Siyasi kariyeri boyunca hem avukat hem de devlet adamı olarak kritik roller üstlenen eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Türkiye’nin en fırtınalı yıllarının başrol oyuncularındandı.
YASSIADA’DAN MECLİS BAŞKANLIĞINA BİR ÖMÜR
Hüsamettin Cindoruk’un 1933 yılında İzmir’de başlayan yaşamı, Türk siyasal hayatının ve demokrasinin en kritik dönemeçlerine tanıklık ederek şekillendi.
1960 darbesinin ardından kurulan Yassıada mahkemelerinde, idamla yargılanan Başbakan Adnan Menderes ve Demokrat Parti kurmaylarını savunan hukuk heyetinin en genç üyesi olarak görev alan Cindoruk, bu süreçte yürüttüğü hukuk mücadelesi nedeniyle hapis cezasına çarptırıldı.
12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra da siyasi duruşunu sürdüren Cindoruk, Süleyman Demirel ile birlikte Zincirbozan’a sürgüne gönderilen isimler arasında yer aldı.
Siyasi yasakların uygulandığı yıllarda “emanetçi” sıfatıyla Doğru Yol Partisi’nin genel başkanlığını üstlenerek partiyi ayakta tutan ve yasakların kalkmasıyla liderliği yeniden Demirel’e devreden tecrübeli devlet adamı, 1991-1995 yılları arasında yürüttüğü TBMM Başkanlığı göreviyle Türk parlamenter sisteminin sembol isimlerinden biri haline geldi.
SİYASET DÜNYASI YASTA
Hüsamettin Cindoruk’un vefat haberi sonrası CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Makamların ağırlığını, emaneti taşımasını ve zamanı gelince devretmesini bilen müstesna bir devlet adamıydı. Hayatındaki en kıymetli iz, darbe gölgesine rağmen demokratik meşruiyetten yana duruşu olacaktır” dedi.
CENAZE TÖRENİ BEKLENİYOR
Hastaneden yapılan açıklamada Hüsamettin Cindoruk’un yaşlılığa bağlı komplikasyonlar ve solunum yetmezliği nedeniyle kaybedildiği belirtildi.
Devlet töreni ile uğurlanması beklenen Cindoruk’un cenaze programı ilerleyen saatlerde ailesi tarafından duyurulacak.
İlginizi çekebilir: İslamabad’da ateşkes masası: Hürmüz Boğazı için iki ayrı plan