Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti listelerinden 1’nci bölge 1’nci sıra milletvekili adayı Mehmet Kasapoğlu, İzmir’deki basın yayın kuruluşlarının temsilci ve muhabirleriyle buluştu.
Sporda devrim yaptıklarını ve yapılan hizmetleri tek tek anlatan Bakan Kasapoğlu, Karşıyaka Stadı’nı yapmak istedikleri halde yerel yönetimlerin engellemesi ile karşılaştıklarını belirterek, “Biz talep neyse adımlarımızı attık ve son süreçte Büyükşehir Belediyesi ile protokol imzaladık. Biz yapacağız dediler ama üç yıldır bir adım atmadılar. Gerekirse yeni statları da yaparız ama birilerinin bu noktada engel olmaktan ve bu süreçleri istismar olarak görmekten vazgeçmesi lazım. Yeter ki gölgelemesinler” dedi.
DEMOKRAT GÜNDEM- HABER MERKEZİ- EMİN ŞANLI- Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem milletvekilliği seçimlerine sayılı günler kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı kararla kabinedeki bakanlar çeşitli illerde milletvekili adayı oldu. İzmir’den milletvekili adayı olan Kasapoğlu, İzmir Alsancak Gençlik Merkezi’nde basın mensupları ile bir araya geldi.
.jpeg%22)
YETER Kİ GÖLGELEMESİNLER
Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir 1’inci Bölge 1’inci Sıra Milletvekili Adayı Mehmet Kasapoğlu, yapımıyla ilgili tartışmaları hala süren Karşıyaka Stadı yapımıyla ilgili Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesini eleştirdi.
BİZ YAPACAĞIZ DEDİLER,3 YILDIR BİR ADIM ATMADILAR
Açıklamalarının sonunda basın mensuplarının kendisine yöneltilen sorularını da yanıtlayan Bakan Kasapoğlu, Karşıyaka stadı ile ilgili soruya şu yanıtı verdi:
“Biz 40’tan fazla stat yaptık ve 20 yılda böylesine modern bir altyapıyı milletin emrine sunmuş ikinci bir ülke yok. Burada iki tane stadımız var. Karşıyaka stadı sürecini hepsinden önce başlattık ama maalesef belediye dahil olmak üzere engellerle karşılaştık. Yoksa şimdi inşaat bitmişti. 3 stat aynı anda temeli atıldı. Belediyelerin ve farklı kurumların ne hikmetse engellemeleri oldu. Biz talep neyse adımlarımızı attık ve son süreçte Büyükşehir Belediyesi ile protokol imzaladık.
Biz yapacağız dediler ama üç yıldır bir adım atmadılar. Gerekirse yeni statları da yaparız ama birilerinin bu noktada engel olmaktan ve bu süreçleri istismar olarak görmekten vazgeçmesi lazım. Birileri bir adım atıyorsa biz on adım atarız. Yeter ki gölgelemesinler. Hepsinden önce başlayan bu süreci engelleyenler bunların müsebbibidir.”
.jpeg%22)
Bakan Kasapoğlu, Atatürk stadının da değerlendirme içerisinde olduğunu ve sonuçlara göre aksiyon alacaklarını belirtti. Bu anlamda hedeflerinin devam ettiğini söyledi.
GENÇLERİMİZ KALIPLARA SIĞMAYACAK KADAR ÖZGÜR
Millet İttifakı’nın gençlere yönelik tanımlarını eleştiren Kasapoğlu, “Gençlerimize yönelik birtakım tanımlamalar, bu anlamda gençlerin sınıflandırılmasına yönelik tanımlamalar hiçbir şekilde gençlerimize uymadığını, kalıplara sığdıramayacak kadar özgür bir ruh ve karakter olduklarını söylemek istiyorum. Gençlerimizin olaylara bakışı ve duyarlılığı ile farklı olduklarını ifade etmek istiyorum. Bu mekân, kütüphaneler, gençler verimli şekilde kullanıyorlar” diye konuştu.
Yurtlar ve öğrencilerin barınamama sorunu olmadığını kaydeden Bakan Mehmet Kasapoğlu, İzmir’de de başvuranlar arasında herhangi bir yurda kabul edilmeyen öğrenci olmadığını söyledi.
