Kamuoyunda “Köln’ün Babası” ve “Cehennem Necati” lakaplarıyla tanınan Necati Coşkun Arabacı hakkında hazırlanan iddianame, örgütün korku iklimini nasıl yönettiğini gözler önüne serdi.
35 yıla kadar hapsi istenen Arabacı’nın; kara para aklamadan uyuşturucu kaçakçılığına, haraçtan silah ticaretine kadar uzanan dev bir suç ağını İzmir’den yönettiği belgelendi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Interpol tarafından da uluslararası suç örgütü olarak kabul edilen “Cehennem Melekleri” yapılanmasına yönelik yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin titiz takibiyle çökertilen örgütün hiyerarşik yapısı, çalışma yöntemleri ve baskı mekanizmaları iddianamede tüm çıplaklığıyla yer aldı.
TAHLİYE KARARI SAVCILIĞIN İTİRAZIYLA DURDURULDU
Yargı sürecinde dikkat çeken bir duraksama yaşanmış; İzmir 26’ncı Asliye Ceza Mahkemesi, Arabacı’nın “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “Nitelikli yağma” suçlarından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar vermişti. Ancak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu karara jet hızıyla itiraz etmesi üzerine, İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tahliye kararını kaldırarak Arabacı’nın tutukluluk halinin devamına hükmetti.
4 AYRI SUÇTAN AĞIR MÜEBBET EŞİĞİNDE CEZA İSTEMİ
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle hazırlanan ve Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen kapsamlı iddianamede, Necati Coşkun Arabacı’nın suç imparatorluğuna yönelik ağır yaptırımlar talep edildi.
Savcılık, “Cehennem Necati” lakaplı Arabacı’nın toplamda 35 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını istiyor. İddianamede yer alan suçlamalar, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve bu yapıyı hiyerarşik bir düzen içinde yönetme suçlarından başlayarak, kamuoyunda haraç toplama olarak bilinen nitelikli yağma eylemlerine kadar uzanıyor.
Ayrıca, örgüt faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen ağırlaştırılmış kasten yaralama olayları ve 6136 Sayılı Kanun’a muhalefet teşkil eden ruhsatsız silah kullanımı da Arabacı’ya yöneltilen temel suçlamalar arasında yer alıyor. Bu ağır ceza istemi, örgütün İzmir genelindeki faaliyetlerine yönelik devletin kararlı duruşunu simgeliyor.
“TANIKLAR SUSTURULDU, İFADELER BASKIYLA GERİ ÇEKTİRİLDİ”
İddianamenin en çarpıcı bölümlerinden birini, örgütün adalet mekanizmasına müdahale çabaları oluşturdu. Yapılan incelemeler ve gizli tanık beyanlarına göre, örgüt üyelerinin mağdur şahıslar üzerinde ağır baskı kurduğu saptandı. Birçok mağdurun örgütün isminden korktuğu için şikayetçi olamadığı, şikayetçi olanların ise tehdit ve şantajla ifadelerini geri çekmek zorunda kaldığı ortaya çıkarıldı.
EĞLENCE MEKANLARINDA “HESAPSIZ” BASKI
Örgüt üyelerinin İzmir’deki eğlence sektörünü de hedef aldığı iddianamede yer alan bir diğer önemli bulgu oldu. Şüphelilerin, Necati Coşkun Arabacı’nın adını kullanarak gittikleri mekanlarda taşkınlık çıkardıkları, hesap ödemedikleri ve işletme sahipleri üzerinde baskı oluşturdukları belirlendi. Bu eylemlerin asıl amacının, ilerleyen süreçte iş yerlerini tamamen yağmalamak ve haksız kazanç sağlamak olduğu tespit edildi.
