CHP'den Karaburun'a çıkarma.. İl Başkanı Yücel: 'Belediyelerimize kumpaslar artıyor ancak…'

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığı koordinasyonunda, CHP İzmir Milletvekillerinin katılımlarıyla Karaburun'da bugün tüm gün sürecek saha çalışması öncesinde bir basın açıklaması yapan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, CHP'li belediyelere yönelik baskı-teftiş ve engellemelere sessiz kalmayacaklarını belirtti. Karaburun Belediyesi'nin de Karaburun Kaymakamı eliyle engelleme ve baskıyla karşı karşıya olduğunu belirten İl Başkanı Deniz Yücel, “İktidar […]

CHP'den Karaburun'a çıkarma.. İl Başkanı Yücel: 'Belediyelerimize kumpaslar artıyor ancak...'

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığı koordinasyonunda, CHP İzmir Milletvekillerinin katılımlarıyla Karaburun'da bugün tüm gün sürecek saha çalışması öncesinde bir basın açıklaması yapan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, CHP'li belediyelere yönelik baskı-teftiş ve engellemelere sessiz kalmayacaklarını belirtti. Karaburun Belediyesi'nin de Karaburun Kaymakamı eliyle engelleme ve baskıyla karşı karşıya olduğunu belirten İl Başkanı Deniz Yücel, “İktidar ellerinden kayıp gittikçe yeni kumpas ve karalama kampanyalarına başvurmaktan kaçınmıyor. Kumpaslar artıyor. Belediyelerimizin baskı altına alınmasında Karaburun'da da haksız, hukuksuz, adaletsiz bir takım olaylar yaşanıyor. Karaburun kaymakamı hakkında derhal soruşturma başlatılmasını, görevden el çektirilmesini, bu haksızlığın giderilmesini bekliyor, bu talebin takipçisi olacağımızı ve ilçe halkının hakkının yenmesine asla izin vermeyeceğimizi paylaşıyoruz” dedi.

DEMOKRAT GÜNDEM-Beraberinde CHP İzmir Milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç, Kani Beko, Tacettin Bayır, Özcan Purçu, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan olduğu halde basın açıklaması yapan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, en son İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde terör örgütü mensuplarının çalıştığı iddiasıyla İçişleri Bakanlığı tarafından müfettiş görevlendirildiğini, araştırma heyetinde Adalet ve Kalkınma Partisi Mersin Milletvekili bulunan heyetin tarafsız olmadığını belirtti.

İKTİDAR ELLERİNDEN GİTTİKÇE YENİ KUMPAS VE KARALAMA KAMPANYALARINDAN KAÇINMIYORLAR

CHP'li belediyelere yönelik kumpasların artarak sürdüğüne dikkat çeken CHP İl Başkanı Yücel, “İktidar ellerinden kayıp gittikçe yeni kumpas ve karalama kampanyalarına başvurmaktan kaçınmıyor. Kumpaslar artıyor. Ülkeyi karıştırmakla siyaseti ve toplumu germek ve kutuplaştırmakla ilgilenen, Allah'ın istediğini söyleme gafletinde bulunan İçişleri Bakanı'nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde terör örgütü çalıştığı iddiasıyla özel teftiş müfettişi görevlendirmesi de karalama kampanyasının son ayağıdır. Kurul üyeleri arasında AKP'nin milletvekili de var. Böylesini önemli araştırmayı yapmakla görevli kurulun üyelerinin seçilmesinin partizanca yapılması da CHP'li belediyelere gözdağı vermesidir. Sadakatin ne kadar önemli olduğunu, önemli olanın hukuku, adaleti,devleti korumak değil saraya koşulsuz biat etmek olduğunu bir kez daha görüyor ve anlıyoruz” dedi.

HALKIMIZLA SOKAĞA İNECEĞİZ AMA O GÜN SEÇİM GÜNÜ OLACAK

İktidarın hiçbir muhalefet liderinin bu yönde bir açıklaması olmamasına karşın yeni bir suni gündem yaratmak amacıyla sokağa inme çağrısı yaptığına vurgu yapan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, “Yeni bir suni gündem yükseltilmek isteniyor. Halkın sokağa çıkmaya kışkırtılmasına şahit oluyoruz. Sayın Erdoğan hiç gündemde yokken, hiçbir muhalefet lideri sokak çağrısı yapmamışken, kendiliğinden muhalefete sokak suçlaması yapmıştır. Bu, hem şahsının hem de devlet mekanizmasının sağlıklı işlemesi açısından endişe verici bir açıklamadır. Biz tüm halkımızla sokağa ineceğiz ama o gün seçim günü olacak. 20 yıllık kötü kaderin ve AKP iktidarının sandıkta son bulacağı gün olacak” diye konuştu.