İZMİR’DE DE BAŞVURAN HER ÖĞRENCİMİZİ YURDA YERLEŞTİRDİK
Bakan Kasapoğlu, “Yurtları bir ara birileri istismar etmeye kalktı. Yurtlar, İzmir’i ile İstanbul’u ile Ankara’sıyla Hakkâri’den Kars’a kadar 81 ilde ilmek ilmek örülmüş bir tesis altyapısı. Hiçbir gencimizi sokakta bırakmayacağız demiştik ve bu yıl İzmir’de başvuran her bir öğrencimizi yurtlara yerleştirdik. Avrupa’da bu işin ortalaması yüzde 15lerde. Biz İstanbul’da Ankara İzmir’de bu anlamdaki başarımızı taçlandırdık. Bundan sonraki süreçte yine bu sayıyı, konforu yükseltmenin peşinde olacağız. . 8 milyon öğrenci var diyorlar ama 4 milyon 200 bini zaten örgün eğitimde değil. Bunun yarıdan fazlası yaşadığı şehirde okuyor. Bir o kadarı yurda başvuruyor ya da başvurmuyor. Talep ne ise ihtiyaç varsa yurt da yaparız stat da yaparız. Yurtlar bizim göz bebeğim” diye konuştu.

İZMİR’DE SPORLA İLGİLİ MÜJDELERİMİZ OLACAK
İzmir’de spor yatırımlarının süreceğini ve müjdeler vereceklerini de dile getiren Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Mehmet Kasapoğlu, “İzmirli ilgili sporda gençlikte ve diğer alanlarda çalışmalarımız olacak. Müjdeleyeceğimiz çalışmalarımız olacak. Kiraz’dan Karaburun’a kadar harıl harıl çalışan ve üreten bir anlayışla sizlerle birlikte olacağız. Durmadan duraksamadan bu süreci aksatmadan yeni hedeflere yürüyeceğiz. Duramaya tahammülümüz yok. Zaman kaybetme lüksümüz yok. Var olan kazanımlarımızı kaybettirme şansımız yok. Onun için bir an olsun durmadan, bu eser siyaseti anlayışımızı diri tutarak devam edeceğiz” diye konuştu.
İZMİR’İN ENERJİSİNE MÜTEŞEKKİRİM
İzmir’deki saha çalışmalarından bahseden AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Bakan Mehmet Kasapoğlu, “İzmir’in enerjisine müteşekkirim. Biz zaten halkımızla iç içeyiz. Her yerde halkımızla Türkiye’nin her yerinde irtibat halindeyiz. Samimi bir anlayışımız var. İzmir’de de bu diyaloğun en güzel şekilde olması bizi mutlu ediyor. Dün Kemalpaşa’nın köylerine kadar gittik, sonra Turgutlu’ya geçtik. Konak meydanında, İnciraltı’nda, Torbalı’da, İzmir’in sokaklarında, İzmirliler beni her an markette, kafede, camide karşılaşabilirim” diye bahsetti.
YAKIN IŞIKLARI TÜRKİYE AYDINLANSIN DEDİK
İzmir’de yaptıkları hizmetler hakkında da bilgi veren Bakan Kasapoğlu, “21 yıllık süreçte AK Parti siyaseti ile biz ne dedik? Yakın ışıkları Türkiye aydınlansın. Hizmet siyasetimizle aydınlattık. Ayrıştırmayı ve ötekileştirmeye ne dedik? Kardeşlik ve birlikte Türkiye’yiz diyerek aydınlattık. Bundan sonraki süreçte de yeni hayallere, yeni hedeflere devam edeceğiz. İzmir’de Gençlik ve Spor Bakanı olarak ve aynı zamanda milletvekili adayı olarak huzurunuzdayım. İzmir ülkemizin göz bebeğidir. Ata şehridir. Sanayisi ile ekonomisi ile sporu ile gençliği ile bu markayı İzmir’i güçlendireceğiz.
