DEMOKRAT GÜNDEM- Bayraklı Belediyesi’nin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği “Kadın Emeği ve Toplumsal Dönüşüm” paneli, kadınların ekonomik sömürüsünden adalet sistemindeki tıkanıklıklara kadar uzanan çarpıcı gerçekleri masaya yatırdı.
CTP Milletvekili Doğuş Derya kadınların trilyonlarca dolarlık “görünmeyen emeğine” dikkat çekerken, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen kadın cinayetlerinin ve adaletsizliğin çözümsüz olmadığını, bunun net bir “siyasi tercih” sorunu olduğunu vurguladı.
Bayraklı Belediyesi Hasan Tahsin Kültür Merkezi, 8 Mart etkinlikleri kapsamında Türkiye ve Kıbrıs siyasetinin önemli kadın figürlerini ağırladı. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) İzmir Şube Başkanı Aslı Balcı Tamtürk’ün moderatörlüğünde gerçekleşen panelde kadınların ev içi ücretsiz emeğinden adalet mekanizmalarına erişimine kadar derin toplumsal yaralara ışık tuttu.

ASLI BALCI TAMTÜRK: “DİJİTALDE VE BİLİMDE KADIN EMEĞİ KOLAY KABUL GÖRMEDİ”
Panelin açılışını yapan ÇYDD İzmir Şube Başkanı Aslı Balcı Tamtürk, kadınların teknoloji ve dijital dönüşüm süreçlerinde var olma mücadelesine değindi.
Kendi meslek hayatından örnekler vererek kadınların bilimde ve teknolojide karşılaştıkları mobbinge dikkat çeken Tamtürk, dünyadaki ücretli iş gücünün yüzde 60’ını erkeklerin, yüzde 40’ını ise kadınların oluşturduğunu belirtti. Ancak madalyonun diğer yüzünde, ücretsiz iş gücünün yüzde 70’inden fazlasının kadınların omuzlarında olduğunu hatırlatan Tamtürk, adalet ve hak arama mücadelelerinde kadınların karşılaştığı engelleri tartışmaya açtı.
“Türkiye’de ücretsiz bakım emeği bugün hâlâ görünmüyor” diyen Tamtürk, panelin bu görünmezliği tartışmaya açmak için toplandığının altını çizdi. Multidisipliner bir yaklaşımın önemine de değinen Tamtürk, “Mühendis olarak her şeyi sayılarla çözeceğimizi zannederiz; ama sosyal bilinç olmadan hiçbir sorun gerçekten çözülemiyor” dedi.

DOĞUŞ DERYA: “KADINLAR 1 AY GREV YAPSA FATURASI 50 BİN LİRA OLUR”
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Lefkoşa Milletvekili Doğuş Derya, konuşmasında kapitalist sistemin kadın emeği üzerindeki yeni sömürü biçimlerine odaklandı.
İçinde bulunduğumuz çağı “teknofeodalizm” olarak tanımlayan Derya, çarpıcı istatistikler paylaştı. Türkiye’de anne olan kadınların doğumdan üç yıl sonra yüzde 72,8’inin düşük ücretler ve yüksek bakım maliyetleri nedeniyle iş hayatını bırakmak zorunda kaldığını belirten Derya, ev içi görünmeyen emeğin devasa boyutunu, “Bugün kadınlar, ‘Çocuk bakmıyoruz, yemek ve temizlik yapmıyoruz, bir ay grevdeyiz’ dese ve bu hizmetler dışarıdan satın alınsa, bir ailenin bütçesine maliyeti ortalama 50 bin lirayı bulur. Dünyada ücretsiz bakım hizmetlerinin yüzde 76’sını kadınlar yürütüyor. Kadınlar her gün tahmini 12,5 milyar saatlik ücretsiz bakım yapıyor. Bu emeğe asgari ücret ödenseydi, şu an yapay zeka yatırımları için ayrılan finansmanın üç katı bir değer ortaya çıkardı. Dünyanın ekonomik omurgasını kadınların görünmeyen emeği ayakta tutuyor” sözleriyle özetledi.
Doğuş Derya, BM ve Dünya Ekonomik Forumu verilerine dayanarak küresel tabloyu da aktardı: “64 milyon kadın gıda güvencesinden yoksun bir şekilde açlık sınırında yaşıyor; iklim krizi nedeniyle 158 milyon kadın 2050’ye kadar işini kaybedecek. Mevcut eğilim sürdüğü takdirde 2030’da 351 milyon kadın aşırı yoksulluk içinde yaşayacak. Yapay zekanın yaygınlaşmasıyla birlikte kadınların yoğun olarak istihdam edildiği mesleklerde yüzde 28 oranında işsizlik bekleniyor. “

“Kadınlar her gün tahminen 12,5 milyar saatlik ücretsiz bakım hizmeti yapıyor. Bu saatler asgari ücretle ödenseydi, bugün tüm teknolojik yatırımlara ayrılan finansmanın üç katı para gerekirdi” diyen CTP Milletvekili Doğuş Derya, kadın görünmez emeğinin mevcut ekonomik sistemin gerçek omurgasını oluşturduğunu vurguladı.
Dünya Ekonomik Forumu’nun 144 ülkeyi kapsayan cinsiyet eşitliği endeksinde Türkiye’nin 131., Kıbrıs’ın da bundan çok farklı bir sırada yer almadığını hatırlatan Derya, Bayraklı Belediyesi’nin kooperatifleşme ve dijital platform adımını “öngörülü ve ileriyi gören” bir uygulama olarak değerlendirdi.

GÖKÇE GÖKÇEN: “KADIN CİNAYETLERİ ÇÖZÜMSÜZ DEĞİL, SİYASİ BİR TERCİHTİR”
Panelin en çarpıcı anlarından biri, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen’in kadına yönelik şiddet ve adalete erişim konusunda yaptığı konuşma oldu.
İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin, devletin failin arkasında durduğu anlamına geldiğini savunan CHP Milletvekili Gökçe Gökçen, şiddetin ekonomik ve psikolojik boyutlarına dikkat çekti. Ekonomik özgürlüğü elinden alınan kadının hukuki mücadele veremediğini belirten Gökçen, adaletsizliğin aslında bir kaynak veya imkan eksikliği değil, tamamen bir “siyasi irade” sorunu olduğunu vurguladı.
Gökçe Gökçen, bu siyasi tercihi yakın geçmişte yaşanan acı bir olayla örneklendirdi. Hayatı boyunca çalışıp emekliliğine bir ay kala, uzaklaştırma kararına rağmen takıntılı bir erkek tarafından öldürülen 43 yaşındaki tekstil işçisi Nilay Kutan’ın hikayesini anlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, “Nilay koruma kararı aldırmıştı, polis yok muydu? Vardı. Kaynak yok muydu? Vardı. Aynı günlerde Ekrem İmamoğlu’nun ifade vereceği Çağlayan Adliyesi’nin önüne binlerce polis yığılmıştı. İnsanlar İmamoğlu’nun yanında duramasın diye o polis ordusu oraya dikilirken, iki sokak ötede Nilay korunamadı ve katledildi. Sorun kaynak sorunu değil, sorun tamamen siyasi tercih sorunuydu. Biz kararlı olursak, siyasetçiler kararlı olursa, kadına yönelik şiddeti bitirebilir, kadın cinayetlerini durdurabiliriz” dedi.