Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK, parti örgütlerinde “çift başlılık” ve “disiplinsizlik” yarattığı gerekçesiyle Edirne, Isparta, Kastamonu, Konya, Tokat, Zonguldak, Yalova ve Rize il başkanlarını, il yönetimleri, merkez ilçeleri ve il disiplin kurullarıyla birlikte topyekun görevden aldı.
Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Parti Sözcüsü Müslim Sarı, “değişimci” kanadın kurultay taleplerini ve mahkeme başvurularını sert sözlerle hedef alarak, asıl bölücülüğün ve hukuksuzluğun mevcut delegasyon yapısını kilitleyen ekip tarafından yapıldığını savundu.
Sarı, parti içindeki egemenlik mücadelesinin sınırları aşarak kurumsal bölünmeye vardığını belirterek, “Bu arkadaşlar kayyumcu ve bölücüdür. Partide bu tavır çift başlılık yaratmıştır. Atanmış genel başkan, seçilmiş genel başkan… İl binalarında, ilçe binalarında tahribatlar. Parti ayrışıyor. Bu arkadaşlarının eylemi partiyi ayrıştırıyor. Çünkü bu arkadaşlarımızın kafasında farklı bir siyasal yolculuk var” dedi.
“Çok Açık Şekilde Partinin Başına Bunu Bela Eden Arkadaşlar Butlancıdır”
Parti Sözcüsü Müslim Sarı, yaklaşık iki yıldır devam eden ve “mutlak butlan” davasıyla sonuçlanan hukuki sürecin başlangıcından itibaren kendilerini “değişimci” olarak tanımlayan Özgür Özel ve ekibi tarafından çok kötü yönetildiğini iddia etti.
Soruşturmanın temelinde yine bu ekibin kendi içindeki şikayetlerinin ve para trafiği iddialarının yattığına dikkat çeken Sarı, sürecin idari anatomisini, “Sürecin başlangıcından 21 Mayıs’a kadar olan süreç son derece kötü yönetilmiştir. Sürecin başlangıcı kendilerini değişimci olarak ifade eden arkadaşların birbirlerini şikayeti ile başlamıştır. Para aldığını, verdiğini söyleyenler arkadaşlarımızın ekibi ve kadrosu içindeki arkadaşları ile başlamıştır. Soruşturmanın her aşamasında parti yöneten arkadaşlarımız bunu yok saydılar.
Sayın Özgür Özel o zaman ‘Bu dava süreç odaklıdır, sonuç odaklı değildir’ demiştir. Dolayısıyla böyle bir konu önemsenmemiştir. Süreci yok saymak sonucu ortadan kaldırmıyor. Arkadaşlarımız buna karşı bir refleks geliştirilerek, mutlak butlan sonucuna karşı olağanüstü kurultay denemesi yapmıştır. Peki ne oldu? Önce yok saymadan sonra kurultay ile buna karşılık verme işleminin sonucu ne oldu? Sonuç mutlak butlan oldu.
Ben buradan sormak istiyorum. Kim butlancı? Mutlak butlan kararı ile zorunlu bir şekilde yönetime gelen bizler mi butlancıyız yoksa yaptıkları iş ve eylemle buna neden olan, buna yok sayan arkadaşlar mı butlancı? Çok açık bir şekilde partinin başına bunu bela eden arkadaşlar butlancıdır. Biz butlancı değiliz.” sözleriyle ifade etti.
“CHP’ye Kayyum Atanması İçin Dilekçe Verdiler, Kim Kayyumcu?”
21 Mayıs tarihinde mahkemenin 38’inci Olağan Kurultay’da şaibe tespit ederek eski yönetimi göreve davet eden ve tedbir koyan kararına karşı mevcut yönetimin takındığı tavrı eleştiren Sarı, muhalif kanadı partiyi uçuruma sürüklemekle suçladı.
Olağanüstü kurultayın yasal olarak toplanamayacağını bile bile kamuoyunun yanıltıldığını ve nihayetinde partiye dışarıdan müdahale edilmesinin önünün açıldığını belirten Sarı, “Kim kayyumcu, biz mi? 21 Mayıs’ta mahkeme bir karar verdi. ‘Bu kurultayda şaibe var’, ‘Ben eski yönetimi göreve davet ediyorum’, ‘Karar kesinleşinceye kadar da tedbir koyuyorum’ dedi.
Bu karar karşısında arkadaşlarımızın tutumu ne oldu? ‘Biz bu kararı tanımıyoruz, yok sayıyoruz’ oldu ama karar orada duruyor. Bunu yok saymak kararı ortadan kaldırmıyor. ‘Hemen olağanüstü kurultay toplayalım’ dediler olmayacağını bildikleri halde… Arkadaşlar bunun mümkün olmayacağını biliyorlar ama kafalarının arkasında başka bir yolculuk var.
Kamuoyunu yanıltıyorlar. Sonuçta arkadaşlar partiye kayyum atanması için dilekçe verdiler. Kim kayyumcu arkadaşlar, biz miyiz? ‘Biz kongreleri başlatalım’ dedik. Eylül ayından itibaren gelin yarışalım. Bu arada da mahkeme, Yargıtay karar verdiğinde kurultay yapılabilir hale gelir. Partiyi bu cendereden çıkaralım. Bizim tutumumuz bu iken arkadaşlar mahkemeye CHP’ye kayyum atanmasını daha uygun görüyorlar” dedi.
“CHP’nin İçinde İken Başka Partinin Logosunu Hazırlıyorlar”
Özgür Özel önderliğindeki ekibin yeni bir parti kurma hazırlığı içinde olduğuna dair iddiaların ve logo çalışmalarına dair açıklamaların bardağı taşıran son damla olduğunu belirten Müslim Sarı, bu durumun kabul edilemez bir siyasi ahlaksızlık olduğunu savundu.
Siyasi mücadelenin CHP şemsiyesi altında kalması gerektiğinin altını çizen Sözcü Sarı, yeni parti girişimlerine yönelik, “Bunun ipuçlarını görüyoruz. Logo açıklamaları yapılıyor. CHP’nin Manisa milletvekili CHP’nin içinde iken başka bir siyasi partinin logosunun hazırlıklarının olduğunu ilan ediyor.
Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir durum söz konusu olamaz. Biz arkadaşlarımıza çağrı yapıyoruz. Madem bu kadar arkanızda halk desteği var. Buyurun arkadaşlar kongrelerimiz başlıyor, gelin kongrelere katılın. Siyasal mücadele yapalım. Aynı parti içinde kalarak gelin CHP’nin içinde kalın. CHP’nin dışına çıkmak sadece ve sadece AKP’ye hizmet verir” ifadelerini kullandı.