Sağlık Bakanlığı 2020 verilerine göre, anti-depresan kullanımı arttı. Bakanlığın 2020 istatistikleri, 2009 yılında bin kişi başına düşen günlük anti-depresan ilacın 29 olmasına karşın, bu oranının 2020 yılında 49’a çıktığını ortaya koyuyor.
Türkiye Psikiyatri Derneği ve Türkiye Çocuk-Genç Psikiyatrisi Derneği yetkilileri, ekonomik kriz ve pandemi döneminde yaşananların birey, aile ve toplumun ruh sağlığını olumsuz etkilediği belirtiyor. Kendilerine danışanlara devlet hastanelerinde ayırabildikleri sürenin sınırlı olduğunu, her 10 dakikada 3 hasta görme zorunluluğu içinde danışanlara yeterli süreyi ayıramadıklarını belirten uzmanlar, bu durumun hem hekimleri hem danışanları mağdur ettiğini kaydetti.
DEMOKRAT GÜNDEM-MELİSA GÖNEN-Ruh sağlığı uzmanları ekonomik kriz, pandemi, savaşlar, göçler ve iklim değişikliğinin etkisiyle son yıllarda yaşanan olayların ruh sağlığı hali üzerinde önemli sonuçları olduğunu vurguluyor.
Ekonomik sistemlerde yaşayan sorunlar, sağlık sisteminde yer alan hizmetlere erişimi etkiliyor. Nitelikli sağlık hizmetine erişimin önündeki engellerin giderilmesi için neler yapılması gerektiği, terapi sürecinde yaşanan mesleki sorunlar uzman psikiyatristlerin talepleriyle de dile getiriliyor.
Peki, ruhsal iyilik halini yaygınlaştırmak için iyileştirilmesi gereken noktalar neler? Mesleki niteliğin korunması adına atılması gereken adımları alanında yetkin psikiyatristlere sorduk.
Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Neslihan İnal, Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Nezaket Kaya ve İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Gökhan Eşim yanıtladı.
DEMOKRAT GÜNDEM-Devlet hastanelerinde verilen ruh sağlığı hizmetinde seans sürelerini yeterli buluyor musunuz?
DR. NEZAKET KAYA: Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ)'nün belirlediği bir standart var. Sadece psikiyatrik muayenenin değil herhangi bir muayenenin bile 20 dakika sürmesi gerekiyor ancak maalesef günümüzde hastane süresi muayenelerde 5-10 dakikaya inmiş durumda. 5-10 dakikada bir hasta görülüyor, bunun üzerine yedek hasta ekleniyor. Yani 10 dakikada 3 hasta bakmaktan söz ediyoruz. Bu muayene için yeterli bir süre değil. Bunun sorumlusu hekimler değil, sağlık sistemimiz bunun sorumlusu aslında. Mağduru hastalarımız ve hekimler. Ben kendi muayenehanemde çalışıyorum. Benim kendi hastalarıma ayırabildiğim süre 40-50 dakikayken hastanede de benimle aynı donanıma sahip belki daha fazla donanıma sahip meslektaşlarım mevcut süre nedeniyle sadece belirtileri tarayabiliyorlar. Tedavi de buna göre başlıyor.

Sağlığın temel bir hak olduğunu, her bireyin hakkı olduğunu, herkesin eşit hizmete ulaşması gerektiğini ve bunun devletin yükümlülüğünde olması gerektiğini düşünen uzmanlar, koruyucu sağlık hizmetinin önemine de vurgu yaptı.
PROF. Dr. NESLİHAN İNAL: Çocuk ruh sağlığı ve çocuk psikiyatrisi adına benzer sorunları yaşadığımızı söylemek istiyorum. Bizde aileyi değerlendirmek gibi bir yükümlülük de söz konusu. Sadece çocukları değil çocuğun ailesine ve ebeveynine de yardımcı oluyoruz. Bu bağlamda mevcut seans süreleri çok daha yetersiz kalıyor. Psikiyatrik hizmet gerek çocuk olsun gerek yetişkin olsun çok özellikli bir hizmettir. Süreye dayanan bir hizmettir. Bu nedenle, maliyet ve süre konusunun daha özel ele alınması gerekiyor. Çünkü kamudaki meslektaşlarımız yaptıkları hizmetin karşılığını alamadıkları, çok kısa sürede çok sayıda hasta baktıkları için kamudan uzaklaşma eğilimi gösteriyor. Kamuda çalışan meslektaşlarımız özel olarak hizmet verebilme gereksinimi duyuyorlar. Ailelerde kamuda 5-10 dakikada verilen hizmetin yeterli nitelikte olamayacağı kanaati oluştu. Devletin bu sorunu ciddi anlamda ele alması gerektiğini düşünüyorum. Devletin hem hizmetin kalitesi ve maliyetini hem de hekim boyutuyla genel sağlık hizmetini yeniden ele alması gerekiyor.

