Berlin’de Elif Eralp’in Başbakanlığı antisemitizme mi takıldı?

Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleştirilen eyalet seçimlerinden birinci parti olarak çıkan Sol Parti’nin başbakan adayı Elif Eralp’in tarihi zaferi, parti yönetimine yöneltilen antisemitizm suçlamaları nedeniyle tartışma konusu oldu. Berlin’in ilk Türkiye kökenli kadın başbakanı olmaya hazırlanan Eralp’in hükümet kurma süreci, koalisyon ortaklarının mesafeli yaklaşımı ve ardı ardına yaşanan tartışmalar sebebiyle tehlikeye girdi.

Berlin'de Elif Eralp'in Başbakanlığı antisemitizme mi takıldı?

Seçimde mutlak çoğunluğu elde edemeyen Sol Parti’nin koalisyon hükümeti kurabilmek için Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller ile uzlaşması gerekiyor. Ancak her iki parti de, Sol Parti içindeki antisemitizm sorunları çözüme kavuşturulmadığı sürece koalisyon masasına oturmayacaklarını açıkça deklare etti.

Almanya Yahudiler Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster’in seçim sonuçlarının ardından duyduğu “derin kaygıyı” dile getirerek SPD ve Yeşillere koalisyon kurmama çağrısı yapması bardağı taşıran son damla oldu.

Uzun süredir parti içindeki bazı kesimlerin İsrail karşıtı söylemleri ve Haziran ayındaki kongrede Gazze politikasının “soykırım” olarak nitelendirilmesi nedeniyle eleştirilen Sol Parti yönetimi, iddiaları reddetse de kamuoyu baskısını bertaraf edemiyor. ARD ve infratest dimap’ın seçim anketi, Berlinli seçmenlerin yüzde 47’sinin Sol Parti’de antisemit görüşlere alan tanındığı görüşünü paylaştığını ortaya koydu.

Seçim Kutlamasındaki Klan ve Aktivist Krizi

Sol Parti’ye yönelik suçlamaların dozunu artıran temel etken ise Neukölln’deki seçim kutlamalarında yaşanan hareketlilik oldu. Kutlamaya organize suçlarla anılan Remmo klanının lideri Issa Remmo’nun oğlu Firas Remmo’nun katıldığının ortaya çıkması büyük tepki topladı. Parti yönetimi ve Elif Eralp, Remmo’nun davetli olmadığını ve suç yapılarıyla bağlarının bulunmadığını vurguladı.

Benzer şekilde, ABD ve AB terör örgütleri listesindeki PFLP ile bağlantılı olduğu belirtilen İsrail karşıtı aktivist İbrahim İbrahim’in de kutlamalarda yer alması tartışmaları alevlendirdi.

Parti yönetimi bu ziyaretle de ilişkilerinin olmadığını açıkladı. Daha önce de Ağustos ayındaki bir seçim etkinliğinde rapçi Dahabflex’in seslendirdiği “Death to the IDF” (İsrail Savunma Kuvvetleri’ne ölüm) sloganları ve dans görüntüleri tepki çekmiş, Eralp’in şiddet çağrılarını kınaması ise tartışmaları dindirmeye yetmemişti.

“Siyasi Baskı Aracı Olarak Kullanılıyor”

Berlin-Brandenburg Türkiye Toplumu (TBB) Sözcüsü Ayşe Demir, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede antisemitizm tartışmalarının Sol Parti’nin kendi içinde çözmesi gereken ciddi bir mesele olduğunu kabul etmekle birlikte, sürecin siyasallaştığına dikkat çekti.

Demir, bu tartışmaların “Eralp’in Hükümet Eden Belediye Başkanı olmasını engellemeye dönük siyasi bir baskı aracına dönüştürülmesi olasıdır” değerlendirmesinde bulundu. Hem eyalet hem de belediye statüsünü taşıyan başkentte “Hükümet Eden Belediye Başkanı” unvanını alarak tarihe geçmeye hazırlanan Elif Eralp’in siyasi geleceğinin, koalisyon ortaklarıyla yürütülecek çetin müzakerelerin sonucunda netleşmesi bekleniyor.

Berlin'de Elif Eralp'in Başbakanlığı antisemitizme mi takıldı?
Demokrat Gündem

Exit mobile version