Cumhurbaşkanı Erdoğan İzmir'de: 'Yunanistan'ı bir asır öncesi gibi ikaz ediyoruz'

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) en büyük planlı tatbikatlarından 'Efes-2022 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı'nın seçkin gözlemci gününün gündüz safhasına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin terör örgütleri ve düzensiz göç gibi dünyanın en kritik sınamalarını başarıyla verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kafkaslardan Afrika'ya Karadeniz'den Akdeniz'e kadar her yerde barışın, güvenliğin ve istikrarın tesisi […]

Cumhurbaşkanı Erdoğan İzmir'de: 'Yunanistan'ı bir asır öncesi gibi ikaz ediyoruz'

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) en büyük planlı tatbikatlarından 'Efes-2022 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı'nın seçkin gözlemci gününün gündüz safhasına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin terör örgütleri ve düzensiz göç gibi dünyanın en kritik sınamalarını başarıyla verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kafkaslardan Afrika'ya Karadeniz'den Akdeniz'e kadar her yerde barışın, güvenliğin ve istikrarın tesisi konusunda kimsenin inkar edemeyeceği gayretler sarf ediyoruz. İnsani yardımlar konusunda da milli gelirimize göre oranlandığında dünyada ilk sırada yer alıyoruz. Tüm bu tablo içinde Türk Silahlı Kuvvetlerimiz özel bir yere sahiptir. Kahraman ordumuz, sınır güvenliğimizden sınır ötesi harekatlarımıza, terörle mücadeleden NATO ve ikili antlaşmalarla yürüttüğümüz uluslararası görevlere kadar her alanda gösterdiği başarılarla göğsümüzü kabartıyor. PKK ve YPG'den DEAŞ'a kadar dünyanın en tehlikeli terör örgütleriyle yürüttüğümüz mücadelede elde ettiğimiz sonuçların eşi benzeri yoktur. Suriye'de herkesin yol açtığı tehdide dikkat çektiği ancak fiilen sahaya girip mücadele etmeye yanaşmadığı ilk ve tek harekatı biz gerçekleştirdik. Aynı şekilde hem ülkemizin hem de komşularımızın toprak bütünlüğüne, milli birlik ve beraberliğine, egemenlik haklarına tehdit oluşturan PKK / YPG ile de sadece biz mücadele ettik. Başarıyla tamamladığımız 2016'daki Fırat Kalkanı, 2018'deki Zeytin Dalı, 2019'daki Barış Pınarı, 2020'deki Bahar Kalkanı ve hala devam eden 'Pençe' harekatlarımızla sınırlarımızı 30 kilometre derinliğinde bir güvenlik hattına alma kararlılığımızı adım adım hayata geçiriyoruz. Türkiye'nin bu meşru güvenlik politikası terör örgütlerine sadece bizim sınırlarımızdan uzaklaştırmakla kalmıyor, komşularımızın da huzuruna ve istikrarına katkıda bulunuyor" diye konuştu.

Türkiye sınırları dibinde terör koridorları kurulmasına asla izin vermeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunun için güvenlik hattımızın eksik kalan kısımlarını tamamlayacağımızı burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Hiçbir gerçek müttefikimizin ve dostumuzun da ülkemizin bu meşru güvenlik kaygılarına karşı çıkamayacağını ve tercihini terör örgütlerinden yana kullanmayacağını umut ediyoruz" ifadelerini kullandı.""

'MİÇOTAKİS HERHALDE ADALARA TURİSTİK ÇIKARMA YAPIYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya- Ukrayna savaşının dünyada barışın ve istikrarın ne kadar kırılgan ve pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösterdiğine dikkati çekip, şunları kaydetti:

"Bölgemizde yaşanan çatışmalar ve potansiyel tehditler NATO ittifakının birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğuna işaret etmiştir. Böyle kritik bir dönemde Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ta ülkemizin uluslararası antlaşmalara dayalı haklarına ve çıkarlarına yönelik tehditler içeren stratejilere tevessül edilmesinden üzüntü duyuyoruz. Bazı Yunan siyasetçiler dünyada eşi benzeri görülmemiş bir pervasızlıkla gerçeklikten uzak, akla mantığa hukuka aykırı söz ve eylemlerle gündem olmaya çalışıyorlar. Halbuki bu tür konuların iç politikaya yönelik şımarıklıkları kaldırmayacak kadar hassas olduğunun ve ağır sonuçlarının olabileceğinin sayısız örneği önümüzde durmaktadır. Ülkelerinin kaynaklarını, enerjilerini ve vakitlerini asla güçlerinin yetmeyeceği hayallerle heba edenler tarih önünde bunun hesabını mutlaka verecektir. Bu vesileyle bir kez daha Yunanistan'ı 'gayri askeri' statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmeye, uluslararası anlaşmalara uygun davranmaya davet ediyoruz. Şaka yapmıyorum, ciddi konuşuyorum. Özellikle bu millet kararlıdır ve bir şeyi söylerse ardını da takip eder. Doğu Akdeniz'de ülkemiz ana karasına 2 kilometreden daha az, Yunanistan'a ise 600 kilometreden daha fazla mesafedeki Meis Adası için 40 bin kilometrelik deniz yetki alanı talep etmenin anlamını uluslararası camianın takdirine bırakıyoruz. Gayri Askeri statüdeki adaların çeşitli tatbikatlara dahil edilerek, NATO ve üçüncü taraf ülkelerin de bu hukuksuzluğa alet edilmeye çalışılması sonu felaketle bitecek bir çabanın ötesinde bir anlama sahip değildir. Sayın Miçotakis herhalde adalara turistik çıkarma yapıyor."""

