Ege Sanayicileri ve İşinsanları Derneği(ESİAD) tarafından düzenlenen ESİAD Ekonomik Vizyon Buluşmaları toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "İYİ Parti’yi kurduk ve tek amacımız bu ucube sistemin sandıkta hür helal bağımsız oylarınızla gitmesini sağlamak üzere bu parti kuruldu. Bizim partimiz bu ucube sistemin zarar verdiğine inandığı için İYİ Parti’nin bu sistemin seçmen eliyle değiştirilmesini sağlamaktır. Hiç vazgeçmeyeceğimiz ilkemiz budur” dedi.
“BU UCUBE SİSTEME HEP KARŞIYDIK”
İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Bir şey değişecek her şey değişecek. Matematik denklemlerinde de vardır. Bizim partimizin kuruluşu böyle bir şey oldu. 2017’de bugün iş başında bulunan ucube sistem dediğimiz partili cumhurbaşkanlığı sitemine dair henüz partimiz yoktu, Anadolu’nun her yerini dolaştık ve bugünleri anlattık. Dedik ki; Bu sistem yanlış bir sistemdir. Bu sistem önce sahiplerini vuracak ve vurmuştur. Ekonominin patronu güvendir diyorsunuz. Güveni sağlayacak olan yargının tarafsızlığıdır. Tam anlamıyla uygulanan bir demokrasidir. Yatırımın yerlisi yabancısını yatırım yapmaya getiren yatırımı yönlendiren bu saydığı meseledir. Öngörülebilirliğiniz varsa yerli, yabancı gelir istihdama yönelik yatırım yapar şimdi ama kapıdan içeri bir üretim tesisi yapmak üzere yola çıktığınızda ayak bastı parasına kadar giden saçmalıklarla karşılaşıyorsanız, yargıya dair herhangi bir inancınız yoksa, hukukun üstünlüğüne inancınız yoksa elbette yatırım yapmazsınız. Para kazanır gider ya da kara paranın aklandığı sürekli varlık barışını ilan ettiğiniz uçucu para denilen bir sistemle karşı karşıya kalırsınız. Bütün bunlar gerçekleşti keşke biz haksız çıksaydık. 2017 bizim için mihenk taşıdır. 25 Ekim 2017’de biz partimizi kurduk. Artık Anayasa referandumu geçti bundan sonra bize özgü partili cumhurbaşkanlığı yapının dışına çıkamayacağına inanılan bir dönemde İYİ Parti’yi kurduk ve tek amacımız bu ucube sistemin sandıkta hür helal bağımsız oylarınızla gitmesini sağlamak üzere bu parti kuruldu. Bizim partimiz bu ucube sistemin zarar verdiğine inandığı için İYİ Parti’nin bu sistemin seçmen eliyle değiştirilmesini sağlamaktır. Hiç vazgeçmeyeceğimiz ilkemiz budur” dedi.
Akşener Sözlerini şöyle sürdürdü;

"BUGÜN 1946 YILINDAYIZ"
İYİ Parti çözüm üreten bir siyasi parti. Tam seçime gideceğiz hop dendi ki hayır seçime gidemezsiniz. Biz CHP’den ben gittim 15 milletvekili talep ettim. Sayın Kılıçdaroğlu’nun buna verdiği cevap da bir diğer çok önemli adım. Bu İstanbul, Ankara gibi belediye başkanlıklarının alınmasını getirdi. Bu bugün Cumhurbaşkanı adayınız kim diye tepinen abilerin feryadını getirdi. Türkiye nerde kadere bak kadere bak! Ben ailesinin bir kanadı öz dayısı Menderes rahmetlinin İstanbul İl Başkanı olan yeğeniyim. Babamın arkadaşı Atatürk’ü tanıyor ben iki tarafı da biliyorum. Kadere bak dediğim o. Rahmetli İnönü üzerinden bağıran çağıranlar size bir hikaye anlatacağım yıl 1946 seçimler olur. O günkü şartlar elbette bugün anladığımız manada demokrasi yoktur. Demokrat Parti seçime girer. İtirazlar olur. Sonuçta Demokrat Parti bir grup kurar fakat kanunlar uygun değildir. Çok partili sisteme uygun değildir. 1947’de bir kongre yapar Demokrat yapar orada hürriyet misakı diye bir beyanname yayınlarlar orada bir ültimatom vardır. İnönü hem Cumhurbaşkanı hem de CHP’nin Genel Başkandır. Demokrat Parti’nin Genel Başkanı Celal Bayar, İsmet Bey’e gider sinei millete gideceğiz. Şunları yapacaksınız, partiyle Cumhurbaşkanının ayrılması, başbakanlığa meclisteki diğer siyasi partilere saygı duyan bir başbakanın getirilmesi ve parlamenter demokrasinin bütün gereklerinin yerine getirilmesidir. İsmet Bey der ki biz bunu yapalım! Derhal CHP’nin tüzüğünü değiştirelim. Kendisi Cumhurbaşkanlığına geçer, Başbakanlığa geçen Hasan Saka gelir sonraki süreçte çok partili süreçte çok partili sistemin gerekleri yerine getirilir. Biz bugün 1946’dayız. Yıl 2022 dijital demokrasi diye b,r kavram tartışılıyor şu anda. 1946’nın kuralları ile orayı özleyerek oraya geçmiş bir yönetim anlayışı ile yönetiliyoruz. 2022 tiktok diye bir kavramı hala anlayamadım. Hala 1945’in bir tık altındayız. Bu yönetilebilir bir dünya değildir. Biz bunun değişmesi için partimizi kurduk. Buradan geri adım atmamız mümkün değil.”
