Büyükşehir meclisinde yoğun gündem: 'Kırmızı çizgimiz hırsızlar ve haramiler'

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Temmuz ayı birinci oturumunun sonunda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, tek bir kırmızı çizgisi olduğunu, bunun da hırsızlar ve haramiler olduğunu söyledi. DEMOKRAT GÜNDEM-Yoğun gündem maddelerinin ele alındığı, tansiyonun zaman zaman yükseldiği uzun süren İzmir Büyükşehir Belediyesi Temmuz Ayı Birinci Oturumu’nda konuşan Başkan Soyer, geçtiğimiz günlerde yaptığı ‘Paçalarından yolsuzluk akıyor’ açıklamasını […]

Büyükşehir meclisinde yoğun gündem: 'Kırmızı çizgimiz hırsızlar ve haramiler'

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Temmuz ayı birinci oturumunun sonunda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, tek bir kırmızı çizgisi olduğunu, bunun da hırsızlar ve haramiler olduğunu söyledi.

DEMOKRAT GÜNDEM-Yoğun gündem maddelerinin ele alındığı, tansiyonun zaman zaman yükseldiği uzun süren İzmir Büyükşehir Belediyesi Temmuz Ayı Birinci Oturumu’nda konuşan Başkan Soyer, geçtiğimiz günlerde yaptığı ‘Paçalarından yolsuzluk akıyor’ açıklamasını eleştiren AK Parti kanadına sert yanıt verdi.

TEK KIRMIZI ÇİZGİMİZ VAR; HIRSIZLAR VE HARAMİLER

“Paçalarından yolsuzluk akıyor demişim. Dedim doğru. Ama burdan neden alınganlık gösteriliyor. Ne Özgür beyi kastettim. Ne hükümete  ne iktidara yönelik. Çünkü bir TC vatandaşı sürekli videolar yayınlıyor. İhale yolsuzluğundan eroinine, nerede oluyor bunlar. Yoksulluk, işsizlik almış başını gitmiş. Yalan mı? Bunları görmeyecek miyiz? Niye üzerlerine alınıyorlar?” diye soran Başkan Tunç Soyer, “Siyaseti sadece bu nedenle yapıyorum. Yolsuzluk, yoksulluk bu topraklarda olmasın diye. Bunu görmezden gelen herkesle de mücadele edeceğim. Bu toprağın insanları daha iyisine layık. Bir tek kırmızı çizgimiz var; hırsızlar ve haramiler. Birbirimizle konuşacağız. Birbirimizi duyacağız, dinleyeceğiz. Birlikte çözüm üreteceğiz” diye konuştu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Temmuz Ayı birinci oturumunda gündeme gelen bir diğer konu da AK Parti Grup Sözcüsü Hakan Yıldız tarafından dile getirildi. AK Partili Yıldız İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na alınacak sanatçı ihalesi ve usullerini eleştirdi.

