Tarım alanında yayın yapan bir yayına katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir İktisat Kongresi öncesi gerçekleşen çiftçi, sanayici, esnaf, işçi buluşmalarının sonunda ortak akılla ortaya çıkacak çalışma öncesinde başlattıkları çalışma ve üreticiye yönelik destekleri hakkında açıklamalarda bulundu. Başkan Soyer, “Tarım sadece kendi için değil Türkiye’nin tamamı için en önemli sektörlerden biri. Bugünün siyasal ikliminde geleceğe dair çözümler üretilmesi gerekiyor” dedi.
DEMOKRAT GÜNDEM-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, hibrit tohum ve yabancı hayvan ırklarının getirilmesi, havza başı planlama yapılmaması gibi temel hatalar nedeniyle toprağın, yeraltı kaynaklarının dengesinin bozulduğunu ve sonucun iklim krizinin de etkisiyle kuraklık ve yoksulluk olarak yaşanmaya başlandığı uyarısında bulundu.
“ORTAK AKILLA ÇÖZÜMLER ÜRETİYORUZ”
Katıldığı sabah programında 16-19 Şubat 2023 tarihinde yapılması planlanan İktisat Kongresi öncesi yaptıkları hazırlıklar hakkında da kısa bilgiler veren Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, herşeyi sadece İzmir değil tüm Türkiye için yaptıklarını söyledi.
“İZMİR REHBERLİK VE İLDERLİK YAPMAYA DEVAM EDECEK”
Başkan Tunç Soyer, “Bütün kaygımız plansızlık, programsızlıkla hayatını sürdürmeye çalışan küçük üreticiye nefes aldırmak. Burada biz bir kritik rol üstleniyoruz. Onu üretimine devam ettirecek destek vermeye çalışıyoruz. Çeşitli desteklerimiz var. Hiçbir şeyi sadece İzmir için yapmıyoruz. Tüm dünyada ve ülkede uygulanabilir olmasını istiyoruz. İktisat kongresi gelecekte bu sorunlarla ilgili nasıl çözümler ortaya konması gerektiğini ortaya çıkaran bir buluşma oluyor. Çok heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her buluşmamızda çok kıymetli sonuçlar ortaya çıkıyor. Geleceğe dair umudumuz artıyor. Ortak akılla çözüm üretmenin mutluluğuna, keyfine varıyoruz. Anlıyoruz ki en iyisin biz bilmiyoruz, birlikte konuşarak buluyoruz. Şubat ayında da diliyorum ki görkemli, aydınlık buluşmayı sağlayacak bir buluşmayı sağlayacağız. Çok çeşitli alanlarda çalışma yürütüyoruz. Ama ana fikri, İzmir bir tarım kenti olarak tarım konusunda rehberlik ve liderlik yapmaya devam edecek. Sektörün sağlıklı gelişmesi için destek oluyor. Buradayız, hazırız ve çalışmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI:
İzmir İktisat Kongresi neden önemli? Ondan başlamak lazım. 3.5 yıl işgal görmüş lbir ülkede barış anlaşması bitmeden Atatürk kurulacak devletin iktisat politikalarını belirlemek için kongre topluyor. 1135 delege ile bu kongre toplanıyor. Çiftçilerin, işçilyern sorunlarını müzakere etmek üzere biraraya geliyor. Bu müzakereler bir ortak akıl inşası ile gerçekleşiyor. Yani alınan kararlar farklı topluluklar tarafından da oylamaya tabi tutuluylor. Ortak akıl ortaya çıkarılıyor.
KONGRE CUMHURİYET’İN VİZYONUNU VE TEMEL PRENSİPLERİNİ ORTAYA KOYUYOR
Örneğin Aşar Vergisi kaldırılıyor. Yerli ve milli tarın o kararlarla ortaya çıkıyor. Ekonomik buhran patladığında lüke kendi kendine yeten bir ülke oluyor. 1. İktisat Kongresi, İzmir İktisat Kongresi o devletin arkasından kurulan cumhuriyetin vizyonunu ve temel prensiplerini ortaya koyuyor.
İZMİR BUNU BİR VİZYON OLARAK ORTAYA KOYMALIYDI
Bugün de hem ülkemiz hem dünya küresel krizlerin ortasında. İklim, enerji, gıda krizi. Yoksulluk, kuraklık. Hakikaten sıkıntılı bir süreçten geçiyor insanlık. Biz de büyük sıkıntılarla başa çıkmaya gayret ediyoruz. Gelecek vizyonuna ihtiyaç var. Atalarımız nasıl gelecek vizyonunu ortaya koyarak biraraya gelip yeni kurulacak devletin ilkelerini ortaya koyacaklarsa şimdi de bütün bu krizlerle ikinci yüzyılda nasıl başa çıkacağımızın ortaya konması gerekiyordu. İzmir bunu bir vizyon olarak ortaya koymalıydı.
