İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın eylemleri örgütlü suç kapsamında değerlendirdiğini açıklaması, soruşturmanın seyrini değiştirdi. “Örgüt yöneticiliği” ve “örgüt üyeliği” gibi ağır hapis cezalarıyla karşılaşabileceklerini fark eden şüpheliler savcılık sorgularında geri adım attı.
Adli işlem gören şüphelilerin yüzde 90’ı, elde ettikleri haksız kazancı iade etmek istediklerini beyan etti. Şüpheliler bu kapsamda, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “pişmanlık” hükümlerinin kendileri bakımından da uygulanmasını talep etti.
İlgili yasa maddesi, soruşturma veya kovuşturma aşamasında elde edilen menfaatin iade edilmesi durumunda cezalarda ciddi indirimler öngörüyor.
Kaya Çiftinden 1 Milyar 860 Milyon Liralık Gönüllü İade
Soruşturmada dikkat çeken en büyük finansal adım ise eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’dan geldi.
Fon krizinin ardından görevinden affını isteyen Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, fondaki yatırımlarından elde ettikleri ana para dışındaki 1 milyar 860 milyon lirayı gönüllülük esasına göre iade etti.
TMSF bünyesindeki Birleşik Fon Bankası tarafından hesaplanan bu tutar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın izniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) isteğe bağlı iade hesabına aktarıldı.
Kripto Para ve Yurt Dışı Transferleri İncelemede
Öte yandan soruşturmanın mali ayağı da derinleştiriliyor. Başsavcılık; MASAK ve SPK koordinesinde holdinglerin alt şirketlerine ait mali verileri incelemeye alırken, yöneticilerin 2024’ten bu yana yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferlerinin yanı sıra birinci derece yakınlarının gayrimenkul alım satım ve devir işlemlerini de detaylıca mercek altına aldı.