'YUNANİSTAN'IN BASKICI TUTUMUNA GÖZ YUMULMASI ÇİFTE STANDARTTIR'

Yunanistan'ın AB üyesi olmasına rağmen birliğin değerlerini, evrensel insan haklarını, uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak Batı Trakya, Rodos ve İstanköy'de yaşayan Türk azınlığa baskı uygulamayı hala sürdürdüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hukuksuz uygulamaları sebebiyle 1999 ve 2006 yıllarına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından mahkum edilen Yunanistan'ın baskıcı tutumunu devam ettirmesine göz yumulması da bir çifte standart örneğidir. Konu Türkiye olunca şahin kesilenlerin AİHM'i hiçe sayan, terör örgütlerini açıkça destekleyen, sığınmacılara her türlü insanlık dışı muameleyi yapan Yunanistan'a ses çıkarmamasını da takip ediyoruz. Son 2 yıldır askeri heyet toplantı taleplerimize dahi cevap vermeyen Yunanistan'ın kışkırtmalarını soğukkanlılıkla karşıladık. Ancak bu sabrımızın ve soğukkanlılığımızın muhataplarımız tarafından yanlış anlaşıldığını görüyoruz. Türkiye kimsenin hakkını hukukunu çiğnemez ama kendi hakkı ve hukukunu da kimseye çiğnetmez. Esasen bu ülke kurulduğu tarihten beri sırtını hep birilerine dayayarak, birilerinin hesaplarına alet olarak benzer hamleler yapmıştır. Yunanistan'ı tıpkı 1 asır önce olduğu gibi, pişmanlıkla sonuçlanacak hayallerden, söylemlerden ve eylemlerden uzak durması, aklını başına alması konusunda tekrar ikaz ediyoruz. Kendine gel. Türkiye Ege'deki haklarından vazgeçmeyeceği gibi, adaların silahlanması konusunda uluslararası anlaşmaların kendisine tanıdığı yetkileri gerektiğinde kullanmaktan geri durmayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"Diğer taraftan Kıbrıs'ta Rum tarafının ikircikle ve dayatmalı tavrı Ada'da bize eşit, egemen bağımsız 2 devletli yöntem dışında bir çözüm yolu bırakmamıştır" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Papazlara ağır silah eğitimi vermekten, terör örgütlerine ofis açmaya kadar Rumların yaptığı her tasarruf bu kararın isabetini göstermektedir. Bizim uluslararası anlaşmalara dayalı yükümlülüklerimizin yanında tarihimizden ve medeniyetimizden kaynaklanan sorumluluklarımız da var. Azerbaycan'dan Libya'ya, Balkanlar'dan Orta Asya'ya kadar geniş bir alanda bu sorumluluklarımızın gereğini yerine getiriyoruz. Karabağ ve işgal altındaki Azerbaycan topraklarında, 2020 yılının son aylarında yaşanan hadiseler yanında bu anlayışla kardeşlerimizin yanında yer aldık. Ermeni tarafının tahrikleriyle başlayan ve 44 günlük bir mücadelenin sonunda Azerbaycan'ın zaferiyle sonuçlanan bu savaşla bölgede yaklaşık 30 yıldır süren işgal sona erdi." 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından beraberindeki heyetle Savunma Sanayii Sergisi'ni gezdi. Erdoğan'ın, sergiyi gezdikten sonra partisinin İzmir İl Danışma Kurulu toplantısına katılmak üzere helikopterle bölgeden ayrılması bekleniyor.

 

 

 

""

TATBİKATIN GÜNDÜZ SAFHASI BAŞLADI

İzmir'in Seferihisar ilçesinde Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi'ndeki tatbikatın ikinci günü gündüz safhasıyla saat 08.50'de Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, kuvvet komutanları ve diğer ülkelerden seçkin gözlemcilerin katılımıyla başladı. Tatbikatın saat 11.00'den sonraki bölümüne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katılıyor.

