CHP Lideri Kılıçdaroğlu: 'Adaletsizlik karşısında diz çökmedik, çökmeyeceğiz'

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun mahkumiyet kararı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında 1 Haziran’da görülecek duruşma başta olmak üzere ülke gündemi hakkında değerlendirmelerde bulundu. DEMOKRAT GÜNDEM-CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, hiçbir adaletsizliğin karşısında diz çökmeyeceklerini belirterek, “Hiçbir adaletsizliğin karşısında asla diz çökmedik, […]

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: 'Adaletsizlik karşısında diz çökmedik, çökmeyeceğiz'

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun mahkumiyet kararı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında 1 Haziran’da görülecek duruşma başta olmak üzere ülke gündemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

DEMOKRAT GÜNDEM-CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, hiçbir adaletsizliğin karşısında diz çökmeyeceklerini belirterek, “Hiçbir adaletsizliğin karşısında asla diz çökmedik, çökmeyeceğiz. Baskı ve şiddet kimden gelirse gelsin asla boyun eğmeyeceğiz. Onlar gibi yapmayacağız asla. Asla yapmayacağız. Baskı mı kuruyorlar, göğsümüzü açacağız. Yasak mı getiriyorlar yürüyeceğiz. Sanattan, kültürden mi korkuyorlar sanatı ve kültürü yücelteceğiz. Hiç çekinmiyoruz. Hiçbir baskıya asla ve asla izin vermeyeceğiz, göğsümüzü açacağız. Her baskıya karşı dik ve onurlu duruşumuzu her zaman her yerde sergileyeceğiz. Herkes emin olsun” dedi.

İSTANBUL İL BAŞKANIMIZ HUKUKSUZ ADALETSİZ KARARLARLA MAHKUM EDİLDİ AMA

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu kararını değerlendiren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “İstanbul İl başkanımız hukuksuz, adaletsiz kararlarla bugün mahkum edildi. Hapis cezasıyla. Bugün savcılığa gitti. Silivire’de. Morali gayet iyi, sabah konuştuk. Onurlu ve dik durduğu için cezalandırılıyor aslında suçlu olduğu için değil. Biz onların hiçbir siyasi hükmünü tanımıyoruz. Duruşumuz, onurumuz, insanlığımız, hedefimiz belli. Ne yaparlarsa yapsınlar asla ve asla onurumuzdan ödün vermiyoruz, vermeyeceğiz. Vermeyenlerden bir tanesi de il başkanımız Canan Kaftancıoğlu” diye konuştu.

EKREM BAŞKANIMIZ İÇİN DE YARIN KARAR VAR VE…

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında açılan davanın 1 Haziran’da karara bağlanacağını vurgulayan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Büyükşehir başkanımız için de yarın karar var. Çalışıyor, üretiyor, İstanbullulara hizmet ediyor. Hazmedemiyorlar. Hala kaybettiklerine inanamıyorlar ve Ekrem Başkanı nasıl oradan alırızın arayışı içindeler. Zaten kaybedecekler, bıçak kemiğe dayandı. Tencere kaynamıyor. Hiçbir CHP’li yönetici sahipsiz değil, arkasında milyonlar var. Dik ve onurlu duruşları bizi mutlu eden en önemli tavırdır. Ekrem Başkan ne yaptı?” diye sordu.

BİRİSİ DE BENİ HAPİSE GÖNDERMEKLE TEHDİT ETMİŞ, FERİŞTAHINIZ GELSE…

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, kendisinin de hapise atmakla tehdit edildiğini dile getirerek, “Birisi de beni hapise göndermeyle tehdit demiş. Kimsiniz, feriştahınız gelse. Hapislerden korksaydık bu kadar cesur olmazdık. Sizin gibi olurduk. Biz sizin gibi değiliz. Dün tükürdüğümüzü bugün yalamayız. Çünkü bizim sözümüz erkek sözüdür, insan sözüdür (kadınlar kızmasın)” ifadelerini kullandı.

