CHP GENEL MERKEZİNDE ROMAN ZİRVESİ…
CHP’nin Romanlara yönelik politika süreçlerinde yeni bir dönemin eşiğine gelindiğini düşünüyorum.
Uzun yıllara dayanan bu politika arayışlarının en somut ve ölçülebilir göstergelerinden biri, Roman toplumunun milletvekilliği düzeyinde siyasal temsiliyet kazanmasıydı.
Farklı dönemlerde gerçekleştirilen buluşmalar, çalıştaylar ve politika arayışlarının ardından CHP Roman Eylem Planı’nın Parti Meclisi’nde kabul edilmesi ise bu sürecin kurumsal açıdan en önemli kazanımlarından biri oldu.
Ancak 2023 Genel Seçimleri öncesinde siyasal temsil konusunda ortaya konulan girişim ve taleplere rağmen Meclis’te yeterli karşılığın oluşmaması, siyasetin içerisinde yer alan Roman figürlerimizde ve tabanda ciddi bir kırılganlık yarattı.
Ardından gelen yerel seçimlerde bazı belediye meclis üyelikleri kazanılmış olsa da bu kazanımlar Roman toplumunun ihtiyaç duyduğu temsiliyet beklentisini karşılamaya yetmedi.

Roman toplumunda kırılganlık giderek derinleşti.
Siyaset mekanizmasında yaşanan konjonktürel savrulmalar ve son dönemde ortaya çıkan gelişmelerin ardından CHP’de arınma, temiz siyaset ve yeniden yapılanma başlıklarının öne çıktığı yeni bir süreç başladı.
Biz de CHP’ye duyduğumuz aidiyetin sorumluluğu içerisinde temaslarımızı yeniden güncelledik.
Neredeyse sönümlenme noktasına gelen Romanlara yönelik politika süreçlerinin yeniden ele alınmasına ilişkin girişimlerimiz karşılık buldu.
Bu karşılık, meselenin CHP Genel Merkezi’nde yeniden değerlendirmeye alındığının ve kurumsal bir hazırlık sürecinin başladığının önemli bir göstergesiydi.
Bu çerçevede, iller arasında oluşturduğumuz heyetle Ankara’da gerçekleştirdiğimiz ziyareti sıradan bir siyasi temas olarak değerlendirmemek gerekiyor.

Öncelikle CHP Grup Toplantısı’na katıldık. Ardından heyetimizle birlikte CHP Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu makamında ziyaret ettik.
Heyetimiz, Roman toplumunun sorunlarını, beklentilerini ve çözüm önerilerini doğrudan ifade etme fırsatı buldu.
Sayın Genel Başkanın konuya hâkimiyeti ve meseleyi kurumsal sorumluluk içerisinde değerlendirmesi bizler açısından oldukça anlamlıydı.
Siyaset kurumu olarak bu sorunları çözmek zorunda olduklarına yönelik yaklaşımı, CHP’nin Romanlara yönelik politika süreçlerinde yeniden bir irade ortaya koyduğunu gösteriyordu.
Bu görüşmeden edindiğimiz en önemli izlenim, Roman meselesinin yeniden CHP’nin kurumsal sorumluluk alanında ele alınacağıydı.
Heyetimizin teması, önceden oluşturulmuş bir randevu çerçevesinde CHP Genel Merkezi’nde Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Necdet Saraç’ın makamında gerçekleştirilen nitelikli bir toplantıyla devam etti.
Sayın Saraç ile zaten bu süreci yeniden oluşturmak amacıyla uzun süredir yoğun bir temas trafiği yürütüyor, fikir, yöntem ve kurumsal mekanizma üzerine bir altyapı oluşturuyorduk.
Dolayısıyla Ankara’daki toplantı yalnızca mevcut sorunların konuşulduğu bir görüşme değil, bundan sonraki sürecin nasıl kurumsallaştırılacağına ilişkin önemli bir aşamaydı.
Sonuç itibarıyla ortaya çıkan yaklaşım oldukça netti:
CHP Genel Merkezi’ne bağlı bir mekanizmanın kurulması, bu mekanizmanın iller arası daha geniş bir heyetle güçlendirilmesi ve Romanlara yönelik çalışmaların CHP’nin kurumsal bütünlüğü içerisinde eşgüdümlü biçimde yürütülmesi.
Bu yaklaşımın en somut karşılığı ise ROMAN KOORDİNASYON KURULU kurulması iradesinin açıkça ortaya konulması oldu.
Elbette motivasyonumuz tazelendi.
Çünkü burada yalnızca bir görev veya temsil talebinden söz etmiyoruz.
Roman toplumunun CHP içerisindeki siyasal temsiliyetinin güçlendirilmesinden, iller arasında ortak bir iradenin oluşturulmasından ve bu iradenin CHP Genel Merkezi ile sürekli çalışan kurumsal bir mekanizmaya dönüşmesinden söz ediyoruz.
Kısa bir süre içerisinde, iller arası daha geniş bir heyetle CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilecek yeni toplantıda Roman Koordinasyon Kurulu’nun somutlaşmış hâlini hep birlikte göreceğimize inanıyorum.
Bu süreçte Sayın Genel Başkan Yardımcımız Necdet Saraç’ın özel gayreti, Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden irade ortaya koyması ve sorumluluk üstlenmesi son derece kıymetlidir.

Ankara’da gerçekleşen bu temasları, CHP’nin Roman politikalarında yeni bir kurumsal sayfa açılmasının işareti olarak değerlendiriyorum.
Roman toplumunun beklentisi yalnızca konuşulmak değil; sorunlarının siyasal mekanizmalara taşınması, çözüm süreçlerinin izlenmesi, temsiliyetin güçlendirilmesi ve kalıcı bir kurumsal sorumluluk mekanizmasının oluşturulmasıdır.
Bugün geldiğimiz nokta tam da burasıdır.
Yılların birikimi, sahadaki deneyim, CHP’ye duyduğumuz aidiyet ve yeniden kurulan temaslar artık yeni bir eşiğe ulaşmıştır.
Bu nedenle Ankara’da yaşananları sıradan bir ziyaret olarak değil, CHP Genel Merkezi’nde gerçekleşen bir Roman Zirvesi olarak tanımlıyoruz.
Şimdi önümüzdeki temel sorumluluk, ortaya çıkan bu siyasi iradeyi kalıcı, işleyen ve sonuç üreten bir mekanizmaya dönüştürmektir.
Çünkü Romanların siyasette yeniden görünür olması kadar, bu görünürlüğün kalıcı bir kurumsal güce dönüşmesi de önemlidir.
Romanlar artık yalnızca kendileri hakkında politika üretilmesini bekleyen değil, politikanın oluşumuna ve uygulanmasına katkı sunan siyasal özneler olmak istiyor.
YENİ DÖNEMİN EN ÖNEMLİ EŞİĞİ BUDUR