İçerisinde tonlarca asbest barındıran Brezilya'dan yola çıkarak Aliağa'ya gelmesi beklenen Nae Sao Paulo adlı geminin sökümüyle ilgili tepkilire CHP İzmir de katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, beraberinde CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, CHP Aliağa İlçe Başkanı Özlem Şan Oğuzhan ve il yöneticileriyle Aliağa'ya giderek insan ve halk sağlığına olumsuz etkileri konusunda uyarı üzerine uyarı yapılan sözkonusu asbestli geminin Aliağa'da sökümünün yapılmak istenmesindeki ısrarın nedenini sordu. İl BaşkanıYücel, AK Partili yetkililerin sessiz kalmalarını da eleştirerek, "Bu, adeta zehir bombası halinde Aliağa’ya doğru gelen geminin bu yolculuğunu savunanlar, bir tek AKP iktidarı ve onun Çevre Bakanı Sayın Murat Kurum’dur. Bütün bunlar olurken Sayın Aliağa Belediye Başkanının sesi çıkmıyor, AK Partili milletvekillerinin sesi çıkmıyor. Her konuda bir fikri olan Sayın Hamza Dağ’ın sesi çıkmıyor” dedi.
Barındırdığı 900 ton asbest ve 300'den fazla zehirli kimyasal madde nedeniyle İzmir ve Türkiye gündemine oturan Nae Sao Paulo adlı geminin Aliağa'daki gemi söküm tesislerinde sökülmek üzere Aliağa'ya doğru yola çıkmasının ardından çevre ve doğa dostu sivil toplum örgütlerinin de büyük tepki gösterdiği duruma dair Aliağa'ya giderek bir basın toplantısı düzenleyen CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Hindistan'ın dahi gemiyi kabul etmemesini örnek göstererek, Türkiye'nin ve Aliağa'nın zehir çöplüğüne döndürülmek istenmesine izin vermeyeceklerini söyledi.
YÜCEL: NE ALİAĞALILAR NE İZMİRLİLER İSTİYOR
İl Başkanı Deniz Yücel, “Brezilya’ya ait Asbest Yüklü Gemi NAe São Paulo’nun Aliağa’da Sökülmesini ne Aliağalılar ne de İzmirliler istiyor. Bu konuda dünyada zehir çöplüğü olarak kullanılan 2 ülkeden diğeri olan Hindistan bile, bu geminin ikizi olan ve 760 ton asbest barındırdığı tespit edilen geminin sökümünü, Yüksek Mahkeme kararıyla reddetti. Geriye bu çöpü ve zehiri kabul edecek tek ülke kaldı o da Türkiye. Peki, bu zehir dolu ve söküldüğü takdirde ortaya çıkacak tüm zehrin doğaya ve havaya karışacağı kesin olan geminin sökümünü yapmak zorunda mıyız? Bu geminin sökümünden firmanın elde edeceği gelir veya devletin alacağı vergi, Aliağalılar ve İzmirlilerin hayatından, doğamızın bozulmasından ve kirletilmesinden daha mı kıymetli? Bize göre cevap kocaman bir hayır” dedi.

YÜCEL: SORUNLU VE SORUMSUZLUK İÇEREN BİR AÇIKLAMA
Çevre Bakanı Murat Kurum'un gemideki asbest miktarının daha az olduğu şeklindeki açıklamalarını da sert bir dille eleştiren CHP İl Başkanı Deniz Yücel, “Bu gemide, hiçbir mantıklı yanı olmadığı halde, diyelim ki Çevre Bakanı Sayın Murat Kurum’un söylediği gibi, 900 ton değil de 9 ton asbest olsun. Bu açıklama bile başlı başına sorunludur. Yani şunu diyorlar. Yani sayın bakan ‘Burada zehir var ama sizin iddia ettiğiniz kadar değil diyor. Özrü kabahatinden büyük bir açıklama daha. Yani Sayın Bakan Aliağa’ya tonlarca zehir yüklü bir geminin geleceğini ve bunu Türkiye dışında hiçbir ülkenin kabul etmediği gerçeğini itiraf ediyor. Üstelik bu itirafı da sanki bu geminin Türkiye’ye getirilmesi büyük bir başarıymış gibi anlatıyor. Neresinden tutsanız elinizde kalan, sorunlu ve sorumsuzluk içeren bir açıklama. Aliağalıları ve tüm İzmir’i cahil yerine koyan bu açıklamaya da geminin bakanın güzellemeleri arasında ilçemize getirilmesine de karşıyız” ifadelerini kullandı.