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN GRUP KONUŞMASINDA SÖYLEDİKLERİ

HİÇBİR ADALETSİZLİĞİN KARŞISINDA DİZ ÇÖKMEDİK, ÇÖKMEYECEĞİZ

Hiçbir adaletsizliğin karşısında asla diz çökmedik, çökmeyeceğiz. Baskı ve şiddet kimden gelirse gelsin asla boyun eğmeyeceğiz. Çünkü biz Kuvay-i Milliye ruhunu taşıyan, ülkemizi seven, bizim gibi düşünmeyen insanların da özgürlüğüne kapı aralayan insanlarız. Çünkü biz herkesin inancına, kimliğine, yaşam tarzına saygı duyan insanlarız. Biz veren değil ayrıştıran değil beraber olmayı düşünen insanlarız. Ülkemizi, bayrağımızı, vatanımızı seviyoruz. Bölmek, ayrışıtmak, kavga istiyorlar inadına barış, birliktelik, kucaklaşma diyeceğiz. İnadına demokrasiye inanmayanları sandık yoluyla göndereceğiz.

BASKI MI YAPIYORLAR, GÖĞSÜMÜZÜ AÇACAĞIZ, YASAK MI GETİRİYORLAR…

Onlar gibi yapmayacağız asla. Asla yapmayacağız. Baskı mı kuruyorlar, göğsümüzü açacağız. Yasak mı getiriyorlar yürüyeceğiz. Sanattan, kültürden mi korkuyorlar sanatı ve kültürü yücelteceğiz. Hiç çekinmiyoruz. Hiçbir baskıya asla ve asla izin vermeyeceğiz, göğsümüzü açacağız. Her baskıya karşı dik ve onurlu duruşumuzu her zaman her yerde sergileyeceğiz. Herkes emin olsun.

DEVLET YÖNETİMİ SORUMLULUK GEREKTİRİR

Ben devlet yönetimi sorumluluk gerektirir. Devleti adalet üzerine inşa etmişseniz, adaletten yana tavır alıyorsanız herkes huzur içinde yaşar o ülkede. Devlet yönetiminde güç bir kişiye teslim edilemez. Devlet yönetiminde bir kişiye gücü teslim ederseniz o devletin sonu felakettir. Tarihte hangi devlet olursa olsun güç bir kişiye teslim edilmişse o devletin sonu hüsranla bitmiştir.

ERDEMLİ, AHLAKLI OLMAK ZORUNDA DEVLETİ YÖNETENLER

O nedenle güçler ayrılığı ilkesi diyoruz. Devlet tek merkezden yönetilmez. O nedenle yerel yönetimler, merkezi yönetim, bağımsız kurumlar vardır. Dolayısıyla liyakati ve adaleti sağlamak zorundasınız. Devlet halk egemenliğine dayanmak zorundadır. O nedenle meclisin duvarında yazıyor, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diye. Devleti yöntemler şeffaf olmak zorundadırlar. Erdemli, ahlaklı olmak zorundadırlar. Baskı kurmaz devleti yönetenler. Vatandaşın özgürlük alanını genişletir devleti yönetenler.

DEVLETİ YÖNETENLER SAVURGANLIK YAPAMAZ

Sadece kendileri değil aileleriyle birlikte köşeyi dönüyorlar demektir. Her vatandaşa saygı duyar devlet. Devleti yönetirken katılımcı bir anlayışı, yönetim içinde egemen kılmamız lazım. Yeri geldiğinde referandum yapacaksınız, seçim yapacaksınız, insanların, sendikaların, meslek kuruluşlarının, stk’ların görüşlerini alacaksınız. Aslolan halkın çıkarlarıdır. Vatandaşın cebi para görecek, huzur ve refah içinde görecek. Devleti yönetenler savurganlık yapamaz.