ŞUBAT AYINDA METİNLERE SON HALİNİ VERMEYE ÇALIŞACAĞIZ
İzmir için kuruluşun ve kurtuluşun şehri deriz. İktisat kongresi de cumhuriyetin kuruluşunun temel taşıdır. Biz de bunun gereğini yerine getirmeye çalıştık. Birinci etabı tamamlandı kongrenin. İşçiler, çiftçiler, sanayiciler ve esnaflarla 3 ayrı toplantı gerçekleşti. Şimdi uzman masalarının önüne bütün ilke ve kararlar gidiyor. Buradan bilimsel rötuşlar yapıldıktan sonra son haline getirilmeye çalışılacak. Şubat ayında da genel kongreyi toplayıp metinlere son halini vermeye çalışacağız.
DIŞA BAĞIMLI BİR TARIM SEKTÖRÜ SÜRDÜRÜLEMEZ, SONUÇ KURAKLIK VE YOKSULLUK OLUR
Çok temel birkaç saptama var. Yerli ve milli diyoruz. İlkelerin ilk cümlesi böyle başlıyor. Çünkü dışa bağımlı bir tarım sektörü sürdürülemez. Hem kuraklık hem yoksullukla yüz yüze kalınmasına neden olur. Bunu test ettik ve yaşadık. 1930’larda kendi kendine yeten 7 ülkeden biri iken bugün tamamen dışa bağımlı ülke haline gelmemiz bu tarım politikasının yanlış uygulanmasından kaynaklanıyor. Ana fikri budur; yerli ve milli. Bu ne demek? Yerli tohum türlerine, yerli hayvan ırklarına tekrar dönülmesi demektir. Böyle olmazsa bu toprakların iklimiyle uyumlu olmayan tarım türleri ve hayvan ırkları yetiştirirsek toprağın, kaynağın dengesini bozuyoruz.
MUTLAKA PLANLAMA YAPILMASI VE REKABET GÜCÜ YÜKSEK ÜRÜNLERİN ORTAYA KONMASI GEREKİYOR
İkincisi; küçük üreticinin desteklenmesi. Yani üreticinin doğduğu yerde doyduğu doyması. Ürettikleriyle karnını doyurabilecek gelir elde etmesi. Bir diğeri de havza ölçeğinde yapılacak planlama ve katma değeri yüksek ürünler elde edilmesi. Bugün planlama yapılmaması sektörün en büyük zaafiyeti. Mutlaka planlama yapılması ve uluslararası rekabet gücü olan ürünlerin ortaya konması gerekiyor. Tarımsal ürünün adeta bir sanayi ürününe dönüşmesini sağlayacak bilimin kullanılması gerekiyor. Özetle, yerli ve milli tarım politikası, küçük üreticinin desteklenerek varlığını sürdürmesi ve planlama yapılarak ürünlerin uluslararası rekabet gücünün arttırılması.
HİBRİT TOHUM VE YABANCI HAYVAN IRKLARI GETİRİLMESİNİN SONUCU KURAKLIK VE YOKSULLUK OLMUŞ
Temel mesele, üreticinin bir yandan toprağın değerleriyle, bereketiyle uyumlu ürünler yetiştiriyor olması lazım. Bir yandan bu ürünlerin yoksulluğun önüne geçecek, ailesinin geçimini sağlayacak bir gelir elde ediyor olması lazım. Tarihsel bir hata yapılıyor. Hibrit tohum ve yabancı hayvan ırklarının getirilmesi verim artışı kriteri gereğince yapılan çalışmalar olmuş. Fakat sonuç hem kuraklık hem yoksulluk olmuş. Yurtdışından getirilen yabancı türlerin büyütülmesi için silajlık mısır üretimi başlatılmış. Çok yoğun su tüketimine neden olduğu için kuraklığın artmasına sebep olmuş. Bir yandan vatandaş girdi maliyeti yüksekliği nedeniyle ürününden hayatını temin edecek geliri elde edemez olmuş.
ÇİFTÇİ ÖRGÜTÜ TEMSİLCİLERİ DE MUTABAKATA VARDI
Siz verim artışını sadece temel hedef olarak koyarsanız bunun gelir artışısın sağlaması mümkün olamayabiliyor. Her ikisini birlikte düşünerek bir politika oluşturulması lazım. Hem verim hem gelir artışını hedeflemeliyiz. Bu nedenle de planlamanın yapılması lazım. Asıl kriter üretimi sürdürecek ve geçimini temin edecek geliri sağlıyor olması. Çiftçi örgütü temsilcileri de bu konuda mutabakata vardı. Tohum ve hayvan ırklarının gelir artışını sağlamıyor olması nedeniyle başka çareler aranması gerektiğini ifade ettiler.

