Başkan Soyer'den Manisa'da Kanal İstanbul çıkışı: 'Kaynağı buraya değil de bu projeye ayırıyorsanız…'

Temiz Gediz, Temiz Körfez' için Manisa'ya giden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 4 gün sürecek inceleme çalışmasının başında düzenlediği basın toplantısında, Gediz Havzası'ndaki nehir ve göllerin karşı karşıya olduğu kirlilik ve kurumanın önüne geçilmesi için ayrılması gereken kaynağın Kanal İstanbul Projesi için ayrılması durumuna tepki göstereceklerini söyledi. Başkan Soyer, "Yapacağımız çalışmalar mutlaka bir bütçe […]

Başkan Soyer'den Manisa'da Kanal İstanbul çıkışı: 'Kaynağı buraya değil de bu projeye ayırıyorsanız...'

Temiz Gediz, Temiz Körfez' için Manisa'ya giden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 4 gün sürecek inceleme çalışmasının başında düzenlediği basın toplantısında, Gediz Havzası'ndaki nehir ve göllerin karşı karşıya olduğu kirlilik ve kurumanın önüne geçilmesi için ayrılması gereken kaynağın Kanal İstanbul Projesi için ayrılması durumuna tepki göstereceklerini söyledi. Başkan Soyer, "Yapacağımız çalışmalar mutlaka bir bütçe ayrılmasını gerektiren çalışmalar. Paket arıtmalar, ilave kanalların döşenmesi gerekiyor. Bütün bunlar aslında sır değil. Devletimizin ilgili kurumlarının bildiği gerçekler. Peki neden yapılmıyor? Tercihler başka yönleniyor da ondan. Siz eğer bu kaynağı elinizdeki kaynağı buraya değil de Kanal İstanbul diye bir yere ayırmayı tercih ediyorsanız, o zaman bunun hesabını sormak mecburiyetindeyiz" dedi. 

DEMOKRAT GÜNDEM-Manisa'dan başlayan Temiz Gediz Temiz Körfez temalı inceleme gezisi öncesinde düzenlediği basın toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Kanal İstanbul Projesi için ayrılan büyük kaynağın Gediz Havzası'ndaki kirlenmenin boyutu için de ayrılması gerektiğini belirterek, duruma tepki gösterdi.

Başkan Soyer, “Yapacağımız çalışmalar mutlaka bir bütçe ayrılmasını gerektiren çalışmalar. Paket arıtmalar, ilave kanalların döşenmesi gerekiyor. Bütün bunlar aslında sır değil. Devletimizin ilgili kurumlarının bildiği gerçekler. Peki neden yapılmıyor? Tercihler başka yönleniyor da ondan. Siz eğer bu kaynağı elinizdeki kaynağı buraya değil de Kanal İstanbul diye bir yere ayırmayı tercih ediyorsanız, o zaman bunun hesabını sormak mecburiyetindeyiz. İzmir Körfezi, Gediz Havzası eğer kirleniyorsa, bunun çözümüyle ilgili ayıracağınız kaynağı buraya değil de bu projeye ayırıyorsanız, benim bir vatandaş olarak, üstlendiğim nöbetçi görevi nedeniyle bunu sormak mecburiyetindeyim. Niye oraya, buraya değil. Bunun hesabını sormak zorundayım. Çok daha fazla sorun tespit edeceğiz burada, çözüme dair. Çözümleri de teker teker üreteceğiz. Asla çaresiz bırakmayacağız. Ne üreticimizi, ne bu topraklardan beslenen tüketicimizi çaresiz bırakmayacağız. Gereken neyse sonuna kadar yapacağız. Biz varız, gereğini de yaparız. Kimsenin endişesi olmasın” dedi.

""

SALDA'DA KORKUNÇ BİR TABLO İLE KARŞILAŞMIŞTIK

Sözlerine, “Körfez’in kirliliği, İzmir sınırlarını aşan bir sorun. O halde biz de İzmir sınırlarını aşacak bir mücadeleye başlıyoruz. “Temiz Gediz, Temiz Körfez” diyerek 4 günlük yerinde inceleme maratonuna başlıyoruz! Suyun vahşi kullanımı devam ediyor. Geçen hafta Burdur'da Isparta Denizli bölgesinde büyük bir tablo ile karşılaşmıştık, korkunç bir tablo. Salda gölünün çekilmekte olduğunu, diğer göllerin de tamamen kurumuş olduğunu gözlemledik. Bugün Gediz ile ilgili bir maraton başlatıyoruz. Gediz'imiz doğduğu murat Dağı'ndan itibaren 401 km içinde İzmir'e dökülüyor. İzmir'de denize döküldüğü yer körfezimiz” diyen Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, temiz körfez projesi için yürüttükleri tüm çalışmaların Gediz'in kirlenmemesi durumuna bağlı olduğuna vurgu yaptı.