DEVLETİ YÖNETMEK AHLAKLI BİR İŞTİR

Devleti yönetmek ahlaklı bir iştir. Bu devlet Milli Kurtuluş Savaşı’nı verdikten sonra en fakir döneminde tüm borçları son kuruşuna kadar öderken, öbür taraftan fabrikalar, bankalar, Sümerbank, Etibank’lar, barajlar yarattı. Dışarıya muhtaç olan bir devletten onuruyla kültürüyle birikimiyle saygınlık duyulan bir devlet haline geldi.

ŞEKER FABRİKALARINI SATTILAR

Şeker fabrikaları kuruldu. İlk yaptıkları iş geçmişte yapılanların tamamını satmak oldu. Şu soruyu AK Parti’ye geçmişte oy verenlerin sormasını istiyorum, AK Parti hükümetleri hangi fabrikayı kurdu? Satmanın dışında ne yaptılar? Her fabrika bir kaledir, onurdur, alın teridir, üretim, istihdamdır diyoruz. Oturdular şeker fabrikalarını sattılar. 24 yıl sonra Türkiye yurtdışından şeker ithal etmek zorunda kaldı. Saman, mercimek, buğday ithal ediyorduk en sonunda şeker de ithal etmek durumunda kaldık. Her vatandaş vicdanına sorsun, ne oldu da koskoca devlet yurtdışından şeker ithal etmek zorunda kaldı? Buna devletin sağlıklı yönetimi diyebilir misiniz? Devlet iyi yönetiliyor diyebilir misiniz? Her vatandaşımın vicdanında sorgulaması lazım bu olayı.

KİM KAZANIYOR?

Daha 2015 yılında Konya’da şeker fabrikasını kapatmayacağız, kendi şekerimizi kendimizi üreteceğiz, kimse endişe etmesin dedik. Onlar o dönemde fabrikaları nasıl satarız anlayışı içindeler. 2018 yılında özelleştirme yapılacak, büyük kısmı kapanacak dedik. Bir süre sonra birçok fabrikanın nasıl kapatıldığını gördük. Çorum mitinginde kime satacaksınız dedik. Şeker fabrikaları üretiminde Türkiye dünya beşincisi. Batılılar bunu hazmedemiyorlar, nasıl olur da 5’likten ülkenin ayağını kaldırırız, biz onlara şeker satarız diyorlar. Onların düşündükleri oldu, elimizi avucumuzu açtık tonlarca şeker geliyor. Kim kazanıyor? 10 şeker fabrikasını 11 milyar liraya şeker fabrikalarını sattılar. Sadece nisan ayında ödenen bir aylık faiz 19 milyar. Bu mudur devlet yönetimi, bu mudur ahlak, bu mudur erdem?

AMA DÜZELTECEĞİM HİÇ KİMSE ENDİŞE ETMESİN

Üreticiye destek vermediler. Gübre, ilaç, elektrik fiyatları arttı. Sonunda fabrikaları sattılar. Sonunda dışarıya gidip şeker istiyoruz, el avuç açıyoruz. Ama düzelteceğiz. Hiç kimse endişe etmesin. Bizim iktidarımızda çiftçinin, esnafın, sanayicinin, ev kadınlarının yüzü gülecek. Gençler bu ülkenin fabrika, sokaklarında gülerek özgürlüğü teneffüs edecekler. Türkiye’yi ayağa kaldıracağız, huzuru getireceğiz göreceksiniz.

Yapılan hatalardan ders çıkarmalıyız. Yapmayın dedik yaptılar. 10 fabrikayı 11 milyar liraya satıp bir ayda 19 lira faiz ödüyorsun. Nerede adalet, devlet yönetimi, liyakatli yapı?