YILDIZ, ELEŞTİRİLERİNİ ŞÖYLE SIRALADI

Hakan Yıldız, tiyatronun danışma kurulu başta olmak üzere bir dizi eleştiri getirdi. Yıldız’ın eleştirileri şu şekilde oldu: “Bir taraftan ilana çıkıyoruz, başvuru yapın diyoruz. Bir taraftan da danışma kurulu içinden bir atama yapıyoruz. Siz iradenizle atayabilirdiniz. Böyle ilanlara, usule gerek yoktu. 36 sanatçı alıyoruz ihalesi çıktı sonra. Tartışmaya baktığınızda sınava girenlerin arkadaşları, ki her biri tiyatro sanatçısı. İlana çıktığımı şartnamede de 4 yıllık üniversitelerden mezun olacaksınız, ödenekli ve özel tiyatrolarda kendinizi ispatlayacaksınız. 855 tanesi ön  elemeyi geçiyor. Sonradan bir sınav ilanı var. 3 Temmuz’da bir sendika kamuoyu bildirisi yayınlıyor; sınavlardaki 3 dakikada performans gösterme hakkı tanıyoruz. Sendika açıklama yapıyor, sayın hocamız keşke kamuoyunu doğru bilgilendirse, İBŞT ilanlarıyla ilgili tüm soru işaretlerini yazılı şekilde ifade etsin. Onu yapmıyor. Sendikanın ortaya attığı yazılı açıklamaya, acemice kötü niyetli olarak değerlendiriyor. Bunları tweeter üzerinden yapmayın diyor, ama kendisi sosyal medya üzerinden cevap veriyor. Sonra 3 sıra yazı yayınlıyor. Tartışmalar İzmir’in oluşturduğu o ulvi oluşuma negatif etki yapan tartışmalar. Değerli hocamız keşke üç tane seri halde ve biraz da küçümseyen ifade ile, eleştiri getirenlerin çocukça hıçkırıkları diyor, böyle ifadeler olmamalı. Bu sınavda neden biz sınava giren 550 kişiyi, büyükşehir ilanında 855 kişi çıktı. Neden isim listeleri yayınlanmadı? Burada ciddi anlamda bir metot hatası var. Tiyatro hakkında bilen bilmeyen konuşuyor diyor sayın hocam. Kamuoyu tartışıyor, sanatçılar tepki koyuyor. Haklı eleştiriler getiriliyor. Sendika açıklama yapıyor. Siz alaycı bir ifade ile küçümsüyorsunuz. Bütün bunların anlamına baktığınızda burada algı olarak çok kötü başladık. Şehircisinin protesto ettiği bir şehir tiyatrosu gelmek üzere.”

TUNÇ SOYER: ÜZÜNTÜ VERECEK HİÇBİR ŞEY YAŞANMIYOR VE…

Yıldız’ı dinledikten sonra bir açıklama yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ise, sanatçı alımı sürecinde üzüntü verecek hiçbir şeyin yaşanmadığını belirterek, “Yücel Erten hoca tiyatromuzun duayen isimlerinden bir tanesi. Yaklaşık 15 dakikadır Hakan Bey Erten hoca gıyabında değerlendirmelerde bulundu. Üzüntü verecek hiçbir şey yaşanmıyor. Son derece başarılı bir yol haritası izleniyor. Duayen isimler jüri üyesidir. Yüzlerce başvurudan seçim gerçekleşiyor. Benim ne haddime değerlendirme yapmak. Konservatuar seçimlerinde de tamamen insiyaki ve sanatla ilgili değerlendirme yapılıyor. Bunun formülü de kuralı da konamaz. O sesin, sahne oyunculuğunun performansını sanatçılar bilir. O niye elendi, bu niye elenmedi demek bizim haddimize değil. Yücel Hoca gibi bir duayenin kazanılmış olmasını büyük bir kazanç olduğunu düşünüyorum. Eylül de de bırakın protestoyu büyük bir coşku olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

NİLAY KÖKKILINÇ: TÜMÜYLE LİYAKAT ESASLI BİR ÇALIŞMA VAR

CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç da söz alarak, başvuruda bulunan sanatçı adaylarının fiziki ihtiyaç anlamında da sıkıntı yaşadığı eleştirilerine, “Sınav yerinin önünden geçiyordum. Kahve ve yemek ikramları vardı. Büyükşehir belediyesinin ikramları idi. Tümüyle liyakat esaslı yapılan bir çalışma. Bittiğinde de zaten kazananlar açıklanacak. Hukuka aykırılık iddiası olanların da yargıya başvuru hakkı var. Çok fazla talep var çok az kişi alınacak. Doğal” dedi.

MUSTAFA ÖZUSLU’DAN HIZAL’A YANIT

CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özuslu, AK Parti Grup Başkan Vekili Özgür Hızal’ın Ödemiş’teki katı atık tesisinin çalışmadığıyla ilgili eleştirisine yanıt verdi.

