Türkiye, Doğu Akdeniz ve Ege’deki deniz yetki alanlarında egemenlik haklarını ve ekolojik mirasını korumak adına tarihi bir karara imza attı.
Yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca, Muğla’nın Fethiye ilçesi ile Antalya’nın Kaş ilçesi arasındaki geniş kıyı şeridi “Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı”; Gelibolu Yarımadası, Gökçeada ve Tekirdağ hatlarını içine alan stratejik alanlar ise “Kuzey Ege Denizi Milli Parkı” olarak tescillendi.
Millî Park Kanunu çerçevesinde deniz sınırlarını doğrudan kapsayan bu devasa koruma adımı ile yetki tamamen Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü’ne devredildi.
ATİNA’NIN ÇEVRE MASKELİ HAMLESİNE RESMİ SET
Ege ve Doğu Akdeniz’deki dengeleri değiştiren bu karar, arka planında Ankara ile Atina hattında tırmanan jeopolitik güç mücadelesini barındırıyor.
Yunanistan’ın Temmuz 2025’te Ege ve İyon denizlerinde deniz parkları kuracağını açıklayarak egemenliği tartışmalı coğrafi formasyonlar üzerinde fiili durum yaratma girişimine Dışişleri Bakanlığı sert tepki göstermişti. Atina’nın çevresel programları siyasi emellerine alet ettiğini vurgulayan Ankara, Yunanistan’ın bu adımlarının hukuken geçersiz olduğunu ilan etmişti.
2026 HEDEFİNE KARŞI ULUSLARARASI HUKUK HAMLESİ
Atina yönetiminin Güney Ege’deki projelerini 2026 yılı sonuna kadar tamamlama planına karşı Türkiye, Resmi Gazete’de yayımlanan kararıyla gecikmeksizin sahada ve masada counter-hamlesini yaptı.
İlan edilen iki dev milli park ile Türkiye; hem Kuzey Ege hem de Akdeniz’deki deniz yetki alanlarında çevresel koruma yetkisinin, hükümranlık ve egemenlik haklarının kendisinde olduğunu uluslararası kamuoyuna tescillemiş oldu.
DKMP bünyesinde yürütülecek koruma planları ekolojik dengeyi güvenceye alırken Mavi Vatan’daki jeopolitik dengeleri de Türkiye lehine pekiştirecek.