Seçmenin siyasetçiden hesap sorma hakkının olduğu bir anlayışla hareket ettiklerini söyleyen Akşener, "ANAP’tan DYP’den birlikte yol yürüdüğümüz arkadaşlarımız aramızda. Seçmene gidersiniz derdinizi anlatırsınız, çok kibar davranır bizim insanımız ama lakin siyasetçiyi iğnenin deliğinden geçirir. Kutuplaşma dilinden ziyade, inşaların kutsallarına dokunmayan bir tavrın oluşmasını siyasetçiye mecbur kılan bir atmosfer vardı. Siyasetçinin rekabet alanı dertleri öğrenmekti. Şimdi çok kolay politika yapılıyor. Şu şuna ne demiş sen buna ne diyorsun, Elinin körünü diyorum. İYİ Parti’nin yapacağı şey bu hayali kavgayı değiştirmektir. İnsanımızın siyasetçiden hesap sorma hakkının olduğu bir anlayışı yeniden ihya etmektir amacımız. 20 Ocak 2020’de başladık 3 yılı dolduracağım bütün şehirleri dolaştık. Bundan da vazgeçmeyeceğiz"dedi.
"İYİ PARTİ ÜLKENİN KİLİT TAŞIDIR"
Kendini orkestra şefine benzeterek Türkiye'nin en iyi siyasi kadrolarından birini kurduğunu ifade eden Akşener, "15 milletvekili ile başlayan hikaye 11 Büyükşehir’in kazanılmasını getirdi. Farklılıklara saygı duran bir başka anlayışın doğuşuna sebep oldu ki bu da işte 21. Yüzyıl demokrasi anlayışı budur. İYİ Parti’nin bu ülkenin kilit taşı olduğuna inanıyorum. Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Cumhur İttifakı tarafından sürekli dürtülüyor İYİ Parti ama gelinden noktada Allah çok büyük şimdi ise İYİ Parti’nin denklemin içinde bulunmadığı hiçbir bileşen bir şey yapamıyor onun için arada bir yerli ve milli olarak ilan ediliyoruz. Bütün bunların anlamı şu, biz şımarmadan, kutuplaştırmadan alt tarafı siyaset yapıyoruz diyerek hizmeti beceremiyorsanız, seçmeni suçlamadığınız bir iş olduğunu içselleştirerek bir yolculuk yapıyoruz."

ESİAD Başkanı Sibel Zorlu, "Ülkemizde ve dünyada çok yoğun ve hızla değişen bir gündemle karşı karşıyayız. Günümüzde jeopolitik, ekonomik ve siyasi unsurlar birbirinden bağımsız değil. Hepimizin bildiği üzere, 2022 yılına Rusya-Ukrayna Savaşı damgasını vurdu. Savaş, Avrupa’da ciddi bir enerji krizinin ortaya çıkmasına ve giderek küresel boyut kazanmasına neden oldu. Enerji fiyatlarının yükselmesi ve hammadde sorunlarının ortaya çıkması tüm dünyada enflasyonist baskıları getirdi. Ayrıca, Covid-19 kriziyle ortaya çıkan tedarik zincirlerindeki aksamalar son bulmuş değil. Bütün bunların neticesinde küresel düzeyde bir resesyona gidiş söz konusu" dedi.
"BEKLENTİMİZ İSTİKRARLI EKONOMİ"
Zorlu açıklamasını şöyle sürdürdü, "Ülkemizdeki duruma baktığımızda ise bir yandan küresel krizler, diğer yandan Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durum, sanayimizi ve iş dünyamızı derinden etkiliyor. 2023 yılının ilk yarısında yapılacak seçimlerle ilgili konular ekonomi gündeminin önüne geçmeye başladı. Ancak, mevcut ekonomik tabloyu göz önünde tuttuğumuzda, seçimlerden sonra da ülkemizin en önemli gündem maddesinin yine ekonomi olacağı aşikar. Biz sanayici ve iş insanlarının en büyük beklentisi ülkemizin istikrarlı ve öngörülebilir bir ekonomiye kavuşmasıdır."