İZMİR’DE SPOR TESİSİ SAYISI 300’E YAKLAŞTI
Özel önemi bundan sonraki süreçte de daha yukarılara taşıyacağız. 2002 yılında İzmir’de yaklaşık 80 civarı olan spor tesisi bugün 300’e yaklaştı. Yurt 8 binlerden 30 bin kapasitelere erişti. Gençlik merkezi yoktu. Şu an 13 tane var. Lisanslı sporcu 20 bindi. Şu an 395 bin var. Fersah fersah kat ettiğimiz yollar var. Göztepe Karşıyaka’sı Altay’ı Altınordu’su çok güzide kulüpler var. Futbol ve diğer branşları ile bu ülkenin sporuna değer katmış kulüpler var. Alsancak Göztepe stadımız. Dünyanın en güzel statlarından biridir Göztepe stadı. Aday gösterilen bir stat. Teknik ve potansiyel yapısıyla muhteşem bir ambiyansı var” diye konuştu.
BİZE TURNUVA VERİRLER ONLAR KAZANIRLAR
Bakan Mehmet Kasapoğlu, Türkiye’nin dünyada en güçlü altyapıya sahip olduğunu söyledi.
Tesislerdeki durum ile ilgili soruya Kasapoğlu, “Haziran ayında Türkiye şampiyonlar ligi finaline ev sahipliği yapacak. Biz dünyanın en güçlü altyapısına sahibiz. Devam eden çalışmalar. Yaptığımız açılışlara yetişemiyoruz. Bize turnuva verirler onlar kazanır. O organizasyonun markasını güçlendirmiş olurlar. Biz bu anlamda asla kaybetmeyiz. Spor turizmi önemli bir başlık. Bu alanda da önemli bir açılım sağlamıştır. Avrupa jimnastik şampiyonasına ev sahipliği yaptık. Basketbolda düzenlediğimiz şampiyonalar var. Biz artık seçen ülkeyiz, seçilen değil” dedi.
.jpeg%22)
MEHMET KASAPOĞLU KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLIKLARI:
– Özel bir mekandayız, özel bir konsept olarak çalıştığımız gençlik merkezimizdeyiz. Burası çok farklı imkanları ile farklı olanakları ile gastronomiden teknolojiye edebiyata kadar pek çok alanda gençlere bir yaşam alanı sunmanın ötesinde bir adeta üniversite gibi faaliyet gösteren ve stadımızla iç içe hem bir spor mekânı hem de bir gençler için çok özel bir yuva olan mekandayız.
TÜRKİYE AVRUPA’NIN EN GENÇ ÜLKESİ
– Türkiye genç bir ülke. İstatistiklerle de Avrupa’nın en genç ülkesi. Dünyanın en genç nüfuslarından biri. Sadece istatistik değil, gençliğin dinamizmi ile taşıdığı özellikleri ile hem genç nüfusa sahip hem de özel bir nüfusa sahip. Gençlerle beraberim. Bakanlığa başladığım andan itibaren Türkiye’nin tüm bölgelerinde ne ücra noktalara kadar mutlaka gençlerle beraber olma noktasında çok önemli çalışmalara imza attık. Gençlerimize süreçlere katma noktasında katılımcı model ile çok güzel başlangıçlar yaptık.
– Hem bugünler hem yarınlar için gençlerimizin inançla gayretle var olduklarını görüyoruz. Bakanlık olarak iki ana alanımız var. Gençler ve spor. Gençlere yönelik ortaya koyduğumuz çalışmalar yurtlar, Türkiye için bir modeldir. Kapasitesi sağladığı imkanlarla, gençlik merkezleri ile merkezi bir modeldir. Gençlik kampları 60’a yakın. Gençlik proje destekleri, katılımcı projeler. Bunların her biri gençlik çalışmalarımızın ana başlıklarıdır.
– Spor bu anlamda statlar, salonlar havuzlar, semt bazlı tesisler var. Yetenek taraması, spora erişimi kolaylaştırmaya yönelik çalışmalar. MEB’le yaptığımız projeler var. Tüm bunların aslında çatısında şunu görüyoruz. Kurum kültürünü inşa ettik. Bakanlık olarak 2011 yılında bakanlığımız kurulmuştu. Öncesinde daha farklıydı. Cumhurbaşkanlığı sistemi ile özellikle gençlik ve spor çatısının daha organize ve efektif hale gelmesini sağladık. Kurum kültürü konusunda attığımız devasa adımlar var. Ben bu sürecin önemli çıktılarından biri olduğunu ifade etmek istiyorum.
