BİZİM HAYATIMIZLA DA OYNUYORLAR

Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna'ya askeri operasyon başladığını duyurdu. Ukrayna, "tam teşekküllü işgal başladı" dedi. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ülke çapında sıkıyönetim ilan etti. Vatandaşlara sakinlik çağrısı yaparak evlerden çıkmamalarını söyleyen Zelenski, "Güçlüyüz, her şeye hazırız. Kazanacağız" dedi. Bağımsızlığını tek taraflı ilan eden ve Rusya tarafından tanınan Lugansk Halk Cumhuriyeti (LHC) Milis Gücü, Smeloye ve […]

Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna'ya askeri operasyon başladığını duyurdu.

Ukrayna, "tam teşekküllü işgal başladı" dedi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ülke çapında sıkıyönetim ilan etti. Vatandaşlara sakinlik çağrısı yaparak evlerden çıkmamalarını söyleyen Zelenski, "Güçlüyüz, her şeye hazırız. Kazanacağız" dedi.

Bağımsızlığını tek taraflı ilan eden ve Rusya tarafından tanınan Lugansk Halk Cumhuriyeti (LHC) Milis Gücü, Smeloye ve Stepovoye yerleşimleri yakınlarında, Ukrayna ordusuna ait iki Su-24 savaş uçağını vurduklarını duyurdu.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Batı ülkelerine hava sahasını kapatma çağrısında bulundu. Zelenskiy, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Hava sahasını kapatın" dedi.

Ukrayna lideri, ABD Başkanı Joe Biden, Almanya Başbakanı Olaf Scholz ve İngiltere Başbaknı Boris Johnson dahil birkaç dünya lideriyle telefon görüşmelerini gerçekleştirdiğini ifade etti.

Ukrayna'nın doğusundaki Lugansk bölgesinin, Kiev yönetiminin kontrolünde olan bölümünde tahliyelerin başladığı duyuruldu. Yetkililerin sivillere Dinyeper yönüne gitmelerini ve ulaşım imkanı olmayaların tren istasyonlarını tercih etmesini tavsiye etti.

Rusya'nın Ukrayna'ya askeri müdahalesi devam ederken Harkov'de caddeye düşen bomba binalarda büyük hasar oluşturdu.

Rus askerlerinin Donbass bölgesinden çok uzakta olan Odessa'yı vurdu. Sabah saatlerinden bu yana Odessa'da patlama sesleri duyuluyor.

Son gelişmelerin ardından Ukrayna'nın hava sahasının uçuşlara kapatıldığı belirtildi.

*- RUSYA YALANLADI

Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna ordusunun Rus uçağının düşürüldüğü yönündeki iddiasını yalanladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Yabancı medyanın Ukrayna üzerinde bir Rus uçağı düşürüldüğüne yönelik iddiası gerçek dışı" ifadelerine yer verildi.

Ukrayna, 5 Rus uçağı ve 1 helikopteri vurduklarını açıkladı.

Ordudan yapılan açıklamada hava un unsurlarının Luhansk'ta düşürüldüğünü belirtti.

Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Ukrayna'nın doğusundaki Donbas'a özel askeri operasyonun, ülkedeki sivillere yönelik tehdit oluşturmadığı söylendi.

Açıklamada, "Ukrayna’daki askeri altyapı, hava savunma sistemleri, askeri hava limanları ve hava kuvvetlerinin yüksek hassasiyetli silahlarla etkisiz hale getirildi." ifadesine yer verildi.

Belarus askerleri Ukrayna’ya saldırmak için Rus birliklerine katıldı

Ukrayna Devlet Sınır Muhafız Servisi, Rusya'nın Belarus ve Kırım'dan Ukrayna'ya saldırı başlattığını duyurdu.

Rus basını Letonya Başbakanı Krisjans Karins'in, NATO'yu Ukrayna'daki durumla bağlantılı olarak örgütün Tüzüğü'nün 4. maddesine (toprak bütünlüğüne tehdit olması durumunda) danışmaya çağırdığını yazdı.

*- UKRAYNA DIŞİŞLERİNDEN ÇAĞRI

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Kuleba, "Putin, Ukrayna'ya yönelik kapsamlı bir işgal başlattı. Barışçıl Ukrayna şehirleri saldırı altında. Bu bir saldırganlık savaşıdır. Ukrayna kendini savunacak ve kazanacak. Dünya Putin'i durdurabilir ve durdurmalıdır. Şimdi harekete geçme zamanı" dedi.

*-  UKRAYNA'DA ÖLÜM VE GÖÇ

Rusya Devlet Başkanı Putin, bir ulusa sesleniş konuşması yaparak Donbass'a yönelik askeri operasyon başlattıklarını duyurdu. Siren sesleri duyulan Kiev'de yaşayanların bir kısmı patlama seslerinin ardından şehri terk etmeye başladı.

