CHP'li Yücel'den hükümete sert İzmir eleştirisi: 'Bu tavrın sebebini biz çok iyi biliyoruz'

CHP İzmir İl Başkanlığı İzmir’in kurtuluşunun 99’uncu aynı zamanda CHP'nin kuruluşunun 98. yıl dönümünü kutladı yıldönümünü kutladı. Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtı önünde düzenlen törende konuşan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, İzmir'e gereken yatırımların yapılmadığını belirterek " bu tavrın sebebini biz çok iyi biliyoruz" dedi. CHP İzmir İl Başkanlığı, kurtuluşunun 99’uncu yıldönümü nedeniyle Cumhuriyet Meydanı Atatürk […]

CHP'li Yücel'den hükümete sert İzmir eleştirisi: 'Bu tavrın sebebini biz çok iyi biliyoruz'

CHP İzmir İl Başkanlığı İzmir’in kurtuluşunun 99’uncu aynı zamanda CHP'nin kuruluşunun 98. yıl dönümünü kutladı yıldönümünü kutladı. Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtı önünde düzenlen törende konuşan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, İzmir'e gereken yatırımların yapılmadığını belirterek " bu tavrın sebebini biz çok iyi biliyoruz" dedi.

CHP İzmir İl Başkanlığı, kurtuluşunun 99’uncu yıldönümü nedeniyle Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtı önünde bir tören düzenledi. Törene; ev sahibi CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’in yanısıra; CHP İzmir Milletvekilleri Mahir Polat, Kani Beko, Bedri Serter, Sevda Erdan Kılıç, İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Nurdan Şenkal Uçar, İl Gençlik Kolları Başkanı Burak Kotan, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, ilçe belediye başkanları, parti yöneticileri ve partililer katıldı.

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Nurdan Şenkal Uçar ve CHP İzmir Gençlik Kolları Başkanı Burak Kotan ile Atatürk Anıtı’na çelenk koydu.

""

“CUMHURİYET DEĞERLERİNDEN TAVİZ VERMEYEN DİK DURUŞUDUR”

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından bir konuşma yapan Yücel, İzmir'e ülkeye yaptığı katkı yok sayılarak kente gerekli yatırımların yapılmadığını söyledi. Bunun sebebini bildiklerini de dile getiren Yücel, "Tarihin yazıldığı ilk günlerden beri Hititler’den, İonlar’a, Lidyalılar, Perslere, Helen uygarlığına, Roma’ya, Bizansa ve Osmanlılara kadar çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan İzmir, bulunduğu coğrafyada her zaman öncü hoşgörünün, barışın ve özgürlüğün sembolü olmuştur” diyen Yücel; “ Yüz yıllarca Ermenilerin, Rumların, Musevilerin, Hıristiyanların ve Müslümanların huzur ve barış içerisinde yaşadığı İzmir’in tarihi ve kültürel zenginliği, insanının dünyaya aydın ve medeni bakışı, demokrasiye bağlılığı dönem dönem hep birilerini rahatsız etmiştir. Ancak bunu en çok son dönemde hissediyoruz. İzmir’e hizmet getirmemek, İzmir’e yatırım yapmamak, İzmir’in bu ülkeye yaptığı katkıyı yok saymak uzun yıllardır merkezi hükümetin İzmir’i cezalandırma yöntemi olmuştur. Aslında bu tavrın sebebini biz çok iyi biliyoruz. İzmir’e şaşı bakmalarının, akılları sıra İzmir’i cezalandırdıklarını zannetmelerinin en büyük sebebi, İzmir’in Mustafa Kemal Atatürk’ten, Cumhuriyet’ten ve Cumhuriyet değerlerinden taviz vermeyen dik duruşudur" ifedelrini kullandı.