UZMAN DOKTOR NEZAKET KAYA: Koruyucu ruh sağlığının önleyici rolüne dikkat çekmek, hastalanmadan önce hastalığın oluşumunu önlemek çok önemli. Psikiyatrik hastalıklarda biz biyo-psikososyal modelin geçerliliğine dikkat çekiyoruz. Bir hastanın genetik yapısını, hastalığa yatkınlığı değiştiremeyiz ama ekonomik ve ekolojik kaynağı olan çevresel etkenleri rahatsızlık ortaya çıkmadan önce bunları saptayabiliriz. Bu sağlanabildiğinde kişilerin, toplumun yaşam kalitesindeki iyileşmenin yanı sıra hastalıkların devlete ve kişilere maliyeti de ciddi oranda düşürülebilir.
.jpeg%22)
DEMOKRAT GÜNDEM-10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla yaptığınız basın açıklamasında okunan ortak basın bildirgesinde de yer verdiğiniz "Ruh Sağlığı Yasası"na ilişkin çalışmalarınız hangi talepler etrafında şekillendi?
UZMAN DOKTOR NEZAKET KAYA: Sağlık sisteminin mağduru, hastalar ve hekimler oluyor. Hastalar sağlık sisteminin aksayan yanlarını görüyor. Hastalar seanslara gelince verilen sürede derdini anlatamıyor ve en kolay hedef olarak karşısındaki hekimi, eczacıyı belirliyor. Bizim ülkemizin bir Ruh Sağlığı Yasası yok. Bununla ilgili derneğimiz yoğun olarak çalışıyor. Büyük olasılıkla önümüzdeki hafta çalışmalarımızı meclise göndereceğiz. Ruh Sağlığı Yasası net olursa hastalarımızın danışanlarımızın da nitelikli hizmete ulaşması sürenin yeterliliğiyle ilişkili.
Sağlıkta hizmet koşullarının iyileştirilmesi için çok kapsamlı bir içeriğe sahip olan Ruh Sağlığı Yasasına ilişkin çalışma hekimlerin taleplerini de barındırıyor; içeriğinde, yeterli tedavi süresinin sağlanması, hasta merkezli tedavi, hekim haklarının iyileştirilmesi gibi öneriler yer alıyor. Hekimlerin dikkat çektiği bir diğer nokta da nitelikli hekimlere erişmek için yapılması gereken düzenlemeler hakkında.
DEMOKRAT GÜNDEM-Peki tedavi verme yetkinliği olan ile olmayan kişileri nasıl ayırt etmek gerekiyor, bu konuda ne yapılmalı?
UZMAN DOKTOR NEZAKET KAYA: Birkaç aylık eğitimlerle, sertifikalarla hasta tedavi etmeye çalışan insanlar var. Hastalık ve sağlıklılığı ayırt edebilmek için bizim Tababet ve Şuabatı kanunumuz var. Buna göre bir hekimin yetişmesi 6 yıllık tıp fakültesinden sonra en az 4-5 yıl sürüyor. Bunun üzerine bir de terapi eğitimleri alınıyor. Bunlara dikkat etmek önemli.

PROF. DR. NESLİHAN İNAL: Ruh Sağlığı Yasası'nda hizmet kalitesinin artırılabilmesi yolunda bir girişimden söz ediyoruz; hekimler ve profesyonellerin haklarına, ekip elemanlarının ne iş yapacağına, görev tanımlarının belirlenmesine dikkat çeken noktalar var. Normalde psikoloji mezunlarının 4 yıllık lisans eğitiminden sonra 2 yıllık yüksek lisans eğitimine ek olarak doktora sürecini de tamamlaması gerekiyor. Ama bizim ülkemizde bu eğitim süreci tamamlanmıyor, doktora noktasına erişmeyen kişiler de tedavi sürecinde yer alıyor. Klinik psikoloji yüksek lisansına ek olarak strandardize edilmiş terapi eğtiminin de alınmış olması gerekiyor. Psikolog arkadaşlarımız da bu süreci tamamlamamış ama tedavi hizmeti veren kişilerden yakınıyor. Tedaviye başvurdukları kişilerin diplomalarının, aldıkları sertifikaların sorulmasını, niteliğin tehit edilmesini, denetim sürecinin gerçekleştirilmesini talep ediyorlar.
Pandemi döneminde birçok psikiyatri kliniğinin kapandığını belirten uzmanlar, nitelikli ve her bütçeye uygun sağlık hizmetinin yaygınlaştırılması talebini tekrar dile getirerek, bir başka eksikliğe dikkat çekiyor.
DR. GÖKHAN EŞİM: Genel sağlık sisteminde yaşanan sorunlar nedeniyle toplumsal entegrasyona için nitelikli ruhsal sağlık hizmetine ihtiyaç duyan madde bağımlıları da zorluk yaşıyor. Ruh sağlığı hizmeti kapsamlı bir sürece işaret ediyor. Bu anlamda Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM), rehabilitasyon merkezi ve Çocuk Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi (ÇEMATEM) sayılarının Türkiye genelinde artırılması gerekiyor.