GENÇLERE KAPI YOK DEDİK
– Gençlik çok aktif bir katılım süreci, bizim onlarla birlikte olmamız. Aramızda çok dinamik bir sistem var. Şunu söyledik. Burası gençlerin bakanlığı. Bakanlığın sahibi gençler. Gençlerle aramızda hiçbir sınır yok. Bu bakanlığın merkez teşkilatında, birimlerinde, tesislerinde gençlere kapı yok dedik. Zıplamadan girebilirsiniz dedik. Bu rahatlığı verdik. Bununla birlikte gençlerimizi katılımcı süreç anlayışıyla karar alma mekanizmalarından uygulamaya uygulamadan denetlemeye süreçlerine dahil ettik.
.jpeg%22)
BÜTÇEYE GENÇLERLE BİRLİKTE KARAR VERİYORUZ
– Bakanlığın bütçesini gençlerle birlikte kararlaştırıyoruz. Gençlerin bütçesi gençlerde çalışması yapıyoruz. Gençlerimiz bu noktada bütçenin kalemlerini onlar tespit ediyorlar. Bu dünyada da çok ama çok özel bir uygulama. Yabancı basın mensupları ile bir araya geldiğimde onlar da çok bu anlamdaki yaklaşımımıza çok şaşırdılar. Böyle bir modelle ilk kez karşılaştıklarını ifade ettiler. Bu modeli çok özgün bir model olduğunu ifade ettiler. İşte kurum kültürü dediğimde olayın bu boyutta olduğunu göstermek istedim.
– İzmir’de daha güçlü bir şekilde bu modeli gençlerle birlikte inşa edeceğiz. Güçlendireceğiz. Bizim bu anlamdaki sözümüz genel çerçevesini çizmiş olduğum arkamızda dev gibi duran eserler, çalışmalar var. İnşallah bu çalışmaları yine katılımcı ruh ile devam ettireceğiz.
SPOR DEVRİMİ DİYORUZ
– Spor, sportif başarılar. Tesis devrimi, spor devrimi, spor eğitimi devrimi diyoruz. Gün geçmiyor ki sporda başarı haberi ile karşılaşmayalım. Çok farklı branşlarda elde edilen branşlar. 20-30 yıl önceki Türkiye’ye baktığımızda birkaç ana branş var ama artık Türkiye’de birçok branşta eskrimden haltere kadar voleyboldan jimnastiğe kadar her gün bir başarı ile mutlu oluyoruz. Bu spor devriminin neticesi. O kadar çok başarı geliyor ki artık sıradanlaşıyor ama inanın burada büyük bir mucize var.
– Toplu rakamları sizlerle paylaşacağım. Son 1 ayda çok farklı başarılarla karşılaştık. İzmir’deki 15 günlük sürecimde jimnastik İzmir bu anlamda Türkiye’nin en ciddi katkı sağlayan şehridir. Bunu da daha yükseklere taşıyacağız inşallah. Yatırım yaptığımız tesisler ve kulüpler bunlar meyveleri oldu. Geçtiğimiz günlerde jimnastik Avrupa şampiyonasına Türkiye sahiplik yaptı ve erkeklerde takım halinde Avrupa ikincisi olduk. İzmirli sporcularımız altın ve gümüş madalyalar kazandı. Kız sporcularımız finallerde boy gösterdi. Jimnastik temel spor disiplinlerden biri. Atletizm ve yüzme de öyle. Tokyo sürecimiz dün gibi olimpiyatlarda biliyorsunuz.
– Halter, spor tarihimizin en büyük başarılarından birine imza attığımız branşlardan biri. Halterde bir düşme trendi vardı. Gerekli çalışmalarla bunun sonuçlarını da almaya başladık ve son bir aydaki Avrupa şampiyonasında 22 madalya ile sporcularımız döndüler. Pazar günü güreş şampiyonasında 17 madalya ile döndü sporcularımız. Rıza 12, Taha 10 madalya aldı. Avrupa şampiyonluğunu aldı. Kadınlar basketbolu birkaç hafta öncesinde Euro lig finalini iki Türk takımı oynadı. İki kadın basketbol takımı. Fenerbahçe ve Çukurova. Fenerbahçe biliyorsunuz Avrupa zirvesine çıktı.
– Kadın voleybolunda son yıllarda şampiyonlar ligi finalleri, Vakıfbank ve eczacı başı iki güçlü takımımız ve ikisinin de final oynaması. Bunlar sıradanlaşıyor ama geçmişe döndüğümüzde bunların hayal dahi edilemeyeceğini hepimiz biliyoruz.