İZMİR, HİÇBİR KİRLİ AYAĞIN ÜZERİNE BASAMAYACAĞI KUTSAL BİR TOPRAKTIR
Yücel, 9 Eylül’de iki gururu birden yaşadıklarını belirterek, “Dünya siyasi tarihinde, savaş cephelerinde kurulmuş tek siyasi parti olan, köklerini Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinden alan, Cumhuriyet Halk Partimizin 98. kuruluş yıldönümünde, yine tarihte bir milletin kurtuluş mücadelesini başlatan ve bitiren tek kent olan İzmir'imizin, düşman işgalinden kurtarılışının 99. yılında, başta Büyük Devrimci Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş gazilerimizi rahmetle, minnetle ve şükranla anıyorum. 15 Mayıs 1919’da Konak Meydanı'nda Gazeteci Hasan Tahsin'in ilk kurşunu atmasıyla başlayan ulusal direnişimiz, yine Konak Meydanı'nda Yüzbaşı Şerafettin'in bayrağımızı vilayet gönderine çekmesiyle sonuçlanmıştır. Türk Milletinin özgürlüğüne ve bağımsızlığına düşkün yapısı sonucu Anadolu ve Rumeli Müdafa – i Hukuk Cemiyetleri ve Kuvayi milliye hareketiyle başlayan milli mücadele, düzenli orduya geçilmesiyle 1. İnönü ve 2. İnönü zaferleri, Kütahya – Eskişehir muharebeleri, ardından Sakarya meydan muharebesi ve sonrasında 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan muharebesiyle zaferle taçlanmış, 9 Eylül’de İzmir’e girilmesi ve Yunan Askerinin denize dökülmesiyle ulusal bağımsızlık savaşımız cephede kesin bir şekilde sonuçlanmıştır. Ve artık İzmir, hiçbir kirli ayağın üzerine basamayacağı kutsal bir topraktır! Bundan sonra en yakın kurmayları ve arkadaşları İstanbul’a girip İstanbul’u ve Trakya’yı savaşarak almak için Mustafa Kemal’e ikna etmeye çalışmışlarsa da, işgal kuvvetlerinin muzaffer Türk ordusuyla çarpışmaya cesaret edemeyeceğini bilen Mustafa Kemal, kalan vatan topraklarını diplomasi ve siyasi zekâsıyla alma yolunu tercih etmiştir. İşte böyle kıymetli, böyle eşsiz bir mücadele ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur” dedi.

""

“DİN ADAMLIĞI AYRI BİR ŞEYDİR. VATANSEVERLİK, NAMUS VE AHLAK AYRI BİR ŞEYDİR”

Bir süredir Cumhuriyet ve Cumhuriyet değerlerine yapılan saldırıların arttığını ifade eden Başkan Yücel, “Bu yeni bir şey değil, milli mücadeleden tutun da Cumhuriyet’in ilk yıllarından başlayan ve günümüze kadar, Cumhuriyet ve Cumhuriyet Değerleriyle, Atatürk İlke ve Devrimleriyle hesaplaşmak isteyen yapılar olmuştur. Bunlar dönem dönem devletin kurumlarına sızmış, devleti ele geçirmeye çalışmış, hatta fırsatını bulduklarında darbe yapmaya çalışmışlardır. Milli mücadele döneminde, dönemin Şeyhülislamı Dürrizade Abdullah Efendi, Mustafa Kemal ve Kuvayi Milliyecilerin öldürülmelerinin günah sayılmayıp, caiz ve vazife sayıldığı konusunda fetva verirken, gerçek bir vatansever olan Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi karşı fetva vermiş ancak milli mücadeleyi desteklediği için idama mahküm edilmiştir. Şuraya geleceğim, din adamlığı ayrı bir şeydir. Vatanseverlik, dürüstlük, namus ve ahlak ayrı bir şeydir.  Geçtiğimiz günlerde Adli yıl açılışı Anayasa’ya ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin devlet geleneklerine aykırı bir şekilde Diyanet İşleri Başkanının katılımıyla gerçekleşmiştir. Anayasamızın 2. Maddesi derki “Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir” şeklinde konuştu.

