacağız ya da demokrasiden eser kalmayacak. Yarının Türkiyesinin özgür, demokratik yapmak hepimizin elinde. Üstümüze düşen sorumluluğun farkındayız. Bugünleri hep beraber atlatacağız. Kabustan uyanıp bir yudum su içer gibi ülkemizi hızla rahatlığa kavuşturacağız. Çünkü hiçbir baskı rejimi sonsuzu kadar sürmez. Bugünkü otoriter ittifakı da son dönemlerini yaşıyor. Çok ağır bedeller ödetti. Bu baskı döneminin en büyük bedelini kadınlar ve gençler ödüyor. Kadınlar yokluğu ve yoksulluğu bizzat yaşıyorlar.

KADINLAR HUKUKSUZLUĞU İLİKLERİNE KADAR YAŞIYOR
Tek birisi bir gece yarısı aklına eseni yaparak gözünü kadınların kazanımlarına dikiyor. Kadınlar hukuksuzluğu iliklerine kadar yaşıyorlar. Tarihimizdeki en şiddetli tartışmalar maalesef hep kadınlar üzerinden yürütüldü. Çağdaşlık tartışmaları, laiklik kadının kıyafeti üzerinden, dindarlık kadının baş örtüsü üzerinden arandı. O saatte ne varmış, başında örtü var gibi her türlü haksız ve hadsiz karşılaşıyorlar. Bugün de kadınların üzerinde tepinilerek sürdürülüyor.
KADINLARIMIZIN HAKLARINI AMASIZ-FAKATSIZ SAVUNUYORUZ
İmzalanmasına ülkenin öncülük ettiği İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılarak kadınların kazanımları ellerinden alınıyor hem de AB’den uzaklaştırılıyor. Kadınlarımızın haklarını amasız fakatsız savunuyoruz.
GENÇLER OTORİTER ZİHNİYETİN BEDELİNİ AĞIR BİÇİMDE ÖDÜYOR
Otoriter zihniyetin bedelini ağır biçimde ödeyen diğer kesim ise gençler. Gençlerin gözlerindeki endişeyi görüyor, dillerindeki haklı isyanı duruyoruz. Bir kez daha buradan duyuralım, sayın Erdoğan, sayın Bahçeli, size seslenmek istiyorum, gençler buldukları ilk fırsatta kendilerine başka ülkede hayat kurmak, Türkiye’den kaçmak istiyorlar. Buna var mı bir cevabınız? Harçlıklarımızla sinemaya gitmek, kafede oturmak mümkün değil artık diyor. Var mı buna cevabınız? Sosyal medyada düşüncemi açıkladığımda kapıma polis dayanmasından, iş bulamamaktan korkuyorum diyor. Var mı buna cevabınız? Onca emeğim boşa gidiyor, torpil yoksa iş yok diyor gençler. Sabah akşam hayali düşman yaratıp gölge boksu yapacağınıza bu sorulara cevap verin diyorum cevap verin. Biz hep beraber DEVA gençleri olarak tüm gençlerin devası olacağız. Biz gençlere gasp edilen haklarını iade etmeyi taahhüt ediyoruz. Bunun yolunun özgürlükçü sistemi inşa etmekten geçtiğini çok iyi biliyoruz. Bu baskı ortamı gençleri boğuyor. Kendi ülkesinde boğulan gençler başka ülkelere gitmenin, yurtdışına çıkmanın yolunu arıyor.
.jpeg%22)
GENÇLER, ‘YURTDIŞINDA YAŞAYIP TÜRKİYE’YE TATİLE GELECEKSİN’ DİYOR
Arada bir YouTube’a bakıyorum. Yurtdışına çıkmak isteyen gençlere tavsiyeler temalı videolar var. Bunları yüzbinlerce gencimiz izlemiş. Altındaki yorumlara bakın, içler acısı. Yurtdışına nasıl çıkıyor, Türkiye’den nasıl kaçılır? Bir genç yazmış, cebimde 60 lira parayla yurtdışına çıkma hayali kuruyorum demiş. Bir başka gencimiz bizi Türkiye’de yaşamaktan nefret eden gençler yaptınız, sağolun demiş. Bir başka gencimiz yurtdışında yaşayıp tatile geleceksin, başka türlü zor demiş. İşte otoriter ittifakın ülkemizi sürüklediği noktanın özeti bu.