VAN’IN HAYATIMDA ÖZEL BİR YERİ VAR

Van’da idik. Kucaklaştık. Van’ın hayatımda özel bir yeri var. İlk okula Erciş’te başladım, onlarla hemşehri olarak görüyorum. Başkanlarımız bütün ilçeleri gezdiler. Oradan yeteri kadar oy alamadıysak kabahat bizde, oturup düşünmemiz lazım. Vanlının sofrasına oturmamız, konuşmamız, dertleşmemiz lazım. Alanda çok güzel bir ilgi vardı. Van’ın otlu peynirini de kedisini de inci kefalini de denizini de 3 bin yıllık kalesini de unutmayacağız.

VAN’I GÜÇLÜ BİR TARIM TURİZM MERKEZİ YAPACAĞIZ

Van’ı iktidarımızda güçlü bir turizm merkezi haline getireceğiz. Tarım merkezi haline getireceğiz. Sınır ticaretinden bütün Vanlılar kazanacak. Söyledim Vanlılara, huzur içinde yaşamak istiyorsanız, gelişmesini büyümesini istiyorsanız bize katılın dedim. Biz Vanlı ile de Van ile de kucaklaşmalıyız. Kayyumdan şikayet vardı. Seçimle gelen seçimle gitsin diyorsanız, kayyumdan şikayet ediyorsanız bize katılacaksınız bize. Çözeceğiz bütün bunları.

DEMİRTAŞ’IN ÇOK SEVİLDİĞİNİ GÖRDÜM

Bölgede gezdiğimde de bir eve gittik, orada da Selahattin Beyin çok sevildiğini gördüm, çok seviliyor Selahattin Demirtaş. Haksız, adaletsiz uygulamalardan çok şikayet var. Bize oy versin vermesin bir kişi adaletsizlik ile karşı karşıya ise, ona sahip çıkmak politik değil insani görevimizdir. Çünkü haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Haksızlık karşısında susmayacağız.

AİHM VE MAHKEME KARARLARINI UYGULAMIYORLAR

Mahkeme kararlarını uygulamıyorlar, baskı yapıyorlar hakimlere. AİHM kararlarını uygulamıyorlar. Kavala’dan da Demirtaş’tan da Harp Okulu öğrencilerin de haklarını savunmak istiyorsanız bize katılacaksınız bize. Çözeceğim.

6 İLDE ÇİFTÇYİE ELEKTRİĞİ ÜCRETSİZ VERECEĞİZ

Beşli çetelerden, SADAT’tan, uyuşturucu baronlarından şikayet ediyorsanız adres belli bize katılacaksınız dedim. Biz Van’da bir genel başkan yardımcımız başkanlığında, kadın milletvekilleri ve YDK üyelerinden 15 kadın arkadaşımız Mardin’e gitti, ilçelere gittiler. Dolayısıyla Urfa’da söz vermiştim, Diyarbakır’da Mardin’lilere söz verdim. Olağanüstü güzel Mardin ovası var. Alın teri döken, emek harcayan bütün Mardinli kardeşlerime sözümdür, bizim iktidarımızda, 6 ilde çiftçiye elektriği ücretsiz vereceğiz. Yatırım yapacağız. Kutbeddin Aslan, oğlum üniversiteyi bitirdi, mülakata girdi, 54 puan alarak elendi dedi. Kutbeddin kardeşim sadece senin evladının değil haksızlığa uğrayan bütün çocukların hakkını savundum. Adalet istiyorsan Kutbeddin Kardeşim bize geleceksin, birlikte yapacağız dedim.

ALTILI MASAYI NİYE KURDUK?

Polislere söz verdim. İktidarımızda uyuşturucu baronlarıyla yaptığımız mücadelede hiçbir siyasi güç önünüzü alamayacak. Sadece evlatlarımızı uyuşturucudan kurtarın, baronları yakalayın, kökünden temizleyeceğiz. Bakanlar öyle uyuşturucu çetelerinin arkasında, bu defteri kapatacağız. Ekonomiyi çözecek birini değil, çözecek onlarca kişi var. Aklı başında olan herkes sorunu çözer. Altılı masayı niye kurduk? Altı genel başkan sorunları çözmek için neden biraraya geldi? Bu ülkede huzur olsun, herkesin karnı doysun, işsizlik olmasın diye. Yeterki bize güvenin. Van, Nusaybin sınır kapısını açacağız. Proje, bilgi, birikim herşey var. Göreceksiniz Türkiye’de herkesin yaşadığı bir ülke yapacağız, ülkeyi ayağa kaldıracağız. Bunu yapacağız.