ESKİDEN DEVLET PLANLAMA KURUMU VARDI VE…
Çok önemli bir karar var; havza ölçeğinde planlama kararı. Bu ne demek? Çok temel bir sebebi var. Havza ölçeğinde güneşin açısından tutun toprak analizleri sonuçları, rüzgarından irtifasının bu üretim süreçlerine olan etkisinden tutun, birçok parametre değerlendirilecek. Buradan hangi ürünün yetiştirilmesi ile verim ve yüksek gelir elde edileceğini öngören bir planlama çalışması. Eskiden DPT vardı. Bu kurum bu çalışmaları yapardı. Yüksek gelir elde eden bir sektördü tarım. Özetle verim artışından öte gelir artışını sağlayacak bir planlama olması yönünde karar alındı.
HAVZA BAZINDA PLANLAMA YAPILACAK
Her tarafta enginar, şeftali yetiştirelim diye yürünmeyecek. O havzanın özellikleri gözönüne alınarak bir üretim planlaması yapılacak. Özetle bu gelir artışına yönelik tercihin gereği ancak havza ölçeğinde planlama yapılması ile mümkün.
KAYGIMIZ PLANSIZLIKLA HAYATINI SÜRDÜREN KÜÇÜK ÜRETİCİYE NEFES ALDIRMAK
Bütün kaygımız plansızlık, programsızlıkla hayatını sürdürmeye çalışan küçük üreticiye nefes aldırmak. Burada biz bir kritik rol üstleniyoruz. Onu üretimine devam ettirecek destek vermeye çalışıyoruz. Çeşitli desteklerimiz var. Sen yeter ki üret, biz bunu satın alacağız diyoruz. Taahhüt ediyoruz. Üretici kaçtan nasıl satacak onu biliyor. 2. Bir çoban haritası çıkarttık. Ülkede hiçbir şehrin böyle bir çalışması yok. Küçük baş hayvancılığın desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ege sahillerinde keçi var. Ege keçi demek. Keçi üzerine kurulmuş uygarlıklara ev sahipliği yapmış. Biz bunu terk etmişiz. Bunun tekrar canlandırılması için meralara sahip çıkılması gerekiyor. Meralara yayılarak yapılan küçük baş hayvancılık ekonomik olarak çok daha düşük maliyetli hem çok daha sağlıklı ürünler ortaya çıkıyor. Bu nedenle önce bir envantere sahip olmamız gerekiyordu.
ALDIĞIMIZ SÜTLERDEN İZMİRLİ DİYE BİR MARKA ÇIKARDIK
İzmir’in tüm köylerinde aylarca çalıştı arkadaşlar. Tüm çobanları tek tek tespit ettiler. Ne kadar hayvan ve ne kadar üretim var tespit ettik ve alım yapmaya başladık. Sütün alımını da yine teşvik olsun diye resmi rakamların üzerinde rakamlarla aldık 8 lira ise biz 11 liradan aldık. Böylece birden çok fayda elde etmiş olduk. O insanların köylerinde kalarak üretimlerini sürdürmesi sonucu ortaya çıkmış oldu. Aldığımız sütlerden İzmirli diye bir marka çıkardık. Olağanüstü lezzetli peynirler çıktı ortaya. İhracatına başlayacağımız kaliteli ürünler ortaya çıktı.
BUGÜNÜN SİYASAL İKLİMİNDE GELECEĞE DAİR ÇÖZÜMLER ÜRETİLMESİ GEREKİYOR
Çoban envanteri ile başlayan süreç küçük üreticiyi destekleyen, yaşadığı yerde doymasını sağlayan hem de İzmirlinin lezzetli sağlıklı ürünlerle beslenmesi sonucu ortaya çıktı. Biz küçük üreticiye destek olursak kırla kent arasındaki dengeyi korumuş olduk. Tarım sektöründe yaşananların sadece o sektörü değil kentin tamamını ilgilendiriyor. Kentte yaşayan insan da bundan payını alıyor. Kırsaldaki üretici köyünü terk ettiğinde kentlinin hayatının dengesin de bozuluyor. Ucuz iş gücü oluyor. Özetle, tarım sadece kendi için değil Türkiye7nin tamamı için en önemli sektörlerden biri. Bugünün siyasal ikliminde geleceğe dair çözümler üretilmesi gerekiyor.