"HÜKÜMETİN ÖNCELİĞİ ENFLASYON DEĞİL"
Dünya ekonomilerinde de hissedilen enflasyon, ülkemizde ise baş edilmesi zor bir sorun haline geldi. Artık hepimiz yüksek enflasyonla mücadele ediyoruz. Merkez Bankası, yukarı yönlü revizyonlar yapmaya devam ediyor. Enflasyonla ilgili olumlu beklentiler ise sadece baz etkisiyle bağlantılı. Ekim ayında yıllık bazda TÜFE %85,51, ÜFE ise %157,69 oldu. Dünyada da enflasyon bir sorun olmakla birlikte, ülkemizdeki yüksek enflasyon oranı bizi diğer ülkelerden negatif ayrıştırıyor. Bu verilere rağmen Hükümetin önceliğinin enflasyonla mücadele olmadığını görüyoruz. Halihazırda büyüme odaklı ekonomi politikası uygulandığı söyleniyor. Ancak, TÜİK’in yüzde 7,6 olarak açıkladığı büyümeye karşın işgücünün milli gelirden aldığı pay yüzde 25,4’e indi. Milli gelirin adil dağılmadığı, ayrıca üretimin büyümeye katkısının düşük olduğu bir ülke ekonomisi istenen sonuçları veremiyor.
"YÜKSEK ENERJİ MALİYETLERİ İLE MÜCADELE EDİYORUZ"
Ülkemizde henüz gerekli destek mekanizmaları, teşvikler, Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum konusunda bütçeden ayrılacak pay konusunda sanayiciye yol gösterecek kapsamlı bir plan, program bulunmadığını söyleyen Zorlu, "Yeşil dönüşümün tamamlayıcısı niteliğinde olan dijital dönüşüm ise sanayiden hizmetlere tüm sektörlerde önceliklerimiz arasında yer almak zorunda. Bu da gerekli alt yapının geliştirilmesi ve yatırım anlamına geliyor. Biz sanayiciler, bir yandan yüksek döviz kuruyla gerekli hammaddeyi ve ara malları temin etmeye çalışırken diğer yandan yüksek enerji maliyetleri ile mücadele ediyoruz. Türkiye'nin enerji ithalatı için ödediği tutar bir yılda neredeyse yüzde 100 artış kaydetti. 2021 yılı Ağustos ayında ödenen 4,37 milyar dolarlık enerji ithalatı faturası bu yılın aynı ayında 8,73 milyar dolara yükseldi" dedi.
"KADINLAR HAYATIN HER ALANINA AKTİF KATILMALI"
Sanayicinin en temel amacının ülkenin kalkınmasına ve refahına katkıda bulunmak olduğunu söyleyen Zorlu "Çalışanlarının mutluluğu da sanayicinin en büyük motivasyon kaynağıdır. Mevcut koşullarda üretmek artık ciddi fedakarlık anlamına geliyor. Bu da ne yazık ki beraberinde imalat sanayinden kaçışı getiriyor. Son bir hususa değinmek istiyorum. Ülkemizin sürdürülebilir kalkınması ancak kadınların toplumsal hayatın her alanına aktif katılımı ile mümkündür. Türkiye’nin uluslararası endekslerde gerilerde kalmasının nedeni, kadınların istihdama, siyasete ve karar alma mekanizmalarına katılımının düşük olmasıdır" dedi.

ŞÜKÜRER: SORUMLULUK GEREKTİREN ZOR ZAMANLARDAYIZ!
Toplantıda konuşma yapan bir diğer isim Yüksek İstişare Başkanı Sıtkı Şükürer ise, ‘’Bizler iş insanlarıyız. Bu anlamıyla siyasetin ekonomiden soyut olmayacağını bilen kişileriz. Demokrasi sandıktan çıkan kişilere hukukun üstünlüğü ile iktidar nöbetini tutma görevini veriyor. Heyecanlı geçeceği şimdiden belli seçim süreçlerinde iktidar bayrağının adaylarından birisi de İYİ parti. Sorumluluk gerektiren zor zamanlardayız. Demokrasiyi tüm kurum ve kurallarıyla içselleştirmiş basiretli tutumlara ihtiyacımız had safhada görünüyor. Size ve değerli yöneticilere tekrar hoş geldiniz diyor saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz’’ ifadelerini kullandı.