Gardırobunuzdaki gizli tehlike: Kaşıntı deyip geçmeyin egzama olabilir!

Günlük hayatta tercih ettiğimiz kıyafetler sadece stilimizi değil, en büyük organımız olan cildimizin sağlığını da doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, artan sentetik kumaş kullanımı ve yanlış giyim alışkanlıklarının; kronik kaşıntı, tahriş ve şiddetli egzama ataklarını tetiklediği konusunda uyarıyor.

Gardırobunuzdaki gizli tehlike: Kaşıntı deyip geçmeyin egzama olabilir!

Modern yaşamın hızıyla birlikte yaygınlaşan sentetik ve likralı kumaşlar, cilt hastalıkları polikliniklerinde yoğunluğa neden oluyor.

Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Başak Yalçın, kumaş seçiminin basit bir moda tercihi değil, uzun vadeli bir sağlık yatırımı olduğunu vurguladı.

SENTETİK LİFLER VE BOYA MALZEMELERİ EGZAMAYI TETİKLİYOR

Özellikle hassas bir cilt yapısına sahip olanlar için gardırop seçimi hayati önem taşıyor. Cumhuriyet’e özel açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Yalçın, atopik bünyeli ve alerjik bireylerin risk altında olduğunu belirterek; “Sentetik lifler, likra ve tekstil boyaları ciltte ciddi reaksiyonlara yol açabiliyor. Bu durum, basit bir kızarıklıktan şiddetli egzama ataklarına kadar ilerleyebilir. Hassas ciltli kişilere mutlak surette pamuklu, yumuşak ve cildi tahriş etmeyen doğal dokulu kumaşları öneriyoruz” dedi.

TERLEME VE CİLT BARİYERİNİN ÇÖKÜŞÜ

Sert dokulu kumaşların ve bazı yünlü ürünlerin mekanik tahriş yarattığına dikkat çeken Yalçın, sentetik kumaşların en büyük zararlarından birinin “nefes almama” sorunu olduğunu ifade etti.

Terleten kumaşlar cildin doğal pH dengesini bozarak mikrop üremesine zemin hazırlıyor. Aşırı terlemenin cilt bariyerini zayıflattığını belirten uzmanlar, bu durumun yeni cilt problemlerine kapı araladığını vurguluyor.

’24 SAAT’ TEMAS UYARISI

Sağlıklı bir yaşamın temel taşlarından biri olan uyku kalitesi ve cilt sağlığına yönelik uzman uyarıları, iç giyim ve pijama seçiminin kritik önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Prof. Dr. Başak Yalçın, cildin gece boyunca kendini yenileme sürecine girdiğini hatırlatarak, bu süreçte kullanılan tekstil ürünlerinin doğrudan biyolojik ritmi etkilediğine dikkat çekti.

Özellikle günün yirmi dört saati vücutla temas halinde olan iç çamaşırlarında pamuklu doku zorunluluğuna vurgu yapan Yalçın, doğal liflerin cilt bariyerini koruduğunu belirtti.

Sentetik içerikli pijamaların ise vücut ısısını dengesizleştirerek terlemeyi artırdığını, bunun da sadece cilt tahrişine değil, aynı zamanda bölünmüş uykulara yol açarak genel sağlığı olumsuz etkilediğini ifade etti.

Uzmanlar, cildin nefes almasına olanak tanıyan, mevsim koşullarıyla uyumlu ve nem dengesini koruyan ürünlerin tercih edilmesinin, hem dermatolojik sorunların önüne geçeceğini hem de uyku verimliliğini maksimize edeceğini önemle vurguluyor.

KİMYASAL DENETİMİ VE AB STANDARTI

Sentetik kumaşlardaki kimyasalların hormon sistemini bozduğuna dair kamuoyundaki endişelere de değinen Yalçın, yüreklere su serpti.

Türkiye’de Avrupa Birliği (AB) standartlarının sıkı şekilde uygulandığını belirten Yalçın, mevcut denetimler altında bu kimyasalların tehlikeli düzeyde olmadığını, ancak yine de doğal liflere yönelmenin en güvenli yol olduğunu ifade etti.

Sonuç olarak; Doğru kumaş seçimi sadece konforu artırmakla kalmıyor, cildi dış etkenlere karşı koruyan o ince hattı, yani cilt bariyerini de güçlendiriyor. Uzmanların ortak görüşü net: “Etikete bakın, pamuğu seçin, cildinizi koruyun.”

İlginizi çekebilir: İzmir’de zeytinyağı skandalı: 1 firma 46 marka 82 kez tağşiş!

Gardırobunuzdaki gizli tehlike: Kaşıntı deyip geçmeyin egzama olabilir!
Demokrat Gündem

Exit mobile version