CHP’den radikal ücret rejimi çıkışı: “Asgari ücret en az 45 bin TL olmalı!”

CHP MYK’sının ardından kameralar karşısına geçen Parti Sözcüsü Müslim Sarı, "Asgari ücret en az 45 bin TL, en düşük emekli aylığı ise açlık sınırı olan 35 bin TL'ye çekilmeli" dedi. NATO Zirvesi’ndeki savunma sanayisi kazanımlarını ve belediyeler için kurulan özel inceleme komisyonunun detayları…

CHP’den radikal ücret rejimi çıkışı: “Asgari ücret en az 45 bin TL olmalı!"

DEMOKRAT GÜNDEM- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu, yoğun bir gündemle toplanarak hem uluslararası stratejik gelişmeleri hem de milyonlarca vatandaşı ilgilendiren ekonomik talepleri masaya yatırdı.

Toplantının ardından kameralar karşısına geçen CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Ankara’nın ev sahipliği yaptığı NATO Zirvesi’ni, Türkiye’ye yönelik ekonomik ve askeri yaptırımları, asgari ücret ile emekli maaşlarına yönelik radikal zam önerilerini içeren geniş kapsamlı bir yol haritası açıkladı.

Zirvenin, kamuoyunda yaratılan “NATO 3.0” algısının aksine küresel tehditlerin belirsiz bırakıldığı bir “NATO 2.5” niteliği taşıdığını dile getiren Sarı, buna karşın Türk savunma sanayisinin insansız savaş araçlarındaki gücünün müttefikler tarafından kabul edilmek zorunda kalındığını vurguladı.

Kıbrıs Barış Harekatı’ndan bu yana savunma sanayisine yatırım yapan tüm hükümetleri kutladıklarını belirten Sarı, zirvenin getirdiği askeri fırsatların yanında, yeni çok uluslu kararlar nedeniyle Türkiye’yi bekleyen ciddi mali ve diplomatik risklere de dikkat çekti.

“SAVUNMA BÜTÇESİNİ YÜZDE 5’E ÇIKARMAK TÜRKİYE’YE 50 MİLYAR DOLARLIK EK YÜK GETİRİR”

NATO Zirvesi’nde alınan üye ülkelerin savunma harcamalarını milli gelirlerinin yüzde 5’ine ulaştırma hedefinin, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için çok büyük bir mali kriz riski doğuracağını hesapladıklarını aktaran Müslim Sarı, bütçe dengelerinin sarsılabileceğini söyledi.

Batılı ülkelerin aksine bu hamlenin Türkiye’de sosyal yatırımları baltalayacağını belirten Sarı, “Bizim yapmış olduğumuz hesaplara göre bu yüzde 5 hedefini tutturabilmek için Türkiye’nin mevcut savunma harcamalarının üzerine yaklaşık 50 milyar dolarlık daha savunma harcaması yapması gerekir. Bu batı ülkeleri için sosyal devletin bazı olanaklarının tasfiyesine neden olurken, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler açısından da özellikle altyapı yatırımlarının, insan kaynağına dönük yatırımlarının bütçede ciddi sınırlandırma ile karşı karşıya bırakma ihtimali bulunmaktadır” diyerek ekonomik tehlikeye işaret etti.

Sarı ayrıca, zirve sonuç bildirgesinde ilk kez İran’ın nükleer programı ile Hürmüz Boğazı güvenliğine atıf yapılmasının ve Ukrayna-Rusya savaşındaki pozisyonların keskinleşmesinin, Türkiye’nin bölgedeki diplomatik kolaylaştırıcılık ve tarafsızlık misyonunu Rusya ve İran ile karşı karşıya getirerek riske atabileceğini sözlerine ekledi.

“CAATSA VE F-35 KONUSUNDA GÜZEL SÖZLER VAR AMA SOMUTLAŞMIŞ BİR ŞEY YOK”

Türkiye’nin ABD ile yaşadığı en büyük kriz başlıkları olan CAATSA yaptırımları, F-35 projesi ve KAAN motorları meselesinde Washington yönetiminin net bir tavır sergilemediğini ve oyalama taktiği güttüğünü savunan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, kasım ayındaki ABD seçimlerine kadar sürecin donabileceğini belirtti.

ABD Başkanı Trump’ın çelişkili açıklamalarla Türkiye’den ayrıldığını kaydeden Sarı, “Amerika Birleşik Devletleri Başkanı gelirken CAATSA yaptırımlarının istemediğini söyledi. Giderken de henüz karar vermediğini söyledi. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde Amerika açısından özellikle bu savunma sanayi konularında ve savaş araçları konusunda çok ciddi bir bürokrasi olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, hem temsilciler meclisi hem senato hem de komisyonlar bakımından ve aynı zamanda Kasım ayında bir Amerika seçimleri olacağını düşündüğümüzde bu döneme kadar geçen süre içerisinde Türkiye’nin bu konuyu çok yakından takip etmesi elzemdir ve Cumhuriyet Halk Partisi olarak da bunun takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

Sarı, konuşmasının bu bölümünde Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs Barış Harekatı’ndaki Türk askerine yönelik yayımladığı raporu da kurumsal olarak şiddetle kınadıklarını ilan etti.

