‘Dün ‘ahlaksız’ diyordun bugün utanmadan helallik istiyorsun’

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin haftalık grup toplantısında gündemi değerlendirdi. Akşener, Erdoğan'ın vatandaştan helallik istemesini de gündemine aldı. Akşener, "Sinan Ateş'in ailesinin bildiği gerçekler henüz daha yargının gündeminde bile değil. Ülkemizi içine hapsettiğin tek adam yönetiminde görevini yapabilen bir kurum kalmadı Sayın Erdoğan. Ben de sana soruyorum; söylesene yargının işini yapmasına neden engel […]

'Dün 'ahlaksız' diyordun bugün utanmadan helallik istiyorsun'

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin haftalık grup toplantısında gündemi değerlendirdi. Akşener, Erdoğan'ın vatandaştan helallik istemesini de gündemine aldı.

Akşener, "Sinan Ateş'in ailesinin bildiği gerçekler henüz daha yargının gündeminde bile değil. Ülkemizi içine hapsettiğin tek adam yönetiminde görevini yapabilen bir kurum kalmadı Sayın Erdoğan. Ben de sana soruyorum; söylesene yargının işini yapmasına neden engel oluyorsun? Kimden korkuyorsun? Adalet yerini bulana kadar unutmayacağız, unutturmayacağız. Bu cinayetin asıl sorumluları ortaya çıkana kadar unutmayacağız, unutturmayacağız. Sinan Ateş'i unutmayacağız, unutturmayacağız" diye konuştu.

KAHRAMANMARAŞ MERKEZLİ DEPREMLER

Akşener, "Gerçekleşen her artçı sarsıntıda yaşadığımız büyük felaketi tekrar hatırlıyoruz. Ülkemizin bir gerçeği olan depreme karşı nasıl hazırlıksız kaldığını hatırlıyoruz. Kendini devlet yerine koyanlara ne kadar güvenmediğimizi hatırlıyoruz" dedi.

"Depreme karşı hazırlık yapmayanlar felaketten sorumludurlar" diyen İYİ Parti lideri, "Milletimize ev diye mezar yapılmasında payı olan herkes bu büyük felaketten sorumludur.

Bir suç mahaliyle karşı karşıya kalmamıza neden olan herkes sorumludur. Saray korkusuyla karar alamayanların, sivil toplumla kavgaya tutuşanların, interneti kesip kapılara polis gönderenlerin hepsi sorumludur. Başımıza ucube sistemi bela eden bay kriz baş sorumludur" ifadelerini kullandı.

Akşener "Tüm sorumsuzluklarına rağmen hiç utanmıyorlar, hiç yüzleri kızarmıyor. Aralarından bir kişi bile istifa etmiyor. Sorumlu olanlardan beklenen şey budur. Utanmadan kampanya, propaganda yapıyorlar. İktidarın beceriksizliği nedeniyle başımıza gelen her felakette önce Sayın Erdoğan milleti tehdit etmeye başlıyor. Her gün bağırıyor, çağırıyor, hakaret ediyor.

Sonra çıkıyor helallik istiyor. Sayın Erdoğan yeter artık. Depremin üstünden 23 gün geçti. Hangi yüzle çıkıp helallik istiyorsun? Dün 'Kader planı' diyordun, bugün helallik istiyorsun. Dün 'Ahlaksız, namussuz, adi' diyordun bugün helallik istiyorsun. Dün 'Hain' diyordun, bugün helallik istiyorsun" diye konuştu.

"HELALLEŞMEK İSTİYORSAN SANDIĞI GETİRECEKSİN"

İYİ Parti lideri sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir idarecinin vatandaşlarıyla helalleşmesi istifayla, sorumluları görevden almakla olur. Cürmün ve haramın helalleşmesi olmaz. Enkazlar bu iktidarın suçlarının enkazıdır. Hükümetin başının cürümlerinin ve haramlarının enkazıdır. Bir Allah'ın kulunun istifa etmediği yerde helallik istemek Allah'ın 'Adil olun' emrine isyandır.

Meydanlarda sadaka vererek helallik alamazsın. Paranın kölesi olan yandaşların bekçiliğini yaparak helallik alamazsın. Senin bulamadığın vinci getiren ama valinin izin vermediği için ailesini kaybedenlerden helallik alamazsın. Kimsesiz kalan çocuklardan helallik alamazsın. Takdiri çok gördüğün sağlıkçılardan takdiri alamazsın.

Cenazesine kefen arayan babalardan helallik alamazsın. Tuvalet için çırpınanlardan helallik alamazsın. Günahına girdiğin masumlardan helallik alamazsın. Böyle yüzsüzlük, utanmazlık, terbiyesizlik olmaz, olamaz. Milletimizden helallik alamazsın Sayın Erdoğan.

İlla helalleşmek istiyorsan yolunu söyleyeyim: Siyasetçi milletiyle sandıkta helalleşir. Önce aziz milletin önüne sandığı getireceksin öyle helallik isteyeceksin. Öyle televizyondan üfürmekle olmaz. Madem helallik alacağına eminsin, derhal sandığı getireceksin."

KIZILAY'IN ÇADIR SATMASI

Partili cumhurbaşkanlığı sistemi ile birlikte ülkemizin yaşadığı en temel sorunlardan biri ahlak sorunudur. Üç kuruş fazla kazanmak için çürük binalara izin vermek ahlak sorunudur. Yardım için seferber olan belediyelerimize “Siz kimsiniz?” demek bir ahlak sorunudur. Kendi vatandaşına çadır satmak düpedüz bir ahlak sorunudur. 155 yıllık Hilali Ahmer’de yaşananlara bir bakın.

Kızılay deposunda çadır stoklayıp satıyor. Böyle bir kepazelik olabilir mi? Patates, soğan stokluyor diye milleti terörist ilan ettiniz. Çadır stoklayan Kızılay’a ne diyeceksiniz? Stokçu diye Kızılay başkanını da aldıracak mısınız? Biz Kızılay’ı yaralılara uzanan yardım eli diye biliriz.

Kızılay milletimizin soğuktan donduğu bir günde, tüm Türkiye’nin seferber olduğu bir günde milletin helal yardımlarını utanmadan satışa çıkardı. Yabancı ülkeler karşılık beklemeden arama kurtarma ekibi gönderdiler.

Kızılay kendi vatandaşına çadır sattı. Geçtiğimiz sene kendi yargısının bağımsızlığını ihlal edip Kaşıkçı davasını satan bu hükümet değil miydi?

Vatandaşa yine vatandaşın kendisi hizmet etti. Para yine vatandaşın parası. İşsiz gençlerin, geçinemeyen emeklinin, hayatta kalma mücadelesi veren esnafın, memurun parası. Madem hizmet milletin, para milletin, sizin ne göreviniz var? Size o halde ne gerek var? Millet madem başının çaresine bakmak zorunda en azından gölge etmeyin.

Madem işe yaramıyorsunuz, o zaman istifa edin. Al bayrağımız gibi kıymetli bildiğimiz Kızılay’ın sancağını daha fazla kirletmeyin. Ahlaksız, şuursuz yönetim anlayışınızla her kurumu delik deşik ettiniz. Bari Kızılay’ın surlarında gedik açmayın.

'Dün 'ahlaksız' diyordun bugün utanmadan helallik istiyorsun'
Demokrat Gündem

Exit mobile version