6 LİDERİN TOPLANTISI VARDI

Van’dan döndüm aynı akşam 6 liderin toplantısı vardı. Gelecek Partisi’nde buluştuk. Temel ilkeler ve hedefler açıklamasını yaptık. Birbirinden farklı siyasi geleneklere sahip partiler olarak bizler, ülkemizin daha huzurlu, mutlu, müreffeh, özgür ve daha demokratik olmasını sağlamak üzere iş birliği ve güçbirliği yaptık. Bu birlikteliği milletimizin desteğiyle hedeflerimizi gerçekleştirinceye kadar sürdüreceğiz. Bu ülkeye huzuru ya getireceğiz ya getireceğiz, ortası yok.

SEÇİM GÜVENLİĞİ 4 AŞAMALI SAĞLANACAK, 6 HAZİRAN’DA KOMİSYON KARARLARI AÇIKLANACAK

Bir açıklamamız daha oldu. En uzun görüşmeydi bu görüşme. İki ayrı metin paylaşıldı. Bunlardan birisi de kurulmasına karar verdiğimiz komisyonların hangi çalışmaları yaptığı hakkında idi. Seçim güvenliği komisyonu kurmuştuk. 4 aşamalı sağlayacağız. Seçim dönemi, seçim günü, seçim sonrası ve tutanak alınırken. Dört aşamada neyi nasıl yapacağımız konusunda ayrıntılar belirlendi. 6 partinin ilgili genel başkan yardımcıları ve arkadaşlar biraraya gelip bu çalışmayı bitirdi. Bu çalışma 6 Haziran’da kamuoyuyla paylaşılacak.

KURUMASL REFORMLAR KOMİSYONU KARARLARI 13 TEMMUZ’DA AÇIKLANACAK

İki, kurumsal reformlar komisyonu. Yani gelince ne yapacağız, hangi kurulların oluşması lazım. Stratejik planlama teşkilatının kurulması, MB7nin kurumsal yapısının sağlanması, bağımsızlığının sağlanması ile ilgili kararlar alındı, raporlar hazırlandı. Bu da 13 Temmuz günü kamuoyuyla paylaşılacak. Kur korumalı mevduatın ne kadar tehlikeli olduğuna dair iktidarın dikkatini çektik. Kapsamlı bir göç komisyonu kurulması yönünde karar verdik. Altı lider bu konuda ortak görüş oluşturmak zorundayız. Bununla ilgili komisyon.

İL BAŞKANIMIZ KAFTANCIOĞLU ADALETSİZ KARARLA MAHKUM EDİLDİ, TANIMIYORUZ

İstanbul İl başkanımız hukuksuz, adaletsiz kararlarla bugün mahkum edildi. Hapis cezasıyla. Bugün savcılığa gitti. Silivire’de. Morali gayet iyi, sabah konuştuk. Onurlu ve dik durduğu için cezalandırılıyor aslında suçlu olduğu için değil. Biz onların hiçbir siyasi hükmünü tanımıyoruz. Duruşumuz, onurumuz, insanlığımız, hedefimiz belli. Ne yaparlarsa yapsınlar asla ve asla onurumuzdan ödün vermiyoruz, vermeyeceğiz. Vermeyenlerden bir tanesi de il başkanımız Canan Kaftancıoğlu.