“HALA O KOLTUKTA NASIL VE NE YÜZLE OTURUYORSUN?”

Laikliğin ne olduğuna değinen Başkan Yücel, “En basit tanımıyla din işlerinin devlet işlerine etki etmemesi, ettirilmemesidir. Devletin tüm dinlere, inançlara hatta inançsızlığa dahi eşit mesafede durmasıdır. İnsanların özgür ve güvenli bir şekilde inançlarını ve ibadetlerini yerine getirmelerini devletin teminat alması demektir. Evet adli yıl açılışı, Anayasaya aykırı bir şekilde Diyanet işleri Başkanının katılımıyla gerçekleştirildi. Buna tepki gösterenlere Diyanet İşleri Başkanı da, büyük bir pişkinlikle “İnanç siyasete, adalete, yargıya yansımasın istiyorlar” şeklinde cevap verdi. Sen Laiklik nedir biliyor musun? Senin işgal ettiğin makam ve kurum Laikliği güvence altına almak için kuruldu bilmiyor musun? Hala o koltukta nasıl ve ne yüzle oturuyorsun? Bakın biz dine, inançlara, duaya karşı değiliz. Din de bizim, dua da bizim. Bizim karşı olduğumuz dini siyasete alet eden din bezirganları, siyaset bezirganları, siyasi zübüklerdir. Onlara izin vermeyeceğiz” dedi.

“YAŞA MUSTAFA KEMAL PAŞA YAŞA” ÇIĞLIKLARINA SANSÜR UYGULUYOR”

“Bir süredir Olimpiyatlarda sporcularımızın ve kadın voleybol takımımızın başarılarıyla gururlanıyoruz” diyen Yücel, “Geçtiğimiz hafta Filenin Sultanları Polonya’yı yenerek yarı finale çıkmanın mutluluğuyla, büyük bir coşkuyla, büyük bir heyecanla İzmir marşını söylüyorlar. Devletin kanalı, devletin televizyonu “Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa” çığlıklarına sansür uyguluyor. Aynı TRT işlerine geldiğinde hain PKK terör örgütünün yöneticilerini ekrana çıkarıyor, terörist başının mektubunu televizyon ekranlarında yayınlıyor. Ata’mıza yapılan bu büyük saygısızlıktan, o kurumun başındaki kişi kadar, onu hala orada oturtan siyasi irade de sorumludur. Ben son olarak şunu ifade etmek istiyorum. İzmirliler ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurucu kadroları, Kurtuluş Savaşını başlatan ve bitirenler olarak, başladıkları işi asla yarım bırakmamışlardır. O yüzden Millet açlıktan ve işsizlikten kırılırken, 3’er 5’er maaş alan, milletin rızkını yandaşlara dağıtan, yangın söndürme uçağımız olmadığı için ormanlarımız yanarken kendilerine özel uçak filosu kuran, anayasayı yok sayan, Mustafa Kemal Atatürk’e sansür uygulayan bu iktidara son verip; Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun önderliğinde halkın iktidarını, milletin iktidarını kuracağız. Cumhuriyetin 2. Yüzyılında Cumhuriyeti Demokrasiyle taçlandıracağız. Ben, İzmir’imizin kurtuluşunun 99. ve Türkiye’nin Birleştirici gücü Cumhuriyet Halk Partimizin 98. Kuruluş yıldönümünü kutluyorum. Doğum günün kutlu olsun İzmir, doğum günün kutlu olsun Cumhuriyet Halk Partisi” dedi. 