Deniz top ateş desteğiyle kara bombardımanı yapılmasıyla başlayan tatbikatta, amfibi harekatını destekler nitelikteki topçu ve havan atışları yapıldı ardından Sikorsky tipi helikopter obüsü, CH-47 helikopteri ise mühimmat konteynerini hedeflenen bölgeye taşıdı. Senaryo kapsamında yaralanan personel, helikopter ile seyyar sahra hastanesine tahliye edildi ve ardından amfibi hücum harekatına yönelik yakın hava desteği sağlandı. Amfibi harekat kapsamında makineli tüfek ve RPG 7 R/A atışları yapıldı. Yine amfibi hedef sahasındaki düşman denizaltısı, Sikorsky helikopterlerin daldırdığı sonar ile tespit edilerek, talim torpidosu atışı yapıldı ve denizaltı yüzeye çıkarıldı. Bu sırada amfibi harekatını desteklemek için belirlenen hedeflere topçu atışları yapıldı. Hava Kuvvetleri'ne bağlı unsurlar, hava muharebe devriyesi görevini gerçekleştirdi.

Senaryo kapsamında karadaki hedeflere ulaşmak için yamaç çökertmesi yapıldı, yerli ve milli silahlar AKSAR ve İYGAS sistemleri kullanılarak mayınlı saha temizlenip, tel engellerden geçit açıldı. Amfibi hücum harekatı, Heybeliada ve Büyükada korvetlerinden 6 kilometreden yapılan 76 mm top atışları, ABD ve Türk bataryalarının birleşik yaptığı obüs, keskin nişancı ve havan atışları ile desteklenirken, mayın avlama gemisinin (MAG) tespit ettiği mayın, otonom su altı aracı ve mayın harbi dalgıçları tarafından teşhis ve imha edildi. Keskin nişancı atışları, milli keskin nişancı tüfeği BORA ile yapıldı. Senaryo kapsamındaki harekat, taarruz helikopteri ile de desteklenerek, denizde arama- kurtarma ve sıhhi tahliye çalışması yapıldı.

""

GECE SAFHASI SONA ERDİ… HEDEFLER TAM İSABETLE VURULDU

TSK’nın en büyük planlı tatbikatı olan Efes-2022 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı’nın gece safhası sona erdi. 37 ülkeden bin yabancı personel ve TSK unsurlarıyla birlikte 10 bin personelin katıldığı tatbikatın gece faaliyeti, senaryo gereği özel kuvvet timleri deniz ve havadan sızarak hedefleri vurarak etkisiz hale getirmesiyle başlarken, bölgeye intikal eden SAT ve SAS timleri keşif harekatı yapmasının ardından belirlenen hedefler taarruz helikopterleriyle vuruldu. Ön kuvvet harekatını destekleyen atışlar çerçevesinde hedefler, hava gücü ve havan silahlarıyla vuruldu. Tespit edilen sualtı mayınları da SAT ve SAS timlerince imha edildi.

Amfibi aldatma harekatı ve amfibi keşif harekatı başlatılırken, inme bölgesinde tespit edilen hedefler taarruz helikopterleri tarafından ateş altına alındı. Hava hücum harekatında karşıt kuvvet topçu atışlarıyla baskı altına alındı. Daha sonra inen birlikler düşman tanklarına tanksavar ile ateş açtı.

Özel Kuvvetler Komutanlığı ise muharebe arama kurtarma görevini yaptı. Amfibi yükleme/bindirme yapan askeri unsurlarının hava taarruzuna maruz kalması sebebiyle belirlenen hava hedeflerinin hava savunma silahları ile vurulmasıyla birlikte gece faaliyetleri başarıyla tamamlanarak sona erdi.

""

TATBİKATTA İLK KEZ KULLANILAN SİLAH VE ARAÇLAR

Tatbikatın Kara Harekatında milli imkanlarla üretilen KNT-76 keskin nişancı tüfeği, taktik tekerlekli zırhlı araçlar (Kobra-2, Kirpi-2, Vuran), 106 mm havan, Proton Elic tünel tespit cihazı, Para OMTAS kuleli tekerlekli araç, KORNET (Kaplan), kaideye monteli cirit (Sipahi), patlayıcı madde şüpheli cisim imha aracı (Kirpi-2), Hava Hücum Harekatı’nda Akıncı TİHA, milli imkanlarla üretilen T-129 ATAK helikopterleri, S-70 ile 105 mm’lik obüs, 35 mm modernize çekili top ve ateş idare cihazı, Deniz Harekatı’nda Vurucu İnsansız Hava Aracı (VİHA), deniz karakol uçağı talim torpidosu, otonom sualtı aracı, Hava Harekatı’nda ise lazer güdümlü mühimmat ve hassas güdüm kitli mühimmat ilk defa kullanıldı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanının yanı sıra diğer ülkelerden seçkin gözlemciler takip etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan İzmir'de: 'Yunanistan'ı bir asır öncesi gibi ikaz ediyoruz'
Demokrat Gündem

Exit mobile version