OTORİTER ZİHNİYET ÜLKEMİZİ AB DEĞERLERİNDEN UZAKLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR
Bu iktidar sabah akşam beka diyor. Ağızlarından düşürmüyorlar. Bir ülkenin gençlerinin o ülkeyi terk etmek istemesi kadar başka bir büyük beka sorunu olabilirim? Kimse de haklı olarak doğumuzdaki ülkelere bakmıyor. Gitmek isteyenler, İran, Pakistan, Kazakistan’a gitmek isteyen yok. Gençler Avrupa’ya gitmek istiyor. Neden biliyor musunuz? Çünkü gençler hukuk devletinde yaşamak istiyor, özgürlük istiyor, hayat kalitelerini arttırmayı ailelerinden çok daha iyi koşullarda yaşamayı istiyorlar. Bu onların hakkı. Her gencimizin daha iyi bir hayat istemesi onun hakkı. Otoriter zihniyet ise neredeyse her gün yeni bir hukuksuzluğun altına imza atarak ülkemizi AB değerlerinden uzaklaştırmaya çalışıyor.
AVRUPA’NIN KAPILARI NE ZAMAN AÇILIR BİLİYOR MUSUNUZ?
Avrupa’nın kapıları ne zaman açılır biliyor musunuz? Bu zihniyeti gönderdiğimizde yeniden açılır. Biz bu konuda kadrolarımıza güveniyoruz. Çünkü bu siyasi aklın DEVA Partisi’nde olduğunu biliyoruz. Hiç kuşkunuz olmasın. Türkiye hiç korkmadan AB standartlarını hedeflemelidir. AB’ye girelim girmeyelim, üye olalım olmayalım o ayrı mesele. 27 üye ülkeye baktığımızda yüksek demokrasi standartlarını, insanlara-gençlere-kadınlara değer verildiğini görüyoruz. O standartlara ulaşalım. Üye oluruz olmayız o ayrı mesele. Ama biz 84 milyon insanımızın en yüksek standartta bir hayatı hak ettiğini düşünüyoruz. Bunu hedeflemeyen bir hükümetin de bu ülkeye hiçbir faydası olmaz. Yerli ve milli dediler her türlü yanlışlığın, hukuksuzluğun üzerini yerli ve milli örtüsüyle kapatmaya çalıştılar.
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK DİYEREK ÜLKEYİ BU UCUBE SİSTEMİN İÇİNE HAPSETTİLER
Türk tipi başkanlık sistemi diyerek ülkeyi bu ucube sistemin içine hapsettiler. En kısa zamanda ülkemizi birinci sınıf demokrasiye ulaştıracağız. Bunu müjdeleyen yine bizler olacağız. Hiçbir ayrım yapmadın tüm vatandaşlarımızın refah seviyesini yükselteceğiz.
TÜM ENTRİKALARINI BOŞA ÇIKARACAĞIZ, KORKUYORLAR
Deva partisini engellemek için ürettiği tüm entrikaları da boşa çıkaracağı iktidar partisinin. Korkuyorlar arkadaşlar korkuyorlar. Hiçbir matematik hesap hiçbir masa başında üretilen entrika, hiçbir dalavere DEVA Partisi’nin yükselişini durduramayacaktır. Biz damla damla büyümeye devam edeceğiz. Biriken deva damlaları bütün barajları yıkıp geçecek.
ELİNİZDEN GELENİ ARDINA KOYMAYIN, NE BİLİYORSANIZ YAPIN, HODRİ MEYDAN DİYORUM
İktidarın ortakları çabalarına bir yenisini daha eklemeye çalıştı. Sayın Erdoğan ve Bahçeli önlerine harita koymuşlar. Masa başı formüllerle jübile maçına nasıl gireceklerini konuşuyorlar. İkisinin de jübilesi olacak. Göreceğiz inşallah. Nafile, beyhude, boşa kürek çekiyorlar boşa. Otoriter ittifakın büyük ve küçük ortağı sayın Bahçeli ve Erdoğan’a sesleniyorum; sizin entrikalarınız bize vız gelir vız. Diyorum ki onlara. Elinizden geleni ardınıza koymayın, ne biliyorsanız yapın diyorum. İstediğiniz dalavereyi çevirin, masa başına üretilen matematik formülleriyle seçim kazanılmaz. Seçim meydanda kazanılır meydanda. Onlara hodri meydan diyorum. Çıkın meydana. Sizin gücünüz Türkiye’nin köklü demokrasisiniz yok etmeye yetmeyecek. Türkiye’yi daha fazla aşağı çekmenize izin vermeyeceğiz. İlk seçimden hemen sonra güçlendirilmiş parlamenter sistemi inşa edeceğiz. Ülkemizi zenginlik, adaletle buluşturacağız. Bunu hızla yapacağız.

