Dorukhan Büyükışık’ın ölümüyle ilgili yürütülen ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde kurulan 4 kişilik özel ekibin devraldığı soruşturmada düğmeye basılmıştı.
“Kasten öldürme”, “suç delillerini yok etme” ve “yalan tanıklık” gibi ciddi suçlamaların yer aldığı operasyon kapsamında, haklarında gözaltı kararı verilen 26 şüpheliden 24’ü tutuklanmış oldu.
OLAYIN GEÇMİŞİ: İNTİHAR MI, CİNAYET Mİ?
13 Mayıs 2018 tarihinde bir inşaat alanında ölü bulunan Dorukhan Büyükışık’ın ölümü, ilk aşamada “intihar” olarak kayıtlara geçse de ailenin uzun süren ısrarlı hukuki mücadelesiyle dava süreci derinlikli bir soruşturmaya dönüştü.
Olayın aydınlatılması adına atılan adımlar kapsamında, olay yerine ilk intikal eden ve görevlerini kötüye kullandıkları öne sürülen 8 polis memuru hakkında iddianame hazırlanırken, şantiyede görevli 5 çalışan hakkında ise “kasten öldürme” suçlamasıyla müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Hukuki süreçte önemli bir aşama kaydedilerek, 10 Ekim 2025 tarihinde polislerin yargılandığı 2. Asliye Ceza Mahkemesi dosyası ile inşaat çalışanlarının yargılandığı 21. Ağır Ceza Mahkemesindeki ana dava dosyası tek bir çatıda birleştirildi.
OPERAYONUN KAPSAMI GENİŞLETİLDİ
21 Mayıs tarihinde 9 farklı ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda; aralarında dönemin İlçe Emniyet Müdürü İ.Y. ve inşaat şirketinin ortaklarının da bulunduğu çok sayıda isim gözaltına alınmıştı.
Yurt dışında olan şantiye sorumlusu Y.A.’nın yakalanmasıyla birlikte, olayın örtbas edildiği ve delillerin karartıldığına yönelik iddialar güç kazandı.
Soruşturma kapsamında geriye kalan şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar ise devam ediyor.
İlginizi çekebilir: STK’lar ve yurttaşlardan mutlak butlan kararına ortak ses: “Boyun eğmeyeceğiz”