Kıyı Ege Belediyeler Birliği 2021 yılı Ekim ayı olağan meclis toplantısında konuşan Birlik Başkanı Abdül Batur, fabrikaların ve organize sanayi bölgelerindeki işletmelerin atıklarını gelişigüzel bir biçimde dere, nehir, göl ve denizlere atmayı sürdürdüğünü, bunun engellenmesi yönündeki yaptırımların yetersiz olduğunu belirterek, denetim-yaptırım-tespit çalışmalarında yerel yönetimlere yetki verilmesi gerektiğini söyledi. Denetim ve yaptırımlarla ilgili ortada bir yetki karmaşası olduğuna dikkat çeken Başkan Batur, hükümete “Bu konuda bir yetki karmaşası var. Bu işten en çok etkilenen yerel yönetimler. Yerel yönetimlerin yetkisi arttırılmalı, en azla yetkili yerel yönetimler olmalı” çağrısında bulundu.
DEMOKRAT GÜNDEM- Aynı zamanda Konak Belediye Başkanı da olan Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı Abdül Batur, Gediz Nehri’nden gelen atıkların körfezin kendi kendini temizlemesi yönündeki çalışmalara sekte vurduğunu belirterek, aynı sıkıntının tüm kentlerde ve kıyı egedeki kentlerde de yaşandığını, fabrikaların ve OSB’lerin atıklarını dere ve denizlere bırakmasını engelleyecek yaptırım ve yasalarda yaşanan yetki karmaşasına son verilmesi çağrısında bulundu.
ABTÜL BATUR: “YETKİ KARMAŞASI VAR”
Gediz Nehri’nden gelen kirlilikle durumu örnekleyen Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı Abdül Batur, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in soruna dikkat çekmek için tespit gezisi düzenlediğini anımsatarak, “Gediz’den gelen atıklar körfezin kendi kendini temizlemesi yönündeki çalışmalara sekte vuruyor. Büyükşehir belediye başkanımız soruna dikkat çekmek için tespit gezisi yaptı. Aslında ilgili fabrikalar, organize sanayi bölgelerindeki işletmeler atıklarını bırakmasa sorun çözülecek. Ancak bu konuda bir yetki karmaşası var. Osb’lerin kendi yasası var. Kent içindeki derelerin ıslahı ve temizlenmesinde büyükşehirler yetkili, genel anlamda ise DSİ yetkili. O ona sallıyor, o ona bırakıyor. Yasal düzenlemeyle bu işten en çok etkilenen yerel yönetimler” diye konuştu.

BATUR: “YEREL YÖNETİMLERİN YETKİSİ ARTTIRILMALI”
Yaşanan kirlilikle ilgili vatandaşların kamu kurumlarından önce belediyelere başvurduğunu, yerel yöneticilere ulaşmanın daha rahat olduğunu vurgulayan Başkan Abdül Batur, atıklarını boşaltarak kirliliğe neden olan işletmelere dair denetim ve yaptırım yetkisinin yerel yönetimlere bırakılmasının sıkıntının aşılmasında önemli olacağına dikkat çekerek, “Belediye başkanlarına ulaşmak, diğer kamu kurumlarına ulaşmaktan daha basittir. Belediyelerin yetkisi arttırılırsa çevre sorunlarının daha iyi noktaya gideceğine inanıyorum. Birlikler elinden geleni yapıyor. Bunun mücadelesi kanunlarla olacak, parlamentoya taşınacak. Yasa ve yönetmeliklerle düzenlenmesi lazım. Ama yerel yönetimlerin yetkisi arttırılmalı, en azla yetkili yerel yönetimler olmalı” diye konuştu.
İYİ PARTİLİ BÜLENT BAŞARAN: “DENETLEME-TESPİT VE YAPTIRIM YEREL YÖNETİMLERDE OLMALI”
Konuyla ilgili Kıyı Ege Belediyeler Birliği Ekim ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan İYİ Parti Balıkesir Büyükşehir Burhaniye Belediyesi Meclis Üyesi Bülent Başaran da söz alarak Edremit Körfezi’ni kirleten derelerdeki kaçak deşarjların giderilemediğini, denetleme, tespit ve yaptırım yetkisinin yerel idarelere devredilmesi gerektiği yönünde görüş bildirdi.
BAŞARAN: “EDREMİT KÖRFEZİ’Nİ KİRLETEN DERELERDEKİ KAÇAK DEŞARJLAR GİDERİLEMEDİ VE…”
İYİ Partili Meclis Üyesi Başaran, Balıkesir ve Burhaniye’de yaşadıkları sıkıntıyla ilgili bilgi verip şu çağrıda bulundu? “Balıkesir’e gelen ilgili bakana durum arz edildi. Bakan bey ne yapılması gerekiyorsa halledin demesine rağmen Edremit Körfezi’ni kirleten derelerdeki kaçak deşarjlar giderilemedi. Devletin bazı yetkilerini yerel yönetime devretmesi gerekiyor. Valilik makamlarında olan çevre müdürlüğünün denetleme, tespit ve yaptırım yetkisinin yerel idarelere devredilmesi gerekiyor. Bunu yapmadığımız sürece çevresel kirlilik artmaya devam ediyor. Simav Çayı’nın her metresi leş gibi. Sularda artık canlılar da yaşamıyor. Nereden oldukları belli ama yaptırım bir türlü uygulanmıyor. Engellenmeye çalışıyoruz ama yerel yönetimlerin elinde yaptırım yetkisi bulunmadığı için habersiz baskınlarda cüzi cezalar kesiliyor. Yaptırımlar o kadar pasif, cezalar o kadar küçük ki akarsulara atıklarını bırakmaya devam ediyor. Biz birlik olarak biraraya gelebilirsek bu yaptırımları yerel yönetimlere aldırabilirsek geleceğimiz, çocuklarımız için, derelerdeki canlıların yaşam hakkı için, denizlerde iyot kokusundan başka koku duymamak için başarıyı elde ederiz diye düşünüyorum.”