– Yılbaşından bu yana ne yaptık? Son dört ayda sporcularımız 340 altın, 385 gümüş, 320 bronz olmak üzere 1045 madalya aldılar. 30 farklı branşta bunları aldılar. 2022’de ne yaptık? 2055 altın 2027 gümüş 2045, tam 6127 madalya 50’ye yakın branşta bunu gerçekleştirdik. Gelinen nokta ufkun potansiyelinin ne kadar geniş olduğunu ne kadar güçlü olduğunu bizlere gösteriyor. Ben bu vesile ile en önce kıymetli sporcu arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Federasyonlarımıza ve kıymetli kulüplerine özellikle teşekkür ediyorum.
– Onların bu noktada gelişmesini sağlayan aileler var. Küçük yaşta elinden tutup onları motive edip bugünlere getiren anne ve babalara onların özverileri hepimiz için takdire şayan. Onlara minnet borcumuz var. Bakanlığımız, yetenek taramasından tesis altyapısına, antrenör ile temsilcisi ile tüm çalışma arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
CUMHURBAŞKANIMIZ SPOR AŞIĞI BİR LİDER
– Bu ülke bunları başardı ve daha büyük başarılara yürüyor. Sayın cumhurbaşkanımız spor aşığı bir lider. Sporu birkaç branştan ibaret görmeyen bir lider. Pek çok branşına hem teknik anlamda vakıf olan hem de yakın ilgi gösteren bir lider. Onun bu anlamdaki vizyonu, İBB başkanlığından beri koyduğu vizyon bizi bu noktaya getirdi. Ona ayrıca şükranlarıma sunuyorum.
HAK ETTİĞİ YERİ GÖRMÜYOR
– Bir sitemim var ayrıca. Bu ülke bir hayale sahipti. Olimpik branşlarla ilgili hayalleri vardı. Hiç sporcu gönderemediği branşları oldu. Uluslararası müsabakalarda yarışmacı göndermediği için başka ülkeleri desteklediği dönemler oldu. Türkiye artık zirveye oynuyor. Voleybol okçuluk eskrim halter, hangi branş olursa olsun. Bu başarılar dalga dalga yayılan gerekli kadar gündem oluyor mu? Hak ettiği gündemi yakalıyor mu? Bu başarılar hangi ülkede yaşanırsa yaşansın ana gündem maddesi olur. Gazetelerimize sosyal medyaya bakıyorum kısır tartışmaları görüyorum. Branşlar içerisinde en büyük ekonomi futboldur. Bunu tabii ki kabul ediyorum. Ama ben bu ülkenin sporunun tarihine altın harflerle geçen spor devrimini, bu ülkede daha fazla konuşulması gerektiğini düşünüyorum. Bu başarıları anlatalım ki daha fazla genci, daha fazla potansiyeli olan irademizi ortaya koymuş olalım. Gençler de burada bir teşvik görsünler. Onlara özendirelim.
– Basın ile konuştuğumda ilk soruların bu başarıla dair olmasını diliyorum. Onlar bu ilgiyi hak ediyor. Yoksa şikâyet ettiğimiz konuların öznesi olmaya devam ederiz. Tüm medyaya sesleniyorum. Lütfen bu başarıları daha çok daha detaylı anlatalım. Bana sorun sporculara sorun onlar anlatsın. Tesislerimizi ziyaret edin. Ağırlayalım. Haberler yapalım. Sürdürülebilirlik için Bu işin iletişim payını çok ama çok daha güçlü tutmamız lazım. Gelin bu çağrımızı birlikte güçlendirelim. Farklı bir modeli inşa edelim.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÇOK ÖNEMLİ
– Sportif başarıda sürdürülebilirlik çok önemli. Tesis ve altyapı bunun en önemli parçası. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin Kars’a gidin atletizm tesisi görürsünüz. Edirne’ye İstanbul’a gitseniz görürsünüz. İzmir’de atletizmden jimnastiğe her branşta çalışan arkadaşlarımız var. Gece gündüz çalışıyor. Tesislerin canlı olması, işlevsel olması buna yönelik yolun açılması yetenek taraması ve spora yönlendirme önemli bir projemiz.