“YENİ BİR ÜCRET REJİMİ ŞART: ASGARİ ÜCRET EN AZ 45 BİN LİRA OLMALI”

Ekonomik gündemde ise ilk 6 aylık enflasyonun yüzde 18 olarak gerçekleştiğini, geniş toplumsal kesimlerin maaş zammı taleplerinin iktidar tarafından yok sayıldığını ifade eden Müslim Sarı, CHP’nin yeni “ücret rejimi” önerisini kamuoyuyla paylaştı.

Mevcut hayat pahalılığında yüzdelik enflasyon zamlarının hiçbir karşılığı kalmadığını belirten Müslim Sarı, taleplerini, “Türkiye’nin mevcut koşulları ve şartları asgari ücretin en az 45 bin lira seviyesine çıkartılmasını zorunlu kılmaktadır. 1 Temmuz itibariyle 28 bin lira civarında olan asgari ücretin en az yüzde 60 oranında arttırılarak 45 bin lira seviyesine çıkartılmasını bir politika önerisi olarak değerlendirdik ve tartıştık. Benzer ücretlerin de yani memur maaşlarının, SGK emeklilerinin ve memur emeklilerinin de buna paralel bir biçimde bu 6 aylık dönem içinde yine yüzde 60 oranında arttırılmasının zorunlu olduğunu değerlendiriyoruz” şeklinde dile getirdi.

“EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI AÇLIK SINIRI OLAN 35 BİN LİRAYA ÇEKİLMELİ”

4 milyon emeklinin 20 bin liraya muhtaç edildiğini vurgulayan Müslim Sarı, emekliler için insani bir taban fiyat belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Taban sınırın asgari ücret endeksli olması gerektiğini savunan Müslim Sarı, “Bizim önerimiz Türkiye’deki en düşük emekli maaşının hiçbir koşulda asgari ücretin yüzde 70’inin altına düşmemesidir. Dolayısıyla 45 bin lira civarında belirlediğimiz ikinci 6 ay için asgari ücretin yüzde 70’i olan 32 bin lira seviyesinin en az Türkiye’de en düşük emekli maaşı olması gerektiğini değerlendiriyoruz. Ancak ülkedeki açlık sınırı eğer en düşük emekli maaşından daha üstü ise ki bu örnekte öyle, onun o seviyeye doğru çekilmesi gerektiği bizim önerimiz. Yani dolayısıyla bugün 35-36 bin lira civarında ise dört kişilik bir ailenin açlık sınırı, Türkiye’deki en düşük ücretin de yani en düşük emekli maaş ücretinin de bu seviyelere, 35 bin lira seviyesine çıkartılmasını öneriyoruz” diyerek bu talebi yakın zamanda bir kampanyaya dönüştüreceklerini duyurdu.

TRUMP’IN ANITKABİR’İ ZİYARET ETMEMESİ BÜYÜK BİR EKSİKLİKTİR

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ziyaretinde Anıtkabir’e gitmemesini ve hükümetin buna sessiz kalmasını eleştirdi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün bu coğrafyanın ve dünyanın ötesinde evrensel bir sembol olduğunu hatırlatan Müslim Sarı, “Yabancı ülke devlet başkanlarının Türkiye’yi ziyaretlerinde Anıtkabir’i ziyaret etmeleri bir gelenektir. Anıtkabir’i ziyaret etmek sadece bir devlet başkanının mozolesini ziyaret etmekten öte bir anlam taşır. İlk başta böyle bir değerlendirme yapılmıştı, biz de basından okuduk. Anıtkabir ziyaretiyle başlayacaktı Türkiye’deki çalışmalarına ama bu gerçekleşmedi. Bunu ben bir eksiklik olarak görüyorum. Hükümetten de bu konudaki herhangi bir eleştiri gelmedi ancak bunu büyük bir eksiklik olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.

İMAMOĞLU DAVASI VE BELEDİYELER İÇİN KURULAN ÖZEL KOMİSYON

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada savunma sürelerinin kısıtlanması ve İmamoğlu’nun duruşmada susma hakkını kullanmak zorunda bırakılmasına dair soruları da yanıtlayan Sarı, adil yargılanma hakkının çiğnendiğini belirtti. Kendisinin daha önce parti içi arınma ve disiplin süreçlerine yönelik yaptığı “aklanıp gelsinler” açıklamalarının hatırlatılması üzerine toptancı bir yaklaşım sergilemediklerini ifade eden Müslim Sarı, “Savunma hakkı kutsaldır elbette. Sayın İmamoğlu’nun savunmasını sadece belli bir süreyle sınırlandırmış olmasını doğru bulmuyoruz. Öte yandan bizler burada bir komisyon oluşturduk bildiğiniz üzere. Çok ciddi iddialar var belediye başkanlarımızla ilgili, başka partililerimizle ilgili. Bu iddiaların ne kadarının gerçek olduğunu, ne kadarının içeriğinin doğru olduğuna ilişkin bir değerlendirme yapıyoruz dosya dosya. Yani şöyle bir şey içinde değiliz, toptancı bir biçimde reddeden, bunların hiçbirisi yokmuş diyen ya da bunların hepsi doğrudur, bu mahkemeler adil bir yargılama yapacaktır gibi toptancı yaklaşımlar içinde değiliz. Oluşturduğumuz komisyon geçen hafta çalışmaya başladı. Önümüzdeki günlerde bu raporlar olgunlaştıkça bu belediye başkanlarımızla ilgili birkaç haftaya kadar dosya dosya bizim değerlendirmelerimizi duyacaksınız” dedi.

Demokrat Gündem

Exit mobile version