VATANDAŞ KONUŞMUYOR, BİR YERE YAZIYOR, SEÇİM GÜNÜ DİYECEĞİMİ DİYECEĞİM DİYOR
Varın bu devletin tüm imkanlarını kendi siyasi ikbaliniz için kullanın. İnsanları korkutarak güç gösterisi yapın durun. Vatandaşımız hepsini bir yere yazıyor. Konuşmuyor. Seçim günü diyeceğimi diyeceğim diyor. Demokrasilerde hiçbir güç halkın iradesinin üstünde değildir. İşte biz gücümüzü halkımızdan halkımızın ilgi, sevgi ve desteğinden alıyoruz. Haklı olan güçlüdür unutmayın. Haklıysanız güçlüsünüz. Haklı olmanın verdiği güce hiçbir güç ulaşamaz. Onlar ise haksız olduklarını gayet iyi biliyorlar. Biz gücümüzü haklı olmaktan alıyoruz. Izmir’den sesleniyorum, tekrar tekrar hodri meydan diyorum.
GİDİCİ OLDUKLARINI BU ÖNERİYLE TESCİL EDİYORLAR
Seçim hesapları Beştepe’nin kadrolarını epey bir hakeretlendirmiş. Beştepe’nin koridorları halimiz nice olacak diye panik ortamını oralarda sağlamış. Ne zaman ki bir iktidar mevcut kurallara göre seçimi kaybedeceğine kanaat getirir, o notada seçimin kurallarını değiştirmeye çalışır. Son teşebbüsleri, seçim yasasıyla ilgili değişiklik önerileri, kendi gidici olduklarının, gitmekte olduklarının en önemli vesikası. Gidici olduklarını meclise bu öneriyi getirmekle tescil ettiler. Milletimizin feraseti herseyini üstünde. Milletimiz evet siz gidicisiniz biliyoruz dedi, mesajı aldılar.
BİZİ HEDEF ALIYORLAR AMA KOLAY DEĞİL ÇÜNKÜ…
Bunlar zannediyorlar ki, 2018 seçimleri gibi olacak seçim sonucu. 2018 seçimde başka kural uygulasaydık 2 3 milletvekili alırdık. Yahu 2018 geçeli 4 yıl oldu. Çok şey değişecek önümüzdeki seçimlerde. Bizi hedef alıyorlar, ama kolay değil. Çünkü biz yerinde duran bir hedef değiliz ki, biz hareketli bir hedefiz. Yakalayamazlar. Çünkü bir seneye kadar DEVA Partisi nereden nereye gelecek, bunu hesap edemiyorlar. Bu, kazdıkları kuyuya kendileri düşecek. Matematik formüllerinin öbür tarafında bulacaklar kendilerini, haberleri yok. Kendilerini güçlü zannedenler milletin biçtiği role razı olacaklar.
BU MİLLET BEYAZ TOROSLARI, KATLEDİLEN AYDINLARI UNUTMAYACAK
Ekonomik kriz ve faili meçhuller dönemi deyince bakıyoruz. Panik halde bütün düğmelere basıyorlar. Enerjinize yazık. Bu millet 90’lı yılların karanlığında ülkenin doğusunda kol gezen beyaz torosları, batısında katledilen aydınları, Manisa’da işkence edilen gençleri unutmayacak.
MAFYALAR, ÇETELER SARDI ETRAFI, ÜLKEYİ YÖNETENLERLE İÇ İÇE ÇALIŞIYORLAR İÇ İÇE
Türkiye er geç adalete kavuşacak. Devletin içindeki şebekeler mutlaka temizlenecek. Cirit atıyorlar şimdi. Mafyalar, çeteler sardılar etrafı. Ülkeyi yönetenlere bakıyoruz, iç içe çalışıyorlar iç içe. Bir çete liderinin anlattıkları sosyal medyada izlenme rekorları kırdı. Böylesi hukuk dışı faaliyetlere geçit vermeyecek.