– Spora yakın olan gençlerin belirlenmesi ve bununla birlikte gençlerin bu anlamda spora yönlendirilmesi, yetenekli olmayanların da tabii spora yönlendirilmesi gereklidir. Bizim hedefimiz her bir gencimizin mutlaka ve mutlaka hayatının bir yaşam tarzı olarak sporla ilgilenmesidir. Hayat boyu bir spor aktivitesine dahil etmek, bir kültür oluşturmak, devrimlerin en kapsamlı çalışmalarından biridir.
21 YILDA İLMEK İLMEK İŞLEYEN BİR POLİTİKANIN SONUÇLARI
– 21 yılda ilmek ilmek işlenen bir politikanın sonuçlarından bahsediyorum. Asıl olan sürekliliktir. Bunu sağlama adına her geçen gün vitesi büyütmeye yönelik hedef ve gayret. Hayal satmıyorum. Sonuç diyorum. Geçtiğimiz yıllarda milli eğitim bakanlığımız ilk okuldan mezun olacak gencimiz bir branşta lisans sahibi olacak dedik. Tüm kaynaklarımızı bu konuda seferber ettik. Eğitim ve spor birbirinden ayrılamaz iki konu. Bu entegrasyonu güçlendirdik. Sporcuyu yetiştirecek ortamı hazırlarken tüm ihtiyaçlarını özel olarak hazırlıyoruz.

– Spor mu eğitim mi diye klasik bir tartışma vardı. Sporcu, öğrenci belli bir döneme geliyor, okula mı devam edeceğim spora mı diye yol ayrıma geliyor. 15 yıl sporla ilgilenmiş diyor ki ben üniversiteye gitmem lazım, ben ailem öyle istiyor diyor sporu bırakmak zorunda kalıyor. Biz bu ikilimi tamamen ortadan kaldırdık. Hem kariyere hem spor hayatına devam etme noktasında önemli bir adım attık. Başarılı sporcularımız yüzde 100 bursla hem spora hem eğitime devam etme şansını yakalıyorlar. İnanıyorum ki bu süreci önümüzdeki günlerde daha güçlü bir şekilde hissedeceğiz.
– Sadece üniversite ile değil ortaöğretimle de açılım sağladık. Yüzde 100 burs çalışmasını başlattık. Artık doktor, avukat sporcularımız var. Ve bu ülkenin geleceği açısından çok kritik adımlardan bir tanesi. Elbette yeteneği tespit etmek ve onun arkasında olmak, güçlendirmek önemli. Buradaki can alıcı nokta insan kaynağı. O yeteneği heba etmeyecek bir anlayış. Bunlar antrenörler, uzmanlar, fizyoterapistler bu noktada yine bir açılım yaptık. Bunların hiçbiri birbirinden kopuk değil. Eğitim hep gündemimizde olmalı. Bilimle sporu birbirinden ayırmamız lazım.
– Spor fakültelerinde okuyan gençlerimiz ve onların bu noktada iki dönemlerini bakanlığımız tesislerinde çalışarak tecrübe kazanarak yetişmesi yani 6+2 sistemi. Bu anlamda insan kaynağımıza yapılmış çok önemli yatırımlardan biri. Nitelikli antrenör yetiştirme noktasında bu adımlar atılmıştır. Gençlerimize mutlu eden bir konu. Başarılı nesiller yetiştirmenin çok önemli adımlarından biri.
TÜM TESİSLERİMİZİ ESER OLARAK NİTELENDİRİYORUZ
– Tüm tesislerimizi eser olarak nitelendiriyoruz. Onların her biri bir vizyonun, hayalin ürünü. Neydi bizim hayalimiz? Türkiye’nin sporda önde gelen ülkelerden biri olması ve tüm alanlarda olduğu gibi sporda da öncü bir ülke olma. Çıtayı koyan bir ülke hayali. O yüzden tesislerimizi sadece birer salon olarak görmüyoruz. Temelinde hayallerimiz var. Bu tesislerin duvarlarını gençlerimizin onların başarısı ile mutlu olan 85 milyonun güzel duyguları ile örüyoruz. Her birine eser diyorum. Bu eserler sadece bugünümüzü değil yarınlarımızı da aydınlatacak eserlerdir ve spor çok yönlü bir kavramdır. Tesis altyapısı bunun bir parçası. Tesis olacak ki bunun üstüne rasyonel bir sistem inşa edelim.
