Orta Doğu’daki askeri kriz, İran ekonomisinde yapısal bir kırılmaya yol açıyor. Wall Street Journal’ın (WSJ) son analizine göre, ABD deniz ablukası nedeniyle petrol ihracatı neredeyse durma noktasına gelen Tahran yönetimi, kritik bir lojistik krizle karşı karşıya. İhraç edilemeyen petrolün depolandığı tesislerin tamamen dolması sebebiyle, ülkede bazı petrol kuyularının kapatılması planlanıyor. Petrol gelirlerindeki bu sert düşüş, yılın başında binlerce kişinin hayatını kaybettiği geniş çaplı protestoların ardından ülke içindeki ekonomik baskıyı ve yeni toplumsal hareketlilik riskini en üst seviyeye çıkarmış durumda.
Pezeşkiyan: “Asıl Savaş Ekonomik Alanda”
İran para birimi tümenin tarihi düşük seviyelere gerilemesi ve kritik sektörlerdeki üretim kaybı nedeniyle 1 milyondan fazla kişi işsiz kaldı. Gelişmeler üzerine açıklama yapan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, mevcut durumu “Asıl savaş ekonomik alanda yaşanıyor. Başarısız olursanız ülke başarısız olur” sözleriyle özetledi. Petrol ihraç etmekte ve vergi toplamakta büyük zorluklar yaşandığını itiraf eden Pezeşkiyan, şirketlerin sorunlarının artık görmezden gelinemeyeceğini vurguladı.
Ekonomik görünümün toparlanmasının son derece güç olduğunu belirten Bourse & Bazaar Foundation yöneticisi Esfandyar Batmanghelidj ise İran ekonomisinin tarihin en zorlu dönemlerinden birine girdiğine dikkat çekiyor.
Raflarda Öngörülemeyen Fiyat Artışları ve Tasarruf Tedbirleri
Mali baskı yalnızca sanayi ve enerji sektörünü değil, halkın günlük yaşam maliyetlerini de doğrudan etkiliyor. Pirinç, et, ekmek ve peynir gibi temel gıda ürünlerinde son haftalarda fahiş artışlar kaydedildi. Örneğin; mart ayında 450 bin tümen olan yarım kilo Lighvan peynirinin fiyatı kısa sürede 800 bin tümene yükseldi. Uzun süreli internet kesintileri nedeniyle hizmet sektöründe de iş kayıpları yaşanıyor.
Hükümet Sözcüsü Fatemeh Mohajerani halkın satın alma gücünü korumak adına sübvansiyon kuponlarının artırılmasını değerlendirdiklerini açıklarken; Petrol Bakanlığı ve devlet medyası halka acil yakıt, elektrik ve su tasarrufu çağrıları yapıyor. Tahran Eyaleti Devlet Su Kurumu, tüm kamu binalarına su tasarrufu ekipmanları kurulması talimatını verdi.
Washington’ın Hedefi Hürmüz Boğazı: Yeni Bir Uzlaşı Masası mı?
Uluslararası finans kuruluşu Capital Economics araştırmacıları, İran’ın kullanılabilir döviz rezervlerinin savaş öncesi ithalat hacmini en fazla üç ay daha finanse edebileceğini hesapladı. Analistler, petrol gelirlerinin bu seviyede kalması durumunda rejimin askeri hedefleri ile iç istikrarı arasında zorunlu bir tercih yapmak zorunda kalacağını belirtiyor.
Öte yandan, Trump yönetiminin dış politika öncelikleri arasında küresel ticaret için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasiteyle açılması yer alıyor. Washington’ın, boğazın açık tutulması karşılığında İran limanlarına yönelik deniz ablukasını ve ekonomik baskıyı hafifletebileceği bir anlaşma zemini aradığı ifade ediliyor.
Ağır ekonomik ambargoya rağmen uzmanlar, Tahran’ın dış müzakerelerde askeri kozlarını koruduğunu savunuyor. Olası bir çatışma döngüsünde İran’ın, bölge ekonomilerine ve küresel enerji piyasalarına yüksek maliyetler yükleme kapasitesine sahip olduğu ve krizin faturasını bu yolla dış dünyaya yansıtabildiği kaydediliyor.