KARABURUN KAYMAKAMI HAKKINDA DERHAL SORUŞTURMA BAŞLATILSIN

CHP'li belediyelere yönelik kumpas ve engellemelerin bir örneğinin de Karaburun'da Karaburun Kaymakamı eliyle yürütüldüğünü söyleyen ve süreci anlatan CHP İl Başkanı Yücel, “Belediyelerimizin baskı altına alınmasında Karaburun'da da haksız, hukuksuz, adaletsiz bir takım olaylar yaşanıyor. CHP'li tüm belediyeleri kısıtlama, teftiş, baskı araçlarını kullanarak hizmet edemez hale getiren AKP, haksız uygulamaların bir örneğini de kaymakam eliyle Karaburun'da yapıyor. Bölgenin ve ilçenin ihtiyacı olan, büyükşehir tarafından kurulmak istenen itfaiye tesisi kaymakamlığın olumsuz görüşü nedeniyle engellenmektedir. Canı sıkıldıkça CHP'li belediyelere teftiş, polis göndermekle nam yapmış olan İçişleri Bakanlığı, bu durumu devletin malını koruması gereken kişilerin bu mallardan şahsi rant sağlamasını ne kadar görmezden gelecektir. Karaburun kaymakamı hakkında derhal soruşturma başlatılmasını, görevden el çektirilmesini, bu haksızlığın giderilmesini bekliyor, bu talebin takipçisi olacağımızı ve ilçe halkının hakkının yenmesine asla izin vermeyeceğimizi paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

CHP İl Başkanı Deniz Yücel'in açıklamasının satır başları:

Akp iktidarı ülkenin en önemli kurumlarını özelleştirme yoluyla yabancı sermaye baronlarına sattı. Bugün artık sıfırı tüketmiştir. Cumhuriyet mirası kurum yabancı yatırımcıların eline geçmiştir. Son 20 yılın en yüksek enflasyonuyla karşı karışyayız.

AKP iktidarı baskılanmış, oylanmış, makyajlanmış rakamlarla yüzde 36.8 enflasyonla kapatmıştır. Açlık, işsizlik ve yoksullukla mücadele eden temel gıda maddelerini temin edemeyen milyonlar AKP iktidarı tarafından yaratılmıştır. Bir dizi kararın aslında TL'de istikrar sağlama hedefiyle değil halkın alın teriyle biriktirdiği üç beş kuruşu almak için alındığı BDDK kararıyla görüyoruz.

Piyasaya sürülen dövizin kimin talimatıyla satıldığı ve kimler tarafından ucuza alındığı için verdiğimiz araştırma önergesi reddedilmiş. 20 Aralık finansal kumpası ört bas edilmeye çalışılmıştıR. 18 liradan 11 liraya gerileyen doların kimler tarafından toplandığı er ya da geç gün yüzüne çıkacaktır. Halka yargı önünde hesap vereceklerdir.

Tüm ekonomik sorunların yanısıra liyakatsiz ve partizan yönetim anlayışı, ahlaki erozyon-torpil-kayırmacılık milyonlarca gencin gelecek kaygısını ve umudunu tüketmekte ve başka ülkelerde gelecek aramaya yöneltmektedir. KPSS'ye giren milyonlarca öğretmen adayının haksızlığı, liyakatsız yönetim anlayışının en net örneğidir. Devlet memurluğu birçok ailenin evlatları için kurdukları hayaldir. Devletin sınavlarında dahi yolsuzluk yapmak AKP iktidarıyla karşılaştığımız bir garabet olarak ortaya çıkmıştır. Dereceye giren öğretmen adaylarının sözlü mülakatlarında 60 puan altında puan verilerek gelecekleri çalınmıştır.

SARAYIN DÜNYASI BAMBAŞKA 

TÜİK'in rakam oyunlarına rağmen yüzde 36.8'e çıkan enflasyon doğalgaz, gıda, elektriğe gelen yüzde yüzü geçen zamlar, emeklilerimize 2500 lira ile geçin diye iktidarın tükenmişliğini ortaya çıkarmaktadır. Saray çevresi ve çok yaşa padişahım diyen yandaşlar üçer beşer yerden maaş alırken, çay-simit hesabına göre bile emekliler açlığa mahkum ediliyor. Emeklilerimiz adına hesap soracağımız günler yakındır. Türkiye'de toplumun tüm kesimleri yoksulluk ve açlıkla mücadele ederken ne acıdır ki sarayın dünyası bambaşka.

Önemli büyükşehir belediyelerini kaybeden Erdoğan iktidarı ve AKP torpil ve partizanlıkla devlet kademelerini doldurmakta, liyakatın değil biat etmenin, tarafsızlığın değil partizanlığın gerekli olduğunu yüksek sesle savunmaktadır.