BÜYÜKŞEHİR BAŞKANIMIZ İÇİN DE YARIN KARAR VAR, HAZMEDEMİYORLAR

Büyükşehir başkanımız için de yarın karar var. Çalışıyor, üretiyor, İstanbullulara hizmet ediyor. Hazmedemiyorlar. Hala kaybettiklerine inanamıyorlar ve Ekrem Başkanı nasıl oradan alırızın arayışı içindeler. Zaten kaybedecekler, bıçak kemiğe dayandı. Tencere kaynamıyor. Hiçbir CHP’li yönetici sahipsiz değil, arkasında milyonlar var. Dik ve onurlu duruşları bizi mutlu eden en önemli tavırdır. Ekrem Başkan ne yaptı? Ekrem Başkan 1.2 milyar avroluk metro yatırımı yapıyor. Durdurmuşlardı. 32 kreş açıldı, 30 tane daha yapılıyor, sayıyı 150’ye çıkarıyor. Fakir mahallelerden başlayacağız.

İBB tarihinde ilk kez öğrenci yurdu yapıldı. 3 öğrenci yurdu açıldı, 7 si için çalışma var. 5 bin yatak kapasitesine ulaşılacak. İktidar olduğumuzda bir yıl içinde yurt sorununu çözeceğiz. Ama belediyelerimiz seçim zamanına kadar bunu yapıyorlar. 115 bin 178 öğrenciye burs veriliyor. CHP Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu, burslar kesildi diyorlardı. 85 noktada kronikleşen su baskınları sorunu çözüldü. 17 milyonu aşkın fide dağıtıldı. Kuzu yemi, mısır tohumu, 1248 ton mısır tohumu, Ayçiçek tohumu dağıtıldı. 20 bin litre zeytinyağı alıdı ve yoksul ailelere dağıtıldı. Bütün bunları hazmedemiyorlar.

EKREM BAŞKANI NASIL BİR FORMÜLLE ALIRIZ DA ORAYA BİRİSİNİ ATARIZ ARAYIŞINDALAR

Hazmedemedikleri için de Ekrem Başkanı nasıl bir formülle alırız da oraya birisini atarız. Bu arayışa girmek vatandaşa, demokrasiye, millete ihanettir. İBB Başkanını kim seçti? Saray mı seçti? Uyuşturucu baronları mı, insan kaçakçıları mı seçti? Halk seçti halk. Halkın iradesine, milletin iradesine saygı göstereceksiniz.

BİRİSİ DE BENİ HAPİSE GÖNDERMEKLE TEHDİT ETMİŞ, SİZ KİMSİNİZ?

Birisi de beni hapise göndermeyle tehdit demiş. Kimsiniz, feriştahınız gelse. Hapislerden korksaydık bu kadar cesur olmazdık. Sizin gibi olurduk. Biz sizin gibi değiliz. Dün tükürdüğümüzü bugün yalamayız. Çünkü bizim sözümüz erkek sözüdür, insan sözüdür (kadınlar kızmasın). Yeni bir şey daha yaptılar.

BEN GERÇEK ÜLKÜCÜYÜM, VATANSEVERİM

Kendilerini muhalif olarak göstermek istiyorlar. Bir tweet attık, yabancı asker ve NATO konusunda. Yabancı asker istemiyoruz, ne varda. Yabancı asker postalı istemiyoruz bu topraklarda kardeşim. Ben Bahçeli değilim. Tezkereye evet verdi. Yabancı askerler terörle mücadelede ülkeye davet edilir diye. Ben öyle değilim. Ben gerçek vatanseverim, gerçek ülkücüyüm, ben kendi ülkemde asker postalı istemiyorum. Bu muhalif gösterenler, bize ders vermeye çalışıyorlar. Düne kadar zorba hakkında tek cümle yazmadı. Gazeteci olduklarını sanıyorlar. Dün ne olduklarını biliyoruz, bugün de ne olduklarını biliyoruz.

