Çeşme’de otel kılıfıyla rant iddiası: 34 odalık ruhsattan 769 konut çıktı

İzmir Çeşme'nin doğal sit alanı Mamurbaba’da yapılması planlanan 34 odalı "otel" projesinin arkasından 769 bağımsız rezidans çıktı. Yasal onaylar ve ÇED süreci tamamlanmadan fahiş fiyatlarla konut satışına başlandığını duyuran Çeşme Yarımada Çevre Derneği, dev projenin altyapısızlık nedeniyle Alaçatı'yı çevre felaketine sürükleyeceğini açıkladı.

Çeşme'de otel kılıfıyla rant iddiası: 34 odalık ruhsattan 769 konut çıktı

Çeşme’nin en değerli lokasyonlarından Mamurbaba mevkiinde Arıkan Proje Geliştirme A.Ş. tarafından hayata geçirilmek istenen “Castello Fontana” projesiyle ilgili çarpıcı detaylar ortaya çıktı.

Kâğıt üzerinde yalnızca 34 odalık turistik tesis/otel ruhsatına sahip olan projenin, gerçekte 769 bağımsız konut ve rezidansı kapsayan devasa bir gayrimenkul hamlesi olduğu belirlendi.

ÇED SÜRECİ BİTMEDEN İSTANBUL’DAN SATIŞ ÇAĞRISI

Projeye ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kapsamındaki Halkın Katılım Toplantısı henüz yapılmamışken ve yasal izinler tamamlanmamışken konutların pazarlanmasına başlandığı tespit edildi. Çeşme Yarımada Çevre Derneği’nin verilerine göre, firmanın projedeki metrekare inşaat maliyetini 393 Euro olarak beyan etmesine rağmen, dairelerin metrekaresini 6 bin 500 Euro + KDV gibi fahiş fiyatlarla satışa çıkardığı ve İstanbul bürosu üzerinden alıcılara imza çağrısı yapıldığı öğrenildi.

Salı günü saat 13.00’te yapılacak kritik ÇED toplantısı öncesinde yazılı bir açıklama yayımlayarak projeye tepki gösteren Çeşme Yarımada Çevre Derneği, yaşanan usulsüzlüğü ve rant tablosunu, “Onaylanmayan projede konutların fahiş fiyatlarla satışa çıkarıldığı belirtilen açıklamada, yalnızca 34 odalık bir otel ruhsatı ile alınmış olmasına rağmen, bu ruhsatın arkasında 769 bağımsız konut inşa edilmesi planlanıyor.

Bu oran tek başına göstermektedir ki söz konusu yapı bir turistik tesis değil, tepeden tırnağa bir konut/rezidans inşaatıdır. Projenin ÇED halk toplantısı henüz yapılmadı, yasal süreç ve izinler tamamlanmadı; ama konutlar şimdiden pazarlanıyor. İstanbul bürosundan aranan kişilere doğrudan imza için çağrı yapılıyor. Firmanın kendi proje dosyasında inşaat maliyeti metrekare başına 393 Euro olarak beyan edilmişken, satılan konutlara istenen fiyat 6.500 Euro artı KDV. Aradaki fark, bir turizm yatırımının değil, klasik bir gayrimenkul rantının hesabı gibi duruyor.

Hangi aklı başında turizm yatırımcısı, ruhsatı ‘34 odalık otel’ olarak alınmış bir tesisi, inşaatı bitmeden sonsuza kadar bireysel alıcılara satar? Bir otel yıllarca hizmet üretip kâr getirirken, satılan bir daire bir kez el değiştirir ve orada biter. ‘Turizm deneyim merkezi’ söyleminin arkasında, aslında 769 odalık bir konut sitesinin satışı yürütülüyor.” sözleriyle ifade etti.

Çeşme'de otel kılıfıyla rant iddiası: 34 odalık ruhsattan 769 konut çıktı

FOSEPTİK SKANDALI: “ALAÇATI VE MAMURBABA’YI BİTİRECEK RİSK”

Doğal sit alanı statüsündeki bölgede kanalizasyon ve arıtma altyapısının bulunmadığına dikkat çekilen açıklamada, binlerce kişilik nüfusun atık yükünün projede öngörülen foseptik sistemiyle karşılanamayacağı vurgulandı. Foseptik çukurlarının zamanla yeraltı sularına ve denize sızarak tüm bölgede geri dönülemez bir kirlilik yaratacağı ifade edildi.

DERNEKTEN ÇEŞME HALKINA ACİL ÇAĞRI

Halka açık olan ÇED toplantısı öncesinde yazılı açıklama yapan Çeşme Yarımada Çevre Derneği, hem hukuki hem de ekolojik açıdan tartışmalı olan projeye karşı yurttaşları göreve çağırdı. Bölge sakinlerine seslenen Dernek, 28 Temmuz Salı günü saat 13.00’te yapılacak Halkın Katılım Toplantısı’na kitlesel katılım çağrısı yaptı.


Kanalizasyon altyapısının bulunmadığı bölgede binlerce kişilik yeni yerleşimin yaratacağı felakete işaret eden dernek yetkilileri, yasal ve etik sınırı aşan ticari faaliyetlere karşı yurttaşları salı günü yapılacak toplantıya çağırarak, “Bölgede kanalizasyon altyapısı yok, Çeşme’de büyük bir arıtma tesisi bulunmuyor. Firma yetkilisi geçici bir bağlantı sözü verse de, kendi resmi proje dosyasında atık sistemi olarak foseptik öngörülmüş.

Binlerce kişilik bir nüfusun atık suyunu foseptikle karşılamak, Alaçatı’yı ve Mamurbaba’yı bitirecek bir risktir; foseptik çukurları zamanla sızar, yeraltı suyunu ve denizi kirletir. Tüm bu tablo, karşımızdakinin bir turizm yatırımı değil, altyapısı düşünülmemiş dev ölçekli bir konut projesi olduğunu göstermektedir.

ÇED toplantısı henüz gerçekleşmeden, halkın görüşü alınmadan yürütülen bu satış faaliyeti hem hukuki hem ahlaki açıdan tartışmalıdır. Bu nedenle 28 Temmuz Salı, saat 13:00’te yapılacak ÇED halk toplantısına tüm Çeşmelileri bekliyoruz. Orada olmayan bir halkın sesi duyulmaz; Mamurbaba’yı, Alaçatı’yı ve tüm Çeşme’yi ilgilendiren bu kararda söz sahibi olmak istiyorsak, o gün, o saatte, hep birlikte orada olmalıyız.” dedi.

Demokrat Gündem

Exit mobile version