DOSTLUKLARI DA UNUTTUK!

İzmir’den çok önemli bölge müdürleri geçti. Bunlardan biri de, zaman zaman ters gittiğim Bağ-Kur Müdürü Necati Çetiner idi… Nasıl, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ‘Sinirleri alınmış!’ ve ‘Çok soğukkanlı’, ‘Telaşa kapılmayan’ ender insanlarımızdan biri olarak tanıyorsak, Necati Çetiner için de aynı sözleri söyleyebiliriz. Kapısı hep açıktı… Şimdi de, bilgisini ve tecrübesini İzmirlilerle paylaşıyor. Yeni öğrendim; […]

İzmir’den çok önemli bölge müdürleri geçti.

Bunlardan biri de, zaman zaman ters gittiğim Bağ-Kur Müdürü Necati Çetiner idi…

Nasıl, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ‘Sinirleri alınmış!’ ve ‘Çok soğukkanlı’, ‘Telaşa kapılmayan’ ender insanlarımızdan biri olarak tanıyorsak, Necati Çetiner için de aynı sözleri söyleyebiliriz.

Kapısı hep açıktı…

Şimdi de, bilgisini ve tecrübesini İzmirlilerle paylaşıyor.

Yeni öğrendim; önemli bir mide ameliyatı geçirmiş, şimdi ise sağlığı yerinde…

Herhalde, benim gibi bazılarının hareketleri midesinden rahatsızlığına neden olmuş…

‘Geçmiş olsun’ dileklerimi ilettim.

Binlerce kişinin ‘hayır dualarını’ aldığını söyledim…

Ve sağlıklı günlerde buluşarak, geçmiş dönemdeki anıları, güzellikleri konuşmayı ve paylaşmaya karar verdik.

Şu anda bile özellikle depremzedeler için çırpınıyor birçok İzmirli gibi…

Umarım yine çok başarılı günleri olur…

‘İyilik söylenmez’ bu yüzden iyilik yaptığı kişileri tek tek anlatmayacağım sadece birini anımsatacağım:

Sporcuların, sporla ilgilenenlerin yakından tanıdıkları, kaleci ‘Foto Dursun’ vardı…

Şimdi Kemalpaşa’da bir tarlada onlarca sokak hayvanına bakıyor…

Kendini ‘Hayvanlara dostluğa ve hayra’ vakfetmiş…

Bana şunu söylemişti:

‘Allah razı olsun Necati Çetiner Müdür sayesinde emekli olmuş ve böylece binlerce sokak hayvanlarına yardım etmemi sağlamıştı!’

Belki de Necati Çetiner anımsamaz bile…

 

*- BİR DOKTORUN PERİŞAN HALİ

 

Necati Çetiner’den öğrendim; ‘Bir doktorumuz’ yazmış…

Benimle paylaştı..

Bu arada İzmirli ortak dostlarımız birkaç doktorumuzun yaptıkları ve başarılarını da konuştuk…

Bir gün onları da paylaşırım:

‘…Ailemi gömdüm geldim, ellerimle yazdım o tahtalara isimlerini… Çocukluklarını yaşamadılar doktor olacaklar, diye…

Biri 3 yıldır doktorluk yapıyordu, biri 4 aydır doktordu, diğeri ise son sınıf intern doktordu; nöbetten çıkıp derin uykularına çekilmişlerdi…

Tekinim annesine (teyzeme) sarılıp ölmüş,

Büşram kedisine sarılarak ölmüş,

Metin üzerinde Fenerbahçeli battaniyesiyle ölmüş…

Amcam enkaz altında direnmiş, ambulansa binmeden evlatlarının öldüğünü öğrenmiş ve hemen ardından ölmüş…

 

*- DOĞUMUNDA ve ÖLÜMÜNDE!

 

Büşrayla 14 Şubat planımız vardı, o enkazdan çıkartıldığı gün ben onu Ankara havaalanından alacaktım, birlikte Sapanca’ya 14 Şubat’ı kutlamaya gidecektik…

Belirlediğimiz gün buluştuk ama kahrolasıca Adıyaman’da buluştuk ve ben elime doğan çocuğun cesediyle çalıştığı hastanenin morguna gittik, beraber…

Ne adli tıpta, ne morgda onları yalnız bırakmadım, ölüm evraklarını ben imzaladım, ben!

Bu vatana, millete hayırlı evlat oldu hepsi ama maalesef kefensiz girdiler toprağın altına…

Mekanları cennet olsun inşallah!

Gürcan Duygu Baysal’dan alıntı yapan Önceki Bağ-Kur Müdürümüz Necati Çetiner gibi ben de ‘inşallah’ diyorum…

Herkes gibi dua ediyorum…

 

*- İŞİN SAKAT TARAFI

 

Karşıyaka’lı Volkan Berber de önemli bir bilgiyi paylaşıyor.