YÜCEL: ANCAK AKIL TUTULMASIYLA AÇILANABİLİR
Geminin ısrarla Aliağa'da sökülmek istenmesini 'tam bir akıl tutulması' olarak nitelendiren Deniz Yücel, açıklamalarını, "Dünyanın birçok ülkesinin, Türkiye’ye çöplük muamelesi yapmaları, Türk halkının sağlığının hiçe sayılmasını asla kabul etmiyoruz. Aliağa’da yapılan gemi sökümlerinde, özellikle zehirli atıklar içeren sökümlerin ve sonrasında bu atıkların bertaraf işlemlerinin yeterince denetlenmeden yapıldığı, zaten kamuoyu tarafından bilinen bir gerçek. AKP iktidarı döneminde, tüm ilgili odaların, çevre örgütlerinin, muhalefet milletvekillerinin ve ilçe örgütümüzün bu konudaki uyarılarına ve çağrılarına kulak tıkanmıştır. Zaten mevcut durum işçi sağlığı ve vatandaşlarımızın sağlığı açısından son derece zararlıyken tüm bunların üstüne şimdiye kadarki en büyük zehir yükü barındıran bir geminin ilçeye getirilmek için diretilmesi, bilimle, doğayla ve insan sağlığıyla inatlaşarak bu işin iktidar tarafından ısrarla savunulması, ancak bir akıl tutulmasıyla açıklanabilir. Üstelik bu gemiyle gelen tek tehlike asbest zehiri değildir. Bu gemide asbestin dışında kansere yol açan, çevre ve insan sağlığına zararlı bin 300 ton daha farklı kimyasal madde olduğu bilinmektedir. Bu, adeta zehir bombası halinde Aliağa’ya doğru gelen geminin bu yolculuğunu savunanlar, bir tek AKP iktidarı ve onun Çevre Bakanı Sayın Murat Kurum’dur. Bütün bunlar olurken Sayın Aliağa Belediye Başkanının sesi çıkmıyor, AK Partili milletvekillerinin sesi çıkmıyor. Her konuda bir fikri olan Sayın Hamza Dağ’ın sesi çıkmıyor” şeklinde sürdürdü.
YÜCEL: BAKAN KURUM'U SÖKÜME YERİNDE EŞLİK ETMEYE ÇAĞIRIYORUZ
İl Başkanı Yücel, Bakan Kurum'a, “Sayın Çevre Bakanına ve AKP iktidarına buradan bir kez daha sesleniyoruz. Aliağalıların sağlığını, nefesini, doğasını önümüzdeki 50 yıl boyunca etkileyecek bu zehir ticaretinden yol yakınken dönün! Bu zehir Bombasını Aliağa ve İzmir’in ortasında patlatmayın. Bu ülke, Çernobil faciasından sonra Karadeniz’deki çayların radyasyondan etkilenmediğini göstermek için, radyasyonlu çay içen bakanlar gördü. O felaket sonrası Türkiye’nin bazı bölgelerinde kanser vakalarında 3 kata kadar artışlar yaşanmıştı. Sayın Bakan da tarihte bu şekilde anılmak istiyorsa, bu zehir dolu geminin zararsız olduğunu düşünüyorsa, kendisini gemi sökümü tamamlanıncaya kadar, söküme yerinde eşlik etmeye çağırıyoruz. Ancak biliyoruz ki, bu davete icabet etmeyecek. Çünkü kendisi de bu zehri solumak istemiyor" ifadeleriyle seslendi.

BARO BAŞKANININ ARDINDAN YÜCEL DE 'SİVİL İTAATSİZLİK' ÇAĞRISINDA BULUNDU
“Bu sökümden gelecek para, bir çocuğumuzun, bir işçimizin, bir yaşlımızın sağlığından veya hayatından daha değerli olamaz. Halk sağlığı açısından büyük risk oluşturan geminin ülkemize sokulmaması için, her türlü mücadeleyi sürdüreceğimizi kamuoyuna bir kez daha duyuyoruz. Biz zehirlenmek istemiyoruz. Aliağa’nın ve İzmir’in zehirlenmesini istemiyoruz. İzmir ya da Türkiye hiç kimsenin zehirli atıklarını kabul edecek bir çöplük değildir. Tüm bu uyarılara rağmen, halkımızın, çocuklarımızın, doğada yaşayan tüm canlıların ve çevremizin sağlığını hiçe sayanlardan, iktidarımızda hesap soracağımızdan kimsenin şüphesi olmasın” diyen Deniz Yücel, İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel'in bir süre önce yaptığı 'sivil itaatsizlik' çağrısına da destek verdi.
