Kamuoyunun yakından takip ettiği Polat ailesinin tatil odağında meydana gelen silahlı asayiş faciası, adli tıp ve siber suç birimlerinin dikey incelemeleriyle yeni bir boyuta evrildi.
İzmir’in Çeşme ilçesinde, Dilan ve Engin Polat çiftinin hem şoförlüğünü hem de yakın korumalığını yürüten amca oğlu Can Polat, aileyle birlikte kaldığı otelden çıkış yaptığı sırada pusuya düşürülerek sol koltuk altından vuruldu ve hastanede hayatını kaybetti.
Cinayetin ardından tırmanan “yeraltı hesaplaşması” iddiaları, emniyetin teknik takibi ve şüpheli organizasyonların dijital mecralardaki kurumsal yalanlama mesajlarıyla başkent ve İzmir kulislerini hareketlendirdi.

Tetikçi Otel Çevresinde Keşif Yapıp Kredi Kartı Kullanmış
İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ve Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin kaza ve olay yeri çevresindeki dikey saha taramalarında, suikastın arkasındaki lojistik zafiyet deşifre edildi.
Güvenlik kameralarını ve çevre esnafın beyanlarını inceleyen uzman ekipler, saldırganın cinayet öncesinde otel çevresindeki işletmelerde uzun süre keşif ve pusu faaliyeti yürüttüğünü tescilledi.
Katil zanlısının bu bekleme esnasında bir ticari işletmeden kredi kartı vasıtasıyla alışveriş yaptığı saptandı. Bankacılık ağından çekilen slip kayıtları üzerinden yapılan dikey kimlik tespiti neticesinde, şüphelinin Serhat Altun olduğu kesinleşti.
Ekiplerin İzmir genelinde başlattığı eş zamanlı operasyon şeridi neticesinde zanlı Altun, Konak ilçesinde gizlendiği adreste kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.
Engin Polat “Daltonlar Tehdit Ediyordu” Dedi, Örgütten Jet Yalanlama Geldi
Cinayetin hemen ardından Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde resmi müşteki sıfatıyla ifadesi alınan Engin Polat, adli tutanaklara geçen beyanında yaklaşık iki yıldır “Daltonlar” olarak bilinen organize suç örgütü tarafından sistematik olarak tehdit edildiğini ve bu kurumsal tehditlere ilişkin daha önce de emniyet birimlerine resmi şikayet dilekçesi verdiğini kaydetti.
Bu iddiaların ulusal bültenlerde geniş yankı bulması üzerine, Türkiye’den erişime kapalı olan ve Daltonlar adlı suç örgütünün kurumsal sözcülüğünü yürüttüğü iddia edilen siber hesaplar üzerinden yazılı bir açıklama yayınlandı.
Can Polat cinayetiyle zerre alakalarının bulunmadığını savunan örgüt yapısı, açıklama metninde şu kurumsal ifadelere yer verdi: “Biz kadının, çocuğun yanında mermi atmayız. Hasımlarımıza bile yapacağımız eylemde bu kuralı çiğnemeyiz, bunu bize düşmanlık edenler de gayet iyi bilir. Şimdi Engin Polat çıksın, adam gibi doğruları anlatsın. Bizim bu son yaşanan olayla zerre alakamız yoktur. Bu tarz, kadınların ve çocukların olduğu yerlerde yapılan eylemleri de şiddetle kınıyoruz. Yaşanan olayda hayatını kaybeden gariban korumaya Allah’tan rahmet dileriz.”
Gözaltı Sayısı Yükseliyor: Soruşturma Çok Yönlü Genişletildi
İzmir Emniyeti, tetikçi Serhat Altun’un yakalanmasının ardından kentin giriş çıkış hatlarında ve şüphelinin irtibatlı olduğu saptanan siber/fiziki ağlarda operasyonların dozajını artırdı.
Can Polat’ın ölümüne ilişkin gözaltı sayısının dikey olarak yükseldiği, cinayete azmettiren unsurların ve kaçış güzergahında lojistik destek sağlayan diğer faillerin de adli takibe alındığı bildirildi.
Saldırıda kullanılan ruhsatsız silahın balistik incelemesi İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı’nda devam ederken, adli makamlar cinayetin arkasında Polat ailesinin mali portföyüne yönelik bir şantaj silsilesinin olup olmadığını çok yönlü olarak soruşturuyor. Bölgedeki sıcak takip sürüyor.
İlginizi çekebilir: Adalet Bakanlığı’na 900 icra katibi alınacak