Deprem bölgesi bahanesiyle milyon dolarlık borç trafiği: Ece Güner’in ifadesi

AHBAP Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınan ünlü avukat Ece Güner, emniyetteki ifadesinde Haluk Levent’in deprem bölgesi ve teknoloji parkı projelerini bahane ederek kendisinden "acıma hissi uyandıran hikayelerle" toplamda 1 milyon 570 bin dolar borç aldığını, bu paraları dernek yerine şahıs hesaplarına gönderdiğini ve parayı ancak avukat tehdidiyle geri alabildiğini iddia etti.

Deprem bölgesi bahanesiyle milyon dolarlık borç trafiği: Ece Güner’in ifadesi

İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen AHBAP Derneği soruşturmasında, derneğin finansal arka planına ve kurucusu Haluk Levent ile bağışçılar arasındaki gizli para trafiğine ışık tutacak çok çarpıcı bir gelişme yaşandı.

Gözaltındaki şüphelilerden hukukçu Ece Güner’in emniyet ifadesi, adli süreçteki suçlamaların seyrini değiştirecek nitelikte iddiaları gün yüzüne çıkardı. Güner, iyi niyetinin ve yardımseverliğinin Haluk Levent tarafından suistimal edildiğini savunarak, deprem bölgesindeki acil ihtiyaçların faturalandırılamadığı gerekçesiyle kendisinden defalarca yüz binlerce dolar borç istendiğini kaydetti.

Suçlamaları reddeden ve etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini belirten Güner, emniyet sorgusunda yaşanan süreçle ilgili, “Deprem bölgesindeki acil ihtiyaçların dernek üzerinden faturalandırılamaması gerekçesiyle nakit problemi yaşadıklarını söyleyerek borç olarak istedi. Ben de Haluk Levent’in göndermiş olduğu kişilerin hesabına parayı transfer ettim. Niye bu kişilerin hesabına para gönderiyorum diye sorduğumda, acil olarak o bölgede kullanılacağı için bu şekilde bir yol izlediğini söyledi” dedi.

“BAHANELER SUNARAK BENDEN BORÇ PARA İSTEMEYE BAŞLADI”

Uzun yıllardır AHBAP Derneği’ne özellikle deprem döneminde yüklü miktarda resmi bağış yaptığını belirten Ece Güner, Haluk Levent ile ilk yüz yüze temasının 2023 yılının mayıs veya haziran aylarında kendi ofisinde gerçekleştiğini anlattı.

Bu tanışmanın ardından Levent’in kendisinden sürekli olarak yüksek meblağlarda nakit talebinde bulunmaya başladığını dile getiren Güner, ilk dönemde kurulan güven ilişkisini şu ifadelerle aktardı:

“2023 Mayıs-Haziran ayları arasında Levent ofisime geldi. Kendisiyle ilk yüz yüze tanışmam bu şekilde gerçekleşmiştir. Bu tarihten sonra da kendisi deprem bölgesinde yaşanan problemlerden ötürü bahaneler sunarak benden borç para istemeye başladı. Benden ilk etapta 300-400 bin dolar civarında para istedi. Benim de o dönemde ev alma planlarım bulunmaktaydı. Bankada da yüklü miktarda boşta duran nakitim vardı. Bu dönemde 300-400 bin dolar parayı Levent’in söylemiş olduğu kişilerin hesaplarına, dolar bedelleri yazılı olarak ‘borç’ açıklamasıyla yolladım. Levent parayı yollamış olduğum hesap sahibi kişiler üzerinden tekrar bana ödedi. İki üç hafta içerisinde geriye ödedi. Bu şekilde benim zaten güvenimi kazandı.”

“SAĞLIĞIYLA ALAKALI ACIMA HİSSİ UYANDIRAN HİKAYELER ANLATIRDI”

Güner’in ifadesine göre, ilk borçların kısa sürede sadakatle geri ödenmesiyle kazanılan güven, sonraki aylarda milyon dolarlık yeni bir talep zincirine dönüştü.