HER TÜRLÜ EYLEMİ, TEPKİYİ VE HAK ARAYIŞINI SÜRDÜRECEĞİZ
CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, hukuk kuralları içinde her türlü tepki ve eylemi destekleyeceklerini açıklayarak, “İzmir Baro Başkanı Sayın Özkan Yücel’in yaptığı çağrı hukuk kuralları çerçevesinde demokratik bir eylemdir. Hukuk kuralları çerçevesinde yapılacak her eylem CHP tarafından desteklenecektir Bu geminin getirilmesi ve sökülmesine karşı hukuk kuralları çerçevesinde her türlü eylemi, tepkiyi ve hak arayışını sürdüreceğiz. Burada yargı yoluna başvurmak da bir tercihtir. Biz bunların hepsini değerlendiriyoruz. İzmir ve Aliağa bu konuda bir duyarlılık gösteriyor. Ben bu duyarlılığın karşılıksız kalmayacağını düşünüyorum. Her imkanı ve seçeneği değerlendireceğiz. Bakanlık buna izin verse de hem yargı hem de Greenpeace ya da uluslararası örgütler çerçevesinde olarak bir tavır sergilemeyi CHP olarak destekleriz. Bu da bir yöntemdir. Önemli olan sonuç almaktır. Belediye Başkanımızın bu açıklaması da önemli ve yerindedir” ifadelerini kullandı.
.jpg%22)
MİLLETVEKİLİ MAHİR POLAT: BU SIRADAN BİR GEMİ DEĞİL
Aliağa'daki toplantıya katılan CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat da, geminin sökümünün Aliağa ve sakinleri için büyük tehlike içerdiğini vurgulayarak, geminin Aliağa'da sökülmemesi için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.
POLAT: BİR DUYARLILIK YARATMAK ZORUNDAYIZ
CHP Milletvekili Mahir Polat, şu açıklamayı yaptı: “Asbestin kanserojen etkisini bilmeyen yok. Ne şekilde bertaraf edileceğine ilişkin yönetmelikler var. Asbest sökümü ve işlenmesi sırasında havaya partiküllerin yayılmasıyla insanların akciğerlerine ulaşıp kansere ve ölümlere sebep olabiliyor. Asbestin insanlarda kanser yaratma riski 5 kat fazla. Aliağa’nın havasını biliyoruz. İnsanların soluğunu havanın çok kötü olduğu tıpkı sigara içen insanın maruz kaldığı oksijensiz havayla karşı karşıyayız. Biz kimsenin ticari faaliyetlerine ya da sermaye düşmanı değiliz. Ancak ticaret yapılacaksa bunun belirli kuralları olması gerekiyor. Daha önce bu geminin bir benzerinin Aliağa’ya gelmesi söz konusu olmuş. O dönemde iktidar geri adım alıyor. Elimizdeki verilere göre bu gemiyle ilgili uluslararası yapılan analizler geminin sadece yüzde 12’lik kısmında yapılmış. Elde edilen veriler de 9 ton asbest olduğu yönündeydi. Dolayısıyla Aliağa açısından çok ciddi riskler barındırıyor. Biz anayasamızın 56. Maddeden yol çıkarak bu gemiyi karşı direneceğiz Bu da devletin ve vatandaşın çevreyi korumakla yükümlü olduğu beyan eder. Biz bu hakka sahip çıkacağız. Biz biliyoruz ki 10-30 yılda kanser vakalarında patlama olacak. Bugünün çocuklarının ve yarının yetişkinlerinin salığını korumak için çalışacağız. Bu geminin burada sökülmemesi için elimizden geleni yapacağız. Bir duyarlılık yaratmak zorundayız. Buna gücümüzün yeteceğini biliyoruz. Bu sadece sıradan gemi söküm faaliyeti değil, çevremizi ve sağlığımızı etkileyecek bir sorunla karşı karşıyayız” dedi.
ÖZLEM ŞAN OĞUZHAN: YARIN SAAT 18.00'DE TUNÇ BAŞKANIMIZIN DA KATILACAĞI MİTİNGİMİZİ YAPACAĞIZ
Toplantıda söz alan CHP Aliağa İlçe Başkanı Özlem Şan Oğuzhan da, geminin ilçeye gelmemesi için örgütleneceklerini ve karşı koyacaklarını vurgulayarak, "CHP Aliağa ilçe örgütü olarak gelecek olan geminin çevre ve insan sağlığına zararının farkındayız Bu geminin gelmemiş için örgütlenmeye ve karşı koymaya hazırız. Bu konuda Aliağa Demokrasi Platformu uzun süredir eylem hazırlıkları içinde. Tunç Başkanımızın da katılacağı mitingimizi yarın saat 18.00’de Aliağa’da yapacağız. Bu gemiye karşı durmak için tüm halkımızı da davet ediyoruz" çağrısında bulundu.