Şimdi ben de bizlerin hayatı ile savaş dışı oynayanlardan bir demet sunayım

*- HAYATIMIZLA OYNUYORLAR

Baktım markette zencefilli gazoz da var, ithal etmiş büyüklerimiz, sağ olsunlar.

İçinde zencefil var mı?

Yok!

Aroması da, rengi de yapay.

Ama kendisi doğala özdeş!

Bizim bir çiçekçi var, serada karanfil ve gül yetiştiriyor.

Satmadan önce üstlerine koku sıkıyor.

Doğala özdeş gül!

Kayseri'nin en ünlü mantıcısına götürdüler, ‘Kaşıkla!’ diye bir yer.

'Yer' demek doğru değil, entegre tesis mübarek.

Bir kapıdan 80 kilo giren, diğer kapıdan 100 kilo çıkıyor.

‘En iyi Kayseri mantısı burada!’

Aldım iki kutu, eve getirdim koydum dondurucuya.

Bir ay sonra yemeğe kalktık, baktık mantı acılaşmış.

Niye ki?

Et mi bozuldu?

Etin bozulması mümkün değil, çünkü et yerine soya kıyması kullanıyorlar, içinde et olan mantı neredeyse kalmadı.

Acılık içindeki azot gazından geliyor.

Raf ömrü uzasın diye paketlenme aşamasında azotu basmışlar mantıya.

Doğala özdeş!

Bir bilgi daha:

O, mantının raf ömrü uzasın diye içine konan azot gazı zamanla gıda zehirlemesine yol açıyor.

Bunların hepsi doğayla özdeş gazlar.

Onlara ‘gıda gazı’ diyorlar.

Azot gazı da, oksijen de istenmeyen durumlarda inert atmosfer oluşturarak gıdaların kısa sürede bozulmasını önlüyor.

Mesela, taze etlere de oksijen gazı veriyorlar ki, hep taze, kıpkırmızı görünsün raflarda.

Yasal bunlar, girin internete ‘gıda gazı’ diye yazın, görün neler yediğinizi.

Markete üzüm gelmiş.

Kırmızı, iri, dipdiri şeyler.

Erik gibiler maşallah!

Nereden geliyor bunlar?

Şili'den.

Şili mi?

Evet!

Kaç gündür buradalar?

3-5 gün oldu.

Düşünün, Şili'nin bir köyünde topluyorlar bunları.

Uzun yolculuklar sonunda bizim kasabaya kadar geliyor.

Bir süre bizim manavda bekliyor.

Alıyorsun eve getiriyorsun, evde de3-5 gün daha, bana mısın demiyor. Hala kütür kütür.

İyi ama, nasıl?

Şahane şeyler var, adına ilaç diyorlar.

Üzümlere verilen bu ilaçlardan birinin etiketindeki faydaları sayalım mesela:

Dane büyüklüğünü arttırır, dane ağrılığını arttırır, dane şeklini daha düzgün olarak değiştirir, tam olgunlaşmadan daneye parlak sarı yeşil rengini verir, dayanıklı ve dirençli kabuk sayesinde hasat ve hasat sonrası olabilecek yaralanmalar en aza iner, hastalıklara direnç katar… Kullanım dozu yükseldiğinde sofralık üzümlerde hasadı geciktirir.

Raf ömrü uzar.

Nedir bu?

Sitokinin.

Büyüme hormonu.

Bakın şu şansa ki, sitokinin insanda da aynı işe yarıyor.

Sonra anneler şikâyet ediyorlar; ‘ee benim çocuk erken kıllanıyor!’

Bu dünya böyle hanım abla, sen üzümü alırken kıllanmazsan, çocuğun kıllanır.

 

*-

 

Adana'da çiftçilerle çalışıyoruz.

Yaz güneşi altında soğutması olmayan tankerle süt topluyorlar mandıralara.

Şöföre soruyorum, ‘Bozulmuyor mu bu sıcakta süt?’

‘Abi, tankere iki bardak hidrojen peroksit döküyorum, akşama kadar bir şey olmuyor.’

Hidrojen peroksit dediği şey kadınların saçlarının rengini açmak için kullandıkları bir kimyasal.

Çok kötü değil, sadece canlıları öldürüyor.

Süte koyunca bütün bakteriler ölüyor, geriye bozulacak bir şey de kalmıyor.

Doğala özdeş süt!

 

*-

 

Bu anlattıklarımın hepsi yasal.

Temel problem şu ki: İnsan doğa ilişkisi değişti.