– 1990larla birlikte İspanya, 2000lerin sonunda Avustralya hep olimpiyatlar için yaptırdıkları tesisten faydalanmış. Biz öyle yapmadık. Herhangi bir organizasyon beklemedik. Kaybedecek vaktimiz yok dedik. En modern tesisleri bu evlatların hizmetine sunduk. 81 vilayette ister ilçelere ister köylere kadar gidin gurur duyacağınız tesisler var.
YURTLARI İSTİSMAR ETMEYE KALKTILAR
– Yurtları bir ara birileri istismar etmeye kalktı. Yurtlar, İzmir’i ile İstanbul’u ile Ankara’sıyla Hakkâri’den Kars’a kadar 81 ilde ilmek ilmek örülmüş bir tesis altyapısı. Önemli sembollerinden biri. Hepimiz Üniversitede okuduk. Yurtlarda kalan kalamayanlar oldu. 2002’de 100 kişi yurda başvuruyorsa sadece 10’u yerleşebiliyordu. Yurtlar şartlar itibari ile sıcak suyun haftanın belli bir günü verildiği, mekan itibari ile yapısı ile 30 kişilik koğuş sistemleri ile çok farklı bir manzara ile karşı karşıyaydık. 180 bin civarında bir yurt yatağı vardı.
– Bugün, 2023 yılında 850 bin yurt yatağımız var ve her biri birbirinden konforlu yataklar. 2002’deki modelde bir katta iki lavabo iki tuvalet ve saatlerce kuyrukta olan öğrenciler. Olmayan sıcak sular… otel odası gibi güvenliği ile şimdi yurtlarımız var. Bir söz vermiştik. Hiçbir gencimizi sokakta bırakmayacağız demiştik ve bu yıl İzmir’de başvuran her bir öğrencimizi yurtlara yerleştirdik. Avrupa’da bu işin ortalaması yüzde 15lerde. Biz İstanbul’da Ankara İzmir’de bu anlamdaki başarımızı taçlandırdık. Bundan sonraki süreçte yine bu sayıyı, konforu yükseltmenin peşinde olacağız. Bir yandan hedefleri gerçekleştirirken bir yandan da diğer hedefler koyarak devam ediyoruz. Duraksamadan durmadan, bizi demoralize etmeye çalışanlar oldu ama biz işimize baktık.
– Kemalpaşa’da dün bir gençle karşılaştım. Ben sizin yurdunuzda kaldım dedi. Nasıl dedim yurt. Mükemmel teşekkür ediyorum dedi. Nereye gidersem gideyim bu anlamda gençlerimizin onların ailelerinin memnuniyetine şahit oluyoruz. Yurtlar yine pandemi sürecinde tüm dünya kitlendi. İzolasyon süreci gerekti. Biz o süreçte 200 binden fazla vatandaşımızı yurtlarımızda 10 gün misafir ettik. Çok gelişmiş ülkeler var 1000 kişiye dahi izolasyon imkanı sağlayamadı. Öyle bir yurt altyapımız var ki afet durumundan eğitim sürecine kadar her alanda kullanabiliyoruz. Depremin ilk anından itibaren yurtlarımızı depremzedeler açtık. Deprem bölgesinde sapasağlam duran yurtlarımız var. Testlerini yaptırır yaptırmaz vatandaşın hizmetine açtık. Bu yurtlar özel bir modeldir. Özel bir ilginin sonucudur.
– Bizim çalışma felsefemizin temelinde fırsat eşitliliği var. Erişebilirliği herkes için sağladık. 85 milyonun her bir ferdi için sağladık. Bu ülkenin evlatlarına bir imkan verdiğinizde, güvendiğinizde inanın başaramayacakları bir şey yok. Spor alanındaki yatırımlar bunlar özellikle gençler için yapıldı. Hep bugünlerimiz hem yarınlarımız için yapıldığını düşünüyorum.
– İşin sosyolojik boyutu da var. Bizim gençlerimizin dünyanın aklı, vicdanıdır. Bizim gençlerimiz olaya görünür gözüyle bakmaz. Vicdan penceresinden bakar. Merhamet, adalet ruhuyla bakar. O yüzden dünyayı daha adil daha barışçıl bir ortam kılmanın yolu bizim gençlerimizin omuzunda yükselmeyecek ve inşallah Türkiye yüzyılı sağlanacak.