Dediği şu:’  ·

Kentsel dönüşüm ‘eski bir binayı yıkıp, aynı uygunsuz zemine yeniden yapmak!’ demek değildir.

Bu yapısal dönüşüm olur ve işin sakat tarafıdır.

Yapılması gereken, kentsel dönüşüm ve tasarım; yani ulaşım, yeşil alan, sosyal donatılarla birlikte yeni yerleşim yerleri oluşturmaktır.

Bu da şehir plancıları ile mimarların yönetimi ve yer bilimcilerin katılımı ile yapılmalıdır.

Daha önce Karşıyaka'da yaşamayan ve tarihini bilmeyenler için söylüyorum;

 

*- BORNOVA’DAN, BAYRAKLI’DAN DAHA BETER

 

‘Karşıyaka'nın zemini Berberde kullanılan jöle gibidir ve yumuşaktır.

1950 yıllarında Karşıyaka'nın dolgularla genişletildiğini unutmayalım!

Bir an önce Arama Kurtarma Ekibi kuralım.

Bunun için de inşaat mühendisleri, jeoloji mühendisleri, Mimarlar ve kent bilimcileri olması şart!

Eş dost akraba ile olacak iş değil!

Derhal bu tip adamları bulup Karşıyaka'da Acil durum tesisi kurulmalı.’

 

*-  ACELE İŞE ŞEYTAN KARIŞIR

 

Bir ara birlikte çalıştığım Güliz Yıldız Zeren de önemli bir konuya değinmiş, ‘Kimlik tespit çalışmaları’ ile ilgili!

Adli Bilimciler Derneği Başkanı Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Hamit Hancı, Kahramanmaraş merkezli depremlerde, felaket kurbanlarının kimliklendirilmesi konusunda dikkatli olunması gerektiğini söylüyor.

Malatya’da deprem bölgesinde bulunan bir adli tıp uzmanı, twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, “ve mezar açma- fethi kabirler başladı.

Bir mezar için yeniden açılma kararı alındı. Yakınları karıştırmış. Açılıp DNA alınacak tekrar. İşler iyice sarpa saracak. Afet yönetimi çok kötü idi çok. Allah bu milletin yardımcısı olsun” cümlelerini kullandı.

‘Testi kırılmadan önce uyarıyoruz’ diyen Prof. Dr. Hancı, 1999 Gölcük depreminde felaket kurbanlarının kimlik tespitleri konusunda yaşanan sorunların, bu kez tekrar etmemesi için temkinli olunması, titiz çalışılması yönünde uyarılarda bulundu. 

İzmir’den yıllarca önceden tanıdığım Prof. Dr. Hancı açıkça;

 ‘Felaket Kurbanları Kimlik Tespit Çalışmalarında Titiz Olunmalı’ diyor, meslektaşlarına, öğrencilerine…

Başkan Prof. Dr. Hamit Hancı, 1999 depreminde can kayıplarının fazla olması ve hava koşullarının sıcak olması nedeniyle salgın riskine karşı toplu definlerin yapıldığını, bu yüzden de kimlik tespitlerinde sorunlar yaşandığını belirtti.

Olayı Prof. Dr. Hancı’nın sözleriyle özetleyelim:

‘Kimlik tespitlerinde çok dikkatli olunmalıdır. 1999’daki hataları yapmayalım. Mutlaka DNA testi yapılmalı, parmak izi alınmalıdır. Vefat eden kişinin vücudunda belirgin özellikleri var ise; yara,bere, doğum izi, ameliyat izi eksiklik gibi mutlaka kayıt edilmelidir.

Tüm bunlar yapıldıktan ve kayda geçirildikten sonra defin işlemi yapılmalıdır. Sadece yakınlara gösterilerek defin yapılması sağlıklı olmuyor. Yüzde 50 yanlışlıklar çıkabiliyor.’

 

*- KOORDİNE ÇOK ÖNEMLİ

 

Canlılar için hipotermi nedeniyle çalışmaların koordineli yapılması önemlidir.

Ancak vefat edenler için soğuk hava mevsim koşulları cesetlerin, kokuşma, çözülme ve  bozulmayı geciktirir.

Enkaz çalışmalarında ölenlerin kimliklerinin tespit edilmesi, delillerin sağlıklı toplanması için acele edilmemesi gereklidir.

Acele edilecek olan kısım insan yaşamıdır.

Kurtarma konusunda bu saatten sonra çok nadir canlı çıkar ancak bir kişi için bile alanda olmak lazım.

Afet kriminal inceleme ekipleri polisler de şu anda alanda iki üç yıl kurs aldılar.

Dünyada bir ilktir bu kurs.

Olay yerinde bina yapımında kimin kusuru var hususunda afetlerde kriminal inceleme de yapılıyor.

 

*-

DOSTLUKLARI DA UNUTTUK!
Yaşar Eyice

Exit mobile version