ÖZUSLU: ÖZGÜR BEY ARZU EDERSE, ÖDEMİŞ’E GİDİP O TESİSİN NASIL ÇALIŞTIĞINI BİRLİKTE GÖRÜRÜZ

Mustafa Özuslu, şu açıklamayı yaptı: “Hayatın her alanında siyaset vardır. Bazı konular vardır ki gerçekten siyaseten bütün siyasi görüşlerin üzerinde daha hassasiyetle çalışması gereken konulardır. Bunlardan biri de depremdir. Evet bizim binamızla ilgili ortaya konan rapordan yola çıkarak bir takım tespitlerde bulundu, önemli uyarılar da yaptı. Sonra dedi ki neden buna müsaade ettiniz. Tamam da, bir tek İBŞB binası mı şuanda bu tip bir depremde insanlara mezar olabilecek bir yapı şeklinde. Fay hattının geçtiği yerleri dolaşalım. Fay hatlarının üzerine binaların nasıl yapıldığını İstanbul Ankara, İzmir’de de Erzincan’da da görebiliriz. Siyasetin görevi, bir an önce Türkiye’nin bu çok önemli,  hem sosyolojik hem insani hem ekonomik açıdan ülkeyi felakete götürebilecek deprem konusunda ortak önlem, proje ve yasalar konusunda birlikte çalışabilme azmini ortaya koyabilmeleridir. Siyaset yapacağız tabi ki. AK Parti Grup Başkan Vekili arkadaşımız değerli Özgür Hızal değişik zamanlarda, basına İBŞB’nin icraatlarıyla ilgili eleştirilerde bulunuyor. Ama bunları yakinen takip ediyoruz tabi ki. Doğru mu değil mi eksik mi fazla mı haklı mı haksız mı diye çaba gösteriyoruz. Yanıtları da veriyoruz. Açıklamalarını tekrar ediyor. Her eleştirisine her söylediğine verdiğim cevapları tekrarlamak istemiyorum ama yeni bir eleştiri var. Haksız bir eleştiri var; sayın genel başkanımızın da iştirakiyle Ödemiş’te katı atık entegre tesisimizin açılışını  yaptık. Dünya standartlarında bir tesis. Buraya Kiraz’ın çöpü gidiyor. Beydağ’ın, Ödemiş’in, Bayındır’ın,  Tire’nin gidiyor. Bunu yapmak mecburiyetindeyiz zaten. Günlük 350 ton çöp üretiyor bu ilçeler. Hızal, kurdelesi kesildi faaliyete geçmedi diyor. O faaliyete geçmediği tesis çalışıyor. 5 ilçenin çöplerini alıyor, ayrıştırıyor, gübre haline getiriyor, yüzde 15’lik bölümü de o tesisten alarak, nereye götürüyor, hani yer yoktu ya, yer var Tire’deki mevcut ikinci sınıf düzensiz depolama alanına götürülüyor. Dolayısıyla halka vatandaşımıza siyasetçi doğru bilgi vermek zorunda. Sıfır atık deyip halka yalan söylediler deyimi yanlış. O tesiste biyolojik ve mekanik ayrıştırma yapıldıktan sonra yüzde 15’lik inert depolanıyor. Elektrik de üretiliyor. Çöpü bir değer olarak görüyoruz çünkü. Eğer kendisi de arzu ederse birlikte Ödemiş’e gider, o tesisin nasıl işlediğini gözümüzle birlikte görürüz.”

