Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Güçlü olmayan kendini menüde bulur”

İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenen tarihi törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Soğuk Savaş'tan bu yana en köklü değişimin yaşandığı kriz döneminde savunma sanayiinde tam bağımsızlığın hayati önemde olduğunu vurgulayarak, "Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Güçlü olmayan kendini menüde bulur"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen “Açık Deniz Karakol Gemisi Cam Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni”nde küresel dengeleri sarsacak stratejik açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin küresel güvenlik paradigmasındaki köklü değişimleri çok erken fark ederek hamlelerini buna göre şekillendirdiğini belirten Erdoğan, İstanbul’da inşa edilen platformların hem ulusal güvenliğe hem de NATO ittifakına sunacağı katkıyı öne çıkardı. Alışılagelmiş kalıpların yıkıldığı dünyada ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar kritik bir eşikte olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konuşmamın hemen başında bir hususun altını önemle çizmek istiyorum. Sizlerin de takibi üzere dünyamız Soğuk Savaş’tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışılagelmiş kalıplar yıkılırken bizim ‘zor oyun bozar’ dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Karşılaştığımız her kriz, ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bizlere tekrar hatırlatıyor. Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız” sözleriyle savunma sanayiinin bir tercih değil zorunluluk olduğunu aktardı.

NATO ve Avrupa Birliği Üyesine İlk Savaş Gemisi İhracatı

Büyük ve güçlü Türkiye vizyonunun lokomotifi olarak nitelendirilen savunma sektöründe son 23 yılda ambargolara ve kısıtlamalara rağmen tarihi bir eşiğin aşıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin şu anda savunma ihracatında dünyanın 11. büyük ülkesi konumuna yükseldiğini deklare etti.

Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç edilerek yeni bir rekora imza atıldığını, geçmişte bir yılda yapılan ihracatın artık bir haftada gerçekleştirildiğini kaydeden Erdoğan, Romanya ile imzalanan satış anlaşmasının taşıdığı stratejik önemi şu verilerle paylaştı: “Kam Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken, Koçhisar açık deniz karakol gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz.

Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekat hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır.”

“Milli Uçak Gemimizle Dünyada 7. Ülke Konumuna Yükseliyoruz”

Türk denizciliğinin ve askeri mühendisliğinin ulaştığı seviyenin donanmaya küresel güç aktarım yeteneği kazandırdığına işaret edilen törende, askeri tersanelerdeki üretim kapasitesinin büyüklüğüne dikkat çekildi.

Halihazırda 50’nin üzerinde savaş gemisinin imalat aşamasında olduğunu, bunların 15’ten fazlasının dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere bantta yer aldığını belirten Erdoğan, yerlilik oranının %80’i aştığı yeni üretim hedeflerini şu sözlerle detaylandırdı:

“Savunma sanayimiz, 103 yıllık cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. Bugüne kadar farklı coğrafyalara 140’ı aşkın deniz platformu ihraç ettik. TCG Anadolu’dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan donanmamız artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuşmuştur. Bu kabiliyeti şimdi daha da perçinliyoruz. MUGEM projemizle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna yükseliyoruz. Yürüttüğümüz projelerin toplam bedeli 25 milyar Euro seviyesine ulaştı.”

“Biz Ne Hak Yeriz Ne De Hakkımızı Yediririz”

Aselsan, Roketsan, Havelsan, Makine Kimya ve TÜBİTAK öncülüğünde geliştirilen kritik alt sistemlerin, radarların ve yazılımların tamamen Türk mühendislerine ait olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, envantere giren TCG Koçhisar’ın açık denizlerde istihbarat, keşif ve deniz haydutluğuyla mücadele gibi kritik görevleri üstleneceğini kaydetti.

Türkiye’nin dış politika ilkelerinin net olduğunu ve bölgesel bir gerilim amacı taşımadıklarını ifade eden Erdoğan, savunma sanayiindeki caydırıcılık vizyonunu şu kesin ifadelerle tamamladı:

“Türkiye’nin gayesi bölgemizde gerilim üretmek değil; barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir. Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz. Aksine, karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte, hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına, menfaatlerimize zarar vermesine müsaade etmeyiz. İlkemiz çok net: Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz.”

Demokrat Gündem

Exit mobile version