İnsan yeni bir doğa kurgusu yaptı, kendini doğanın dışına aldı, doğayı alınır-satılır mal yaptı, sentetikleştirdi ve tüketime sundu.

Hal böyle olunca, insan kendinin doğal bir varlık olduğunu unuttu.

(Beşer işte, unutacak elbet)

İnternetten pantalon, ayakkabı, peynir, arkadaş ve sevgili edinmeyi marifet bildi.

Optik kabloların sunduğu hayatı da hayat bildi.

İnsan artık bu!

Doğala özdeş !

Bu yazdıklarımı okuyucularım biliyor…

Prof Dr. Erkan Topuz yine toplamış ve uyarı görevini yapmış…

Yani unutmamak, unutturmamak lazım ki, sağlıklı nesillerimiz yetişsin…

*- YİNE TÜRK DOKTORLARI

Hatırlatayım:

İki sektörün reklamı yalnız bizde değil, birçok ülkede yasak!

Birisi tıp yani sağlık, diğeri de hukuk yani adalet!

Hiçbir avukat ya da doktor ‘Ben daha iyiyim!’ deme lüksüne sahip değil…

Ama bir şekilde, heckerler gibi yasaları deliyorlar…

Hani ‘Dünyada’ bir numarayız, gibi bir reklamla beynimizi yıkayıp, algı operasyonu ile bir noktada hastaların üzerine çökme planlarını uyguladılar.

Şu kadarını söyleyeyim;

Yine bir özel hastanede 6 bin liraya mal olan ameliyatı bu reklamcılar 32 bin liraya yapıyorlar.

Kaç misli değil mi?

Sonuç orda da aynı, bunlarda da…

Ama aradaki fark kimlere gidiyor?

Yalnız hastaneye ya da ameliyatı yapan doktora mı?

Hayır!

Dolaylı ve dolaysız paralar bölünüyor…

Aslında bu ‘reklam’ sistemini çok önceden yazacaktım ama nasip bugüne imiş…

Nedeni de şundan:

Lobby İletişimden Bahar Yaşlı’dan öğrendiğime göre;

Koç Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Hakan Ürey ve Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Afsun Şahin, Avrupa İnovasyon Konseyi (EIC) tarafından verilen “EIC Geçiş” desteğini almaya hak kazandı.

Peki neden?

Gelecekte nasıl göreceğimizi gösteren aygıt geliştiriliyorlar da ondan!

2 milyon avroluk destek fonu, Prof. Dr. Hakan Ürey ve Prof. Dr. Afsun Şahin’in birlikte yürüttüğü “Katarakt Ameliyatları Öncesi Kullanım İçin Holografik Görme Testi Cihazı Geliştirilmesi” projesi kapsamında verildi. Holografik görme testi cihazı, katarakt hastaları ve gözü sağlam olup da gözlük kullanmak istemeyen 50 yaş üzeri kişiler için önem taşıyor. Hastalar, cihaz sayesinde ameliyat sonrası nasıl göreceklerini önceden deneyimleyerek, uygun lensi seçmenin yanı sıra ameliyat kararını da daha rahat alabilecek.

Prof. Dr. Hakan Ürey ve Prof. Dr. Afsun Şahin’in disiplinlerarası işbirliği çerçevesinde birlikte yürüttüğü “Katarakt Ameliyatları Öncesi Kullanım İçin Holografik Görme Testi Cihazı Geliştirilmesi” projesi kapsamında alınan EIC Geçiş desteğiyle, farklı lens opsiyonları kullanıldığında hastaların görmelerinde nasıl bir iyileşme olacağını ve ameliyat sonrası ne tür görme bozuklukları yaşanabileceğini önceden gösteren bir cihazın geliştirilmesi hedefleniyor.

Bu alanda dünyada bir ilk olan cihaz aracılığıyla holografik görüntü oluşturma tekniği sayesinde tek gözle bile 3 boyutlu görüntü oluşturulabiliyor.

Ayrıca kataraktın yarattığı “buzlu cam ardından bakma” etkisine rağmen, hastaların retinasında net bir görüntü oluşturulabiliyor.

Teknoloji ve tıbbın kesiştiği disiplinlerarası alanda geliştirilen projenin klinik çalışmaları Türkiye, Almanya ve İtalya’da gerçekleştirilecek.

Holografik görme testi cihazı, katarakt hastaları ile gözünde katarakt olmayan ama gözlük de kullanmak istemeyen 50 yaş üzeri kişiler için önem taşıyor. Hastalar, cihaz sayesinde ameliyat sonrası nasıl göreceklerini önceden deneyimleyerek, uygun lensi seçmenin yanı sıra ameliyat kararını da daha rahat alabilecek.

 

BİZİM HAYATIMIZLA DA OYNUYORLAR
Yaşar Eyice

Exit mobile version