GEDİZ'DEKİ KİRLİLİĞİN ÖNÜNÜ KESEMEZSEK TEMİZ DENİZ-TEMİZ KÖRFEZ MÜMKÜN DEĞİL

Soyer, “Bir yandan yağmur suyu ayrıştırma kanalları yapıyoruz, denizin körfezin yüzülebilir hale gelmesi için birçok çalışmayı yürütüyoruz. Ama denize döküldüğü noktada kirliliğin önünü kesemezsek temiz deniz temiz körfez mümkün değil. Doğduğu yerden döküldüğü yere kadar birlikte çalışmamız gereken bir durum var. Manisa, Kütahya, Uşak'ta aktığı tüm mecralarda birlikte çalışmamız gerekiyor. Bu aslında sadece İzmir''in meselesi değil. Gediz Havzası dediğimiz bölge, Türkiye'de tarım üretiminin yüzde onunu yapıyor. Sebze üretiminin yüzde 5.6, zeytin yüzde 10, üzüm üretiminin yüzde 16'si bu havzada gerçekleşiyor. Dolayısıyla Gediz Havzası'ndaki nehrin kirliliği, temizliği Ankara, İstanbul'daki vatandaşı da ilgilendiriyor. Hepimizin birbirine ihtiyacı var, birbirimizile el ele vermek mecburiyetindeyiz. Birimiz dışında kaldığı zaman toplu halde iyileşmemiz mümkün değil” diye konuştu.

""

MİLLİYETÇİLİK DEDİĞİMİZ ŞEY HAMASETTEN GEÇMİYOR

Milliyetçiliğin hamasetten ibaret olmadığını, gerçek milliyetçiliğin nehirlerin, ovaların, dağların korunmasından geçtiğini belirten Başkan Soyer, “İnsan bedeninde damar nasıl kan tşaır, can verirse bu cennet vatanın damarları da nehirleri. Siz nasıl kendi bedeninizdeki damara zehir enjekte etmezsiniz, nehirlerimize de zehir enjekte etmemeniz lazım. Bizim öncelikle nehirlerimizin ne kadar kıymetli olduğunu, topraklarımıza can verdiğini bilmemiz lazım. Milliyetçilik dediğimiz şey hamasetten geçmiyor. Nehirleri, ovaları, dağları, kuşunuzu, ağacınızı korumaktan geçiyor. Onun dışında milliyetçilik hamaseti hiçkimsenin ekmeğini de büyütmüyor. Gerçek milliyetçilik de o değil zaten. Atalarımızın bize bıraktığı bu güzelim topraklar, bu bereketi büyük topraklar birlikte sahip çıkmamız gereken, nehirlerini, yeraltı kaynaklarını korumamız gereken topraklar. Aksi takdirde ihanet etmiş oluruz zaten” ifadelerini kullandı.

 BİZİM ASLİ GÖREVİMİZ….

Sözlerini, “Gediz giderek kirleniyor, giderek yok olma tehdidi ile karşı karşıya. Aynı bir bedendeki can gibi o da direnmeye çalışıyor. Hayatını sürdürmeye çalışıyor. Bizim Gediz'i korumamız aslında kendimizi korumamız, geleceğimizi kurtarmamız gerekiyor. Ege belediyeler birliği başkanı olarak bugün yapacağımız tespitlerle nerede, nasıl tedbir alınması gerekiyor, nerede paket arıtma tesisi yapılması gerekiyor, nerede zaafiyet var, bütün bunları yerinde tespit edeceğiz. Bunlara işbirliği halinde çözüm arayacağız” diyen gereken noktalarda hükümet ve bakanlıklarla irtibata geçerek, onlardan da destek talep edeceklerini belirtti. Soyer, “Hükümet, bakanlık yetkililerimizi bilgilendireceğiz ve onlardan da talep edeceğiz. Ama bizim asli görevimiz görev yaptığımız topraklarda bir doğanın zenginliğini korumak, iki; tarımsal alanlarımızın çiftçilerimiz için bereketini-bolluğunu korumaya çalışmak. Bir yerel yönetici olarak bunun gereğini yerine getireceğiz. Bugün bu 401 km'lik güzergah üzerinde 4 gün içinde 1800 km yol katedeceğiz. Çözümü konusunda da yerinde değerlendirmeler yapacağız. Bu maratona İBB bürokratları da katılıyor. Hep birlikte yerinde değerlendirmeler yapacağız. Ve hep birlikte çözüm üretmeye çalışacağız” dedi.