İktidar ellerinden kayıp gittikçe yeni kumpas ve karalama kampanyalarına başvurmaktan kaçınmıyor. Kumpaslar artıyor. Ülkeyi karıştırmakla siyaseti ve toplumu germek ve kutuplaştırmakla ilgilenen, Allah'ın istediğini söyleme gafletinde bulunan İçişleri Bakanı'nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde terör örgütü çalıştığı iddiasıyla özel teftiş müfettişi görevlendirmesi de karalama kampanyasının son ayağıdır. Kurul üyeleri arasında AKP'nin milletvekili de var. Böylesini önemli araştırmayı yapmakla görevli kurulun üyelerinin seçilmesinin partizanca yapılması da CHP'li belediyelere gözdağı vermesidir. Sadakatin ne kadar önemli olduğunu, önemli olanın hukuku, adaleti,devleti korumak değil saraya koşulsuz biat etmek olduğunu bir kez daha görüyor ve anlıyoruz.

SAYIN ERDOĞAN MUHALEFETE SOKAK SUÇLAMASI YAPIYOR ANCAK

Yeni bir suni gündem yükseltilmek isteniyor. Halkın sokağa çıkmaya kışkırtılmasına şahit oluyoruz. Sayın Erdoğan hiç gündemde yokken, hiçbir muhalefet lideri sokak çağrısı yapmamışken, kendiliğinden muhalefete sokak suçlaması yapmıştır. Bu, hem şahsının hem de devlet mekanizmasının sağlıklı işlemesi açısından endişe verici bir açıklamadır. 

HALKIMIZLA SOKAĞA İNECEĞİZ AMA O GÜN SEÇİM GÜNÜ OLACAK 

Biz tüm halkımızla sokağa ineceğiz ama o gün seçim günü olacak. 20 yıllık kötü kaderin ve AKP iktidarının sandıkta son bulacağı gün olacak o gün.

Burada bulunmamızın nedenleri arasında saha çalışması yanında merkezi hükümetin ve merkezi hükümetin ilçedeki temsilcisinin belediye başkanımız tarafından yapılmak istenen yatırımları, hizmetleri sürekli engelleyen bir anlayışla hareket etmeleriyle ilgili bir açıklama yapmak. Yatırımları sürekli engellenen başkanımıza sahip çıkmak ve onun yanında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyoruz.

KARABURUN'NA İTFAİYE TESİSİ KAYMAKAMLIK GÖRÜŞÜYLE ENGELLENİYOR

Belediyelerimizin baskı altına alınmasında Karaburun'da da haksız, hukuksuz, adaletsiz bir takım olaylar yaşanıyor. CHP'li tüm belediyeleri kısıtlama, teftiş, baskı araçlarını kullanarak hizmet edemez hale getiren AKP, haksız uygulamaların bir örneğini de kaymakam eliyle Karaburun'da yapıyor. Bölgenin ve ilçenin ihtiyacı olan, büyükşehir tarafından kurulmak istenen itfaiye tesisi kaymakamlığın olumsuz görüşü nedeniyle engellenmektedir. Taşınmaz karşısında 50 yataklı varmış, Karaburun Devlet Hastanesi'ne 150 metre mesafedeymiş. Karaburun gibi bir ilçemizin ihtiyacı olan itfaiye tesisinin yapılması engelleniyor kaymakamlık görüşüyle.

KAYMAKAM HAKKINDA DERHAL SORUŞTURMA BAŞLATILSIN, GÖREVDEN EL ÇEKTİRİLSİN

Büyükşehir ve ilçe belediyemizin yapmaya çalıştığı projeler engellenirken, diğer taraftan Karaburun Kaymakım olan hanımefendi nüfuzlu yakınlarının desteğini alarak belediyemize tahkikat yapılmakla görevlendirilmiş. İlçede bir korku imparatorluğu kurmak üzere bir dizi akçeli işlere de imza atmışlardır ne yazık ki. Özel koruma bölgesi ilan edildikten sonra Mordoğan-Çatalkaya mevkinden taşınmaz satın alan sayın kaymakam arazisinde zeytin-salamura tesisi yapmak için y azılı başvuru yapmış. Arsa statüsüne çevrilmeyeceği, bu taşınmazı amacı dışına kullanmayacağına dair yazılı taahhütte bulunmuştur. Ancak gerekli izinleri kolayca aldıktan sonra tesis ve ev imarlı olarak vasfı değiştirilen bu araziden büyük bir rant sağlamıştır. Canı sıkıldıkça CHP'li belediyelere teftiş, polis göndermekle nam yapmış olan İçişleri Bakanlığı, bu durumu devletin malını koruması gereken kişilerin bu mallardan şahsi rant sağlamasını ne kadar görmezden gelecektir. Karaburun kaymakamı hakkında derhal soruşturma başlatılmasıın, görevden el çektirilmesini, bu haksızlığın giderilmesini bekliyor, bu talebin takipçisi olacağımızı ve ilçe halkının hakkının yenmesine asla izin vermeyeceğimizi paylaşıyoruz.

Milletvekillerimizle birlikte esnafımızla, odalarla, üreticilerle, çiftçilerle biraraya gelerek dert ve sıkıntılarını dinlepi çözüm önerilerimizi anlatacağız.

CHP'den Karaburun'a çıkarma.. İl Başkanı Yücel: 'Belediyelerimize kumpaslar artıyor ancak...'
Demokrat Gündem

Exit mobile version