Erdoğan da ‘CHP arınmalı’ dedi: ‘Kuşkusuz hayırlı olacak’

AK Parti’nin çeyrek asırlık yol haritasını belirlemek üzere düzenlediği stratejik çalışma kampının açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisinde yaşanan "mutlak butlan" krizine sert sözlerle müdahil oldu. CHP içindeki liderlik ve yönetim kavgalarının tarafı olmadıklarını vurgulayan Erdoğan, CHP'deki yapısal krize işaret ederek, "Türkiye'nin her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu son derece açıktır. CHP'nin içindeki dış mihraklardan kurtulması hem siyaset hem Türkiye adına kuşkusuz hayırlı olacaktır" dedi.

Erdoğan da 'CHP arınmalı' dedi: 'Kuşkusuz hayırlı olacak'

İktidar partisinin kuruluşunun 25’inci yıl dönümü öncesinde bakanlar, milletvekilleri ve parti yönetimini bir araya getiren “Çeyrek Asırlık Destan” temalı istişare kampı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iç ve dış siyasete yönelik kritik mesajlar içeren açılış konuşmasıyla başladı.

Ankara’da adeta bir siyasi gövde gösterisine dönüşen ve yeni dönem devlet politikasının omurgasını oluşturan kamptaki hitabında Erdoğan, CHP’de süregelen hukuki ve yönetimsel ayrışmaları doğrudan hedef aldı. Muhalefet koridorlarında yankılanan kriz iklimini yakından takip ettiklerini gizlemeyen Erdoğan, Türkiye’nin demokratik işleyişi açısından temiz ve müstakil bir muhalefet bloğunun önemine değinerek, “CHP içinde çatışma, ayrışma var. Biz CHP içindeki bu kavganın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasi rekabeti tarih boyunca husumete çevirdiğini ve fikir ayrılıklarını toplumsal bir çatışma zeminine çekmeye çalıştığını öne süren Cumhurbaşkanı, ana muhalefetin kurumsal bir temizlik sürecine girmesinin kaçınılmaz olduğunu savundu.

“86 Milyon Bu Devletin Eşit Derecede Sahibidir, Kimse Sığıntı Değildir”

Siyaset mekanizmasının toplumsal kutuplaşma üretmek yerine ortak bir kader ve vatan zemininde buluşması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti kimliğini taşıyan her bireyin anayasal güvence altında olduğuna dikkat çekti.

Ülkedeki hiçbir vatandaşın kendi öz yurdunda ikinci sınıf muamele göremeyeceğini ve dışlanamayacağını belirten Erdoğan, “Bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip hiç kimse vatan toprağında misafir, kiracı, sığıntı, öteki, üvey evlat değildir. Hepsi de bu vatan toprağında mülk, ev sahibidir. Bu devlet bir zümrenin, grubun, kökenin değil 86 milyonun tamamının devletidir. 86 milyon, bu devletin eşit derecede sahibidir” diyerek adalet ve kucaklaşma odaklı bir siyasi dilin hakim kılınması gerektiğinin altını çizdi.

Siyasi partilerin ekranlarda ve kürsülerde sert birer rakip olabileceğini fakat günün sonunda aynı gök kubbe altında ve ortak paydalarda birleşmek zorunda olduğunu ifade eden Erdoğan, muhalefet tabanına da seslenerek, CHP seçmeniyle her konuda aynı düşünmeseler de aynı vatanın çocukları olduklarını dile getirdi.

“Marjinal Ve Geri Kafalı Fosiller Çıkıyor, Başörtüsü Bir İdeolojinin Sembolü Değildir”

Konuşmasının büyük bir bölümünü geçmiş dönemlerde yaşanan hak ihlallerine ve kamusal alandaki normalleşme adımlarına ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplumsal huzurun korunması adına verdikleri özgürlük mücadelelerini hatırlattı. Kendi evlatları da dahil olmak üzere kadınların inançları doğrultusunda eğitim görme ve çalışma haklarının on yıllar boyunca engellendiğini söyleyen Erdoğan, son günlerde yeniden alevlenen kıyafet tartışmalarına sert tepki gösterdi.

Türkiye’nin bu kronik sorunu çoktan geride bıraktığını ve demokratik standartları yakaladığını belirten Erdoğan, “Şimdi zaman zaman marjinal, cahil ve geri kafalı fosiller çıkıyor, başörtülüye kin kusuyor. Herkes şunu anlamalıdır. Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye bu meselede normalleşmiştir. Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir. Belli bir tarikatın ya da ideolojinin sembolü hiç değildir” dedi.

Bu ülkedeki kadınların yüzyıllar boyunca hür iradeleriyle örtündüklerini, bu hakkın yasaklanmaya çalışılmasının toplumu germekten ve kutuplaştırmaktan başka bir işe yaramayacağını sözlerine ekledi.

“AK Parti Bir Türkiye Kitabıdır, Yolunu Ayırana Uğurlar Olsun”

AK Parti’nin 2001 yılında başlayan siyasi yolculuğunun çeyrek asrı geride bırakmaya hazırlandığını ve 1,5 ay sonra büyük bir coşkuyla 25’inci yıl dönümünü kutlayacaklarını belirten Erdoğan, partinin kapılarının devletin bekası ve milletin refahı için yürümek isteyen herkese sonuna kadar açık olduğunu ilan etti. Bugüne kadar milletle aralarına hiçbir aracı ya da yapay perde koymadıklarını, her adımı ortak akılla ve tabanın sesini dinleyerek attıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı, kadro yenilenmesi ve parti içi sirkülasyona dair de net bir mesaj verdi.

Siyasi yürüyüş boyunca yorulanlar veya farklı yolları tercih edenler olabileceğini ancak teşkilatın ana omurgasının asla sarsılmayacağını ifade eden Erdoğan, “Çatımızın altında herkese yer var. Temelimiz ayrışma değil, kucaklaşma üzerinedir. AK Parti bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Yolumuz birdir, hedefimiz gayemiz ve menzilimiz birdir. O menzilde yürümek isteyen herkesle yol yürürüz. Yolunu ayırana uğurlar olsun dediğimiz gibi gelene de hoş geldin deriz” diyerek partinin vizyoner kapılarını genişletmeye devam edeceklerini vurguladı.

Demokrat Gündem

Exit mobile version