TÜRKİYE YÜZYILI DİYORUZ
– Yeni bir yüzyıl. Türkiye yüzyılı diyoruz ve bu süreçte hamdolsun bu sürecin başlangıcına yönelik adımlarımız, üniversiteler, Türkiye yüzyılına hazır hale getirdiğimiz bir gençlik altyapımız var. 81 ilde üniversite ve bu erişime herkesin sağlanabilmesi adına atılan bir adımdır. Üniversitelerde harçlığın kaldırılması ve ücretsiz bir şekilde üniversite. Bu gençlerin üniversitedeki fırsat eşitliliği noktasında attığımız adımların sonucudur.

– Gençleri bu anlamda aktör olarak görme anlayışımız, birileri gençleri bir araç olarak görüyorlar ama biz gençleri özne olarak görüyoruz. Her şeyin başı, temeli, ana aktörü gençlerdir. Gençlerimizi seçme ve seçilme yaşı noktasında katılım dedik ve 18 yaşa indirdik. En genç siyasetçiler artık bizde birikti. İzmir’de genç bir kardeşimiz Nisa, benimle aynı listede İzmir milletvekili adayı. O yüzden siyasette sporda hayatın her alanında gençlerin önünü açma politikasını büyüterek devam ettireceğiz. Gençlik merkezlerinden 500 sayısını geçtik. 200’e yakın üniversitede gençlik merkezimiz var. Gençler gelsin sohbet etsin. Gençlik kampları 60’ı geçti. Yurtdışında yaşayan gençlerimizi bir araya getirdiğimiz mekanlar. Çanakkale’den Ahlat’a kadar. Gençlerimizi yılın 365 günü emrinde olan kamplar. Girişimcilik noktasında eğitim verdiğimiz noktalar. Yabancı dil, sanatın, inovasyonun birlikte yaşamanın mekanları var.
– Türkiye böylesine bir tesis envanteri ile çeşitliliği ile bir kalitedir. Dünyanın en önde gelen ülkelerinden. Bu gururu paylaşacağız ve hissedeceğiz. Envanteri ve çeşitliliği kalitesi en önde gelen maddelerinden biri. Spor devrimi kapsamında yetenek taraması ile 100 bine yakın gencimize sadece İzmir’de yaptık. Pandemiye rağmen durmayan bir sistem ve mekanizma var. Madalya rekorları ile açılım sağlayan jimnastik takımımızın ev sahibi İzmir. Son 10 yıllık süreçte inşa ettiğimiz sporcu fabrikası gibi jimnastik noktasında onları hazırlayan bir okulumuz var. Bu binalar taştan, çimentodan ibaret değil ruhu var. Duvarlarında 85 milyonun duyguları var. İzmir’deki jimnastik tesisimiz bunlardan biri.
İZMİRİN SOKAKLARINDAYIM
– Bu süreçte İzmir’in sokaklarında ve mahallelerindeyim ve o müthiş enerjiye şahidim. İzmirli hemşerilerimizin ilgisi için teşekkür ederim. Gençlerimizin teveccühü için çok mutluyum. İzmir’in enerji misyonu taşıması ayrı bir mutluluk verici. İzmirli ilgili sporda gençlikte ve diğer alanlarda çalışmalarımız olacak.
– Müjdeleyeceğimiz çalışmalarımız olacak. Kiraz’dan Karaburun’a kadar harıl harıl çalışan ve üreten bir anlayışla sizlerle birlikte olacağız. Durmadan duraksamadan bu süreci aksatmadan yeni hedeflere yürüyeceğiz. Duramaya tahammülümüz yok. Zaman kaybetme lüksümüz yok. Var olan kazanımlarımızı kaybettirme şansımız yok. Onun için bir an olsun durmadan, bu eser siyaseti anlayışımızı diri tutarak devam edeceğiz.
– Kadınlarla ilgili çalışmalarımız var. Voleybolda, basketbolda her branşta kadın sporcularımız var. Kadın öncü olarak toplumda ailede ve spor kültüründe çok önemli bir aktör. Bunu güçlendirme yolunda adımlar attık. Kadını ile erkeği ile genci yaşlısı ile engellisi ile bunu yapacağız.