MARMARA'DAKİ MÜSİLAJ SON BİRKAÇ YILIN MESELESİ DEĞİL

Başkan Soyer, Marmara'da ortaya musilajın son birkaç yılın sorunu olmadığını anlatarak, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Biz bu vatanı seviyoruz. Biz bu vatanı canımız gibi korunmaya devam edeceğiz. Canımızı feda etmeye hazırız bu vatan için. Vatanın can damarlarının tıkanmasına, kesilmesine, kopmasına asla izin vermeyeceğiz. Bu topraklarda doğal kaynaklarımıza, zenginliklerimize sahip çıkmamamın bedelini her gün ödüyoruz. Marmara Denizi'nde ortaya çıkan musilaj son birkaç yılın meselesi değil. Asla sahip çıkmadığımız derelerimizin, zehirlediğimiz Ergene'nin, temiz akıtmadığımız derelerin, kanalizasyonunu denize verdiğimiz yerleşim alanlarının sonucudur. Yaptığımız bu yolculuk, maraton, Gediz Ergene olmasın, Körfez Marmara olmasın. Gediz'i Ergene'ye, Körfez'i Marmara'ya çevirmeyeceğiz. Temiz körfez, nehirler atalarımızın bize bıraktığı mirastır. Evlatlarımıza, torunlarımıza tertemiz miras bırakmak mecburiyetindeyiz. Hepimiz bir nöbeti yerine getiriyoruz. Görev yaptığımız yerler bizim şirketimiz, bizim babamızın yeri değil, nöbet tuttuğumuz yerlerdir. Nöbetin asli unsuru korumak ve sahip çıkmaktır. Şehrimize, nehrimize, gölümüze, dağımıza, ağacımıza,. Böceğimize sahip çıkacağız. Asli görevimiz budur belediye başkanı olarak. Onun dışında ne kadar görev varsa hepsi sonradan gelir. Onun için asıl milliyetçilik budur, asıl yurtseverlik budur ve biz bu vatanı sonuna kadar koruyarak, mirasa sahip çıkarak bizden sonraki nesillere de devir edeceğiz.”

GEDİZ İÇİN AYIRACAĞINIZ KAYNAĞI KANAL İSTANBUL PROJESİ'NE AYIRIYORSANIZ

Gediz Havzası'ndaki nehir ve göllere dair kirliliğin önüne geçilmesi için yapacakları tespit ve ortaya koyacak çözüm önerilerinin önemli bir bütçe gerektirdiği gerçeğinin farkında olduklarını dile getiren Başkan Soyer, Kanal İstanbul için ayrılan kaynağın Gediz ve onunla aynı durumdaki havzalardaki kirliliğin önüne geçilmesi için kullanılması gerektiğini söyledi.

BUNUN HESABINI SORMAK ZORUNDAYIM

Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Yapacağımız çalışmalar mutlaka bir bütçe ayrılmasını gerektiren çalışmalar. Paket arıtmalar, ilave kanalların döşenmesi gerekiyor. Bütün bunlar aslında sır değil. Devletimizin ilgili kurumlarının bildiği gerçekler. Peki neden yapılmıyor? Tercihler başka yönleniyor da ondan. Siz eğer bu kaynağı elinizdeki kaynağı buraya değil de Kanal İstanbul diye bir yere ayırmayı tercih ediyorsanız, o zaman bunun hesabını sormak mecburiyetindeyiz. İzmir Körfezi, Gediz Havzası eğer kirleniyorsa, bunun çözümüyle ilgili ayıracağınız kaynağı buraya değil de bu projeye ayırıyorsanız, benim bir vatandaş olarak, üstlendiğim nöbetçi görevi nedeniyle bunu sormak mecburiyetindeyim. Niye oraya, buraya değil. Bunun hesabını sormak zorundayım. Çok daha fazla sorun tespit edeceğiz burada, çözüme dair. Çözümleri de teker teker üreteceğiz. Asla çaresiz bırakmayacağız. Ne üreticimizi, ne bu topraklardan beslenen tüketicimizi çaresiz bırakmayacağız. Gereken neyse sonuna kadar yapacağız. Biz varız, gereğini de yapariz. Kimsenin endişesi olmasın” şeklinde konuştu.

SESİMİZİN GÜR ÇIKMASI LAZIM

Başkan Soyer, 4 gün sürecek tespit ve inceleme gezisinin sonunda 17 Temmuz'da bir toplantı daha düzenleyeceklerini belirterek, açıklamalarını şu çağrıyla sonlandırdı: “Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız ile de görüşmüştük. Şehir dışı ziyareti nedeniyle gelemedi. İlçe belediyelerin tamamına duyuruyu yaptık. Bu güzergahın sonunda 17 Temmuz günü saat 16.30'da bin 800 km 'lik maratonumuzu sonlandıracağız. Tespit ve çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşacağız. Hepinizi oraya davet ediyoruz. Mümkün olduğunca kalabalık orada olalım. Sesimizin gür çıkması lazım. O taleplerimiz ve çözümlerimiz konusunda da sesimiz gür çıksın istiyoruz.”

KİMLER KATILDI? 

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün'ün şehir dışında ki programından dolayı yer almadığı toplantıya Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclis (PM) üyesi Rıfat Nalbantoğlu, CHP Manisa İl Başkanı Semih Balaban, Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay, Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü, Saruhanlı İlçe Belediye Başkanı Zeki Bilgin, İyi Parti Manisa İl Başkanı Hasan Eryılmaz, Saadet Partisi Manisa İl Başkanı Zekai Yılmaz, Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Tamer Yiğit Güler, CHP Manisa ilçe başkanları ile yurttaşlar katıldı.

 

 

 

 

Başkan Soyer'den Manisa'da Kanal İstanbul çıkışı: 'Kaynağı buraya değil de bu projeye ayırıyorsanız...'
Demokrat Gündem

Exit mobile version