GLADYO VE BENZERİ ÇETELERDE MUTLAKA VE MUTLAKA HESAP SORULACAK
Gladyo ve benzeri çetelerden mutlaka ve mutlaka hesap sorulacak. Bu hesabı bağımsız ve tarafsız yargı soracak. Devlet her türlü hukuksuzluğa karşı hukuk içinde kalarak mücadele verir. Bir yanlışla başka bir yanlış düzeltilmez. Karşınızda mafya, çete, terör örgütü de olsa devlet mücadelesini devlete yakışır şekilde yani hukuk içinde verir. Bağımsız ve tarafsız yargının altını özellikle çiziyorum. Hukuk içinde mücadele.
HUKUKTAN SAPMADAN, BAĞIMSIZ-TARAFSIZ YARGI İLE MÜCADELE EDİLECEK
Hukuktan sapmadan mücadele. E bunlar yıllarca hukuksuzluk yaptı. Biz de onların hakkından şöyle böyle gelelim. Yok öyle birşey. O zaman devlet olmazsınız. Devlet devlete yakışır şekilde hukuk içinde mücadelesini verir. Bağımsız ve tarafsız yargı ile.
HUKUKA AYKIRI İŞLER YAPANLAR FETÖ’NÜN BULANDIRDIĞI SUDA TEMİZLENEMEZLER
Hukuka aykırı işler yapanlar, demokrasimize kast edenler, FETÖ’nun bulandırdığı suda temizlenemezler. Biz yargının tarafsızlığını ve bağımsızlığını tesis edeceğiz. Masum tek bir vatandaşımızın haksız yere ceza almasına izin vermeyeceğiz. Kurunun yanında yaş da yansın, acımayın acınacak hale düşersiniz dedi sayın Erdoğan. Bir hukuk devletinin başındaki insan böyle ifadeler kullanabilir mi? Hukuk içinde hareket etmezsen devlet olmaz, adı başka bir şey olur. Biz kurunun yanında yaş da yansın, acımayın diyenlerden olmayacağız. Devletin kudretli yüzü vardır ama şefkat yüzü de vardır. Devlet gücünü hukuk içinde kullanmazsa ülkenin insanlarına zulüm demektir.
İZMİR DEPREMİ SONRASI SÜREÇ SAĞLIKLI YÖNETİLEMEDİ VE…
Biz DEVA Partisi olarak tarımdan dijital dönüşüme kadar pek çok alanda eylem planları hazırladık. Türkiye’nin tarihinde bir ilke imza atıyoruz. Afet eylem planı da açıkladık. Öncesi ve sonrasında neler yapılacak. İzmir’deyiz. Korkunç bir acıyla sarsılan şehrimizdeyiz. İzmir depreminde 116 vatandaşımız hayatını kaybetti. Aradan 1,5 yıl geçti. Depremden sonra yaşanan süreç sağlıklı yürütülemedi. Bu tür afet zamanlarında hasar tespit çalışması çok önemlidir. Bunun doğru yapılması lazım. Şeffaf, kurallı, konunun uzmanlarınca yapılmalı. Meslek odalarının mutlaka rol alması lazım. Emir komuta zincirindeki hasar tespit çalışmalarının nasıl yönlendirilebileceğini İzmir’de herkes gördü. Bu tür çalışmalar mutlaka bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleriyle yürütülmek zorunda. Hasar tespit raporlarına erişim sağlanmalı, şeffaf olunmalı. Gizli saklı çalışmaya alıştı bunlar. Yıkılan ya da ağır hasarlı binalarla ilgili mülkiyet ilişkileri mutlaka yeniden gözden geçirilmeli. Yani hak sahibi kavramının da mutlaka yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Hak sahibi kabul edilmeyen afetzedelerin konut ve işyeri edinmesi mutlaka kolaylaştırılmalı.
UYGUN KOŞULLU ULUSLARARASI KREDİLERNDEN MUTLAKA İSTİFA EDİLMELİ
Uluslararası kaynaklara erişmek de önemlidir. Finans koşullarının uygun koşullar kredi programlarından mutlaka istifa edilmeli. Ama tabiki iş bilenin kılıç kuşananın. Bilmezseniz erişemezsiniz.