KALEMİNİ SATMAYAN ÖĞRENCİLER DE VAR

Gerçek, kalemini satmayan gazeteciler var. Bu gazeteciler de beni eleştirir. Onların eleştirileri benim başımın üstüne. Onlara saygısızlık etmek. Görüş ayrılığımızı saygıyla karşılarım. Bizi onlara o nedenle kimse benzetmesin.

YURT YAPACAKMIŞ ÖĞRENCİLERE

Çocuklarına vakıf kurdurtmuş, parayı oraya gönderiyor. Yurt yapacakmış öğrencilere. Manhattan’da. Metrekaresi bilmem kaç bin dolar. Öğrenci yurdu. Bizim de buna inanabileceğimizi sanıyor. Aklını peynir ekmekle mi yedin? Beşli çeteyi ikna edersin ama bizi ikna edemezsin. Hadi çiftlik de aldın. Ne yapacaksın çiftlikte. Farz edelim ki, biri çiftlik aldı, gider yerleşir, tatilini yapar en azından değil mi? Çiftliği niye aldın? Tık yok. Gökdeleni Manhattan’a niye kurdun? Tık yok.

VALLAHİ BU ADAMDA AKIL YOK

Efendim ne olacak? Kılıçdaroğlu’nu mahkemeye vereceksin. Hakim tayin edeceksin, Kılıçdaroğlu’nu mahkum edecek. Parayı gönderdin evet, o parayı alanlar senin çocukların var mı vakıfta evet. Gönderen sen, diyor ki tazminat davası açacağım. Aldığım parayı da TÜRGEV ve ENSAR7a bağışlayacağım. Vallahi bu adamda akıl yok. Ya sen aldığın paraları alıyorsun, bunları tekrar TÜRGEV, ENSAR7a vereceğim. Burada ayıp olan şu; milyonlarca dolar para gönderiyorsun. Gökdelen yaptırıyorsun, çiftlikler alıyorsun, bunun gönderdiğin parayı Amerikalılara bildiriyorsun ama biz bilmiyoruz. Amerikalılar öğreniyor ama biz Amerikalalırın internet sitelerinden öğreniyoruz. ABD’de hukuk var, bu parayı niye getirdin buraya diyor. Ama açıklamıyorlar ne kadar para gönderdiklerini. Ben herhangibir kuruluşa yardım yaptığımda bunu açıklarım, gurur duyarım. ÇYDD7ye, Kızılay’a, Yeşilay’a yardım yaptım derim, gurur duyarım. Bunların gizli.

TÜRGEV VE ENSAR’IN TÜM MAL VARLIKLARINI MAHKEMEDE İSTEYECEĞİM VE…

Biz bunları bilmiyor muyuz. Şimdi dava açmış. Çok teşekkür ederim. Ben bu TÜRGEV, ENSAR’ın tüm mal varlıklarını, aldıkları maaşı mahkemede isteyeceğim. Türkiye bütün bunları bilecek. Belki de mahkeme açmaktan vazgeçerler. Havale merkezine para gönderiyor öyle bağış falan değil. Bir siyasetçinin hesabını veremeyeceği bir şey olmamalı. Bir siyasetçinin evlatları para pul işine gitmemeli.

OPERASYON YAPACAĞIM DİYOR, E SENİN OĞLUN VAR, OK ATMAKTA DA BECERİKLİ, GÖNDER, NİYE GÖNDERMİYORSUN?

Operasyon yapacağım diyor, sınır ötesi. E senin oğlun var, ok atmakta da çok becerikli. E gönder? Niye göndermiyorsun? Şehitler geliyor biliyoruz. Fakir çocuklarını göndermiyorsun. Senin çocukların ise milyon dolarlarla oynuyorlar. Daha okçulukta ne yapıldı bilmiyoruz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını sormak benim boynumun borcudur. Kimse endişelenmesin. Türkiye’yi huzura kavuşturacağız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: 'Adaletsizlik karşısında diz çökmedik, çökmeyeceğiz'
Demokrat Gündem

Exit mobile version