Bölgesel savaşın yayılma stratejisi Irak üzerinden yeni bir boyut kazandı. Tahran yanlısı grupların son 24 saatte gerçekleştirdiği 26 saldırı, Pentagon’un Irak politikasında radikal bir değişime yol açarak ABD jetlerinin Irak içindeki milis üslerini bombalamasına neden oldu.
SAVAŞ HATTI: İHA SALDIRILARI VE C-RAM SAVUNMASI
Irak’taki gerilim, hem diplomatik temsilcilikleri hem de askeri stratejik tesisleri doğrudan hedef alan asimetrik bir saldırı dalgasına dönüştü.
Iraklı güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Erbil ve kuzey hattında hareketlilik artarken; Erbil Havalimanı yakınındaki ABD üssü ile Peşmerge kışlaları kamikaze İHA’ların hedefi oldu.
Başkent Bağdat’ta ise savunma sistemleri en hareketli gecelerinden birini yaşadı; Bağdat Uluslararası Havalimanı ve ABD Büyükelçiliği’ne yöneltilen roket saldırıları, C-RAM hava savunma sistemleri tarafından gökyüzünde imha edildi.
Bu saldırı trafiğinin ortasında “Irak’taki İslami Direniş” adlı milis koalisyonu, eylemlerinin şiddetini daha da artıracaklarını ilan ederek Washington yönetimine bölgeyi derhal terk etmeleri yönünde açık bir nota verdi.

PENTAGON’UN DÖNÜŞÜ: “SAVUNMA DEĞİL, OPERASYON”
ABD ordusu, uzun süredir kaçındığı “doğrudan müdahale” seçeneğini devreye soktu. CENTCOM, milis grupların lojistik merkezleri olan Curf es-Sahar ve Suriye sınırındaki el-Kaim bölgelerine hava saldırıları düzenlendiğini doğruladı. Bu bölgeler, İran’dan gelen silahların depolandığı kilit noktalar olarak biliniyor.
Kritik Kayıp: 4 Mart’ta Babil’de düzenlenen saldırıda, Kataib Hizbullah’ın üst düzey komutanı Ebu Hasan el-Farici öldürüldü. Analistler, ABD’nin bu hamlelerle Irak’taki İran destekli yapının “başını kesmeyi” hedeflediğini belirtiyor.
IRAK BAŞBAKANI’NDAN “TERÖR” ÇIKIŞI
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat’taki büyükelçilik saldırılarını “kontrolden çıkmış grupların terör eylemi” olarak nitelendirerek merkezi hükümetin otoritesini korumaya çalıştı. Ancak sahadaki gerçeklik, Bağdat hükümetinin milis gruplar üzerindeki etkisinin zayıfladığını gösteriyor.