HIZAL, SÖZ  ALDI VE ELEŞTİRİLERİNİ SÜRDÜRDÜ

Hızal, Özuslu’nun açıklama ve eleştirisine şu yanıtı verdi: “Eleştirmeye devam edeceğim. Bu şehirde trafik var. Müsebbibi İBŞB ve yönetenler, başta da Mustafa Özuslu diyeceğim. Buradan çıkacağım, Bayraklı’ya herhalde bir buçuk saatte gidebilirim. Bu şehirde bir koku problemi var diyeceğim. Temel müsebbibi İBŞB’nin yaptıkları ya da yapmadıkları. İki ay önce benim gidip fotoğrafını çekip eleştirdiğim, bilimsellikten uzak diye beni eleştirdiğiniz, çaylardaki görüntüleri paylaştım. Çöp tesisine elbette gideriz. Ama buralara da gidelim. Yine yüzeceğinizi iddia ettiğiniz körfeze de gidelim. Çiğli’ye gittim, Güzelbahçe yerine o bölgede dalış yapın ve kirliliği görün. Siz ne kadar sıkılırsanız sıkılın, ben kokuyu söyleyeceğim, trafiği, depremi-kentsel dönüşümü söyleyeceğim. Hakan Bey  şehir tiyatroları ile ilgili bir eleştiri getirdi. Hiçbir sanat yönetmeninin sanatçılığıyla ilgili bir eleştiri getirmedi. Yöntemlerle ilgili eleştiri getirdi. Mesaj atmışsınız, sınava katılan bir katılımcıya, ‘sınavların ikinci aşamasında yer almamaktasınız’ birkaç saat sonra, ‘başarılı oldunuz, ikinci aşamaya katılacaksınız’ diye mesaj geliyor. Ne oldu, ne değişti? Bu sanat yönetmeni aynı zamanda İZBETON’da yönetim kurulu üyesi. Şehrin birçok noktasında asfalt üretilemiyor. Çünkü İZBETON’un ekonomik durumu yok. Altyapıyı söylemeyecek miyim? Sayın Soyer, bir açıklamasında, Paçalarından yolsuzluk akıyor ifadesini kabul etmiyorum, reddediyorum ve iade ediyorum. Çöp meselesinde de sınıfta kaldınız. Devlette devamlılık esastır ama 2,5 yılda yapılan işler yarım yamalak. Harmandalı’da yapılan çöp tesisi. Buyurun gidelim tesisin yanındaki bölgeleri gezelim. Yolların asfaltın altından köpükler çıkıyor arkadaşlar. Bir video var elimde. Bu videoyu göstermek istiyorum. Bir vatandaş tarafından bana atıldı. Çaresizliğin videosunu çekti aslında. Bütün yer altı sularının nasıl kirletildiğini gördük. Ödemiş’te bir tesis yapıldı, bitti. Tesis çalışmıyor dedim. Bozuk olduğunu ima etmedim elbette ki. Ödemiş’te bir tesis yapıldı. Buradan çıkan çöpün tamamı sıfır atık olacak demedik. Elbette yüzde 15 bir bakiye atık olacak. Bu bakiye atığı şu anda Tire’ye koyuyorsunuz. Peki biz imar komisyonu olarak üç aydır neyi tartışıyoruz? Orası bir mera alanı. O zaman karar almayalım. Tarımdan görüş alındı mı, valilik görüş verdi mi? Burada siz bir binayı yaparken çatıdan yapıyorsunuz temelden yapmıyorsunuz. O yüzden çöküyor, sistem çöküyor. Siz burada bir takım faaliyetler yapıyorsunuz, bakiye atığı kaçak yollarla bir yere döküyorsunuz.”

HÜSNÜ BOZTEPE, KÜRSÜYE KOKU SORUNU İÇİN MANDAL VE ÇİZME GETİRDİ

Mandal ve çizme hediye etmek istediğini belirten Hüsnü Boztepe, “Sayın başkan iki gün önce lavanta etkinliği yaptı. Tweetine baktım. İzmir lağım, bok kokuyor diye yazmışlar yorumlara. Bundan sonra büyükşehir belediye başkanımıza, koku alma duygusunu yitirmemişse, hepinizi Yenikent alanına, bir iki milyon dolara satılan dairelerin, rezidansların olduğu yere davet ediyorum. Hayatım boyunca hiç kimse Boztepe’yi yalanlayamaz. Ben yalan söylemesini bilmem. Sayın başkan sizden rica ediyorum, bir İzmirli olarak, vatandaş olarak, benim evimin önü leş gibi kokuyor. Ne hakkınız var? Burası İzmir’in en güzel yeriydi. Bakıyoruz başkan Salda gölünde. Biraz da İzmir’e bak. Giyeceksin bu çizmeleri kardeşim. Bir belediye başkanı çizme giyip, yağmur yağdığı zaman, sokağa gitmiyorsa o başkanlık yapamıyor. Bu mandalları bundan sonra böyle, maskeler kesmiyor çünkü, böyle gezeceğiz. Başka da çaremiz yok. Bu kentin her tarafı kokuyor. Büyükşehir belediye başkanlığı yapın, başka bir şey istemiyoruz sizden. Körfez kendi kendini temizleyecek, bilimsel raporlar var demişsiniz. Açıklayın bu raporları demiştim bir buçuk yıl oldu. Bekliyoruz” diye  konuştu.