""

ÖZUSLU: SALDIRILARA, BASKILARA, ENGELLERE RAĞMEN BURADA BUGÜN…

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, çifte bayram kutladıklarını dile getirerek, “Bugün iki bayramı birlikte kutluyoruz. Bu tabi ki hepimize çok büyük mutluluk ve kıvanç vesilesi oluyor. Ne mutlu ki bu iki bayramı bir arada kutlamak onurunu ve imkanını pandemi cenderesini yırtarak burada açık alanda kutlayarak hep beraber bütün İzmir’e, Türkiye’ye, Dünya’ya bu mesajımızı iletiyoruz. Birleşmiş Milletlerin bir konferansında önemli entelektüel sanatçımız Zülfi Livaneli’yle Portekiz Devlet Başkanı karşılıklı konuşuyorlarmış… Portekiz Devlet Başkanı, ‘Yahu yüzyılın iki önemli siyaset adamı var. 2 önemli devlet adamı var. Bir tanesi Winston Churcill, diğeri de Mustafa Kemal Atatürk. Hangisi bir numara, aralarında bir türlü karara varamadım’ demiş. Livaneli de ona, ‘Siz fena halde yanılıyorsunuz, Mustafa Kemal Atatürk, Winston Churchill’i iki kere mağlup etti, onun için yüzyılın siyaset ve devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk’tür’ demiş. Aynen öyle… Winston Churchill’i yenerek aslında onun şahsını yenmedik. Onun şahsında bizi yutmaya çalışan emperyalizme karşı bir mücadele verdik. Aslında yendiğimiz emperyalizmdir, yedi düveldir. Ne büyük ön görülü bir siyaset adamıdır ki Atatürk, ‘Benim naçiz vücudum bir gün toprak olacaktır ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır’ diyerek kendisinin fani, kalıcı olanın Türkiye Cumhuriyeti olduğunu taa o zaman ifade etmiştir. İşte çifte bayramla kutladığımız ve onun övündüğü iki tane eserinden bir tanesi cumhuriyetse diğeri de burada her birinizin neferi olmaktan onur duyduğunuz Cumhuriyet Halk Partisi’dir, partimizdir. Türkiye Cumhuriyeti bugün üzerine geçilmek istenen o deli gömleğine, saldırılara, baskılara, engellere rağmen burada bugün CHP’li neferlerin ortaya koyduğu gibi Mustafa Kemal Atatürk’ten aldıkları mirası geleceğe taşıyarak o AKP zulmünü de bugün ülkemiz başına geçirilmeye çalışılan o karanlık cübbeyi de elbiseyi de yırtacaktır. Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde çok yakın bir gelecekte Türkiye Cumhuriyeti’ni demokratik, kamucu, halkçı bir şekilde yeniden kuracak ve inşa edecektir” dedi.

KILIÇ: ÇOK UZUN SÜRELERDİR 9 EYLÜLLERDE BU MEYDANDAYIZ

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç ise yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi demek aslında hepimiz için bir aile demek. Ben de bu ailenin bu ferdi olmaktan onur duyuyorum, diğer arkadaşlarım da öyle. Sizlerle çok uzun sürelerdir 9 Eylüllerde bu meydandayız. Baktığımda hep benzer simalar görüyoruz. Farklı farklı görevler aldık ve devam ediyoruz. Belki de en önemlisi bu ailenin bir ferdi olmak. Yoksa diğer bütün görevler gerçekten geçici. Ben inanıyorum ki, bugün aynı zamanda İzmir’in de kurtuluş yıl dönümü İzmir’in kurtuluş yıldönümünün yüzüncü yıl dönümünde bu büyük aile hep beraber Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun önderliğinde ve Millet İttifakı’yla birlikte; halkı iktidarını bu aile fertleri el ele olduğumuzda hep beraber kuracağımıza çok inanıyorum. Ben biliyorum gece gündüz çalışıyor CHP fertleri, o yüzden yolunuz açık olsun

CHP'li Yücel'den hükümete sert İzmir eleştirisi: 'Bu tavrın sebebini biz çok iyi biliyoruz'
Demokrat Gündem

Exit mobile version