AFETLE MÜCADELEDE YEREL YÖNETİMLERİN YETKİ VE SORUMLULUKLARI ARTTIRILMALI
Afetle mücadelede en önemli mücadele de merkezi ve yerel yönetim arasındaki ilişki. Merkeziyetçi yönetim anlayışının afet durumlarında etkinliği azalttığını görüyoruz. Deva iktidarında her kademedeki birimlerin rollerini tekrar yapacağız afad ve valiliklerin üzerinde olması operasyonal yönetimin, yerel yönetimlerin etkinliğini azaltıyor. Afad çok fazla sorumluluk alıyor. Aradın asıl görevlerine odaklanması lazım. Başka işlere girdiğinde zaafiyet oluşuyor. Afetle mücadelede yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluklarının mutlaka arttırılması gerektiğini söylüyoruz. Muhtarlara da daha çok yetki verilmeli.
İZMİR MERKEZİ VE YEREL YÖNETİM ARASINDAKİ UYUMSUZLUK, KISIR KAVGALARIN AĞIR SONUÇLARINI YAŞIYOR
İzmir herhalde yıllardır bunun acısını eziyetini çekiyor. Merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki uyumsuzluk, kısır kavgaların, birbirine engel olmanın en ağır sonuçlarını İzmir yaşıyor. Hak ettiği yatırımları alamamasını sağlıyor. Biz bunu kesin olarak reddediyoruz. Partiler arası çekişmeye asla izin verilmemeli. Iktidarın yerelde kaybettiği şehirleri farklı cezalandırmasını ve Ankara’nın İzmir’e üvey evlat muamelesi yapmasına da son vereceğiz.
ZEYTİNİME DOKUNMA DİYEN VİCDANLI İNSANLARIN HAKLI MÜCADELESİNİ SONUNA KADAR DESTEKLİYORUZ
Urla ilçemizi ilgilendiren, maden yönetmeliği. Zeytinlik alanı içinde kalırsa sahada madencilik faaliyeti yürütülecekmiş. Yasalara açıkça aykırılık teşkil eden bu konuda iptal davasını açtık. Maden faaliyetleri esnasında oluşacak kimyasal atık, tozun dumanın zeytinliklere büyük zarar vereceğini biliyoruz. Bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir ülke bırakma sorumluluğuyla hareket eden bir partiyiz. Zeytinime dokunma diyen tüm düşünceli, vicdanlı insanların haklı mücadelesini sonuna kadar destekliyoruz.
İZMİR’İN BÜTÜN İLÇELERİNİ CADDE CADDE KAPI KAPI GEZİP DEVA DAMLALARIYLA BULUŞTURMAYA VAR MISINIZ?
Demokrasi ve atılım bayrağını Buca, Konak, Gaziemir’de mahalle mahalle dalgalandıracak mıyız? Çiğli, Karşıyaka, Bayraklı, Bornova’da özgürlük diye haykıran her bir kadının yanında olacak mıyız? Dikili, Bergama, Kınık’ın adalet arayan yürekli insanlarıyla omuz omuza verecek miyiz? Menemen, Foça, Aliağa’nın fedakar üreticileriyle birlikte yürüyecek miyiz? Menderes, Tire, Selçuk’ta geçim sıkıntısından şikayet eden vatandaşlarla gönül köprüsü kuracak mıyız? Bayındır, Ödemiş, Kıraz, Beydağ’ın haysiyetli insanlarıyla iktidarın keyfi yönetimine son verecek miyiz? Hayatını özgürlükçü bir Türkiye’de kurmak isteyen Balçova, Güzelbahçe, Narlıdereli gençlerin gücüne güç katmaya var mıyız? Uzun demokrasi maratonumumuzu Torbalı, Kemalpaşalı işçilerle el ele vererek koşmaya var mısınız? İzmir muhteşem. Adını daha sayamadığım İzmir’in bütün ilçelerini, cadde cadde sokak mahalle mahalle kapı kapı gezip DEVA damlalarıyla buluşturmaya var mısınız? Siz varsanız biz de varız. Artık İzmir’in, Türkiye’nin DEVA’sı var.