CHP GRUP SÖZCÜSÜ KÖKKILINÇ’TAN TOPLU YANIT

CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç söz alarak, eleştirilere şu yanıtı verdi: “İZBETON müdürümüz yasal haklarını kullandı. Bu mecliste İZBETON’un bir şey üretmediği, imkanı olmadığı eleştirisi geldi. 13 ve 19 milyon kar etmiş bir kamu iştiraki. Kendisine haksız eleştiri söz konusu. Geçen mecliste en ince detayına kadar anlattık trafik konusunda neler yapıldığını. Gelecek mecliste de anlatacağız. Ben metroyu, tramvayı, feribotları kullanıyorum. Kendisine de bunu tavsiye ediyorum. koku sorununa gelince; İZSU güzide bir kurumumuz. İki milyarlık bütçesinin neredeyse yüzde 45’ini yatırıma kullanıyor. Şehir hatları döşüyor her yere. Son yüzyılın en büyük yağışını aldı İzmir. İklim değişikliği nedeniyle yaşanıyor bunlar. En son koku giderim üniteleri yerleştirildi. Koku sorunu büyük ölçüde giderildi. Organize sanayi bölgelerimiz var. Organize sanayi bölgelerinin atıklarını bakanlık denetliyor. Deşarjlarını bakanlık denetliyor. Buralarda büyükşehir belediyesinin yetkisi yok. Bu konudaki düzenleme o kadar eksik yapılmış ki, bu kentin sular idaresinin organize sanayi bölgesinde denetim ve ruhsatlandırma yetkisi yok. O zaman ki merkezi idarenin salyalarla çevrilmemesi için bu yetkinin İZSU’ya verilmesi gerekiyor. Şehir tiyatrolarıyla söylendi çok şey. Bir takım sınav koşullarına itirazlar olabilir. O vatandaşın itirazı haklı görülmüş ve mesaj düzeltilmiş olabilir. Algıda yıpratma  gayreti var. Çöp probleminde, Türkiye dünyada çöp ithalatı yapan birinci ülke. Dünyanın bütün çöplerini biz topluyoruz. Böyle iken İzmir Büyükşehir Belediyesi, ülkemize gelen çöpler bu noktada iken, atık bertaraf tesisleriyle, vahşi düzenli depolama alanları, geri dönüşümlerden yararlanacak şekilde kente yarar sağlıyor. Bütün tesislerin kurulumunda bakanlıklar da iletişim var. Mera vasfından çıkarılması gereken alanların imar planlarını ilgilendiren konular da meclise geliyor. Bunlarda da teknik yanıltma var. Başkanımız her yere çizmeleriyle giriyor. Bütün bürokratlarıyla beraber çalışıyoruz. Bu çizmeler zaten kullanılıyor. Renklerden korkmamasına şaşırdık. Lavanta susuz üretilen bir bitki. Kaç metrekarede yapıldığının bir önemi yok. İzmir’in ülkenin her köşesinde lavantalar üretilsin. Çeşme’ye gidip gelirken de bir lavanta tarlasına gözüm takılıyor. Olumsuz çıkışlar yapmamak lazım.”

TUNÇ SOYER: İNSANIN SABRINI ZORLAYAN BİR ÜSLUP VAR

Bütün konuşmaların ardından son konuşmayı  yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, mecliste sürekli sözlerinin kesildiğini iddia eden AK Parti kanadındaki meclis üyelerini eleştirerek, “İnsanın sabrını zorlayan bir üslup var. Biz bunu aşamıyoruz maalesef. Çok üzücü. Yani şu yöntemi demokratik bulmayan arkadaşlar var. Demokrasi daha ne olabilir? Bir arkadaş konuşurken, sessizce sabırla dinlemek bu kadar zor mu? Her söylenene laf yetiştirmek yakışmıyor, büyükşehir belediye meclis üyelerine yakışmıyor. Utanacağız. Utanacağız arkadaşlar” dedi.