TARIM EN ÇOK KAYNAK AYIRILMASI, KAFA YORULMASI VE ÇÖZÜM ÜRETİLMESİ GEREKEN SEKTÖR
Dünya ne yapıyor? Dünya tarım sektörüyle nasıl yol haritaları çıkarıyor kendisine. Buna bakması lazım. Bir yandan küresel iklim gıda bir yandan enerji kriziyle ilgili. Pandemi sürecinde büyük sıkıntılar yaşadıysa insanlık, tarım sektörü en çok kaynak ayırması, kafa yorması ve çözüm üretmesi gereken sektör. Biz yerelde bu köklü değişiklikler olana kadar üreticimize nasıl destek oluruzun gayesi ile hareket ediyoruz. Bir de geleceğe ışık tutsun istiyoruz. Hayat yerelde akar, yerelde değişir dünya. O değişecek dünyanın ipuçlarını şehrimizde bulmaya gayret ediyoruz. Yeni kurulacak iktidarlara ilham versin istiyoruz.
HİÇBİR ŞEYİ SADECE İZMİR İÇİN YAPMIYORUZ
Hiçbir şeyi sadece İzmir için yapmıyoruz. Tüm dünyada ve ülkede uygulanabilir olmasını istiyoruz. İktisat kongresi gelecekte bu sorunlarla ilgili nasıl çözümler ortaya konması gerektiğini ortaya çıkaran bir buluşma oluyor. Çok heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her buluşmamızda çok kıymetli sonuçlar ortaya çıkıyor. Geleceğe dair umudumuz artıyor. Ortak akılla çözüm üretmenin mutluluğuna, keyfine varıyoruz. Anlıyoruz ki en iyisin biz bilmiyoruz, birlikte konuşarak buluyoruz. Şubat ayında da diliyorum ki görkemli, aydınlık buluşmayı sağlayacak bir buluşmayı sağlayacağız.
TARIM İZMİR’DEN İBARET DEĞİL
Bizim iddiamız İzmir’i öne çıkarmak, parlatmak, daha fazla konuşulur bir kent haline getirmek falan değil. Türkiye’nin içinde bulunduğu bu büyük krizin çaresini arıyoruz. Bunu yerel ölçekte arıyoruz. Daha büyük projeler atmak, imzalar atmak gibi İzmir şovenizmi üzerinden bir şey yapma derdimiz yok. Tarımda İzmir’den ibaret değil. İzmir bir bölgenin başşehri aslında. Manisalılar İzmir’e sahilimiz diye bakarlar. Böyle bir coğrafyada bir öncülük yapmaya gayret ediyoruz. Sadece hayvancılıkta değil yerli tohumun korunmasında, üreticinin örgütlenmesinde, kooperatiflerden ürün alarak onların kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesinde, katma değeri arttıracak çalışmalar gibi birçok farklı alanda çalışma yapıyoruz. İz Tarım diye bir merkez kurduk örneğin. Toprak analizleri yapılıyor, ürünlerin değerlendirilmesi çalışmaları yapılıyor.
ZİNCİRİN HER HALKASINDA VARIZ
İzmir en çok da tarım şehridir. Tarihsel misyonundan ortaya çıkan bir tablodur o da. Bu bir realite, yüzyıllarca boyunca yaşanmışlığın sonunda ortaya çıkan bir tablo. Tarım sektöründe emek verecek, planlama yapacak insanlara ilham vermesini diliyoruz. Ürettiğimiz çözümlerin geleceği aydınlatmasını istiyoruz. Üretim tasarlama sürecinden tutun üreticinin ihracatçı haline getirilmesine kadar zincirin her halkasında varız.
BURADAYIZ, HAZIRIZ VE ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ
Küçük üreticiyi korumanın bir yolu da onu ihracatçı haline getirmek. Onun için çiftçi örgütlenmesi çok önemli. Özetle, başlık çok. Çok çeşitli alanlarda çalışma yürütüyoruz. Ama ana fikri, İzmir bir tarım kenti olarak tarım konusunda rehberlik ve liderlik yapmaya devam edecek. Sektörün sağlıklı gelişmesi için destek oluyor. Buradayız, hazırız ve çalışmaya devam ediyoruz.
DÜNYA LİDERLİĞİNE DEVAM EDECEK BİR ÜLKE YARATACAĞIZ
Hiç kimse ensesini karartmasın. Özellikle tarım sektöründe gerçekten dünya liderliğine devam edecek bir ülke yaratacağız. Bunu hep birlikte yapacağız. Türkiye tarım alanında liderlik yapacak güce, insan kaynağına, kültüre, tarihe sahiptir. Sadece bunun önünü hep beraber açacağız.