SEDA KAYA ÖSEN: İNSANLARIMIZ DEVA ÇATISI ALTINDA BİRLEŞİYOR
Babacan'ın yanısıra evsahibi konumdaki DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Seda Kaya Ösen de bir konuşma yaptı. Seçim Yasası'nda değişiklik öngören taslağı eleştiren Seda Kaya Ösen, “2020’nin son çeyreğinden bu yana İzmir teşkilatımıza verilen görevle birlikte bu salonda görevimizi eksiksiz yapmanın huzurunu yaşıyoruz. Pandemi, ekonomik şartlar ve siyasi baskı ortamında İzmir teşkilatı, durmadan ve yorulmadan semt semt, ev ev dolaştı. Hayalini kurduğumuz Türkiye’yi anlattık. 26 ilçede teşkilatlanmasını tamamlayan partimiz, samimi ve çözüm odaklı yaklaşımıyla İzmirlinin yanında oldu. İzmir’de basılmadık toprak, çalınmadık kapı, dinlenilmemiş dert bırakmadık. Artık bizim sayemizde İzmir’de şiddet mağduru kadınların, yurtsuz evsiz üniversite öğrencilerinin yanında, mazlumun yanında DEVA var. DEVA Partisi 9 Mart 2020’den bu yana siyasette konuşulmayanları konuşmaya, halka hizmet etmek için yola çıktı. Partimiz daha güzel bir Türkiye diyenlerin sesi oluyor. Ötekileştirilen, farklılıkları törpülenmek isteyen insanlarımız DEVA çatısı altında birleşiyor. Türkiye’nin siyasi hayatında aha önce görülmemiş olan ve 6 siyasi parti olarak attığımız ortak adım yeni siyaset anlayışını benimsediğini ülkemize kanıtladı" dedi.
ÖSEN: YAĞ VE BENZİN KUYRUKLARI GERİ GELDİ
Ekonomik krizin halkı yoksullaştırdığına dikkat çeken DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Seda Kaya Ösen, "Bugünlerde ülkemiz hiç olmadığı kadar DEVA Partisi’ne ihtiyaç duyuyor. Gözlerdeki ışıkla ekonomik sorunları çözeceğini sanan yetkililer, görevden alındığı için mutluluk pozları veren bakanlar… Tüm bunların artık birilerine bıkkınlık verdiğini bizlere açık bir şekilde gösteriyor. Yağ ve benzin kuyruklar geri geldi. Kiraları aşan faturalarla boğuşan, pandemide adeta yokmuş gibi davranılan esnafların feryatlarını duyuyor, hep birlikte, yıllar içinde kazandığımız birikimlerimizin, ellerimizden birer birer kayışını üzüntüyle izliyoruz. Ceplerimiz, mutfak dolaplarımızı boşalıyor, zihinlerimiz sıradanlaşmış umutsuzluklarla doluyor, her gün kara kara düşünüyoruz. Tüm bunlar yaşanırken birileri yine geçmişten tanıklık ettiğimiz şekliyle, vadesi dolmuş iktidarların yaptığı gibi, seçim sistemleri üzerinden, yürütülmüş beyhude çabalara bir kez daha girişiyor, benzer yöntemleri kullanarak farklı sonuçlar elde etmeye çalışıyor. Ancak unutulan şu: Seçim mevzuatlarla değil, sokaklarda ve sandıklarda kazanılır. Suni gündemle uyutmak isteyenlerin karşısında yurttaşlarımız, daima aklının ve vicdanının izinden gidecek, rant ve çıkar gruplarının değil, evlatlarının ve ülkesinin yarınlarını düşünecektir” diye konuştu.
ÖSEN: OY PUSULASINDA MÜHRÜ DAMLAYA ÜÇ KEZ VURMALIYIZ
“Türkiye hayalini kurduğumuz özgürlükçü günlerine partimiz, güçlendirilmiş parlamenter sistem ve 84 milyonla geçecektir. Bunu yaparken ülkemizi ve yarılanlarını koruyacağız. Ülkemizin 4 bir yanında bombalar patlarken ülkemizi korumanın yegane yolu hukuk devletinin, demokrasi ile yeniden taçlandırılmasından geçmektedir. Yine bu dönemde gündemi meşgul eden yeni seçim yasasıyla birlikte erken seçim tartışmalarının rafa kalktığını, partimizi, tüm kitlelere anlatmak ve tanıtmak için bizlere yeni bir fırsat doğduğunu düşünüyoruz" diyen Ösen, açıklamalarını, "Yasanın yürürlüğe girmesiyle başlayan 1 yıllık sürede çok çalışmalı, daha çok konuşmalı, daha çok kapı çalmalıyız. Bu sürede DEVA Partisi’nin özgürlükler ve çağdaş yaşam adına kesin bir taraf olduğunu tekrar tekrar dile getirmeli, tek vaadi yoksulluk ve çaresizlik olanları vatandaşa şikayet etmeli; Ve kaderimizi belirleyecek o önemli seçim günü geldiğinde, oy pusulasında mührü ‘Damlaya’ 3 kez vurmalıyız” şeklinde sonlandırdı.