YOKSULLUK, İŞSİZLİK ALMIŞ BAŞINI GİTMİŞ, GÖRMEYECEK MİYİZ BUNLARI?

Başkan Soyer, bu ifadelerin ardından ‘paçalarından yolsuzluk akıyor’ açıklamasını eleştiren AK Partililere, şu yanıtı verdi: “Paçalarından yolsuzluk akıyor demişim. Dedim doğru. Ama burdan neden alınganlık gösteriliyor. Ne Özgür beyi kastettim. Ne hükümete  ne iktidara. Çünkü bir TC vatandaşı sürekli videolar yayınlıyor. İhale yolsuzluğundan eroinine, nerede oluyor bunlar. Yoksulluk, işsizlik almış başını gitmiş. Yalan mı? Bunları görmeyecek miyiz? Niye üzerlerine alınıyorlar? Siyaseti sadece bu nedenle yapıyorum. Yolsuzluk, yoksulluk bu topraklarda olmasın diye. Bunu görmezden gelen herkesle de mücadele edeceğim. Bu toprağın insanları daha iyisine layık. Bir tek kırmızı çizgimiz var; hırsızlar ve haramiler. Birbirimizle konuşacağız. Birbirimizi duyacağız, dinleyeceğiz. Birlikte çözüm üreteceğiz.”

SOYER: KÖRFEZ’DE MÜSİLAJ YOKSA BÜYÜK KANAL PROJESİ SAYESİNDE

Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer, kendisine yöneltilen diğer eleştirilere ise şu yanıtları verdi: “Körfez zehirleniyor, kirleniyor diyoruz değil mi? Evet geçmişte yağmur suları ayrıştırılmadığı için. Ama müsilaj körfezde gözükmüyorsa Büyük Kanal Projesi’nin bir payı var bunda. Hala nereden zehirleniyor? Gediz arkadaşlar. Evet yarın Kütahya’ya gidip Murat Dağının kaynağından su içeceğim, ardından gezeceğim. Bakan mıyım hayır. O zehir akmaya devam ediyorsa ben Kütahya, Uşak, Manisa belediyeleriyle çalışacağım ve çevre ve şehircilik bakanlığına bir şey sunacağım. Belki gözden kaçan çözüm önerileri sunacağım. Gediz ve Ergene zehir akıyor. On yıllardır uygulanan politikaların sonucu. Burdur Salda Gölü çekilmiş, kurumuş. Buralar Göller bölgesiydi. Gidin bakın. Bütün o göller kurumuş. Sanırsınız nükleer savaş çıkmış ve siz orada yürüyorsunuz. Göller kurumuş. Yağmur yağdığında sevinmeyin, kuraklık bitmeyecek. Yanlış tarım politikaları sonucu iklim değişikliğiyle birleşerek bugün büyük tehdit altındayız. Bunun için Tarım bakanı olmaya gerek yok. Çözüm aramak zorundayım. Çünkü yarın İzmir’e gelecek. Geldi. Kiraz’da 300 metreden su çekilemiyor. Kuraklık kapımızda. Ben seçilmiş yerel idareci olarak buna çare üretmek mecburiyetindeyim. Zor bir dönemden geçiyoruz. Yaraları sarma vakti geliyor. Ama bunu cazgırlıkla bu siyaset falan olmamalı. Bu seviyede siyaset yaparak çözülebilecek sorunlar olmaktan çıktı bizim sorunlarımız. Birlikte çözüm üretmeye çalışmak mecburiyetindeyiz. Beş saat sonra cevap gitmiş, burada şaibe mi varmış? Bu, o insanlara da jürideki insanlara da saygısızlık.”

 

Büyükşehir meclisinde yoğun gündem: 'Kırmızı çizgimiz hırsızlar ve haramiler'
Demokrat Gündem

Exit mobile version