Ağustos 2023’te Levent’in bir teknoloji parkı projesi öne sürerek ve bağışçı bir iş adamının hesaplarının geçici olarak bloke olduğunu iddia ederek kendisinden bu kez milyon dolarlık yardımlar talep ettiğini vurgulayan Güner, psikolojik bir baskı altına alındığını şu sözlerle iddia etti:

“Teknoloji parkı için bağış yapacağı söylenen iş adamının Ahbap Derneği’ne bağış yapacağını ancak benden istemiş olduğu paranın bağış değil de borç olduğu için derneğe değil de bu parayı kişi hesaplarına göndermemi istedi. Bana geriye ödeyeceğini beyan etti. Bir ay sonra bana borcunu ödemedi. Bana bahaneler sundu, bana yaklaşık üç ay sonra borcu önebileceğini söyleyerek uzun uzun hikayeler anlattı. Benden borcunu ödememesine rağmen tekrar tekrar ilave borç taleplerinde bulundu. Bana sürekli kendisinin ve ailesinin sağlığıyla alakalı acıma hissi uyandıran hikayeler anlatırdı. Bunun sonrasında Levent benden tekrar borç para talebinde bulundu. Ben 1 milyon dolar borcun üzerine 570 bin dolar karşılığı TL olarak ve yine açıklamasında her birinin dolar bedeli ve borç olduğu belirterek yolladım. Yani kendisine toplamda 1 milyon 570 bin dolar karşılığı TL olarak borç para vermiş oldum.”

“BORÇLARI ANCAK AVUKATIM DEVREYE GİRİNCE ALABİLDİM”

Haluk Levent ile aralarındaki borç ilişkisini garantiye almak adına kendi imzasıyla resmi bir tutanak düzenlediklerini belirten Ece Güner, paranın geri alınması sürecinin adli bir ihtar aşamasına geldiğini vurguladı.

Soruşturma dosyasında isimleri geçen Emrah Gödeliner, Zafer Yay ve Yeliz Kaya gibi şahısları şahsen tanımadığını, yalnızca Haluk Levent’in talimatıyla önünüze gelen IBAN numaralarının sahipleri olarak hatırladığını söyleyen ünlü avukat, mali trafiğin tasfiyesini ve paranın kaynağını şu şekilde netleştirdi:

“Haluk Levent ile borcu için kendi imzasıyla bir tutanak altına aldık. Vermiş olduğum bu borçları uzun süren uğraşlar sonucunda aldım. Vermiş olduğum ve sürüncemede kalan borçları alabilmek için avukatım devreye girdi ve Levent’e borcunu ödemezse hukuki yollara başvuracağımızı söyledikten sonra kendisi bana borçlarını peyderpey ödemeye başladı. Borçlarımın tamamına yakınının dolar karşılığını TL olarak ödedi. Göndermiş olduğum paraların kaynağı olarak bu paralar benim yıllarca yaptığım birikimlerimden kaynaklanan mesleki kazançlarımdır. Ben borç paraları Levent’in belirttiği kişilerin hesabına gönderdim ancak Levent’in bu paraları nerede kullandığını bilmiyorum.”

“İYİ KALPLİLİĞİMİN VE YARDIMSEVERLİĞİMİN SUİSTİMAL EDİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

Emniyet ifadesinin son bölümünde, hesaplar arasındaki giden ve gelen tüm paraların detaylıca incelendiğinde kur farkı hariç kendi verdiği borç meblağı ile örtüşeceğini beyan eden hukukçu Ece Güner, mali dürüstlüğüne vurgu yaptı.

Kendisinin suç örgütleriyle veya usulsüz bir finansal modelle ilişkisi bulunmadığını, adli süreçte mağdur konumda olduğunu savunan Güner, mahkemeden talebini şu cümlelerle tamamladı:

“Yeliz Kaya, Emrah Gödeliner ve Zafer Yay’a gönderilen ve tarafıma tekrar geri ödenen paralar toplandığında yaklaşık olarak benim Haluk Levent’e dolar karşılığı TL olarak borç verdiğim meblağa denk geldiği görülecektir. Toplam gelen para ile giden para arasındaki ufak fark kur farkından kaynaklanmaktadır. Zaten vermiş olduğum borcun tamamını alamadığımı da beyan etmiştim. Hayatım boyunca kanunlara uygun yaşadım. Dürüst bir hayat sürdüm, vergilerimi eksiksiz ödedim. Vergilerimin dışında zekâtımı da ödedim. Ben burada iyi kalpliliğimin, yardımseverliğimin suistimal edildiğini düşünüyorum. Benim yapmış olduğum hiçbir usulsüz durum söz konusu değildir. Benim gibi mağdur olan kişilerin de ayıklanarak serbest bırakılmasını istiyorum.”

Deprem bölgesi bahanesiyle milyon dolarlık borç trafiği: Ece Güner’in ifadesi
Demokrat Gündem

Exit mobile version